İstanbul Barosu: 'ÇHD Baskını İleri Faşizmdir'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

İstanbul Barosu: 'ÇHD Baskını İleri Faşizmdir'

İstanbul Barosu: 'ÇHD Baskını İleri Faşizmdir'

İSTANBUL - İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve Yönetim Kurulu Üyeleri bugün bir basın toplantısı düzenleyerek, Çağdaş Hukukçular Derneği’ne yönelik operasyonlara ve ÇHD üyesi bazı avukatların tutuklanmasına tepki gösterdi. Yaşananları ileri faşizm olarak niteleyen İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, "Bu yaşananların adı ileri faşizmdir ve hukuka darbedir. Sıradan faşizmi görürsünüz. Askerle görürsünüz, postalla görürsünüz. Ama hukuksuzluk ve zulüm yargı eliyle gerçekleştirilirse yapacak şeyiniz kalmıyor" diye konuştu. Avukatların boyun eğmeyen, biat etmeyen, hak ve hukuk uğruna direnen, mücadele eden, teslim olmayan bir tarihsel mirasın temsilcileri olduğunu söyleyen Kocasakal, "Bu tür saldırılar bizleri yıldıramaz, hukuk ve demokrasi mücadelemizden alıkoyamaz. Adalet tutkumuz, talebimiz, meslek onurumuz her şeyin üzerindedir" dedi. Kocasakal’ın bu sözleri İstanbul Barosu’nun Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu’nu dolduran avukatlar tarafından uzun süre alkışlandı.

'ARTIK YETER'

ÇHD’ye yönelik operasyona yerinde tanıklık ettiğini söyleyen İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, "Artık savunmaya, avukata yönelik bu saldırılar sistematik ve bilinçli bir noktaya gelmiştir. Tahammül edilemez bir noktaya ulaştı. Artık yeter dememiz lazım" diye konuştu.

‘AVUKATLAR ŞİDDETE MARUZ KALDI’

Tutuklanan avukatların polis şiddetine maruz kaldığını söyleyen Baro Başkanı Kocasakal, "Avukat meslektaşlarımız adliyeye getirildiğinde, kendilerinin kötü muameleye tabi tutulduğunu, zorla tükürük ve kan örneği alındığını tespit ettik. Bu kabul edilemez bir şey. CMK 75 ve 76’ıncı maddeler ‘sağlığına zarar vermemek kaydıyla’ diyor. Bununla ilgili düzenleme Anayasa’nın 38’inci maddesine aykırı. Kimse kendisi aleyhinde delil ibrazına zorlanamaz" diye konuştu.

İSTANBUL EMNİYETİ’NE TEPKİ

Operasyonun ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün sitesinde yayımlanan, "Basın Notu" başlıklı yazıya tepki gösteren ve yazıdaki "Sol bir terör örgütünün avukat yapılanması içinde oldukları, yurtdışında bulunan örgüt elebaşlarına ülkenin kozmik bilgilerini şifreli metinler halinde kodlayarak raporladıkları, başka ülkeler lehine ajanlık faaliyeti yürütmek için gizli haberleşme merkezleri oluşturdukları tespit edilmiştir" şeklindeki ifadelerin belirleme ile hüküm içerdiğini söyleyen Baro Başkanı Kocasakal, "Henüz daha iddianame bile düzenlenmemişken, hem iddia hem de yargılama makamı yerine geçerek hüküm oluşturmuştur. Bu durumda soruşturmanın kim tarafından yürütüldüğünü, yargılamanın kim tarafından yapılarak hüküm verildiğini, bir açıklama yapması gerekiyorsa, bu yetki soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı’na aitken, emniyetin hangi saik ve yetki ile böyle bir açıklama yapabildiğini sormak gerekir" diye konuştu. "Bu tür açıklamalardan sonra, emniyetin tarafsızlığına, topladığı delillerin sıhhatine nasıl güven duyulacaktır?" diye soran Kocasakal, tutuklanan avukatların baktıkları davalarla ilgili hüküm verilemeyeceğini de sözlerine ekledi.

'KAÇAKÇI DAVASINA BAKAN AVUKAT KAÇAKÇI OLMAZ'

"Bir avukatın kaçakçılık davasına bakması kendisini kaçakçı yapmıyorsa, eroin kaçakçısı davasına bakması kendisini eroin kaçakçısı yapmıyorsa, siyasal davalara bakması da kendisini örgüt üyesi yapmaz" diye konuşan İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, yapılanların avukatlık mesleğini itibarsızlaştırma operasyonunun bir parçası olduğunu söyledi.

DİRENEN AVUKATLAR KALDI

Siyasal iktidar tarafından kuşatılmış olan yargının bugün esir alındığını söyleyen Baro Başkanı Kocasakal, "Direnen bir tek avukat ve bazı barolar kaldı. Sıra avukata ve savunmaya geldi" dedi. Avukatların suç işleme özgürlüğü olamayacağını belirten Kocasakal, "Bu suçun çok somut delillere dayandırılması gerekir. Hiçbir hukuk devletinde savunmayı temsil eden avukata bu denli kolaylıkla, soyut ifade ve gerekçelerle suç isnadı, gözaltı, arama ve tutuklama gibi uygulamaların yapılması mümkün değildir ve olamaz. Avukatlık onuruna, saygınlığına karşı bir saldırı söz konusudur. Esasen bu saldırı, aynı zamanda ve daha çok bizzat halkın hak arama özgürlüğü ve savunma hakkına yönelmektedir. Gerçekten halkın hak arama özgürlüğünün ve savunma hakkının vasıtası, güvencesi, sigortası olan avukata yönelik bu saldırı ve hukuksuzluklarla halkın hukuk güvenliği yok edilmeye çalışılmaktadır" diye konuştu.

'AVUKATA BUNLAR YAPILIYORSA VATANDAŞA NELER YAPILMAZ?'

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulPolisTerör
Görüş Bildir