Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Çözüm İçin Sabotajları Bile Sineye Çektik

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Çözüm İçin Sabotajları Bile Sineye Çektik

Çözüm İçin Sabotajları Bile Sineye Çektik

IRA sürecinde aktif rol alan İngiliz büyükelçi: Çözüm İçin Sabotajları Bile Sineye Çektik
SERVET YANATMA ANKARA HABERLER DIŞ HABERLER

Hükümetin terörü çözmek için başlattığı müzakere sürecine İngiltere’den güçlü destek geldi. Ankara Büyükelçisi David Reddaway, “Diyalog çok olumlu bir adım. Çözüm için güçlü bir genel kabul var.” dedi.

Ankara’dan önce İngiltere’nin İrlanda büyükelçisi olan ve IRA ile anlaşmanın uygulama sürecinde de aktif rol alan Reddaway, şu tavsiyelerde bulundu: “Barış kolay değil, zor kararlara hazır olmalı. ‘Bir taraf kazanıyor, bir taraf kaybediyor’ görüntüsüyle çözüme ulaşmak zor.” IRA’nın bir dönem ilan edilen ateşkesi askıya alıp Londra’yı bombaladığını da hatırlatan Sefir, benzer provokasyonların Türkiye’de de yaşanabileceği ikazında bulundu.

Büyükelçi Reddaway, “Süreci sabote etmek isteyenler olacak. Çözüm istemeyenler olacak. PKK, Türk halkı ve herkes sorumlu davranmalı, çözüm herkesin menfaatine.” dedi. Reddaway, müzakere sürecinde bir galip, diğerinin ise mağlup olarak görülmesi durumunda çözümün mümkün olmayacağı uyarısında bulunuyor: “Eğer şiddet içeren bir ihtilaftan normal siyasi sürecin işlediği bir duruma geçiyorsanız bu herkes için bir kazançtır. Eğer ‘bir tarafı kazanan, diğer tarafı ise kaybeden’ olarak gösterme eğiliminde iseniz çözüme ulaşma şansınız çok azdır. İstediğiniz şey şu: İki tarafın da memnun olduğu bir netice kaçınılmaz olarak iki tarafın da sevmediği şeyleri yapmasını gerektiriyor. Ama bunu yapmak zorundasınız. İki tarafın da tüm istediklerini aldığı bir müzakere olamaz. Tavizler olacak.”

Müzakere sürecinde tarafların dikkat etmesi gereken hususlar konusunda ise Reddaway şu tavsiyelerde bulunuyor: “Ana nokta şu: İki taraf da karşı tarafı neyin motive ettiğini iyice analiz etmeli, anlamalı. Karşı tarafın nereye kadar gidebileceğini anlamalı; ne başarılabilir ne de yeterli.” David Reddaway barışa ulaşmanın hiç kolay olmayacağını vurguluyor: “(Çözüm) tavizleri ve zor kararları içerecek. Kuzey İrlanda örneğinde birçok insan hapisten çıktı. Bunlar önceden şiddetli suçlar işlemiş kişilerdi. Ama anlaşmanın gereği olarak hapisten çıktılar. Şiddetin mağdurları ve yargı için bu çok zor bir karardı. Ama sürecin önemli bir parçasıydı. Herhangi bir anlaşma silahların bırakılması, barışa açık taahhüt ve barışçıl siyasete sadakat gerektirecek.”

IRA ile ilgili bu tecrübeleri paylaştıktan sonra söz hükümetin terörü çözmek için başlattığı ikinci girişime geliyor. İmralı ile görüşmelerin başlamasıyla ilgili İngiliz büyükelçi şöyle konuşuyor: “Hükümet insanlarla konuşmakta kesinlikle haklı. Diyalog çok güçlü bir adım ve bunu çok güçlü şekilde destekliyoruz.” Büyükelçi neticenin ne olacağını tahmin edemeyeceğini söylerken, “Ama ben çok umutluyum. Eğer zor bir ihtilafta taraflar bir araya gelmişse bu onların çözüm arayışında ciddi olduklarını gösterir.” yorumunu yapıyor.

‘SABOTE ETMEK İSTEYENLER OLACAK’

Büyükelçi ısrarla sürecin zorluğunu hatırlatıyor. Reddaway kendi tecrübesine dönerek şu örneği veriyor: “IRA 1994’te ateşkes ilan etti. 1996’da ateşkesi askıya aldı ve Londra’da büyük zarara yol açan bombalamayı gerçekleştirdi. 1997’de yeniden ateşkes ilan etti. (Süreç) durur ve başlar. Çok karmaşık. Ama kararlılık ve halk desteği şimdi çok açık. Bu iyi bir fırsat.” Reddaway, Habur’dan yola çıkarak provokasyon ihtimaline şöyle dikkat çekiyor: “Benzer şekilde bu süreci sabote etmeyi deneyecek insanların her zaman olabileceğini hatırlamak çok önemli. Biz bunu zamanında Kuzey İrlanda’da gördük. Eminim, burada çözüm istemeyen, sürecin işlemesini istemeyen insanlar olacak.” Stratejik hedefe bağlı kalarak bu insanlara süreci bozmalarına fırsat vermemek gerektiğini ilave ediyor Sefir. Ardından sözü Paris’te üç PKK mensubunun öldürülmesine getiriyor: “Ama Paris’teki cinayetlerin süreci raydan çıkarmamasından cesaretlendim. Hatta tam tersine bu olay insanların siyasi sürece devam etme kararlılığın artmasına imkân tanıdı.” Sürecin devamını zorlaştıracak hadiseler yaşanabileceğini kaydeden İngiliz Büyükelçi diyaloğun bazen yavaş, bazen hızlı ilerleyebileceğini anlatıyor. David Reddaway, Kürt halkının bazı siyasi isteklerinin bu süreçte anayasa reformu ile karşılanabileceğini kaydediyor.

“PKK’nın sorumlu davranarak provokasyondan uzak durmasını mı söylüyorsunuz?” şeklindeki soruyu Reddaway şöyle cevaplıyor: “Herkesin sorumlu ve dikkatli davranması gerektiğini düşünüyorum. Herkesin bir rol oynayacağı bir durum bu. Hükümet ve Türk halkının PKK gibi büyük bir menfaati var bu işte. Eğer siyasi bir çözüm sağlanabilirse bu, sadece PKK mensupları ve Kürt halkı değil tüm Türkiye için çok önemli olacak. Bu meselenin çözümü modern Türkiye’de ‘oyun bozan’ olur. Herkes sorumlu davranmalı ve çözümün mümkün olması için katkı vermeli.”

‘BİZİM BU SÜREÇTE ROL ALMAMIZ ZOR’

Büyükelçi Reddaway, Oslo sürecinde İngiliz hükümetinin rol almadığını belirterek, “Bu sürece de katılmıyoruz.” dedi. Yapabilecekleri en iyi şeyin sürece destek vermek olduğunu anlatan Büyükelçi, AB ve İngiltere’nin terörle mücadelede Türkiye’ye yardım ettiğini savundu. Türkiye’den yardım talebi gelip gelmediği sorusu üzerine Reddaway şöyle konuştu: “Bu diyalog sürecine katılmadık. Dürüst olmak gerekirse İngiltere bu süreçte yol göstermek için tarafsız bir hükümet değil. Bölgede İngiliz tarihi söz konusu. Bazı insanlar milli sınırlar için hâlâ bizi suçluyor. Türk hükümeti bu diyaloğa doğrudan girişti. İleriye gideceğinden umutluyuz.”

REFORMLAR İÇİN AB

AB süreciyle ilgili Türkiye’deki tepki ve kızgınlığını anladığını vurgulayan Büyükelçi, Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilgili sözleri hakkında, “Benim yorumlamam şöyle: Başbakan Türkiye’nin küresel bağlantılarını artırmak istiyor. Bu olayın bir yönü. Diğer bazı ortaklarına (AB) ‘Denizdeki tek balık siz değilsiniz’ hatırlatmasını yapmak istiyorsa bu hiç sürpriz değil. Ama onlar (AB) çok büyük bir balık ve Türkiye için büyük balık olmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Türk demokrasisinin önceki yıllarla kıyaslanamayacak derecede geliştiğini vurgulayan Reddaway ancak her zaman reform ihtiyacı bulunduğunu ve reformların sürmesi gerektiğini kaydetti. Büyükelçi “AB’ye katılım süreci fazlasıyla önemli. Çünkü AB süreci Türkiye için temel bir yapıştırıcı, dayanak noktası.” yorumunu yaptı.

ERDOĞAN'IN 3 ÇOCUK TAVSİYESİ HARİKA

Büyükelçi’ye Başbakan Erdoğan’ın vatandaşlara en az üç çocuk yapmasını tavsiye etmesini soruyoruz. Sefir, “Harika bir tavsiye. Çünkü (bundan) bağımsız olarak benim üç çocuğum var.” diyerek gülümsüyor. Büyükelçi 3 köpeği ve iki şişman kedisi olduğunu da ekliyor. Neredeyse tüm yabancılarda olduğu gibi Türk yemeklerine bayılıyor. Sahil kesimine gittiğinde tercihi balık, iç kesimlerde ise kebap. Favorisi ise Adana kebabı.

DİZİ OLARAK TBMM’Yİ İZLİYORUM!

İngiliz Büyükelçi’ye Türk dizilerinin meşhur olduğunu söyleyerek herhangi bir diziyi takip edip etmediğini soruyoruz. Büyükelçi, “Evet, sadece siyasi piyesler” cevabını veriyor. “Hangisini?” diye sorduğumuzda ise kahkaha ile karışık oldukça manidar bir cevap veriyor: “Büyük Millet Meclisi!” İngiliz sefir, Meclis’teki kavga, atışma ve tartışmaları “siyasi bir tiyatro” olarak nitelendiriyor.

İRANAJAN’ DEDİ, ELÇİ OLARAK İSTEMEDİ

David Reddaway tam bir İran uzmanı. Çok iyi derecede Farsça konuşuyor. Eşi Roshan da İran asıllı. İki farklı dönemde İran’da diplomat olarak çalıştı. Hatta 1979 İslam Devrimi’nde İran’da görevliydi. İngiliz hükümeti 2002’de David Reddaway’i İran’a büyükelçi olarak atamak istiyor. Ancak Tahran buna izin vermiyor. İranlılar Reddaway’i ajan ve Musevi olmakla itham ediyor. Reddaway, Dışişleri Bakanlığı’na başvurmadan önce bir yıl Etiyopya’da gönüllü öğretmen olarak çalıştı. Ardından Farsça öğrenmek üzere sunulan bursu kabul etti. Burs ona diplomatlığın kapısını açtı. Babası Norman Reddaway İngiltere için Soğuk Savaş döneminde önemli görevler üstlenmiş bir diplomattı. İstihbarat ve karşı propaganda konusunda uzmandı. İran’da devrim günlerinin zorluğunu yaşadı. Elçilik kapanana kadar en az 5 bombalı saldırı atlattı.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdanaAnkaraAvrupa BirliğiBaşbakanCasusİmralıİngiltereİranİrlandaÖğretmenSavaşTiyatroTürkiye Büyük Millet Meclisiolayoyun
Görüş Bildir