Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

5 Soru'da İsrail'in Özrü

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

5 Soru'da İsrail'in Özrü | Ufuk Ulutaş

5 Soru'da İsrail'in Özrü | Ufuk Ulutaş

Ulutaş: "İsrail’in komşularıyla özellikle de Filistin ile ilişkilerini normalleştirmeden Türkiye ile sürdürülebilir bir normalleşme yaşaması oldukça zor."

1. İsrail’in özür dilemesini gerektirecek süreç nasıl gerçekleşti?
Türkiye-İsrail ilişkileri Türkiye’nin Suriye ile İsrail’in arasında arabuluculuk faaliyetleri yürüttüğü sırada Aralık 2008’de Gazze’ye saldırması ile önemli bir kırılma noktası yaşadı. Bu tarihten sonra Davos, alçak koltuk krizi gibi ilişkileri kopma noktasına getiren olaylar yaşandıysa da İsrail’in 31 Mayıs 2010’da Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine operasyon düzenlemesi ve 8 Türk ve 1 ABD vatandaşını öldürmesiyle birlikte diplomatik ilişkiler donduruldu. Gemi yolcularının önce tutuklanması ve ardından serbest bırakılmasından sonraki süreçte Türkiye İsrail’den 3 tane ana talepte bulundu ve ilişkilerde normalleşme için bu taleplerin yerine getirilmesini şart koştu. Özür, tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılmasını içeren bu taleplerin İsrail tarafından karşılanmaması ilişkilerin yaklaşık 3 sene boyunca dondurulmasına sebep oldu.
2. İsrail neden şimdi özür diledi?
İki ana unsur İsrail’e özürü mümkün kıldı. Birincisi İsrail iç siyasetinin özür için uygun zemine oturması. Netanyahu’nun ülke çapındaki sosyal adalet protestolarında dibe vuran popülaritesi, ardından Tal Yasası çerçevesinde gelişen tartışmalar ve en son olarak da seçim süreci bu konuda daha önce adım atılmasını engellemişti. Seçimden çıkan İsrail, istikrar potansiyeline sahip bir hükümet kurdu. Filistin meselesinde hızlı ve sonuca götüren yapıcı adımlar atamayacak olan hükümet, “barışçıl” oldukları mesajını vermek için hem stratejik olarak gerekli hem de siyasi reklam için faydalı bir adım atarak Türkiye’den özür diledi. Diğer taraftan ise bölgedeki gelişmeler de İsrail’i özür noktasına taşıdı. Bölgesel sistemden kopma çabasındaki Mısır, Suriye’de gün sayan Baas rejimi ve İsrail için Baas sonrası belirsizlik, Arap Baharı ile sarsılan tanıdık otoriter sistem, fiyaskoyla sonuçlanan Gazze saldırıları, İsrail’i bu esnada bölgede fiziken ve siyaseten büyüyen Türkiye’den özür dilemeye sevk etti.
3. Başbakan Erdoğan ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasında gerçekleşen telefon görüşmesi ile Türkiye’nin talepleri karşılandı mı?
Başbakan Erdoğan daha önce bir çok defa ortaya koyulan üç talebin müzakereye açık olmadığını söylemişti. Erdoğan'ın normalleşmeye yeşil ışık yakması bu taleplerin karşılandığını ortaya koyuyor. Özür ve tazminat taleplerinin karşılanması ivedilikle olacaksa da Gazze ablukasının tedrici olarak hayata geçirileceği anlaşılmaktadır. Bu sebepten normalleşmenin ilk aşamasının hayata geçirilmesi için Türkiye'nin taleplerinin karşılandığı söylenebilir.
4. Normalleşmeden ne anlaşılması gerekiyor?
Normalleşmeden kısa vadede anlaşılması gereken diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması, büyükelçilerin başkentlere geri dönmesi ve doğrudan görüşme kanallarının açılmasıdır. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler Mavi Marmara saldırısı öncesinde de oldukça gergindi ve bu özür Mavi Marmara’da İsrail’in sorumluluğunu kabul etmesi anlamına geliyor. Bu sebepten Türkiye ile İsrail arasında Mavi Marmara öncesindeki gerginliğe sebep olan dinamikler hala geçerliliğini koruyor. Bu durum da ilişkilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir normalleşme yaşayabilmesi için atılması gereken başka adımların olduğunu ortaya koyuyor. Tarihi olarak iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri Filistin meselesi ile paralellikler göstermişti. İsrail’in komşularıyla özellikle de Filistin ile ilişkilerini normalleştirmeden Türkiye ile sürdürülebilir bir normalleşme yaşaması oldukça zor. Ayrıca 1990’ların ikinci yarısında ikili ilişkilerde yaşanan istisnai dönemin tekrar hayata geçirilmesi ve bu dönemdekine benzer bir stratejik ortaklık kurulması mevcut şartlar altında mümkün görünmüyor.
5. İsrail’in özrünün bölgesel meselelere etkisi nasıl olur?
Özürden direkt olarak etkilenecek olan mesele İsrail-Filistin meselesidir. Türkiye önümüzdeki dönemde başlatılması muhtemel barış görüşmelerinde etkin bir rol oynamaya devam edecek. İsrail ile Filistin’in müzakere masasındaki asimetrik pozisyonlarının dengelenmesinde de Türkiye etkili olacaktır. Özür sonrasında Türkiye’nin Suriye konusunda İsrail’le işbirliği içerisine girmesini beklemek doğru olmaz. Zira Türkiye, Suriye konusunda ABD-İsrail çizgisinden farklı bir noktada duruyor ve Türkiye’nin Suriye bağlamında “işgalci” konumunda bulunan İsrail ile Suriye’nin kaderi üzerine müzakere yapması beklenemez. Benzer şekilde İran nükleer meselesine ilişkin Türkiye’nin pozisyonunda da değişikliğe sebep olmayacaktır. Kısacası, özür yukarıda zikredilen ölçekte bir normalleşmeye sebep olacak fakat bu durumdan bir bölgesel ittifakın kurulacağı çıkarımı yapmak mümkün değil.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBaşbakanFilistinGazzeİranİsrailMısırSuriye
Görüş Bildir