Görüş Bildir

Gezip Tozarken Kültür ve Tarihe Doymak İsteyenlerin Hayran Kalacağı Türkiye'nin Tarih Kokan Köşeleri

Anasayfa > Keşfet

Yaz geldi de geçti bile. Eh, biz de deniz, kum ve güneş üçlüsüne doyduk. Şimdi sonbaharın gelişiyle birlikte kültür turizmine yönelme zamanı! Şansımıza, güzelim ülkemiz tarihi cevherlerle dolu: Antik kentlerden müzelere, mağaralardan batık şehirlere dört bir yanımız tarihle çevrili. Siz de 'Hem gezip tozayım, üstüne bir de kültürleneyim' diyenlerdenseniz, buyurun yazımıza!

Olimpos Antik Kenti - Antalya

Olimpos Antik Kenti - Antalya

İlk tarihi mekan turizmin incisi Antalya'dan. Olimpos'un kelime anlamı 'Yüksek Dağ' ama efsanelerde 'sönmeyen ateşin şehri' olarak da geçiyor. Bu ünlü ateş ise ziyarete açık, Yanartaş veya Chimaera bölgesinde bu ateşi görebilirsiniz! Olimpos Antik Kenti, aynı zamanda Likya Yolu'nun bir parçası ve haliyle trekking severlerin de göz bebeği. Ulupınar Deresi'nin iki yanına yayılan örenyerini keşfetmek, eşsiz doğal güzelliklerin tadını çıkarmak ve üstüne kültür depolamak için Olimpos'u ziyaret listenize mutlaka ekleyin. Konaklama için ahşap bungalov veya ağaç ev seçeneklerinden birini tercih edebilirsiniz.

Patara Örenyeri - Antalya

Patara Örenyeri - Antalya

Antalya, yalnızca her şey dahil otel turistlerinin değil, kültür turistlerinin de baş tacı. Yine bu kentte bulunan ve evvel zaman içinde Likya Birliği’nin başkentliğini üstlenmiş olan Patara, M.Ö. 13. yüzyıla ait Hitit metinlerinde 'Patar' olarak geçer. Bu kadar eski belgelerde bahsedilen bir yerin tarihi ve arkeolojik önemi de büyük haliyle! Patara, Ksanthos Vadisi’nde denize açılan tek kent olması sayesinde yüzyıllarca ayakta kalmış. Kentin çok fazla yabancı turist çekmesinin bir sebebi de Noel Baba olarak tanıdığımız Saint Nicholas'ın Patara’da dünyaya gelmesi. Eh, bu kadar ünlü bir kenti 'Ölmeden önce görülecek yerler' listesine eklememek olmaz!

İnsuyu Mağarası - Burdur

İnsuyu Mağarası - Burdur

İnsuyu Mağarası'na, Burdur-Antalya Karayolu üzerinden ulaşılabilir. Mağara, Burdur’a 13 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İnsuyu, 1965 yılında ilk defa turizme açılmış ve ülkemizde halka açılan ilk mağaralardan biri. Karstik yapının zamanla erimesi ve aşınması sonucu mağara içinde sarkıt ve dikitler meydana gelmiş, bu oluşumlar da ziyaretçilere inanılmaz bir görsel şölen sunmuş! Bu doğal güzelliği kaçırmayın diyoruz.

Efes Antik Kenti - İzmir

Efes Antik Kenti - İzmir

İzmir'in incisi Efes, tarih öncesinden başlayarak Hellenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemleri boyunca yalnız ünlü bir yerleşim yeri değil, önemli bir politik ve ticari merkez olmuş. Dünyanın ilk ve en önemli metropollerinden biri olan Efes Antik Kenti'nin tarihi M.Ö. 7000. yıla kadar uzanıyor. Ziyaretiniz sizi şaşırtmasın, şimdi denizi göremeseniz de Efes, zamanında önemli bir liman kentiydi! Efes'i ziyaret ettikten sonra yakın konumundan faydalanarak Şirince Köyü'nü de gezebilirsiniz.

İshak Paşa Sarayı - Ağrı

İshak Paşa Sarayı - Ağrı

Şimdi de doğuya doğru uzanalım. Enfes mimarisiyle İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt’ın 7 kilometre güneydoğusunda, Eski Beyazıt’a ve ovaya hakim yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş. Yapımına 1685 yılında başlanan saray 99 yılda tamamlanabilmiş. Birinci Dünya Savaşı'na kadar da Bayezid Sancağı bu saraydan yönetilmiş. Doğu-batı yönünde yaklaşık 7 bin 600 metrekare bir alan üzerine inşa edilen bu tarihi ve görsel şöleni mutlaka ziyaret edin diyoruz!

Zeugma Antik Kenti - Gaziantep

Zeugma Antik Kenti - Gaziantep

Zeugma, Gaziantep’in Nizip ilçesine 10 kilometre uzaklıkta, tepeler üzerine kurulmuş bir kent. MÖ 300’de Büyük İskender’in generallerinden I. Seleukos Nikator, imparatorun Fırat Nehri’ni geçtiği yerde bir kent kurmuş. Bu kentin tam karşısına da eşi Apama’nın adıyla ikinci bir kent kurmuş, bu iki kenti de bir köprüyle birbirine bağlamış. Kent, 'geçit, köprü' anlamına gelen Zeugma adını M.Ö. 31’de Roma’ya bağlandıktan sonra almış. Roma döneminde dünya çapında tanınmaya başlayan Zeugma, özellikle de mozaikleriyle hala dünyaca ünlü.

Göbeklitepe - Şanlıurfa

Göbeklitepe - Şanlıurfa

Çok değil, kısa bir süre önce Beren Saat'in çok konuşulan Atiye dizisine konu olmuştu efsanevi Göbeklitepe. Biz de onu anlatmadan geçmek olmaz dedik! Göbeklitepe gerçekten de tarihte yeni sayfalar açılmasına ve asırlardır bildiğimizi sandığımız bazı bilgilerin değişmesine neden oldu. Keşif tarihi 1963 yılı ancak ilk kazılarına 1995 yılında başlanmış. Aslında Göbeklitepe bir antik yerleşim yeri değil, yalnızca dinsel amaçlara hizmet etmiş. Haliyle birden çok tapınağa ev sahipliği yapıyor. Bu özelliğiyle de dünyanın en eski ve aynı zamanda en büyük tapınak merkezi olarak kabul ediliyor. Günümüze kadar 6 tanesi gün yüzüne çıkarılan ancak uzmanlarca toplam sayılarının 20’yi bulduğu söylenen anıtsal yapıların biçimleri birbirine çok benziyor. Boyları 6 metreyi bulan T biçimli sütunlar üzerinde işlenmiş ve Neolitik Çağ’da taşa kazınan en eski resimler olan hayvan tasvirleri gerçekten büyüleyici. Bu efsane tepe hakkında daha fazla bilgi vermek yerine sizi onu yerinde görmeye davet ediyoruz! Kazılardan çıkan buluntuların bir kısmını Şanlıurfa Müzesi'nde görebilirsiniz.

Truva Antik Kenti - Çanakkale

Truva Antik Kenti - Çanakkale

Kelimenin tam anlamıyla destansı bir mekan var sırada. Homeros’un İlyada Destanı’nda adı geçen ve Truva Savaşı’nın yapıldığı yer olarak da bilinen Truva Antik Kenti, 1998 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiş. M.Ö. 3000 yılına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip antik kent, Çanakkale il sınırları içinde bulunuyor ve adını mitolojik karakterlerden alıyor. Efsaneye göre deniz perisi Thetis ile denizler tanrısı Okeanos'un kızı Elektra, Dardanos'u dünyaya getirmiş. Dardanos'un oğlu Tros ise 'Truad' adlı kenti kurmuş, daha sonra onun oğlu Ilus tarafından kentin adı 'Troya' olarak değiştirilmiş ve bugün bildiğimiz Truva halini almış.

Tarihi Yarımada - İstanbul

Tarihi Yarımada - İstanbul

Tarih ve kültürü uzaklarda aramaya gerek yok! Bahsettiğimiz gibi ülkemiz tarih kokan mekanlarla dolu. Siz de biraz kültürleneyim diyenlerdenseniz, İstanbul'dan uzaklaşmanıza bile gerek yok! Suriçi olarak da adlandırılan Tarihi Yarımada, tarihi M.Ö. 685 yılına dayanan, başta Mısır, Roma, Bizans ve son olarak Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği yapmış bölgeye verilen isim. Bölge, deniz tarafında Haliç, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı ile kara tarafında ise şehrin korunması için Bizanslılar tarafından inşa edilen surlarla çevrili. Şehrin kalbinde yer alan bölgede görülecek neler var neler: Ayasofya Cami, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Arkeoloji Müzesi, Çemberlitaş Sütunu, Tarihi Çemberlitaş Hamamı, Kapalıçarşı, Beyazıt Kulesi, Boğaz manzaralı botanik bahçeleri, renkli Balat sokakları..

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
11
6
4
2
1
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Resho

Maalesef insanımız antik kent - müze sevmiyor. Oralara gidenler de bakmaya / fotoğraf çektirmeye gidiyor. İlgi duyan Niş bir kitle var ve sayıları gerçekten ... Devamını Gör

Tugay Aydın

Tarihi yarımada ne zamandan beri Beyoğlu oldu😅