Muscat'ın Üç Yüzü

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Muscat'ın Üç Yüzü

Muscat'ın Üç Yüzü

Kışın bile güneşin tadını çıkarıp denize girebileceğiniz Muscat (Maskat), Umman Sultanlığı’nın hem en büyük yerleşimi hem de başkenti. Hint Okyanusu’nun kıyısındaki 700 bin nüfuslu şehir, zaman içinde büyüyen ve birbirine yaklaşan üç kasabadan oluşuyor. Herbirinin karakteri farklı: Geçmişin balıkçı köyü Matrah bugün mücevhercileriyle ünlü alışveriş mekanı. Muscat, saraylarıyla meşhur. Ruwi ise görkemli opera sarayıyla Batı’ya göz kırpan şehrin Avrupai yüzü. İşte Muscat’ta görmeden dönmemeniz gerekenler...

İKİ KEZ OSMANLI TOPRAKLARINA KATILDI

Umman, güneyden ve doğudan Hint Okyanusu’yla çevrili. Basra Körfezi’ne yakınlığı nedeniyle tarih boyunca stratejik önem taşımış. 10 bin yıldır yerleşimlerin bulunduğu bu topraklarda, tarih boyunca arap coğrafyasının denizcilik ve balıkçılıkla geçinen tek halkı yaşamış. Muscat, 16’ncı yüzyıl başlarında Portekizliler tarafından deniz üssü olarak kullanılmış. Sonra iki kez Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına katılmış. Aynı yüzyılın bitmesine yakın yine Portekizliler tarafından ele geçirilmiş.

SULTAN KABUS CAMİSİ

Babasını darbeyle devirdi annesine cami yaptırdı

Bu görkemli caminin yapımı 1995’te başlayıp altı yıldan fazla sürmüş. Beş bin metrekareden büyük ana mekanı, yerden 90 metre yüksekliğinde olağanüstü bir kubbe örtüyor. Kubbenin özelliği sadece yüksekliğinde değil, altın mozaikler ve camdan yapılmış. Tam anlamıyla göz alıcı. Ana minaresi de kubbeyle aynı boyda ama köşelere yerleştirilenler sadece 45 metre yüksekliğinde. Hem içeride hem de dışarıda olmak üzere toplamda 20 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği cami, dünyanın en büyük ikinci el dokuma halısına ve avizesine ev sahipliği yapıyor. Halının ağırlığı 20 tondan, avizedeki ampül sayısı da 1000’den fazla. Kadınlar kısmında ise Osmanlı dokunuşları göreceksiniz. Sultan Kabus bin Said babasını devirip tahta geçmiş, ardından annesi için bu camiyi yaptırmış.

SULTAN SARAYI

Mimaride Osmanlı izleri

Şehrin “Eski Muscat” olarak adlandırılan bölgesinde ve deniz kıyısında inşa edilmiş. Osmanlı mimarisinin izleri açıkça görülüyor. Şehir merkezinden biraz uzakta. Gerçi yürüyerek de gidebilirsiniz ancak sıcakta zor olabilir. Taksiyle 10 dakika kadar tutuyor. Ziyaretçilerini sadece mimarisiyle değil, bir tablo güzelliğindeki bahçesiyle de etkiliyor. Alam Sarayı olarak da bilinen yapı için harcadığınız zamana değecek.

MÜZELER

Hz. Muhammed’in mektubu Ulusal Müze’de

  • Bayt Az Zubair: Şehrin görülmezse olmazlarından. Zubair Ailesi’ne ait bu özel müze 1998 yılında açılmış. El sanatları, silahlar, mücevher gibi hemen herkesin ilgi alanına girebilecek çeşitlilikte bir koleksiyona sahip. ().

  • Ulusal Müze: 1978’de kapılarını açan müze, gümüş ve bakırdan yapılmış objeler, bu ülkeye özgü tarihi gemilerden örneklerin yanı sıra İslam alemi için çok önemli mektubu da sergiliyor: Hz. Muhammed’in Umman halkını Müslümanlığa davet etmek için zamanın şeyhine hitaben yazdırdığı mektup.

  • Umman-Fransız Müzesi: Bina 1896’da Umman şeyhi tarafından Fransız elçisine hediye edilmiş, bugünse bir müze. 1992’de Mitterand ve Şeyh Kabus bin Said tarafından açılan müze, Umman ve Fransız devletleri arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerin gelişimini anlatıyor.

Ghalya Modern Sanat Müzesi: Muttrah Kalesi’nin yanındaki müze 2011’de açılmış. Üç bölümden oluşuyor. Eski Ev bölümünde ülkenin geleneklerini, yaşam tarzını yakından tanıma imkanını bulacaksınız. Minimalist Sanat Galerisi Umman’ın çağdaş sanatçılarını dünyaya tanıtmak amacıyla planlanmış. Üçüncü bölümde ise giysiler sergileniyor. ()

BANDAR JİSSAH TEPESİ

Manzarası muhteşem

Kimi şehir turlarının başlangıç noktası. Misafirleri üzerinde uzun süreli ve kalıcı etki bırakmak isteyen Muscatlılar önce buraya geliyorlar. Muhteşem bir manzarayı kaçırmamak adına Bandar Jissah Tepesi’ne çıkıp tüm şehri seyretmeden buradan ayrılmayın.

KRALİYET OPERASI

Muscat’a gittiğinizde mutlaka bilet bulup Kraliyet Operası’ndaki muhteşem gösterilerin tadını çıkartın. Nefes kesen güzellikte bir mimari, olağanüstü bir temsille birleşince bilet bulmak kaçınılmaz olarak çok zor. Ya önceden rezervasyonunuzu yapın ya da biraz daha yüksek fiyat ödemeye razı olup otelinizden yardım isteyin. Sezon açılışı 12 Ekim’de İtalyan opera yıldızlarının katılımıyla yapılacak. Bu ayın önemli gösterileri Fındıkkıran ve Stravinski’nin müziklediği balelerden seçmeler. ()

MATRAH PAZARI

Mücevher peşinde koşarken labirentlerinde kaybolmayın

Muscat’ı ve şehre ruhunu veren insanları görüp ülkenin kültürü ile yakından tanışmak için en iyi yer. Gümüşler, tütsüler, çeşitli yiyecekler, otantik el işleri ve giysiler ilginç. İnsanlar genellikle “şöyle bir bakıp gitmek” için geliyorlar ama burada epeyce zaman geçiriyorlar.

SİNBAD’IN TEKNESİ

Şehrin kahramanlarından biri

Masalı bilmeyen yoktur. Denizci Sinbad hem kötü kalpli şeyhe karşı direnir, hem de şehirdeki tüm genç kızların kalbini çalar. Aslında Binbir Gece Masalları’nın bir parçası Sinbad’ın hikayesi. Muscat’lılar Sinbad’ın hemşerileri olduğuna inanıyor. Bu yüzden de masalda anlatılan geminin bir benzerini yapmışlar ve bir meydana koymuşlar. Unutmadan, bu tarz teknelere bu coğrafyada “Dhow” deniyor.

KALELER

Portekiz’lilerden miras

Körfeze açılan dağların üzerinde iki kale var: Al Jalali ve Al Mirani. Şehrin denizden girişine hakim konuma inşa edilmişler ve görkemli bir mimariye sahipler. Her ikisi de Portekiz’lilerin bölgede egemen oldukları dönemde şehri korumak amacıyla yapılmış. Her zaman ziyarete açık değil kaleler, önceden kontrol etmekte fayda var.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınPortekizkadınlar
Görüş Bildir