Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BDP'de İşi Yokuşa Sürmek İsteyenler Var

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

BDP'de İşi Yokuşa Sürmek İsteyenler Var

BDP'de İşi Yokuşa Sürmek İsteyenler Var

Kürt yazar Ümit Fırat, Abdullah Öcalan dışında 'bu silahlı mücadele sona ermelidir, bitmelidir, yeni bir sayfa açılmalıdır' diyebilecek pozisyona sahip ikinci bir isim olmadığını söyledi.

İmralı'ya kimin gidip kimin gitmeyeceğinin hiçbir önemi olmadığını vurgulayan Fırat, BDP içinde de süreci yokuşa sürmek isteyenlerin olduğuna dikkat çekti. Süreci baltalayanların affedilmesinin ise biraz zor olacağının altını çizen Fırat, örgütün Öcalan'a yüksek sesle kafa tutmayacağını ama dinlemeyebileceğini ifade etti.

Cihan Haber Ajansı (Cihan) muhabirinin sorularını cevaplayan Ümit Fırat, Öcalan'la bir diyaloğa girmenin doğru bir davranış olduğunu vurguladı. "Öcalan'la diyaloğa girerken, Öcalan'ın emrinde olan, Öcalan'a bağlı olduğunu bildiren insanlarla da ayrı ayrı görüşmek, onları da ayrı ayrı ikna etmek ya da arada metinler dolaştırmak sonuç vermedi." diyen Fırat, Oslo'daki görüşmelerin böyle olduğunu ifade etti. Fırat, şöyle devam etti: "Bu kez Öcalan'la doğrudan doğruya görüşme sağlandı. Adres doğru, zamanlama doğru. Çünkü bütün bu deneyler sonuç vermedi. Yanıldıklarını, artık bu sonuç vermeyen sürecin artık devamının olmaması gerektiği noktasında herhalde bir ders alınmış olmalı ki buraya gittiler, Öcalan'a gittiler."

Terörist başı Abdullah Öcalan'ın örgüt üzerindeki etkisine ilişkin bir soru üzerine ise Fırat, bunun tartışılabileceğini kaydetti. "Öcalan'la olmayıp da kiminle olabilirdi?" diye soran Fırat, Öcalan ile görüşmenin daha doğru olduğunu düşündüğünü belirtti.

"ÖCALAN DIŞINDA PKK'YA 'SİLAHLI MÜCADELE SONA ERMELİDİR' DİYEBİLECEK İKİNCİ İSİM YOK"

Fırat, "PKK camiasına, örgütüne ve tabi camiası derken; onun hitap ettiği kitle ve ona bağlı olduğunu düşünen insanlara yönelik temel stratejik bir kararın açıklama teklif etmek üzere başka bir insan yok Öcalan dışında. Ancak Öcalan 'bu silahlı mücadele sona ermelidir, bitmelidir, yeni bir sayfa açılmalıdır' diyebilecek pozisyona sahip. Bir ikinci isim şu anda PKK'da yok, o camiada da yok." dedi.

Kimsenin Öcalan'dan izin almaksızın bir barış projesine imza atamayacağının altını çizen Fırat, "Bir savaş dışı çözüme imza atamaz. Savaşı bir biçimde başlatmak ya da bir ateşkes sürecini ya da silahsız bir dönem açılması sürecini baltalayabilirler. Provokasyonlar olabilir, emre itaatsizlikler olabilir ama emir mevkiinde olabilecek bir başka insan yok. Onun için Öcalan burada onlara dönük çağrı yapabilecek yegâne insan." diye konuştu.

"KİMİN GİDİP KİMİN GİTMEYECEĞİNİN HİÇBİR ÖNEMİ YOK"

İmralı'daki görüşmelere "kimin gidip kimin gitmeyeceğine" ilişkin yapılan tartışmaların hatırlatılması üzerine ise Fırat, bunun çok ciddi şekilde medyanın ve BDP'nin bazı yöneticilerinin olumsuz tavırlarından kaynaklı bir gelişme olduğuna dikkat çekti. "Eğer Öcalan'la, hükümetin görevlendirdiği insanlar arasında bir iyiye gidiş, bir diyaloğun devamlılığı konusunda bir zemin yakalanmışsa; burada kimin gidip gitmeyeceğinin hiçbir önemi yoktur." diyen Fırat, "Daha önce 1999 sürecinde birileri mi gitti?" diye sordu.

