Yararlı Bir Yurttaş, Mükemmel Bir İnsan Yetiştirmek İsteyen Ebeveynlere Büyük Atatürk'ten Öğütler

315PAYLAŞIM

Özellikle eğitim ile ilgili çok büyük sıkıntılar yaşadığımız bugünlerde geçmişe bakmak geleceği aydınlatmak gibi sanki...

Kurtuluş Savaşı devam ederken daha 16 Temmuz 1921'de toplanır ilk eğitim kongresi. Atatürk'ün eğitim ile ilgili beklemeye sabrı yoktur, şöyle der bu kongrenin açılış konuşmasının bir kısmında:

"Gelecek için hazırlanan vatan çocuklarına, hiçbir zorluk karşısında baş eğmeyerek sabırla çalışmalarını ve eğitimdeki çocuklarımızın ana babalarına da yavrularının eğitimlerini tamamlamak için her fedakârlığa katlanmaktan çekinmemelerini öneririm." 

"Büyük tehlikeler karşısında uyanan milletlerin ne kadar kararlı oldukları tarihçe ispat edilmiştir. Silâhıyla olduğu gibi beyniyle de mücadele etmek zorunda olan milletimizin, birincisinde gösterdiği gücü ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur."

Muzaffer bir lider olarak ülkesinin en önemli sorununun da farkında olan Atatürk'ün eğitime verdiği önemin yanı sıra, eğitim sonucu üretilecek bilginin amacını da belirler.

"Bilgiyi insan için bir süs, baskı aracı ya da medenî zevkten ziyade maddî hayatta başarıyı sağlayan uygulamalı ve yararlanılabilir bir hâle getirmeliyiz.”

İşte bu düşünceler ışığında toplanan 1. Eğitim Kongresi'nden sonra yapılan çalışmalar sonucu 8 Mart 1923'te Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye'deki bütün okullar için bir genelge yayımlar.

Bu genelgenin ana fikri özet olarak şöyledir:

  • Yeni nesilleri ülkenin bağımsızlığını koruyacak şekilde yetiştirmek.

  • Yeni nesilleri milli varlığı ile çatışmayan her fikre saygılı olarak yetiştirmek.

  • Yeni nesilleri iktisadi esaret altında kalmayacak, hayatta başarılı olacak şekilde yetiştirmek.

  • Yeni nesli her alanda güçlü, disiplinli, kişilikli, yüksek karakterli yetiştirmek.

Bu genelgeden 1 sene sonra yine Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı bir başka genelgede okulların izlemesi gereken yollardan bazıları şöyle sıralanır:

  • Okullar vicdan, fikir hürriyeti ve bilinçli bir sorumluluk telkin etmelidir.

  • Okullar halka, sağlığın değerini ve sağlıklı olmanın yollarını öğretmelidir.

  • Okullar ilim ve okuma zevkini vermelidir.

  • Okullar tasarruf, yardımlaşma ve iktisat fikirleri aşılamalıdır.

  • Okullar toplumun ve ailenin ihtiyaçlarını dinleyip göz önünde tutmalıdır.

Sizin de okuduğunuz üzere eğitimin şeklinden, bilginin yararına ve okulların amaçlarına kadar tek tek düşünür Gazi, e bunun yanında ebeveynlere de bir çift nasihati vardır.

"Çoğu ailelerde öteden beri kötü bir alışkanlık var: Çocuklarını konuşturmaz ve dinlemezler. Onlar söze karışınca ‘Sen büyüklerin konuşmasına karışma’ der, sustururlar. Bu çok yanlış ve zararlı bir davranıştır. 

Tam tersine, çocukları özgürce konuşmaya, düşündüklerini, duygularını olduğu gibi ifade etmeye teşvik etmelidir. Böylece hem hatalarını düzeltmeye imkân bulunur, hem de ilerde yalancı ve riyakâr olmalarının önüne geçilmiş olur."

Ailede gördüğü davranışların bir çocuğun hayatını şekillendireceğinin farkında olan Gazi, şöyle devam eder:

"Kısacası çocuklarımızı artık düşüncelerini hiç çekinmeden ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız. 

Aynı zamanda, onların temiz yüreklerinde, yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber, doğruya, iyiye, güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışmalıdır."

Eğitimin ana babaya düştüğü kadar bir üniversite profesörüne de düştüğünü sözlerini bitirirken şöyle ifade eder Büyük Atatürk:

"Bence bunlar, çocuk eğitiminde, ana kucağından en yüksek eğitim ocaklarına kadar her yerde, her zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır. Ancak bu şekildedir ki çocuklarımız yurda yararlı birer yurttaş ve mükemmel birer insan olurlar.”

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Atatürk'ün Günümüz Çarpık Eğitim Sistemini Bir Asır Öncesinden Öngörerek Verdiği Öğüt! - onedio.com
Atatürk'ün Günümüz Çarpık Eğitim Sistemini Bir Asır Öncesinden Öngörerek Verdiği Öğüt! - onedio.com
Türkiye'de Ekonomide Seferberliğin ve Bağımsızlığın Büyük Atatürk'ten Beri Değişmez İlkesi: Devletçilik - onedio.com
Türkiye'de Ekonomide Seferberliğin ve Bağımsızlığın Büyük Atatürk'ten Beri Değişmez İlkesi: Devletçilik - onedio.com
Asker ve Siyasetçi Olduğu Kadar Felsefeci de Olan Atatürk Özgürlük Hakkında Ne Düşünüyordu? - onedio.com
Asker ve Siyasetçi Olduğu Kadar Felsefeci de Olan Atatürk Özgürlük Hakkında Ne Düşünüyordu? - onedio.com

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir