Antalya 'Sultan' İçin Sokağa Döküldü

 > -

Altın Portakal Başlıyor

Altın Portakal Başlıyor

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 6 Ekim'de yapılacak açılış töreni ile başlayacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle 6-12 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin açılışına, Türk sinemasının "Sultan"ı ünlü sanatçı Türkan Şoray da katılacak.

Açılış töreninde Türkan Şoray'a "Sanatta sosyal sorumluluk" ödülü sunulacak. Aynı gece, "Yaşam boyu onur" ödülüne değer görülen yönetmen Duygu Sağıroğlu, yapımcı Necip Sarıcı, usta oyuncular Güler Ökten, Salih Güney ve Meral Zeren'e de ödülleri verilecek.

İlyas Salman da özel ödülle onurlandırılacak. Bu yıl 14'üncüsü sunulacak Yıldırım Önal Anı Ödülü'ne sinema-tiyatro oyuncusu, seslendirme sanatçısı Işık Yenersu değer görüldü. Türk sinemasında kamera arkasında çalışan, başarılı işlere imza atmış kişilere SİNE-SEN işbirliği verilen Sinema Emek Ödülü de bu yıl çok sayıda filmin ışık şefliğini yapan Erol Batıbeki'ye verilecek.

Mizah, Muhalefet ve Demokrasi

Festivalin bu yılki ana teması "Mizah, Muhalefet ve Demokrasi" olacak.

1990'lı yılları odağına alan 49. Altın Portakal'da Türkiye'nin önde gelen mizah sanatçılarını sanatseverlerle buluşturacak Türkiye Mizah Zirvesi'ne de imza atılacak. Zirveye sunulan metin ve eserler kitaplaştırarak, okurlara armağan edilecek.

Festival programında ulusal ve uluslararası uzun metraj film yarışmaları, ulusal ve uluslararası özel ve tematik gösterimler, kısa film ve belgesel film yarışmaları, açık havada film gösterimleri, gala söyleşileri bulunuyor.

Altın Portakal, sinema yıldızlarını hayranlarıyla buluşturacak geleneksel kortej geçişiyle kente bu yıl da karnaval havası yaşatacak. 3 il ile 19 ilçeyi kapsayan geniş bir coğrafyada halkla kucaklaşacak 49. Altın Portakal paneller, seminerler, sergiler, atölye çalışmaları, kısa film atölyeleri, sanatçı halk buluşmalarıyla toplumun her kesiminden sinemaseverlere ulaşacak.

Verilecek ödüller

Ulusal ve uluslararası uzun metraj dallarında 10'ar filmin yarışacağı 49. festivalde, 21 kısa, 16 belgesel film yarışacak.

Macaristan, Polonya, Hollanda, İran, Filistin, Cezayir, Tunus, Almanya, Fransa, Amerika, Avustralya ve Sırbistan, yapımcı, yönetmen ve oyuncularıyla Antalya'da temsil edilecek ülkeler arasında yer alıyor.

49. festivalin rekor ödüllerini, sinema, televizyon, müzik ve tiyatroya aşarılı çalışmalarıyla tanınan Hülya Avşar'ın başkanlığındaki jüri belirleyecek.

Festivalde En İyi Film Ödülü 400 bin lira, En İyi İlk Film Ödülü ve En İyi Yönetmen ödülü 55'er bin lira En İyi Senaryo Ödülü 35 bin lira, En İyi Görüntü Yönetmeni ve en İyi Müzik Ödülü 30 bin lira olacak.

Antalya Teşvik Ödülü olarak da 70 bin lira verilecek.

Ayrıca En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetmeni, Behlül Dal Jüri Özel Ödülü, Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü ile belgesel ve kısa film ödülleri de sahiplerini bulacak.

49. Altın Portakal'a ulusal uzun metrajda 44, belgeselde 111, kısa film dalında 254 film başvuruda bulundu.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKSAV Şeref Kurulu Üyesi Mustafa Akaydın'ın görüşlerine de yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

Haberin Tamamı İçin:

49. Altın Portakal Film Festivali

49. Altın Portakal Film Festivali

Bu yıl 11 filmin yer aldığı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda pek çok film ilk kez seyirciyle buluşacak. İsim yapmış yönetmenlerin birçoğunun Altın Koza’yı tercih etmesi nedeniyle bu yılki Altın Portakal’ın ulusal yarışması sürprizlere daha açık. Yarışmanın merakla beklenen filmlerinin başında Tunç Okan’ın sinemaya dönüş filmi Umut Üzümleri geliyor. Yönetmen olarak sadece üç filme imza atmış olmasına karşın, başta Otobüs (1974) olmak üzere büyük etki uyandıran yapıtlar ortaya koyan Okan, 80’li yıllarda çektiği (1984) ve Adalet Ağaoğlu uyarlaması Fikrimin İnce Gülü - Sarı Mercedes ’ten (1987) yıllar sonra, bir Fakir Baykurt uyarlamasıyla karşımızda olacak. Yarışmanın bir başka merakla bekleneni ise bir ilk film. Ali Aydın’ın senaryosunu yazıp yönettiği Küf , 69. Venedik Film Festivali’nde ‘Geleceğin Aslanı’ ödülünü alarak, iki yıl önce aynı ödülün sahibi olan Çoğunluk (2010) gibi dikkatleri üzerine çekti. Ünlü oyuncu-yönetmen Nanni Moretti’nin şirketinin İtalya haklarını almasıyla da ilgi uyandıran Küf ’te son dönemin üç başarılı erkek oyuncusu Ercan Kesal, Muhammet Uzuner ve Tansu Biçer başrolleri paylaşıyor. Filmde 18 yıldır kayıp olan oğlunu arayan bir adamın hikâyesi anlatılıyor.

Yarışmada Küf ’le birlikte altı tane daha ilk film var. Babasını bulmak üzere Rusya’dan Trabzon’a gelen genç bir kadının hikâyesini anlatan, Kadir İnanır ve Anna Andrusenko’nun başrollerini paylaştığı Elveda Katya ; Dilek Keser ve Ulaş Güneş Kaçargil’in birlikte yönettikleri, mübadillerden 80 yaşındaki Yunan bir kadının doğup büyüdüğü Ege sahilindeki evine dönüşünü anlatan Evdeki Yabancılar ; başrollerini Melisa Sözen ve Edhem Dirvana’nın paylaştığı, zor günler geçiren iki insanın tanışması üzerine kurulu Rezzan Tanyeli imzalı yolculuk hikâyesi Pazarları Hiç Sevmem ; Ali Adnan Özgür’ün Erkan Can yapımcılığında İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçen bir Köy Enstitüsü hikâyesi anlattığı Toprağın Çocukları ; kızı ve annesiyle küçük bir evde yaşayan bir kadının yaşam mücadelesini konu alan Erdem Tepegöz imzalı Zerre ve Avusturya doğumlu genç Türk yönetmen Umut Dağ’ın 62. Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünün açılışını yapan, göçmen ailelerin yaşadığı gelenek-modernite çatışmasını masaya yatıran Kuma adlı filmi.

Yarışmadaki üç filmdeyse, yönetmenler ikinci kez kamera arkasına geçiyor. Vali ’den (2008) tanıdığımız Çağatay Tosun Derin Düşünce ’de anne babası ayrılmış bir çocuğun büyüme hikâyesini anlatıyor. Almanya doğumlu Kürt yönetmen Hüseyin Tabak’ın Kick Off ’un (2010) ardından çektiği Güzelliğin On Par’ Etmez ’de, Avusturya’ya göç eden Veysel ile ailesinin ülkedeki yaşama uyum sürecini konu alıyor. Beşiktaş’ın ‘Çarşı’ ismi verilen taraftar grubunu anlattığı Asi Ruh (1998) belgeselinden hatırlayacağınız Ersin Kana ise, Grup Yorum’un eski üyelerinden Hakan Alak’ın yapımcılığında çektiği Hile Yolu ’nda Hrant Dink cinayetinin arka planını bir suç hikâyesi etrafında ele alıyor.

Altın Portakal’ın yönetmeliğine göre, DVD’si piyasaya çıkan, televizyonda gösterilen ya da yurtdışı veya yurtiçinde bir yarışmaya katılan filmler ulusal yarışmaya kabul edilmezken, önceden vizyona giren filmler yarışabiliyor. Türkiye’de ticari gösterime giren Toprağın Çocukları ve Pazarları Hiç Sevmem ’in söz konusu yönetmelik sayesinde yarışmada yer aldıklarını belirtelim.

Festivalin kısa film seçkisinde yarışan toplam 21 film arasında ise Rezan Yeşilbaş’ın Cannes’da ödül alan filmi Be Deng ; Dilek Aydın’ın Yeşilçam melodramlarından buluntu görüntülerle gerçekleştirdiği Ziyaret ; Hüseyin Karabey’in, ses kuşağında Rakel Dink’in Hrant Dink’in cenazesinde okuduğu mektubun olduğu animasyonu Hiçbir Karanlık Unutturamaz ; Gürcan Keltek’in belgeselle kurmacanın arasındaki sınırları zorlayan filmi Fazla Mesai ve Çetin Baskın’ın Gerayiş ’i gibi birbirinden güçlü adaylar var.

Jüri başkanlığını István Szabó’nun yaptığı uluslararası yarışmada bu yıl toplam 10 film yer alıyor. Limon Ağacı ( Etz Limon , 2008) ve Unutma Beni İstanbul (2011) gibi filmlerden tanıdığımız Filistinli kadın oyuncu Hiam Abbas’ın yönetmenliğini yaptığı ilk film olan Miras ( Inheritance ) savaşın gölgesinde gerçekleşen bir düğünün hikâyesini anlatırken; İranlı yönetmen Khosro Masumi’nin Ayı ’sı ( Khers ) savaşta öldüğü sanılan bir adamın yıllar sonra evine dönüşünü konu ediniyor. Macar yönetmen Krisztina Deák’ın yeni filmi Aglaya ( Aglaja )Romanya’daki bir sirkte doğan bir kızın ve hepsi birer sirk sanatçısı olan ailesinin daha iyi bir hayat umuduyla Batı’ya yaptıkları yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Romen yönetmen Silviu Purcărete’nin Karlovy Vary’de yarışan filmi Palilula Diye Bir Yer ( Undeva la Palilula ) ise 60’lar Romanya’sında hiçbir çocuğun olmadığı bir kasabaya atanan yeni mezun bir çocuk doktorunu konu alıyor. Sırp yönetmen Miroslav Momcilovic’in Karlovy’de ‘Bağımsız Kamera Ödülü’ kazanan Balkanlarda Herhangi Bir Adamın Ölümü ( Smrt coveka na Balkanu ) web kamerası karşısında intihar eden bir adamın ölümünün sonrasında gelişen olayları aynı web kamera görüntüsünü sabit tutarak aktarmayı tercih ederken; Gürcü yönetmen Rusudan Chkonia’nın Gülümse ’sinde ( Keep Smiling ) sadece üçten fazla çocuğu olan yoksul annelerin katılabildiği özel bir güzellik yarışmasını izliyoruz. Rus yönetmen Alexey Mizgirev’in Berlin Film Festivali’nde açılışını yapan Konvoy ’u( The Convoy ) kızının ölümüyle depresyona girmiş bir komutanın; Alman yönetmen Emily Atef’in Öldür Beni ’si ( Töte mich ) hayatına son vermek isteyen Adele ile hapishane kaçkını Timo’nun; Polonyalı yönetmen Maciej Żak’ın Süpermarket ’i ise markette güvenlik görevlisi olarak çalışan bir gencin hikâyelerini anlatıyor. Yarışmanın yerli yönetmeni Erdal Rahmi Hanay ise Hicaz ’dan (2011) sonra ‘Makam Üçlemesi’nin ikinci filmi Saba ile seyircisini bir Anadolu kasabasının 22 yıl öncesine götürüyor.

Karikatürist ve animasyon sanatçısı Tan Oral’ın 1970 yılında gerçekleştirdiği Sansür adlı kısa animasyon ilk kez Altın Portakal’da gösterilecek. Filmin sinemamızdaki benzer örneklerinden aşina olduğumuz hikâyesi ise şöyle: TRT’nin 1970 yılında açtığı ‘Kültür, Bilim ve Sanat Ödülleri’ yarışmasında büyük ödülü kazanan filmin bir hafta sonra TRT’de yayınlanacağı vaat edilir fakat film TRT ekranlarında asla gösterilmez. Beş yıl sonra Akşehir Nasrettin Hoca Kısa Film Yarışması’ndan da ödülle dönen filmin 1977’de kitabı yayımlanır. Fakat bu sefer de filmdeki karelerin yer aldığı kitap, Gözlem Çocuk Yayınevi tarafından savcılığa ihbar edilir ve kitabın üzerinde “tehdide tabidir!” mührü ve “18 yaşından küçükler okuyamaz” ibaresiyle raflarda yerini almasına karar verilir. Gösterilip ödül aldığı iki festival dışında seyirci ile buluşamayan bu sansür konulu film, yapımından 42 yıl sonra Altın Portakal’da seyirciyle buluşma imkânı bulacak.

Bu yıl Antalya’nın tematik film seçkilerinden biri ‘Ötekinin Sesi’ başlığını taşıyor. Hiç kuşkusuz bu bölümün en merak uyandıran filmi, Pablo Larraín’in Tony Manero (2008) ve Morg Görevlisi ’nin ( Post Mortem , 2010) ardından Pinochet dönemine dair üçlemesini tamamladığı son filmi No . Bu bölümdeki diğer filmler arasında Benjamin Avila’nın Cannes’da gösterilen ve San Sebastian’da ödül alan ilk filmi Infancia Clandestina , Polonyalı yönetmen Waldemar Krzystek’in Dayanışma Sendikası (Solidarity) militanları tarafından yapılan bir soygunu anlattığı 80 milionów ve Şili’deki diktatörlüğü protesto etmek için devrimcilerin gerçekleştirdiği bir diğer soygunu konu alan Nicholas Wadimoff imzalı Operation Liberated dikkat çekiyor.

Haberin Tamamı İçin:

Mizah, Muhalefet ve Altın Portakal

Mizah, Muhalefet ve Altın Portakal

Türkiye'nin en köklü film festivali Altın Portakal, başlıyor. Sinema dünyasını 49. kez Antalya'da buluşturacak festivalin bu yılki teması 'Mizah, Muhalefet ve Demokrasi'. 'Genlerinde' magazin tartışmalarıyla gündeme gelmek olan festival, bu yıl da henüz başlamadan gündemdeki yerini almıştı.

Hülya Avşar'ın ulusal uzun metraj yarışma bölümünün jüri başkanı ilan edilmesiyle başlayan 'tantana', hayli gümbürtüye sebep olsa da, esas patlamayı festival günlerine saklayarak köşesine çekilmişti.

Her ne kadar, sinema dışı tartışmalarla medyada yer edinse de Altın Portakal, özellikle son yıllarda genç yönetmenlerin yarışma platformuna dönüştü. Festival, gençlere açtığı yolu bu yıl da geniş tutuyor. Daha önce yarışmada olduğu açıklanan fakat sessiz sedasız yarışma dışı 'özel bölüm'e kaydırılan Umut Dağ imzalı 'Kuma'yı ayrı tutarsak, ana yarışmada 10 film yer alıyor. Yıllar sonra sinemaya dönen Tunç Okan ve ikinci filmini çeken Çağatay Tosun dışındaki yönetmenler, ilk filmleriyle Altın Portakal'ın peşine düşüyor. Bunlar arasında 'kâğıt üzerinde' en iddialı olanı ise yönetmeni Ali Aydın'a Venedik Film Festivali'nde 'Geleceğin Aslanı' ödülü kazandıran 'Küf'. Ercan Kesal, Tansu Biçer ve Mahmut Uzuner'in oynadığı film, 18 yıldır kayıp olan oğlunu arayan ve yaşadığı toplumda iyice yalnızlaşan bir babanın öyküsünü anlatıyor. Yarışmada en iyi filme 400 bin TL, toplamda ise 765 bin TL para ödülü verilecek. Hülya Avşar'ın başkanlığını yapacağı ulusal yarışma jürisinde Barış Pirhasan, Barbara Boyle, Levent Kazak, Uğur İçbak, Gülseren Güçhan, Selçuk Yöntem, Sümer Tilmaç, Ayşegül Aldinç, Pelinsu Pir, Tunca Arslan, Mine Kırıkkanat ve Erdil Yaşaroğlu yer alıyor.

Haberin Tamamı İçin:

Şimdi Portakal Zamanı

Şimdi Portakal Zamanı

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Antalya'da 'Onur'lu Gece

Antalya'da 'Onur'lu Gece

Bu yıl, ''Mizah, Muhalefet ve Demokrasi'' ana temasıyladüzenlenen festivalin açılış galası ve onur ödülleri töreni gerçekleştirildi.

ANTALYA

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, açılış galası ve onur ödülleri töreni yapıldı. Gecede Türkan Şoray'a, ''Sanatta Sosyal Sorumluluk'' ödülü verildi.

Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi'ndeki açılış törenine sanatçılar, kırmızı halıdan geçerek geldi. Bu yılki ana teması ''Mizah, Muhalefet ve Demokrasi'' olarak belirlenen festivale katılan sanatçılar, kırmızı halıdan geçerken halkı selamladı.

Kırmızı halı geçişi sırasında başlayan sağanak yağmur nedeniyle sanatçılara ellerinde şemsiyeler bulunan görevliler eşlik etti. Yağış nedeniyle kırmızı halı geçişine daha fazla devam edilemedi.

Sahne dekoru bu yıl siyah-beyaz filmlerin konseptine uygun olarak dizayn edilen festivalin açılış galasının sunuculuğunu İclal Aydın ile İlker Masum yaptı.

Gecede 15 yıl aradan sonra Altın Portakal'a katılan Türk sinemasının ''Sultan''ı Türkan Şoray'a ''Sanatta Sosyal Sorumluluk'' ödülü verildi. Ödülünü Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'dan alan Türkan Şoray, sahneye çıktığında uzun süre ayakta alkışlandı. Yoğun alkışlar nedeniyle sahneyi boydan boya yürüyen Türkan Şoray, seyircileri selamladı.

Konuşması sırasında hayli heyecanlı ve duygusal olduğu görülen Şoray, gösterilen ilgiden dolayı herkese teşekkür etti. Türkan Şoray, ''Sinema oyuncusu, sanatçı olmak ne kadar güzel bir şey. Sinemanın bir mucizesi bu. İnanılmaz bir mutluluk, bütün kalbimle teşekkür ediyorum. Sevgili sinema sever Antalyalılar, hepinizi bütün kalbimle kucaklıyorum'' dedi.

'Atatürk Cumhuriyeti'nin gerçek sultanına...''

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da ödülü vermeden önce yaptığı konuşmasında, ''Türk sinemasının ve gönüllerimizin sultanını böyle duygulu, heyecanlı şekilde görmek, beni de hem duygulandırdı hem heyecanlandırdı'' dedi.

Akaydın, ödülünü Türkan Şoray'a verirken de ''Atatürk Cumhuriyeti'nin gerçek sultanına...'' diye seslendi. Türkan Şoray, ödülü aldıktan sonra, ''Bu ödülle sorumluluğum daha da arttı. İnşallah layık olurum bu ödüle'' diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Soner Yalçın'ın Belgeseli Altın Portakal'da

Soner Yalçın'ın Belgeseli Altın Portakal'da

Bu yıl 49’uncusu düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin açılış gala gösteriminde, Odatv davası kapsamında tutuklanan gazeteci Soner Yalçın’ın Sivas olaylarını anlattığı "Menekşe’den Önce" adlı belgeseli izleyiciyle buluştu. Yapımcı Kurt, Yalçın'ın, belgeselin son halini izleyemediğini söyledi.

Antalya Kültür Merkezi Perge Salonu’nda yapılan gösterimin ardından belgeselin söyleşisi de aynı salonda düzenlendi. Burada seyircilere konuşan Sivas olaylarında hayatını kaybeden Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, 13 Mart’ta 19 yıldır devam eden Sivas olayları duruşmasının zaman aşımı kararıyla sonuçlandığını hatırlattı. Filmin çekimlerinin ardından Soner Yalçın’ın tutuklandığını aktaran Altıok, Yalçın’ın isteği üzerine filmin tamamlandığını söyledi.

"YALÇIN, DÜŞÜNCELERİ SEBEBİYLE TUTUKLU"

Ülkemizin yakın tarihin çok karanlık günlerinden geçtiğini, çok zulümler gördüğünü aktaran Altıok, şöyle konuştu:

"Öldürmeleri, katliamları bol bir ülkeyiz. İçinden geçtiğimiz bu dönemin sonunda susturmalar, öldürmeler kaybetmeler azaldı belki ama devam ediyor. Şimdi de tutuklayarak, hapse atarak, düşünceleri öldürme devam ediyor. 13 Mart günü, 19 yıldır Sivas katliamı duruşması zaman aşımı kararıyla sonuçlandı. Bu sıralarda sevgili Soner Yalçın tutukluydu, düşünceleri sebebiyle. Tam da 20'nci yılında insanlık suçunun zaman aşımı kararıyla sona ermesinden belgeselin tamamlanmasını çok önemsedi. Onurlu gazetecilik mesleğini sürdürmesinden dolayı Soner Yalçın’a teşekkür ediyorum."

SONER YALÇIN FİLMİNİ İZYEYEMEDİ

Belgeselin Sorumlu Yapımcısı Halide Didem Kurt da Soner Yalçın’ın ne şartlarda olursa olsun filmin tamamlanmasını istediğini belirterek şöyle dedi:

"Ben de en yakın arkadaşlarımızı toplayıp ekip oluşturduk ve elimizden geldiği kadarıyla Soner’in işini, kafasındakini anlamaya çalışarak tamamladık. Çok heyecanlandı. Seyredemedi filmin son halini. Belki buralardan sizin yorumlarınızı duyarak mutlu olacak."

Belgeselin Müzik Direktörü Güven Dağüstün ise Yalçın’ı 16 Kasım’da Ankara’da, Fazıl Say’ı da 18 Ekim’deki duruşmasında yalnız bırakmayarak destek olacaklarını söyledi.

Haberin Tamamı İçin:

Altın Portakal Ödülleri Verildi!

Altın Portakal Ödülleri Verildi!

ANTALYA’da bu yıl 49’uncusu düzenlenen Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nin açılış kokteyli Cam Piramit arkasındaki parkta yapıldı. Çok sayıda sanatçı ve davetlinin katıldığı kokteylde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve eşi Günseli Akaydın, Antalya Vali Yardımcısı Recep Yüksel ile birlikte davetlileri kapıda karşıladı.

Kokteylde davetlilere seslenmek üzere sahneye çıkan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın elinde mikrofonla konuşmaya başlayacağı sırada Tarkan’a ait bir şarkı çalınmaya başladı. Şarkı kesildikten sonra Akaydın, "Ben söylemedim farkındayım, ama playback yapsam da herhalde yutmazdınız" dedi. Yağmur altındaki kokteylde konuşmasını sürdüren Akaydın, "Meteoroloji ile aslında bir anlaşmamız vardı, yağmur yağdırmayacaklardı. Ama gene de şiddetli bir yağmur beklemiyoruz" dedi.

Misafirlerin katımlarından dolayı çok mutlu olduklarını ifade eden Akaydın, konuşmasına şöyle devam etti: "Özellikle Antalya halkı olarak sanatçılarımızın aydınlık yüzlerini bizimle beraber görmek, geleceğe yönelik umutlarımızı her zaman daha da artırıyor. Bu sene Altın Portakal’ın 49’uncusunu yapıyoruz. Seneye inşallah 50’inci yılı olacak. Her geçen gün sınırlar büyüyor. 19 ilçe, Isparta ve Burdur’da kortej ve bir sürü etkinlikler ve seneye de Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetimizin en uzun soluklu olan festivalinin inşallah 50’inci yılını hep birlikte Antalya’da idrak edeceğiz.

1964 yılı Antalya ufacık bir Anadolu kenti. O Anadolu kentine özellikle Avni Tolunay ve Behlül Dal’ın eklediği bu etkinlik o insanlara olan saygımızı sevgimizi bir kat daha artırıyor. Ruhları şad olsun diyorum. Ve bu seneki ana temamızın mizah, demokrasi ve muhalefet olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Biliyorsunuz artık mizah güldürürken düşündürmüyor Türkiye’de. Düşündürürken unutturuyor. Muhalefet maalesef gereğince yapılamıyor, idrak edilemiyor. Demokrasimiz sorunlu. İşte bu dertleri mizah ortamında halkımızla, sanatçılarımızla paylaşmak istiyoruz. Daha hoşgörülü, daha toleranslı, daha aydınlık, kendisinden olmayanı ötekileştirmeyen ama kucaklayan bir demokrasi daha güzel bir cumhuriyet diliyorum."

KIRMIZI HALIYA AVŞAR DAMGASINI VURDU

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, açılış ve onur ödülleri gecesi kokteylin ardından Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde kırmızı halı geçişiyle başladı. Kırmızı halıda en çok alkışı Yeşilçam’ın emektarlar isimleri aldı. Selda Alkor, Salih Güney, İlyas Salman, Selçuk Yöntem gibi Yeşilçamın ünlü isimleri kırmızı halından geçerek gecenin yapıldığı Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’ne geçti.

Geceye kızı Anjelik’le birlikte katılan Ahu Tuğba, boyundan bağlı beyaz kıyafetiyle dikkat çekerken, kırmızı halı geçişine Hülya Avşar damga vurdu. Avşar, gece için önden derin yırtmaçlı siyah bir elbise tercih etti. Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Hülya Avşar’ı kırmızı halı geçişinin sonuna doğru başlayan sağnak yağmurdan görevliler korudu. Üç görevli şemsiyelerle Avşar’a kırmızı halı boyunca eşlik etti.

CİHAT TAMER: UCUBE DİYEN SAYIN BÜYÜKLERE KARŞI ALTIN PORTAKAL

Sunuculuğunu İclal Aydın ve İlker Aksum’un yaptığı Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali açılış ve onur ödülleri gecesinde ilk ödül 15 yıl aradan sonra Altın Portakal Film Festivali’ne katılan Türk sinemasının ’Sultan’ı, Türkan Şoray’a verildi. Ödülünü vermek üzere sahneye Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın gelirken, Türkan Şoray sahneye çıktığında Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’ni dolduran izleyiciler Türk sinemasının Sultan’ı, Şoray’ı dakikalarca ayakta alkışladı.

SESİ TİTREDİ

Seyircileri selamlayan Türkan Şoray’ın konuşması sırasında heyecanlı ve duygusal olduğu dikkat çekerken "Gösterdiğiniz yakınlığa nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Oyuncu, sanatçı olarak ne kadar güzel bir şey. Çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz bir mutluluk. Bütün kalbimle teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Bu sırada sesi titreyen Şoray, konuşmasına şöyle devam etti, "Sevgili sinemasever Antalyalılar, hepinizi tüm kalbimle kucaklıyorum. Bugün burada bulunmanın çok farklı bir anlamı var. Çok yıllar önce daha sinemaya yeni başladığım yıllarda 1’inci Antalya Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülü aldım. Ben de çok şaşırdım. Burada olmak benim içimde çok farklı duygular uyandırıyor. Antalya Film Festivali yıllarca Türk sinemasına destek oldu. Türk sinemasıyla özdeşleşti. Festivali destekleyen Antalyalılara, sinemacı olarak, sinemayı seven biri olarak çok teşekkür ediyorum. Sinemacı meslektaşlarım burada. Onlarla aynı ortamda olmak büyük mutluluk. Türk sineması, özgün kişisel sinemasıyla çok güzel yerlere geldi ve dünyada festivallerde artık Türk filmlerinden bahsediliyor. Türk filmleri ödüller kazanıyor. Çok büyük gurur duyuyorum."

ATATÜRK CUMHURUYETİ’NİN GERÇEK SULTANI

Ödülü vermek üzere sahnede bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, "Türk sinemasının Sultanı" diye hitap ettiği Türkan Şoray’ı böyle heyecanlı görmenin kendisini de duygulandırdığını ve heyecanlandırdığını söyledi. "Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, Antalya halkı adına sevgili Sultanımızı ağırlamaktan, ödüllendirmekten gurur duyuyoruz" diyerek konuşmasına devam eden Akaydın, Türkan Şoray’ın 1’inci Antalya Film Festivali’nde aldığı ödül haricinde 4 Altın Portakal ödülü bulunduğunu söyledi.

Festivalin bu yıl ’Mizah Muhalefet ve Demokrasi’ ana temasıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, "Mizahın ve muhalefetin hoşgörüyle karşılandığı, daha güzel bir demokrasiyi Türkiyemize diliyorum" dedi ve Sanatta Sosyal Sorumluluk Ödülü’nü Şoray’a "Atatürk Cumhuriyeti’nin gerçek Sultanı’na" diyerek takdim etti. Ödülü alan Türkan Şoray, "Çok teşekkür ediyorum. Bu ödülle sorumluluğum daha da arttı. İnşallah layık olurum" dedi.

CEM ÖZER DAYANAMADI

Geceye sanatçı ve gazeteci Ömür Gedik de konseriyle renk kattı. Gedik, Şener Şen ve Cem Yılmaz’ın rol aldığı ’Av Mevsimi’ filminin müziklerinden Kazım Koyuncu’nun ’Hayde’ isimli şarkısını söylerken sahneye çıkan Cem Özer, Ömür Gedik’e eşlik etti.

49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl 17’ncisi verilen ’Yaşam Boyu Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncular Salih Güney, Meral Zeren, Güler Ökten, yapımcı Necip Sarıcı, yönetmen Duygu Sağıroğlu ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Macar Yönetmen Istvan Szabo oldu.

KONUŞMA UZAYINCA PROTESTO ALKIŞLARI YÜKSELDİ

İlk ödülü yönetmen Sağıroğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Faruk Şahin’den aldı. Ödülü vermek üzere sahneye gelen Müsteşar Yardımcısı Şahin, "Merhum Antalya Belediye Başkanı Doktor Avni Tolunay tarafından 1964 yılında güç şartlar ve kıt imkanlarda temeli atılan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin geldiği noktada artık ülkemizi temsil ediyor. Dünyanın en önemli festivali haline gelmiş durumda" diye konuştu.

Altın Portakal Film Festivali’nin gerek ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği başarıların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilgiyle izlendiğini belirten Faruk Şahin, bakanlığının Antalya Altın Portakal Film Festivali’ni desteklemeye devam edeceğini kaydetti. Türk sinema sektörünün 2000 yılının başında 10-15 film üretirken, 2012 yılında yerli film üretiminin 65-70 bandına yerleştiğini kaydeden Şahin, "Yerli film izleme oranları da artmıştır. Yerli film izleme oranında Avrupa’nın birincisi dünyanın 6’ncısı konumuna geldik. Sinema sektöründeki gelişmeler televizyon dizilerimizi de etkilemiş durumdadır. 100 dizi film 50’ye yakın ülkede gösterilmektedir" diye konuştu. Müsteşar Yardımcısı Şahin’in konuşmasının uzamasını izleyiciler alkışlarla protesto etti.

Ödülü alan Yönetmen Sağıroğlu, "Ben konuşmayı sevmem. Çok güzel bir şey bu. Antalya’ya, sinemaseverlere, dostlara ve bütün meslektaşlara çok teşekkür ederim. Sağolun" dedi.

’O GÜNLER UZAK DEĞİL’

Gecede ikinci ödülü Güler Ekten, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak’tan aldı. Vali Altıparmak, ödülü takdim etmeden önce konuşmasında sanatçılara "Sizler gerçekten insani vasıfları yüksek, olaylara ve toplumsal sorunlara duyarlı, ortak yaşama kültürünü şekillendiğiniz sanatınızla önemli yer tutmaktasınız" diye seslendi.

Ödülün sahibi Güler Ekten "Ben hep emeğin değerine ve saygınlığına inandım. Mütevazi emeğin böyle ödüllendirilmesi beni çok mutlu etti. Barışın egemen olduğu, çocukların ölmediği, harcanan tüm emeklerin değerinin karşılık bulduğu günler fazla uzak değildir" dedi.

OYUNCULARLA PAYLAŞTI

Macar Yönetmen Istvan Szabo’ya ise ödülünü Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Hülya Avşar takdim etti. Yönetmen Szabo, bir filmi biricik yapan şeyin yaşayan insan unsuru olduğunu belirterek "Ödülü salonu dolduran erkek ve kadın oyunculara göndermek, onlarla paylaşmak istiyorum" dedi. Ödülü sunan Avşar ise herkesi saygı ve sevgiyle selamladığını söyledi.

GÜNEY SENDİKAYA ÇAĞIRDI

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü’nün bir diğer sahibi Meral Zeren’e ödülünü oyuncu Sümer Tilmaç sundu. Ödülünün alan Zeren, çok duygulandığını söyledi ve "Tek dileğim, savaş olmasın, evlerimiz yıkılmasın" dedi.

Gecede Salih Güney’e ödülünü ise Selda Alkor verdi. Ödülü almaktan büyük onur duyduğunu belirten Güney, bu ödülün kendisine aynı zamanda ’inanılmayacak’ mesajlar verdiğini söyledi ve genç sinemacılara çağrıda bulundu. Yaşam Boyu Onur ödüllü oyuncu Güney, "Genç arkadaşların, televizyon dizilerini reklamların arasına sokan yanlış yönetime karşı, sinema oyuncuları sendikasına, derneğine üye olmalarını diliyorum" dedi.

Güney’e ödülünün takdim eden Alkor ise "Bir avuç kişi kaldık. Birbirimize güzel sözler söyleme fırsatı yarattığınız için Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’na teşekkür ediyorum" dedi.

49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali açılış ve onur ödülleri gecesinin son Yaşam Boyu Onur Ödülü yapımcı Necip Sarıcı’nın oldu. ’Büyülü fenerin en sadık bekçisi’ sözleriyle sahneye davet edilen Sarıcı’ya ödülünü Tijen Par takdim etti. Yapımcı Sarıcı, ödülünü torunlarına, eşi, kızarlarına, Türk halkına ve cumhuriyete armağan etti.

IŞIK ŞEFİ BATIBEKİ: ’ÖRGÜTLENİN’

Altın Portakal Film Festivali’nde 2006 yılından bu yana Türk sinemasında kamera arkasında çalışanlara Sine-Sen işbirliğinde verilen ’Sinema Emek Ödülü’ Işık Şefi Erol Batıbeki’nin oldu. Batıbeki, ödülünü Deniz Türkali’den alırken, "Ben sinemaya 50 yılımı verdim. 50 yıllık emeğimin karşılığını bu ödül olarak aldım. Genç sinemacı arkadaşları örgütlenmeye çağırıyorum" dedi.

SİVAS’I UNUTMADI

Gecede ’Yıldırım Önal Anı Ödülü’ ise oyuncu Işık Yenersu’nun oldu. Yenersu ödülünün Cihat Tamer’in elinden aldı. Ödülü sunan Tamer, "Ülkemizin üzerinde kara bulutların dolaştığı, ’Ben böyle sanatın içine tükürürüm’ diyen büyüklerimize, ’Ucube’ deyip heykel yıkan sayın büyüklerimize rağmen yarım asrını devirmeye çalışan bir Antalya Altın Portakal Film Festivali yaşıyorsa, sevgili gençler sayesinde. Altın Portakal Film Festivali sanata ve kültüre baş koymuş, gönül vermiş gençlerle 2023’e hatta 2071’e kadar yaşayacak" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Altın Portakal'da 'Çocuk Pornosu' Tartışması!

Altın Portakal'da 'Çocuk Pornosu' Tartışması!

Altın Portakal'da 'Derin Düşün-ce' filminin gösterimi sırasında Hülya Avşar ile Mine G. Kırıkkanat'ın tartıştığı öne sürüldü

Radikal.com.tr - Altın Portakal Film Festivali’nin ulusal yarışma bölümünün ilk filmi olan ‘Derin Düşünce’nin gösterimi tartışma yarattı. Öyküdeki ensest göndermeleri bazı izleyicilerin tepkilerine neden olurken, jürinin de filmin gösterimi sırasında ilk tartışmayı yaşadığı öne sürüldü.

AVŞAR: BEN BU FİLMİ FESTİVALDEN KOVDURURUM

İddiaya göre jüri başkanı Hülya Avşar , “Bu film çocuk pornosu, ben bu filmi festivalden kovdururum” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Sultan Kortejde

Sultan Kortejde

49'uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin geleneksel kortej geçişine "Türk sinemasının Sultanı" Türkan Şoray da katıldı. Antalyalıların büyük ilgisi nedeniyle 4.5 kilometrelik kortej yolu 1.5 saatte tamamlandı.

Üstü açık ciplerle gerçekleştirilen kortejde, Altın Portakal Film Festivali'nin "Sanatta Sosyal Sorumluluk Ödülü" sahibi Türkan Şoray, Selda Alkor, Salih Güney, Süleyman Turan, Yusuf Sezgin, Ahu Tuğba, Suna Yıldızoğlu, Cihat Tamer, Coşkun Gögen, Nuri Alço, Selma Güneri gibi Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri yer aldı.

Korteje eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de elektrik motorlu replica üretim klasik otomobille katıldı. Tek kapı, iki kişilik otomobilin direksiyonunun başına kendisi geçen Tüzmen'in yanında ise Selda Alkor vardı. Kızı Anjelik'le korteje katılan Ahu Tuğba, omzunda papağanla katıldı. Papapağın, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın "Cabbar"ı olduğu ileri sürüldü.

"Kalbimizde çok derin yeri olan insanlarsınız"

Kortejin hareketinden önce bir konuşma yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Akaydın, sanatçılara “Hepiniz halkımızın, Antalyalıların ve Türk vatandaşlarının gönlünde taht kurmuş değerli kişilersiniz. Hepiniz tek tek kalbimizde çok derin yeri olan insanlarsınız" diye seslendi.

Bu yıl 49'uncu yılı gerçekleştirilen, Türk sinemasının en uzun soluklu festivali Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin geleneksel kortejinin festival etkinlikleri arasında en önemlisi olduğunu kaydeden Başkan Akaydın, “Neden derseniz, biz her zaman bunun halkın portakalı da olduğu iddiasındayız. Bugün bu meydanı dolduran, biraz sonra caddeleri de dolduracak halkımızla, Antalyalılarla, sizleri buluşturma zamanı. Antalyalıların unutamayacağı bir gün olacak" diye konuştu.

Festivalin bu yıl 'mizah, muhalefet, demokrasi' ana temasıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Başkan Akaydın, konuşmasına şöyle devam etti:

“Dün, açılış ve onur ödülleri gecesi, biraz daha resmi ortam olduğu için muhalefet gücümü kullanma erkini bugüne bıraktım. Türkiye Cumhuriyeti gerçekten hoşgörüyle yönetilmesi gereken bir cumhuriyet. Kinle, nefretle, öfkeyle yönetilmesi gereken bir cumhuriyet değil. Hoşgörüyü en güzel temsil eden de mizah. Mizah anlayışımızı yeniden gözden geçirmemiz lazım. Muhalefetimizin, özellikle de sanatsal muhalefetin özgürce hüküm sürmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin daha kaliteli bir demokrasiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum."

"Hasdal ve Silivri'ye özgürlük"

Konuşmasında eski bakanlardan Kürşad Tüzmen'in, her ne kadar iktidar partisinin bir temsilcisi olsa da muhalefette bulunduğunu belirterek devam eden Başkan Akaydın, “Hasdal ve Silivri'ye özgürlük" dedi. Başkan Akaydın sözlerini şöyle sürdürdü:

“İçlerinde benim yakından tanıdığım çok güzel bilim adamları var. Prof. Dr. Kemal Gürüz, Prof.Dr. Mehmet Haberal, Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu, bu insanların isimleri unutturulmaya çalışılıyor. Çok güzel milletvekilleri var, Mustafa Balbay. Çok güzel yazarlar var Ergün Poyraz, Sevgi Erenerol, Doğu Perinçek. İçlerinde bir Cem Tuğamiral var ki, Ben bunun kadar vatansever bir Türk subayı, ben de subay çocuğuyum, tanımadım. Ben bu insanlara özgürlük diliyorum. Ve artık yok edin zalimin zulmünü. Bu çağrı bizim, Bu çağrı Antalyalının."

Başkan Akaydın'ın konuşmasının ardından festival korteji Antalya Kültür Merkezi'nden (AKM) hareket etti. Kortejin en önünde Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın, eşi Günseli Akaydın ve Türkan Şoray yer aldı. Korteje Anadolu Ateşi'nin davulcuları üstü açık otobüsle eşlik ederken, festival kortejini havadan da Türk Hava Kurumu'na ait motorlu paraşüt takip etti.

AKM önünden hareket eden ve 100. Yıl Bulvarı üzerinden Güllük Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı'ndan Büyükşehir Belediyesi'ne kadar 4.5 kilometrelik yolu kat eden korteje, Antalyalıların ilgisi yoğundu. Özellikle Güllük Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı'nda Antalyalılar sanatçılara yoğun ilgi gösterdi. Kortejin ilerleyen kilometrelerinde Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde pazartesi gecesi düzenlenecek törenle 'özel ödül'ün sahibi olacak İlyas Salman da korteje dahil oldu. Kendisine hediye edilen Antalyaspor atkısını takan Salman, Başkan Akaydın ve Türkan Şoray'ın bulunduğu araçtan Antalyalıları selamladı.

Atatürk Caddesi'nde Anadolu Ateşi davulcularının ritimlerine korteji izlemek için kaldırımda bekleyen Antalyalılar alkışlarıyla eşlik etti. 4.5 kilometrelik kortej geçişi yaklaşık 1.5 saatte Büyükşehir Belediyesi önünde tamamlandı. Korteje katılan sanatçılar, Büyükşehir Belediyesi'nde özel hazırlanan özel platformdan Antalyalıları selamladı.

49'uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin geleneksel korteji, Başkan Mustafa Akaydın ve eşi Günseli Akaydın'ın sanatçılara Büyükşehir Belediyesi'nde verdiği kokteylle sona erdi

"Hoca" filmine büyük ilgi

Festivalin özel gösteriminde Azeri yönetmen Vahid Mustafayev'in Hocalı katliamını anlattığı "Hoca" adlı film izleyiciyle buluştu. Vahid Mustafayev'in Hocalı katliamını anlattığı 'Hoca' adlı filmin Türkiye gösterimi, Antalya'da yapıldı. 49. Uluslarararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin özel gösteriminde yer alan film, Plaza Sinaması'nda izleyiciyle buluştu. Gösterimin ardından Vahid Mustafayev, filmde savaşın acı yönlerini ve savaşta ülkeler arasında kaybedilen dostluk, kardeşlik duygularını anlatmak istediğini söyledi.

Hocalı'da yaşananların Azerbaycan halkının dertli konusu olduğunu dile getiren Mustafayev, "Bugün dünyanın birçok yerinde savaş var ya da savaşa başlama arifesinde. Bu film sadece Azerbaycan halkının dertli konusu değil. Bu film Türkiye'yi de ilgilendirir" diye konuştu. Filmin Türkiye'den sonra Kahire, ABD, ardından Avrupa ülkelerinde gösterileceğini aktaran Mustafayev, Kahire ve ABD'den de festivale katılmaları için davet aldıklarını söyledi.

Filmi izlemeye gelen kişiler de Azerbaycan halkının yaşadıklarının filmde anlatıldığını ve yaşanan olaylardan dolayı tekrar üzüntü duyduklarını dile getirdi. Filmi Belarus'un Antalya Fahri Konsolosu Laçin Mirza ile Azerbaycan vatandaşları da izledi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAltınAltın KozaAltın PortakalAmerika Birleşik DevletleriAnkaraAntalyaAntalyasporAvusturyaAydınAzerbaycanBeşiktaş Jimnastik KulübüBilimCem YılmazCumhuriyet Halk PartisiFazıl SayFestivalFilistinFransaGrup YorumİntiharİranİstanbulİtalyaKitapMacaristanRomanyaRusyaSavaşSinemaSiyah BeyazSoner YalçınTHKTRTTarkanTercihTiyatroTunusTurgut ÖzalTürkiye Radyo ve Televizyon KurumuVenedik Film FestivaliYunanistanali ağaoğludizimüziktrtweb
Görüş Bildir