Deniz Akkaya'dan Basın Açıklaması

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Deniz Akkaya'dan Basın Açıklaması

Deniz Akkaya'dan Basın Açıklaması

Kamuoyuna duyrulur,

Müvekkil Deniz Akkaya’nın adının geçtiği ve kendisi hakkındaa çıklamalar içeren ve İzzet Çapa tarafından kaleme alınan 30/12/201 tarihili Hürriyet Gazetesi’nin Kelebek ekinde yayımlanan–aynı şekilde ilgili basın organının internet sayfasında da (kelebekgaleri.hurriyet.com.tr)- Efe Önbilgin röportajında bahsi geçen açıklamaların gerçekle bir ilgisi bulunmamaktadır.

Müvekkil Deniz Akkaya’nın kamu oyu önünde küçük dürüşülmesi, farklı lanse edilme çabaları ve en önemlisi de hali hazırda devam eden velayet davasında müvekkile zarar vermek amaçlı yapılan açıklamaları işbu bildirimizile düzeltme ve tüm kamuoyuna bildirme zarureti hasıl olmuştur.

30/12/2012 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin Kelebek ekinde yer alan Efe Önbilgin röportajındaki açıklama ve beyanların gerçekle hiç bir alakası bulunmamaktadır.

Şöyleki;

Bahse konu röportajda, Efe Önbilgin’in müvekkil Deniz Akkaya hakkındaki açıklamaları hukuki mesnetten uzak, afaki iddialardır. Öncelikle bu asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun beyanlara karşı her türlü yasal yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu bildirmeki steriz. Efe Önbilgin tarafından yapılan açıklamalarda, tarafların müşterek çocuğu Ayşe Önbilgin’I müvekkil Deniz Akkaya’dan icra marifeti ile alabildiği dile getirilmiştir. Bu yaklaşım tamamen magazinsel ve şov amaçlı bir davranıştır. Müvekkil, taraflar arasında yaşanan problemlere karşın, ortak bir çocukları olduğunun bilincinde olup, olgun bir anne gibi babası ile çocuğu arasında şahsi münasebet kurulması taraftarıdır. Bu çerçevede de müvekkilin çocuğunu babasından kaçırması yada vermek istememesi gibi bir durum sözkonusu değildir. Çocuk teslimlerine Efe Önbilgin’in icra kanalı ile gelmesi tamamen kendi tercihi olup, aksi bir durumun önlenmesi adına yapılan bir davranış değildir.

Efe Önbilgin’in röportajda yer alan açıklamalarından bir diğeri de, Ayşe Önbilgin’in “baba beni götürme” açıklamalarıdır. Bu ifadelerde tamamen afaki, gerçek dışı beyanlardır. Üç yaşında bir kız çocuğu düşünün ki, velayet sahibi olan ve sürekli vakit geçirdiği annesini istemeyecek ve annesine teslim edilecek diye ağlayacak. Hal böyle iken, bahse konu açıklamaların ne denli inandırıcı olduğu hususunu kamuoyunun vicdanına bırakmaktayız. Kaldı ki, Efe Önbilgin icra vasıtası ile Ayşe’yi teslim aldığını, vakit geçirmekten hoşlandığını, Ayşe’nin sağlıklı bir şekilde gelişimi için elinden geleni yaptığını dile getirmesine karşın Efe Önbilgin’in iki haftadır (üstüste) kızı Ayşe’yi teslim almaması, kızı Ayşe kendisinde olduğu günlerde (haftasonları) gece gezmelerinde bulunması (basında da yeralmıştır), nafaka bedelini indirme çabası, her ne kadar taraflar arasındaki birliktelik sona erse de kızının annesi için sarfettiği beyanlar, demeçler, röportajlar ve söylemlerin varlığı, Efe Önbilgin’in ifadeleri ve davranışları (yaptıkları) arasındaki tutarsızlığın somut göstergesidir.

Efe Önbilgin oğlunu nannesi için “o iyi bir anne” şeklinde açıklama yaparken, müvekkil Deniz Akkaya için bunun zıt anlamı olan “kötü anne” tanımlamasını üstü kapalı şekilde yapmaktadır. Oysaki, Efe Önbilgin oğlunun annesi ile de benzer sorunlar yaşamış ve bunlar basında da yeralmıştır.Bu çerçevede kişinin kendi tutum ve davranışından karşıtarafın sorumlu olmayacağı ilkesi nazarında Efe Önbilgin’in ilişkilerindeki benzer tutum ve davranışlardan müvekkil Deniz Akkaya sorumlu tutulamaz, annelik sıfatı yargılanamaz. Müvekkil kızı ile yakından ilgilinen, kızının üzerine titreyen, doğru, kültürlü ve iyi ahlaklı bir şekilde gelişimini tamamlaması için her anne gibi elinden gelenin fazlasını göstermektedir. Buna karşın Efe Önbilgin yaptığı açıklamalar ile Ayşe’nin annesi olan müvekkil hakkında sarfettiği ağır ithamlar ve beyanlar, teslim günlerinde Ayşe’yi teslimden imtina etmesi, müvekkilin gösterdiği üstün ihtimamın kendileri tarafından gösterilmediğini tartışmasız birşekilde ortaya koymaktadır.

Röportaj metninde bahsedilen ve saptırılmaya çalışılan bir diğer husus ise nafaka açıklamasıdır. Bahsekonunafakabedelinin 6 bin Türk Lirası olduğu şeklindedir. Gerçekte Efe Önbilgin tarafından verilen miktar bu olmakla birlikte bunun tamamı nafaka adı altında değerlendirilemeyecek bedeldir. Nitekim bu bedelin sadece 3 bin TürkLirası, Ayşe’nin eğitim giderleri ve okulu için harcanan miktadır. Kalan miktar ise, Efe Önbilgin’in oğlu için ödediği 3 bin Türk Liralık gibi nafaka bedeli şeklindedir. Bu bağlamda yuvarlak şekilde bahsedilen 6 bin Türk Lirası şeklinde nafaka açıklamaları kamuoyu nezdinde yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilmektedir.

Efe Önbilgin bahse konu yazıdaki açıklamaları içerisinde, Ayşe’nin Etiyopya’lı biryardımcı ile birlikte olduğu ve korktuğu şeklinde ifadeler bulunmaktadır. Bu iddiaların da diğerlerinde olduğu gibi gerçekle ilgisi olmadığını ve böylesi ırkçı bir yaklaşımın tarafımızca hayretle karşılandığını beyan etmek isteriz. Ayşe’nin Etiyopya’lı yardımcıdan korkması gibi bir durum bahis konusu değildir. Nitekim Ayşe’nin en yakın arkadaşı da Etiyopya’lıdır. Hal böyle iken, korkması, yada yardımcıyı sevmemesi söz konusu değildir.

Efe Önbilgin’in açıklamaları içerisinde, “istediğim tedaviyi olsa Deniz’le evlenirdim”. “…başka tedaviden bahsediyorum boş ver şimdi…” şeklinde şüphe uyandırıcı ve müvekkil Deniz Akkaya’yı kamuoyu nezdinde farklı lanse edecek, farklı düşüncelere sevk edecek şekilde kullandığı beyanlar bulunmaktadır. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, müvekkil Deniz Akkaya hakkında asılsız iddia ve açıklamalar ile ilgili her türlü yasal yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu yinelemek isteriz.

Efe Önbilgin hayatını film yapacağından ,yönetmenlik yapacağından bahsetmektedir. Buna karşın, yaşadığı iş kaybından ötürü Ayşe’nin nafaka miktarının fazla olduğunu dile getirerek, bedelinin dirilmesi talebinde bulunmuştur. Film projeleri planlayan, müvekkil Deniz Akkaya’nın aracına haciz koyduran, Efe Önbilgin’in bu açıklamalarının da önceki beyanları ile çeliştiğini ve oldukça manidar olduğunu dile getirmek isteriz.

Son olarak önemle bildirmek istediğimiz bir diğer husus da, Efe Önbilgin ve müvekkil Deniz Akkaya arasında görülmekte olan çocukla şahsi münasebet kurulması, nafaka indirimi ve velayet davası hali hazırda derdesttir. Kaldıki, bu yargılama özellikle Efe Önbilgin’in isteği üzere gizli oturumla devam etmektedir. Bu taleple birlikte alınan tedbir kararı gereği basına yargılamanın seyri ile ilgili herhangi bir bilgi verilmemesi kararlaştırılmıştır. Böylesi birkararın, özellikle talep sahibi olan Efe Önbilgin’in işbu açıklamaları ile ihlal edilmesi hayret vercidir. Tüm bu açıklamaların yargılamanın seyrini zedeleyici tutumla rolduğunu, bahsi geçen beyanların tarafımızca kabul edilebilir olmadığını kamuoyuna saygı ile müvekkil Deniz Akkaya adına bildiririz.

Saygılarımla

DenizAKKAYA

Vekilleri

Av. Halil İbrahim KOCA

Av. Ferhat YILDIRIM

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir