Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Eylemler 1968 Prag'ına Benziyor

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Eylemler 1968 Prag'ına Benziyor

Eylemler 1968 Prag'ına Benziyor

Pakistan asıllı İngiliz yazar ve aktivist Tarık Ali geçen hafta bir konferans için geldiği Ankara’da Gezi Parkı eylemlerine de katıldı.

Geçen nisanda yine bir konferans için İstanbul’daydınız. Sizce o ziyaretinizden bugüne neler değişti?

  • Birkaç ay önce aktivistler ve muhalif kesimdeki depresyonu sezmemek imkânsızdı. İstiklal Caddesi’ndeki, şehrin en eski sinemasının kapanması ılımlı protestolara neden olmuştu. Öyle ılımlıydı ki hükümet yoluna devam edip bu hareketi yok edebileceğini zannetti. Çok yanlış bir hesap yaptılar. Özellikle de Başbakan, geri çekilmeyi reddetti. Bu baskı kırılma noktası oldu. Gezi Parkı’nın yıkımıyla ilgilenmeyen insanlar bile protesto için sokaklara döküldü. Hem de çok sayıda insan. Baskıyla beraber protestocuların sayısı da arttı ve Kürt ağırlıklı dört şehir dışında bütün ülkeye yayıldı. Bir parkı kurtarmak için yapılan protesto ülke çapında inatçı bir ‘rejime karşı direniş’e dönüştü.

Tanıklık ettiğiniz protestolarla ilgili ne düşünüyorsunuz?

  • Keskin zekâ, cesaret ve ümidin yeniden doğuşu çok ilham vericiydi. Bana Arap Baharı’ndan çok 1968’de Paris ve Prag’da yaşananları hatırlattı. Türkiye’de olan şey çok açık. Seçilmiş, otoriter bir hükümet var.

Bu hükümet, demokratik konumundan dolayı her istediğini yapabileceğini düşünerek kendini neo-liberalizm ve savaşa adadı. Bu da çok akılsızca bir hataydı.

Verdiğiniz birlik mesajında Türkiye’deki eylemcilerin Avrupa’da ümidi alevlendirdiğini söylediniz. Ne anlamda ümit oldu?

  • Türkiye’de olanlar neo-liberal kapitalizmin yaşadığı krizin bir parçası. Erdoğan’ın inşaat sektörünü desteklemek için baskıcı devlet mekanizmasını kullanması gibi Yunanistan’da da koalisyon, gazetecileri işinden etmek için devlet televizyonlarını kapattı. Cesur Türk vatandaşları önemli bir zamanda yeni bir cephe açtılar. Bu örnek gelecek aylarda Fransa’ya ve hatta kim bilir belki Britanya ve Almanya’ya bile sıçrayabilir.

TOPLANTILAR YAPILMALI

Sizce bu eylemlerin sonucu ne olacak?

  • Bu yeni muhalefetin kendini nasıl konumlayacağını söylemek zor. Ama demokratik yapıda yeni bir politik akım oluşmalı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum, Antakya ve diğer şehirlerde aylık halka açık toplantılar yapılmalı. Oluşum, bu sayede kalıcı olur.

Türk politikası uzun vadede değişecek diyorsunuz. Ne anlamda değişecek?

  • Türkiye değişti. Tanıklık ettiğimiz şeyde bu açık. Şimdi kilit nokta Türk demokrasisinin kendini geliştirmek için bu değişimi nasıl kurumlaştıracağı. Halihazırda ‘varmış gibi görünen demokrasi’ yerine gelmesi gereken ‘gerçek demokrasi’ narin bir çiçek gibidir. Beslenmesi ve bakılması gerekir. Neo-liberal kapitalizm demokrasinin içini boşaltıyor.

Bu hareketten politik bir oluşum çıkabilir mi?

  • İlerlemenin en güzel yolu buradan yeni bir politik oluşumun çıkması... Ortada buna elverişli koşullar var. Erdoğan’ın demagojisi kimi çalışma arkadaşlarını yabancılaştırdı.
Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAnkaraBaşbakanBodrumFransaGezi ParkıİngiltereİstanbulİzmirPragYunanistan
Görüş Bildir