'Nefret Söylemi Teknik Bir Sorun Değildir'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Devlet Twitter ve Facebook'a müdahale hazırlığında

Devlet Twitter ve Facebook'a müdahale hazırlığında

PKK’nın son saldırılarının ardından Bursa, Sakarya ve Gaziantep’te yaşanan Türk-Kürt gerginliğini değerlendiren Ulaştırma Bakanı Yıldırım, “Sosyal medya büyük toplulukları gaza getirebiliyor. Bu bir tehdittir. Tedbir alınması lazım” demişti. Bakanlık hemen alarma geçti. Facebook ve Twitter’da anlık ya da saatlik durdurma için hazırlık yapılıyor.

Devlet sosyal medyayı kontrol altında tutmanın yollarını arıyor. Arap Baharı ayaklanmalarının sosyal medyada organize edildiğini, Güneydoğu’da peş peşe gelen kanlı saldırıların ardından yaşanan etnik ve dini eksenli gerginliklerin de aynı Facebook ve Twitter’da örgütlendiğini düşünen devlet kurumları bunu engellemek için düğmeye bastı.

BAKANLIK ALARMDA

Habertürk Gazetesi'nin haberine göre, sosyal medyanın bu tür girişimlerde ‘katalizör’ etkisi yarattığı yönünde hazırlanan raporlar üzerine, Ulaştırma Bakanlığı önlem almak için alarma geçti. Bakanlık, başta Twitter ve Facebook olmak üzere sosyal medyaya, ‘kamu güvenliğinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı’ durumlarda müdahale edilmesini gündemine aldı.

ANLIK ENGELLEME

Düzenlemenin yöntemi üzerinde Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde tartışmalar devam ediyor. Henüz çok ‘ham’ sayılabilecek düzenleme uyarınca güvenlik güçlerinin de uyarısıyla Ulaştırma Bakanlığı, toplumsal çatışma yaratabilecek, kamu güvenliğini tehdit edecek olağanüstü olaylarda, sosyal medyaya müdahale edecek. Erişim, ‘anlık’ ya da ‘saatlik’ engellenecek

‘SANSÜR’ KAYGISI

Ulaştırma Bakanlığı’nın öncülüğünde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile ilgili diğer kamu kurumları nezdinde yürütülen çalışmalar, bu yönde atılacak adımın daha önce güvenli internet girişiminde olduğu gibi ‘sansür’ olarak etiketlendirilmemesi için hassas bir dengede götürülüyor. Bu yüzden düzenlemenin son derece net ve tartışmaya yol açmayacak özellikte olması gerektiği üzerinde duruluyor.

‘TEHDİT SÖZ KONUSU, TEDBİR ALINMALI’

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, daha önce katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili şu mesajları verdi: “Gaziantep’te yaşadığımız bu terör olayı sonrasında sosyal medya çok etkindi. ‘İkinci bir patlama oldu’, filan dendi. Şu oldu. Bu oldu. Bir şayia yayıldı. BDP binası yakıldı gibi. Çok sıkıntılı durumlar. Tunus, Libya ve Mısır devrimini yapan sosyal medyadır. Bunlar, iletişim devrimidir. O yüzden orada belki hayırlı işe vesile oldular ama sosyal medya bazen büyük toplulukları gaza getirebiliyor ve yanlış yöne de yönlendirebiliyor. Bu bir tehdittir. Bunun tedbirlerinin alınması lazım. Zor, nasıl alınır, bilmem. Bunun aramızda konuşulması lazım.”

Haberin Tamamı İçin:

Twitter ve Facebook'a müdahale yok

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın başta Twitter ve Facebook olmak üzere sosyal medyaya müdahale etmesinin söz konusu olmadığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, bugün bir gazetede yer alan ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın sosyal medyayı kontrol altında tutmanın yollarını aradığı yönündeki haberle ilgili açıklama yapılmasının gerekli görüldüğü belirtildi.

Bakanlığın, başta Twitter ve Facebook olmak üzere sosyal medyaya müdahale etmesinin söz konusu olmadığı vurgulanan açıklamada, ''Bakanlık bünyesinde sosyal medya sitelerine müdahale edilmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılmamaktadır. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından sosyal medya sitelerine herhangi bir şekilde 'sansür' uygulanması söz konusu olamaz'' denildi.

Haberin Tamamı İçin:

'Anlık Sansür Şimdilik Zor'

İnternette anlık durdurma için hazırlık yapıldığı iddiası tartışma yarattı. Uzmanlar ise bu düzenlemenin mümkün ancak zor olacağı kanısında...

Dün Gazete Habertürk ’te yayımlanan Olcay Aydilek imzalı bir haberde Ulaştırma Bakanlığı ’nın Facebook ve Twitter ’da anlık ya da saatlik durdurma için hazırlık yaptığı duyurulmuştu. Habere göre Arap Baharı ayaklanmalarının sosyal medyada organize edildiğini, Güneydoğu ’da peş peşe gelen kanlı saldırıların ardından yaşanan gerginliklerin de aynı Facebook ve Twitter ’da örgütlendiğini düşünen devlet kurumları bunu engellemek için harekete geçti. Haber sosyal medyada tartışma konusu olurken, pek çok internet kullanıcısı bahsi geçen uygulamanın sansür olacağı konusunda görüş bildirdi. Ancak dün bir açıklama yapan Bakan Binali Yıldırım, “Böyle bir çalışma yok, zaten olan bir anda oluyor’’ diyerek iddiaları yalanladı.

