Merkez Bankası'nın Faiz Kararı Piyasaları Nasıl Etkileyecek?

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Merkez Bankası Faiz Kararı ile Şaşırttı

Merkez Bankası Faiz Kararı ile Şaşırttı

Merkez Bankası, piyasaların beklentisinden daha sert tedbir aldı. Faiz koridorunun üst bandını 150 baz puan azaltarak yüzde 11.5'ten yüzde 10'a düşürdü.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, ekonomideki yavaşlamaya karşı beklentilerden net bir adım attı.

Faiz koridorunun üst bandını yüzde 11'den yüzde 10'a indiren Merkez Bankası, piyasada şaşkınlık yarattı.

Haberin Tamamı İçin:

Mb Piyasaları Nasıl Etkileyecek?

Mb Piyasaları Nasıl Etkileyecek?

Merkez Bankası'nın faiz koridoru adımının piyasalar üzerindeki olası etkileri tartışılıyor.

Merkez Bankası son PPK toplantısında faiz koridorunun üst bandında 150 baz puan indirime giderek küresel ölçekte başlayan parasal genişlemelere karşı ilk önlemlerini aldı. Banka, borç vermede faiz oranını yüzde 11,5'ten yüzde 10'a düşürdü, gösterge faiz oranını beklendiği gibi yüzde 5,75'de sabit tuttu. Banka, Rezerv Opsiyon Katsayısı'nı (ROK) her kademede 0,2 puan arttırdı.

The Lira'nın haberine göre; Merkez'in faiz koridorunu daraltması piyasalar üzerinde önemli bir etki yaratmaz iken ilk etapta Dolar/TL cephesinde gerileme görüldü. Güne 1.8010 TL seviyesinden başlayan dolar karar sonrasında 1.7966 TL'ye geriledi.

Uzmanlar, Merkez Bankası'nın faiz kararının piyasalar üzerindeki olası etkisi üzerine değerlendirmelerde bulundular.

Marbaş Menkul Değerler Araştırma Müdürü üzeyir Doğan, değerlendirmesinde, TCMB'nin bu kararının yanında küresel risk iştahı ile artacak kısa vadeli sermaye akımının yaratacağı tahmin edilen döviz fazlasını da Rezerv Opsiyon Katsayısı'nı (ROK) her kademede 0,2 puan artırarak dengeleme yoluna gittiğini belirtti. Doğan, ''Bu sayede olası sermaye akımlarının neden olabileceği kurlarda aşağı yönlü baskıya da bir müdahale yapılmış oldu'' diye konuştu.

1,8115-1,8250 BANDI GÖRÜLEBİLİR

İntegral Menkul Değerler Analisti Egemen Candır değerlendirmesinde, PPK kararlarının beklentiler dahilinde olduğunu ve beklentileri yeterli ölçüde karşıladığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu.

''Merkez Bankası'ndan faiz indirimi ile büyümeyi desteklemesi beklentilerinin dile getirildiği düşünülürse, Banka'nın bu ayki PPK toplantısındaki genel uygulamalarının bu istekleri karşılama yönünde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Diğer taraftan, Merkez Bankası'nın zorunlu karşılıklarda artırıma girmesinin de dövizleri tamamıyla serbest bırakmayacağının sinyali olarak algılanabilir diye düşünmekteyiz. Merkez Bankası'nın enflasyonda yükselme ihtimallerini kontrol altına almak için kullandığı bu yöntemin ilk aşamada piyasalarda daha ön planda fiyatlanabileceğini düşünmekteyiz.

Merkez Bankası kararları sonrası bizim öngörümüz, Dolar/TL paritesinde ilk aşamada bir kısım çekilmelerin etkin olabileceği, 1,7840-1,7905 bandının çekilmelerde destek bulması durumunda ise bu seviyelerden yükselişlerin devam ederek ilk aşamada tekrar 1,8000-1,8050 bandına ardından da 1,8115-1,8250 bandında geçiş olarak gerçekleşebileceği düşünmekteyiz.''

''TL'DE ÖNEMLİ DEĞER KAZANCI GÖRMEYİ BEKLEMİYORUZ''

Garanti Yatırım Tufan Cömert değerlendirmesinde, TCMB’nin faiz koridorunu daraltmasının ardından tahvil piyasasında net bir değişim görülmediğini kaydederek her ne kadar koridorun daraltılmasının olumlu bir gelişme olsa da, olası zam haberleri, FED sonrası emtia fiyatlarında görülen yükseliş ve TL’deki zayıflık gibi enflasyon açısından olumsuz gelişmelerin bu iyimserliği dengelediğini belirtti.

Enflasyon görünümü netleşmedikçe tahvil faizlerinde hızlı bir düşüşün söz konusu olmayacağını kaydeden Savran,'' Ancak kredi ve mevduat faizlerinde bir süredir devam eden gerileme hızlanacak ve TCMB’nin istediği gibi kredi/mevduat marjı daralacaktır. Böyle bir ortamda ise verim eğrisinin daha da dikleşmesini bekleyebiliriz. . Bundan sonraki dönemde özellikle bir yıldan kısa vadeli tahvillerde, faizlerin düşmeye devam etmesini bekliyoruz. Şu anda %7 civarında olan bu tahvillerin faizlerinde yarım puana yakın bir düşüş bekliyor ve vadesine 6-18 ay kalmış tahvillerde alım öneriyoruz. Daha uzun vadelerde ise faiz yükselişi görmesek de enflasyon kaygıları sebebiyle düşüş potansiyeli çok sınırlı kalacaktır. Buna ek olarak %2 üzerinde reel faiz ile işlem göre TüFE’ye endeksli tahvillerin de portföylerdeki payı artırılabilir.

TL’de ise TCMB kararı sonrasında değer kazancı görüyoruz. Bunun ana sebebi, toplantı öncesinde, TCMB’nin %5 olan koridor alt sınırını da aşağı çekeceği beklentisiyle açılan short-TL pozisyonların kapatılması. ROK ayarlaması sonrasında piyasadan $3.6 mlr daha çekilecek olması TL açısından olumsuz, ancak bankacılık sisteminde hala oldukça yüksek bir döviz likiditesi olduğunu ve bunun yapısal bir risk teşkil etmediğini belirtelim.

Öte yandan TCMB’nin yayınladığı açıklamanın tonu, çok yumuşak ve parasal gevşemenin hızla devam edeceğini düşünen yatırımcılar açısından bir miktar şaşırtıcı oldu. Dengeli diyebileceğimiz bu açıklama yine de TL’nin cazibesini artıracak bir tonda değil. Bu nedenle bir süre kurlarda yatay bir seyir görebiliriz, ancak önümüzdeki dönemde TL’de önemli bir değer kazancı görmeyi beklemiyoruz. 1.78-1.79 aralığında USD alım öneriyoruz'' diye konuştu.

''BANKALARI OLUMLU ETKİLEYECEK''

Ak Yatırım Araştırma Müdürü Erkan Savran, bankalardaki olumlu etkinin devam edeceğini öngördü. İMKB cephesindeki gidişatın kur ve faiz tarafındaki gidişata belli olduğunu kaydeden Savran, Merkez Bankası'nın iki kez daha indirime giderek, toplamda 150 baz puanlık indirime gidebileceğini ifade etti. Merkez Bankası'nın adımının bankalar başta olmak üzere sanayi sektöründe faize duyarlı olan şirketleri etkilediğini bildiren Savran, kredi ve mevduat faizlerinde görülmeye başlanan düşüşün devam edeceğini belirtti.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

DövizİMKBMerkez Bankasızam
Görüş Bildir