"BDP İÇİNDE BU SÜRECİ YOKUŞA SÜRMEK İSTEYENLER VAR"

Kiminle görüşeceğine Öcalan'ın karar vermesi gerektiğini vurgulayan Fırat, durumun, "o giderse ben gitmem ya da ben bırakmam" gibi noktalara çekilmemesi gerektiğinin altını çizdi. "Hem medya bunu pompalıyor hem BDP içerisinde bu süreci yokuşa sürmek isteyenler var." diyen Fırat, bu sürecin devamının Abdullah Öcalan'ın oradaki söyleyeceği sözlerle ilgili olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. Fırat, İmralı'da birşeyler tıkanmışsa bu gibi yokuşa sürmelerin de onun kamuflajı olabileceğine dikkat çekti.

Terör örgütü PKK'nın tamamen silah bırakıp bırakmayacağına ilişkin bir soruya Ümit Fırat, "PKK tabanından Abdullah Öcalan'a kafa tutan insanlara itibar edilmez, hoş bakılmaz. İkincisi Abdullah Öcalan, Abdullah Öcalan örgütünden çok halk desteğine güveniyor. Yani bu partiye, Öcalan'a bağlılığıyla bilinen bir partiye 3 milyona yakın insan oy veriyorsa, ya da öyle bir desteğe sahipse o destek Abdullah Öcalan'adır aynı zamanda, örgüte değil. Örgüt de bunu bilir. Abdullah Öcalan'da bana göre elini kolaylaştıran esas argüman örgüte rağmen halkın desteği söz konusuysa örgüt bu halkı, bu desteği dikkate alarak Abdullah Öcalan'ın da isteklerine daha uygun bir davranışa girebilir, istemese bile girebilir. Ama Öcalan bunun farkında."

"SÜRECİ BALTALAYANLARIN AFFEDİLMESİ BİRAZ ZOR"

Süreç için uygun bir zaman olduğunu dile getiren Fırat, "Burada esas olan medyanın ve BDP'nin bir takım yöneticilerinin bu süreci değil kimin gideceğini öne çıkarması gibi bir davranış süreci baltalar, tehlikeli bazı sonuçlara yol açar. Eğer İmralı'ya kimin gideceği noktasından bir kırılma olursa çok yazık olur ve bu meseleyi bu noktada baltalayanlarında affedilmesi biraz zor olur." şeklinde konuştu.

Asker ve MİT içinden veya başka bir odaktan süreci baltalamaya dönük bir eylemden endişe edip etmediğine yönelik bir soruya da Fırat, "MİT'in, MİT Müsteşarı'nın ya da müsteşara bağlı bir kadronun düzeltilmiş olması bütün bir MİT'i temize çıkarmaz. MİT içerisinde hala çok ciddi denetlenemeyen karanlık güçler var. Yani bugün hala MİT'teki görevinin devam ettiğini düşündüğüm bir insan, işte Alaattin Çakıcı'ya da kırmızı pasaport verdiği ortaya çıktı. Herhangi bir yargı işlemini taahhüt sundu mu, sanmıyorum. Ya da MİT içerisinde Uludere hadisesinde kimler rol aldı, kimler o istihbaratı getirdi; biz bilmiyoruz, açıklanmadı. Bu bir devlet sırrı mıdır, olmamalı. Bir katliam oldu orada. Yanlış bir istihbarat, dezenformatik bir istihbarat geldi. Hem hükümeti zora soktu hem Türkiye'yi sıkıntılı bir döneme soktu. Yani orada henüz böyle bir gerçekten Türkiye'nin gelecekte daha sağlıklı, daha bir selamet içerisinde yaşayacağı bir toplum olmasını istemeyen insanların henüz olduğunu düşünüyorum. Askeriyede de bunlar var, askeriye dışındaki bir takım kurumlarda da var; yargıda da var." karşılığını verdi.

"BİR ŞEYLER GÖRMEYİ BEKLİYORUM"

"Ölmeden önce barışı görmek istiyor musunuz?" sorusuna ise Fırat, "Benim gençliğimde, orta yaş dönemimde bir şey göreceğimi ummuyordum. Ama yaşadığımız son yıllardaki süreç, son 10 yıl, 12 yıllık sürece baktığımda bir şeyler görmeyi bekliyorum, umut ediyorum. Yani bir şeyler olacak ama yani niye bu kadar pahalıya mal olup uzun vadede olsun? Kısa vadede olması aynı zamanda daha ucuz bir hadisedir. Yani bir işi 15 günde yapmak var, 15 senede yapmak var. 15 sene boyunca insanlara bir maliyet ödetmenin gereği yok ki. Bunu daha kısa sürede yapmak hem işin politik ekonomisi yönünden önemli hem de kanayan bir yaradır. Biran önce tedavi edilmesi lazım." karşılığını verdi.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanBarış ve Demokrasi PartisiİmralıSavaşTerör
Görüş Bildir