Anayasaya aykırı olur

İnternet sansürü hakkında çeşitli araştırmalara imza atan bilişim hukukçusu avukat Serhat Koç, böyle bir değişikliğin iletişim hakkını engelleyeceğini, herhangi bir düzenlemenin de anayasaya aykırı olacağını ifade ediyor: “ Türkiye ’de internete erişimin hangi istisnalarla kısıtlanabileceği belli. Bunun dışında erişimin engellenmesi mümkün değil. Ancak ne yapılır, BTK bünyesinde yeni bir uygulamaya geçilir. Bu yönetmelikte Terörle Mücadele Kanunu’na atıf yapılır. Ancak bu da tabii ki anayasaya aykırı olur. Çünkü kişilerin temel hak ve hürriyetlerinde değişikliğe yol açacak sonuçları sadece mahkeme kararıyla yapabilirsiniz. Dolayısıyla mahkeme kararı olmaksızın iletişim hakkı –ki Facebook ve Twitter gibi mecralar da buna dahildir- engellenemez” diyor.

Haberin Tamamı İçin:

Sansürün Bahanesi Bu Kez Nefret Söylemi

Altenatif Bilişim Derneği'nden hükümetin sosyal medyayı kontrol altına alma girişimine tepki...

Alternatif Bilişim Derneği tarafından yapılan açıklama şöyle:

Sansürün bahanesi bu kez nefret söylemi

Yaygın medyayı çeşitli yollarla baskı altında tutan Hükümet, halkın tepkisini en rahat dile getirebildiği sosyal medyayı sansürleme derdinde. Bu kez sansüre gerekçe son dönemde artan nefret söylemi. Kamuoyunun bildiği gibi 20 bini aşkın sitenin engellenmesinin bahanesi çocuk ve aileyi korumaktı. Çıkarılan 5651 sayılı yasa ile youtube, wordpress, blogspot, googlesites gibi sitelerin de içerisinde olduğu binlerce siteye erişim engellendi. Şimdi de nefret söylemi bahanesiyle sosyal medyanın kontrol altına alınmasını girişimi ile karşı karşıyayız.

Kamuoyuna yansıyan haberlere göre Ulaştırma Bakanlığı başta Twitter ve Facebook olmak üzere sosyal medyaya, ‘kamu güvenliğinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı’ durumlarda anlık ya da saatlik olarak erişimi kısıtlamayı öngörüyor.

Nefret Söylemi teknik bir sorun değildir

Yakın zamanlarda sosyal medya ortamlarında artan ayrımcı, saldırgan ve nefret söylemi içeren kullanıcı türevli içeriklerin asıl nedeni veya kökeni, bizatihi gündelik yaşamdaki siyasetin ve kültürün hoşgörüsüz ve ayrımcı dilidir. Gündelik yaşamda sorunlar çözülmediği sürece, bu sorunların sosyal medya ortamlarına yansısının ve oradan yeniden dolaşıma sokulmasının önünün “erişim engeli”, tabir-i caizse “sosyal medyanın fişinin çekilmesi” ile çözülmesi girişimi, gerçeklere perde çekmektir ve toplumsal-siyasal-kültürel ve ekonomik düzlemde “gerçek” sorun çözücülüğü yoktur.

Toplumumuzda ayrımcılığın, nefret söyleminin ve nefret linçlerinin çözümü için “barış” kültürünün tesisi gereklidir. Bunun yolu da her yaşta her düzeyde eğitimdir. Sosyal medya kullanımında farkındalık, bilinç ve “nefret söylemi”, ani parlama üretmenin nelere yola açacağının kullanıcı düzeyinde öğrenilmesi ve öğretilmesi gereklidir. Teknik çözümler ile topluma ne “barış” ne de “birlik, dirlik ve kardeşlik” gelmez. Gerçekleri örtülmüş, gizlenmiş kamusal alanda “sanal barış ve birlik-dirlik” olduğu yanılgısı içinde, Godot’u bekleriz.

Sosyal medya hükümeti rahatsız ediyor

Geleneksel medyayı siyasi ve ekonomik zorla baskı altına almayı başaran hükümet, sosyal medyanın özgürlük ortamından oldukça rahatsız. Çünkü sosyal medyada gerçekler, geleneksel medyanın yanıltıcı prizmasından kırılarak değil, doğrudan kaynağından, yurttaşların twitlerinden ulaşıyor bizlere.

Ne nefret söyleminin ne çocuk pornosunun ne de diğer risklerin çözümü sansür değildir. İnternet toplumun aynasıdır. Nefreti önlemek istiyorsak barış için çaba göstermeliyiz. İnsanların dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet vb. aidiyetleri nedeniyle ayrımcılığa uğramayacakları bir toplum yaratmak için çabalamalıyız. Ancak o zaman İnternet'e başka görüntüler yansıyabilir.

Bu girişim tek kelimeyle devlet sansürüdür. Sorunları çözmeyecek aksine katmerleştirecektir. Tüm yurttaşları kendi medyalarına; bilgiye ve habere dolaysız ulaşma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Altenatif Bilişim Derneği

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Barış ve Demokrasi PartisiBinali YıldırımBursaFacebookMısırSakaryaSosyal MedyaTerörTunusTwitterYoutube
Görüş Bildir