'Artık İlk Adım Öcalan'ın İmralı'dan Çıkarılmasıdır'

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Demirtaş: 'Artık İlk Adım Öcalan'ın İmralı'dan Çıkarılmasıdır'

Demirtaş: 'Artık İlk Adım Öcalan'ın İmralı'dan Çıkarılmasıdır'

BDP grubunda konuşan Selahattin Demirtaş, yaşanan sürecin bir müzakere olarak adlandırılamayacağını ve atılması gereken ilk adımın Öcalan'ın İmralı'dan çıkarılması olduğunu söyledi.

BDP lideri Selahattin Demirtaş grup toplantısında konuşuyor. İşte Demirtaş’ın konuşmasından satır başları:

Herkese özellikle büyük mücadele yürüterek süreci buraya getiren halkımıza ve bedel ödeyen dostlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bu girişim bir AKP -BDP ortaklaşması değildir. Önceden birlikte oturup tartıştığımız bir süreç değildir. Bu AKP’nin İmralı’da Sayın Öcalan’la başlattığı bir süreçtir.

İmralı’daki görüşmede tarafımıza KCK’ya halka iletilmiş bir yol haritası, takvimleştirilmiş bir program yoktur. Bu aşamada bize bizim aracılığımızla iletilmiş bir çarı ya da öneri yoktur.

Ama görüşmeyi yapan Öcalan’da da bizde de bir çözüm kararlılığı vardır. Çözüm iradesinin güçlendiği yönünde bir tespitimiz vardır.

Şu aşamada başlamış bir müzakere söz konusu değildir. Bunun arayışlarından söz edilebilir. Bu konuda net bir bilgiye sahip olduğumuzu söyleyebiliriz.

Bundan sonraki gelişmeler hükümetin tutumuna bağlıdır. Taraflardan biri üzerine düşen görevi yapmış, samimiyetini ortaya koymuştur. Müzakereyi başlatmak istiyorsa bütün bu müzakere mekanizmalarının tamamlanması gerekir. KCK’nın sürece dahil edilmesi gerekir. Partimizin ve ilgili sivillerin de katılması lazım. Bu adımlar atılırsa ‘Kürt sorununda müzakere sürecine girilmiştir’ diyebiliriz.

Hükümetin söyledikleri ve yaptıkları birlikte değerlendirildiğinde hükümetin niyeti sorgulanmalıdır. Gelinen noktada güvensizlik yaratıyor. 100 yıllık bir sorunu çözmek istiyorsa, hükümetin diline dikkat etmesi lazım.

Askeri operasyonlar, hakaretler, bilindik dil devam edecekse kimse birbirini yormasın. Konuşulsun, tartışılsın ama kimse bu hükümetin ciddi bir tavrı olduğunu düşünmesin. ‘Yendik, ezdik, şimdi de teslim alacağız’ tavrıyla olmaz. İmralı da öyle demiyordunuz. Yenmiş bitirmişseniz neyin teslimini alıyorsunuz? Yok, silahsız bir yol istiyorsanız bu söylemlerden vaz geçmelisiniz.

Bu süreçte atılacak en büyük adım ‘İmralı sistemini’ ortadan kaldırmaktır. Madem Öcalan muhataptır, o halde bu adımın gerekleri yapılmalıdır. Görüşme yapan heyet ve görüşülen heyetin koşulları arasında uçurum vardır. Bir tarafın hareket özgürlüğü var, diğer taraf 14 metrekarelik bir çukurda. Bire bir denk olmasa bile koşulların yakınlaştırılması lazım. Bundan Başbakan’ın İmralı’ya konulmasını değil, Sayın Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesini kast ediyoruz.

Bir hafta on gün içinde bütün taraflar bu gelişmeyi isteyecektir. Yol ve yöntem tartışılabilir ama İmralı sistemi tamamen kaldırılmalıdır. Sayın Öcalan’ın KCK ve halkla doğrudan görüştürülmesi gerekir.

Madem bu kritik aşamaya girdik, bütün bunların açıkça tartışılması gerekir.

Sayın Öcalan’ın avukatlarının tutuklanma nedeni onunla görüşmek istemeleriydi. Madem görüşmeler başlamıştır, onların da serbest bırakılması gerekir.

Böyle bir dönemde CHP ’nin destek sunması da değerli bir katkıdır. Bu sorumluluğu yerine getirmesi memnuniyet vericidir.

Haberin Tamamı İçin:

Demirtaş: İmralı kapatılabilir

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, İmralı'daki görüşmeleri olumlu bulduğunu belirterek, 'Öcalan'ın koşulları müzakere yürütebilecek koşula getirilmelidir. İmralı sistemi ortadan kaldırılmalıdır' dedi.

