Bilim İnsanları Mars’ta Yaşayabilecek Bir Canlı Türü Keşfetti
Bir gün Mars'ta yaşamak mümkün olacak mı sorusu artık bilim kurgu değil, bilimsel araştırmaların konusu haline gelmiş durumda. Kırmızı gezegenin yüzeyinde sırt çantalı astronotlar yürüyüş yapmasa da yerleşim için atılan ilk adımlar çoktan başladı. Ancak Mars’ta yaşayabilmek için yalnızca oksijen değil aynı zamanda bitkiler, besin kaynakları ve en önemlisi uyum sağlayabilen canlılara ihtiyaç var. İşte tam da bu noktada, adını pek sık duymadığımız ama aslında dünyanın en zorlu bölgelerinde bile yaşamayı başaran bir canlı türü sahneye çıkıyor, yani 'likenler.'
Mars neden bu kadar zorlu bir yer ve neden böyle bir canlıya ihtiyacımız var?

Mars, yaşanabilirlik açısından Güneş Sistemi’nde en makul adaylardan biri olsa da hala birçok yönden insana karşı oldukça dost canlısı değil. Gezegenin atmosferi %95 oranında karbondioksitten oluşuyor ve sıcaklıklar geceyle gündüz arasında ciddi şekilde değişiyor.
Ayrıca yüzeydeki radyasyon miktarı, Dünya'dakinden kat kat fazla. Bu yüzden Mars'ta yaşamak istiyorsak, öncelikle bu zorlu koşullara dayanabilecek bir ekosistem oluşturmak zorundayız. Bilim insanları da bu noktada gözlerini dünyadaki en dayanıklı canlılardan biri olan likenlere çevirdi.
Peki likenler ne ve neden bu kadar özel?

Likenler aslında tek bir canlı değil, bir mantar ile alg ve/veya siyanobakterinin simbiyotik birlikteliğinden oluşan karmaşık yapılar. Bu birliktelik sayesinde kuraklık, aşırı sıcak veya soğuk, ultraviyole ışınlar gibi zorlu şartlara karşı direnç kazanıyorlar.
Öyle ki likenler hem kutup tundralarında hem de kavurucu çöllerde yaşayabiliyor. Bilim insanları bu dayanıklılığı test etmek için iki farklı liken türünü Mars’ı taklit eden bir ortamda beş saat boyunca teste tabi tuttu. Bunlardan biri olan Diploschistes muscorum; değişken sıcaklıklar, X-ışını radyasyonu ve düşük atmosfer basıncı gibi koşullarda metabolizmasını aktif tutmayı başardı.
Mars’a ilk yerleşecek canlı bir mantar ve alg ortaklığı olabilir mi? Gerçekten olabilir.

Araştırmanın başyazarı Dr. Kaja Skubała, türün sadece hayatta kalmakla kalmadığını, savunma mekanizmalarını da başarıyla devreye sokabildiğini belirtiyor.
Bu, Mars’taki en büyük sorunlardan biri olan iyonize radyasyona karşı önemli bir başarı diyebiliriz. Şimdilik bu canlıları Mars’a fırlatmak için erken olsa da uzun vadeli deneylerle olası kolonileşme planlarında kritik roller üstlenebilirler.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!
Yorum Yazın