Bir Zamanlar İstanbul ve Ankara'da Korna Çalmanın Yasak Olduğunu Duymuş muydunuz?

0PAYLAŞIM

Duyduğum en medeni yasaklardan biri!

Kaynak: Önder Kaya - Atlas Tarih Dergisi 6. sayı

1950'lerde İstanbul'un trafik problemi bir hayli artar. Yaklaşık 16 bin aracın trafiğe çıktığı sokaklar ise dar ve araçların karşılıklı seyretme imkanı sınırlıdır.

Yolların büyük kısmı tek şerittir, bir kısmı da araç trafiğine uygun değildir. Bunun yanında yayaların araç yolunda yürümesi de olağandır. İşte bu gibi aksaklıklardan ötürü ulaşım aksar ve doğal olarak devreye klaksonlar girer.

Bu klakson sesleri ise şehir keşmekeşinin artmasına, asap bozukluklarına ve trafik kazalarına yol açar. İşte bu noktada Vali Fahreddin Kerim Gökay olaya el atar.

Aynı zamanda psikiyatrist olan vali ve belediye başkanı Gökay, cesur bir adım ile İstanbul'da klakson yasağı uygular. Bu yasak öncelikle 5 Şubat 1951'de pilot bölge olarak Beyoğlu'nda uygulanır. İleride bütün İstanbul'a ve hatta Ankara'ya yayılacaktır.

Yasağın uygulanmasından hemen 1 gün sonraki Cumhuriyet Gazetesi şöyle bir yorum yapar: "Gerek taksi ve gerekse hususi otomobil sahiplerinin kötü bir alışkanlıktan..."

"İbaret olan klakson çalmaları menedilmekle herhangi bir seyrüsefer kazası da olmamıştır. Bu netice, kararın yerinde alınmış olduğunu göstermektedir." Hatta gazeteci Abidin Daver 8 Şubat'taki yazısında "Klakson belasından kurtulduk!" yazar.

Ancak... Yasaktan memnun olmayanlar da vardır. Özellikle dolmuş ve taksi şoförleri isyandadır. Şoförler Cemiyeti ise yaptığı açıklamada bir bakıma halkı suçlayarak şöyle der:

"Klakson yasağı dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Bazı Avrupa memleketlerinde halk dikkatli yürüdüğü için şoförler kendiliklerinden klakson çalmamaktadır." Yasağın üzerinden süre geçtikçe gazeteye okuyucu şikayetleri de gelmeye başlar.

Bunun üzerine Cumhuriyet gazetesi Vali Gökay'ın klakson yasağından sonra trafik kazalarının azaldığına yönelik tezini araştırmaya koyulur ve bunun için İstanbul'un 8 hastanesi ve...

10 eczanesiyle temasa geçer. Buralardan trafik kazası raporlarını alır. Raporlara göre yasaktan önce ayda 126 kişi tedavi görürken yasak sonrası bu sayı 210'a çıkar. Bu durum bir şey kanıtlamasa da belli ki yasak herkes tarafından benimsenmez.

Ve İstanbul'da yasak zamanla gevşer. Hatta Cumhuriyet gazetesi 17 Nisan 1961 tarihli sayısında İstanbul'da klakson yasağına uyulmamasından şikayet eder.

Gazeteye göre halk da bu durumdan rahatsızdır. Ancak görünen o ki Vali Gökay'ın 8 yıllık görev süresi 1957'de dolduğunda ondan sonra bu yasak pek uygulanmaz. Yine de bu yasağın olumlu bir sonucu olur, bu sonuç Vali Gökay'ın uzmanlığı ile de ilgilidir.

Mevcut yasaktan toplanan parayla Haseki Kadın Hastanesi'ne (bugünkü eğitim ve araştırma hastanesi) yeni bir bina yapılır. Ve hatta 23 Kasım 1953 günü hizmete giren bu binaya...

"Klakson Yasağı Pavyonu" ismi verilir. Bu ek hizmet binasında aynı zamanda asabiye yani sinir hastalıkları bölümü de mevcuttur. Yani anlayacağınız dostlar kornadan siniri bozulan İstanbul halkı en azından yasağın getirisi ile tedavi olur.

Peki Ankara'da durum ne acaba? 4 Nisan 1951 tarihli Ulus gazetesi Ankara'da klakson yasağının hayata geçirildiğini yazar. Ayrıca Başkan Benderlioğlu da yasağı radyodan halka duyurur.

Sonraki günlerde çıkan haberlerde ise Ankara şoförünün yasağa uyduğu ve "cenaze sükunetiyle" sürdüğü yazar. Ancak yayalar caddelerde gelişigüzel yürürler ve zabıtaların düdüklü uyarılarına maruz kalırlar. Ve bu yasak Ankara'da da zamanla unutulur.

Bu arada Vali Gökay, bir röportajında bu yasağın DP milletvekili Bedri Nedim Gökdil'in kendisine "Ne olur bizi geceleri de rahatsız eden klakson şerrinden kurtaramaz mısınız?" şeklindeki...

Yakınması ile akla geldiğini belirtir. Bir doktor olarak da rahat ve deliksiz uykunun daha az sinir bozukluğu getireceğinin farkındadır vali ve "hadi gayret" diyerek işe girişir. Siz ne düşünüyorsunuz dostlar, klakson ya da korna günümüzde problem mi hala?

Eski İstanbul...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Darbe mi, Devrim mi? Ünlü Yazarlar Yazıyor: 27 Mayıs 1960'ta Ne Oldu? - onedio.com
Darbe mi, Devrim mi? Ünlü Yazarlar Yazıyor: 27 Mayıs 1960'ta Ne Oldu? - onedio.com
Geçmişten Günümüze Güzel Ankara'nın Hafızasına Kazınmış 14 Mekan - onedio.com
Geçmişten Günümüze Güzel Ankara'nın Hafızasına Kazınmış 14 Mekan - onedio.com
İçkinin Tam 101 Yıl Önce 'Men-i Müskirat Kanunu' ile TBMM'de Yasaklandığını Biliyor muydunuz? - onedio.com
İçkinin Tam 101 Yıl Önce 'Men-i Müskirat Kanunu' ile TBMM'de Yasaklandığını Biliyor muydunuz? - onedio.com
Dünyanın Sayılı Askerlerinden Biri Olan Atatürk Polis Teşkilatı ile İlgili Ne Düşünüyordu? - onedio.com
Dünyanın Sayılı Askerlerinden Biri Olan Atatürk Polis Teşkilatı ile İlgili Ne Düşünüyordu? - onedio.com
Yararlı Bir Yurttaş, Mükemmel Bir İnsan Yetiştirmek İsteyen Ebeveynlere Büyük Atatürk'ten Öğütler - onedio.com
Yararlı Bir Yurttaş, Mükemmel Bir İnsan Yetiştirmek İsteyen Ebeveynlere Büyük Atatürk'ten Öğütler - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
deniz-pass

Tüm Türkiye'de tekrar yasaklansın, lütfen! Yüksek sesle müzik dinlemekte aynı şekilde.

ramonelindio

Artık öyle bir korna terörü var ki bazı hayvanlar mahalle arasından geçerken her sokak başında kornaya basıyor. Kornanın yasaklanması lazım ya da en olmadı seslerini kıssınlar. 100 metre öteden duyulmak zorunda değil kornalar.

Görüş Bildir