Geçen hafta İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’la görüşen Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve BDP Milletvekili Ayla Akat Ata, dün Meclis’te partililere bilgi verdi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda partililere seslenen BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

“Her şeyden önce resmi bir heyetin görüşmesi bizler açısından önemlidir. Çünkü bu sıradan bir gelişme değildir. Çok gecikmiş bir gelişmedir. 14 yıl sonra aleniyet kazanarak kısmen şeffaf olarak girişimin başlaması, önemlidir. Bunun için yıllardır çok büyük mücadeleler verdik, bedeller ödedik.
Yeri geldiğinde coplanmıştık, yeri geldiğinde cezaevine atılmıştık, yeri geldiğinde taşlanmıştık, yeri geldiğinde hakarete uğramıştık. Ama söylemekten geri durmamıştık. Adının önüne ‘Sayın’ kelimesi getirdi diye insanlar cezaevine atıldı, posterini taşıdıkları için çocuklar cezaevine atıldı.
‘Terörist başı’, ‘bebek katili’ dediler ama bir resmi heyet İmralı’ya giderek kendisiyle görüşmeye başladı. Olumlu buluyoruz, doğru bir adımdır. Türkiye’nin iç barışı ancak bu adımla başlayabilirdi.

'BİZE SUNULMUŞ YOL HARİTASI YOK'

Başlayan süreci BDP-AKP ortaklaşması olmadığını tespit etmemiz gerekiyor. Biz, bu süreci hükümetle oturup tartışmadık. Planladığımız bir süreç söz konusu değil.
Tarafımıza, KCK’ye, halka iletilmiş bir yol haritası, takvimlendirilmiş bir program yoktur. Öcalan da kararlı bir çözüm iradesi vardır. Başlamış, başlatılmış bir müzakere yoktur. Müzakere sürecine geçiş hükümetin tavırlarına bağlıdır.

'KCK VE BDP SÜRECE DAHİL EDİLMELİ'

Müzakere mekanizmalarının tamamlanması gerekir. Her şeyden önce KCK’nin sürece dahil edilmesi gerekir. Partimizin ve DTK’nın sürece katılması gerekir.
Son 10 gündür hükümetten yapılan açıklamalar niyetini, ciddiyetini ya da bu olayı becerip beceremeyeceğini sorgulamamız gerektiriyor. Güvensizlik yaratıyor. 'Yenme' ve 'yenilme' üzerine kurulu bir süreç başından beri sıkıntılı olacaktır.

'İMRALI SİSTEMİ ORTADAN KALDIRILSIN'

İmralı sistemi ortadan kaldırılmalıdır. Sayın Öcalan’ın koşullarının müzakere yürütülebilecek bir koşula getirilmesini istiyoruz. Müzakere aşamasında koşulların birbirine yakınlaştırılması gerekiyor. İmralı’nın kapatılması da gündeme gelebilir. Bunlar tartışılabilir. Sayın Öcalan’ın halkla ve KCK ile teması kolaylaştırılmalıdır. Sürecin baş sorumluluğu bizde değil, hükümettedir.

'CHP'NİN TAVRINDAN MEMNUNUZ'

CHP’nin başından destek sunması da değerlidir. Ana muhalefet partisinin böyle bir sorumluluğu yerine getirmesinden memnunuz.

BAŞDANIŞMAN'A YANIT

Başbakan’ın siyasi baş danışmanı ‘Karayılan, Öcalan’a racon kesiyor’ diyor. Duvar yazısı mı yazıyorsun, minibüs muavini misin?

ŞEHİT AİLELERİNE ÇAĞRI

Bütün şehit anne ve ailelerine seslenmek istiyorum. Bu savaşın en acı faturasını belki de siz ödediniz. Yüreğimizde bu acıları paylaştık. Bu ailelere Allah’tan sabır diliyorum. Bunu yaşayan bilir, en büyük acı evlat acısıdır. Sizin çocuklarınızın yani bizim kardeşlerimizin yitip gitmesinden acı duyduk, bunu samimiyetle paylaştık. Sizlerin sunacağı destek en kıymetlisi, en değerlisi olacaktır. Elini taşın altına koyacak her şehit ailesi, kutsal bir iş yapmış olacaktır.
Bütün acılı anne ve babaların ellerinden öperek şunu söylüyorum; bu süreç demokrasi ve özgürlüğü getirmek için bir fırsat olabilir. Sizin vereceğiniz destek, kardeşlerimizin mezarında rahat uyumasını sağlayacaktır. Sizler bu sürecin takipçisi olacaksınız. Baskı unsuru olmalısınız. Barışı en çok bu anneler ve bu babalar hak ediyor.

'KAPTANIN İYİSİ DALGALI DENİZDE BELLİ OLUR'

Başbakan’ın milliyetçilik söylemleriyle tornistan yapmaması gerekir. Kaptanın iyisi dalgalı denizde belli olur. Önümüzde çok zaman yok ama çok acelemiz de yok.

'HÜKÜMET TEK BAŞINA ÇÖZEMEZ'

Sayın Öcalan’ın mesajının çok güçlü bir mesaj olduğunun farkındayız. Hükümet tek başına bu sorunu çözemez. Destek alamadan, fikirlere açık olmadan bu süreci yürütemeyeceğinin farkındayız.

Farklıhaber8

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiİmralıŞehitSelahattin DemirtaşTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir