'Swoboda Ak Parti Yanlısı'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

'Swoboda Ak Parti Yanlısı'

'Swoboda Ak Parti Yanlısı'

Kılıçdaroğlu'ndan sonra CHP Sözcüsü Haluk Koç çıktı kameraların karşısına... Koç, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grubu Başkanı Swoboda ile Kılıçdaroğlu görüşmesinin iptal edilmesi ile başlayan tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı. Koç, Swoboda'nın AK Parti yanlısı olduğunu ileri sürdü, "Sağ iktidarlardan farklı olamayanlar CHP'nin de kendisi gibi olmasını istiyor" dedi.

Haluk Koç, "CHP ne Swoboda'nın, ne Swobodagillerin çizdiği çizgiyi izlemeyecektir. CHP ilkelerini koruyarak, Türkiye'deki demokrasi özgürlük mücadelesine devam edecektir" dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığında toplandı.

Koç, MYK devam ederken düzenlediği basın toplantısında, ele alınan konular ve gündemdeki gelişmeler hakkında bilgi verdi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Brüksel ziyareti sırasında, Kılıçdaroğlu ile AP Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda arasında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Koç, Swoboda'nın "AK Parti'nin 64. Akil İnsanı olarak görev yaptığını" dedi.

Swoboda'nın düşüncelerinin CHP için yeni olmadığını belirten Koç, Swoboda'nın Anayasa değişikliği referandumu döneminde, CHP'nin AK Parti ile uzlaşması ve pakete "evet" demesi yönünde açıklamaları bulunduğunu söyledi.

Koç, şöyle devam etti:

"Konu CHP değil, konu Türkiye'nin çıkarlarının, AP'nin adına sosyal demokrat grup denen grubun şu andaki lideri tarafından nasıl bir mercekten değerlendirildiği. Bizden istedikleri: 'Evrensel sosyal demokrasinin ilkelerine göre hareket edeceksiniz. Mutlaka bizim diktiğimiz elbiseyi giyeceksiniz.' Yani 'AKP'msitrak bir parti olacaksınız. AKP gibi davranacaksınız. Bizim çıkarlarımız sizin için savunulması gereken hedefler olmalı.' CHP'nin iki farklı özelliği olduğunu görmek istemiyorlar. CHP'nin en temel özelliklerinden bir tanesi, devrimci özüdür, anti emperyalist bir Kurutuluş Savaşı'ndan filizlenmesidir. Türkiye'de önemli devrimlerin öncüsü olması ve demokrasiye geçisin kapısını açmasıdır. 1970'lerde sosyal demokrasiyle tanışması ve sosyal demokrasinin, onların savunduğu teslimiyetçi ilkeleri değil özündeki ilkeleri savunma gayreti içinde olmasıdır. Aramızdaki fark bu."

Kendilerinin, bu topraklara özgü bir sosyal demokrasiyi savunduklarını vurgulayan Koç, "Onlar, bizim aynı kendi partilerinin biat ettiği gibi biat etmemizi, susmamızı, küresel reçetelere boyun eğmemizi, teslim olmamızı istiyorlar. Her türlü emperyalist projenin yaşadığımız coğrafyada adım adım gerçekleştirilmesine karşı direnmememizi, ses çıkartmamamızı istiyorlar. Anayasada olduğu gibi 'boynunuz bükün, evet deyin, teslim olun.' CHP ne Swoboda'nın ne Swobodagillerin çizdiği çizgiyi izlemeyecektir. CHP ilkelerini koruyarak, Türkiye'deki demokrasi özgürlük mücadelesine devam edecektir" diye konuştu.

Başbakan'ın ABD gezisi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisini ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın açıklamalarını eleştiren Koç, "Türkiye'yi rezil eden saltanat sürer gibi damatlı, gelinli, oğullu, kızlı, eşli uçaklara dolup saltanat seferi gibi uluslararası diplomatik ziyaretlere gitmektir. Bir üçüncü dünya ülkesi az gelişmiş bir ülke fotoğrafını bütün dünya ve Amerika kamuoyunun önüne getirmektir" dedi.

Koç, daha önce hem Türkiye'ye hem de yurt dışına çok sayıda diplomatik gezi yapıldığını, ancak hiçbir zaman böyle bir manzarayla karşılaşmadıklarını ifade etti.

Koç, şöyle devam etti:

"Dünkü görüşmelerin özü şudur: Başbakan'a Suriye ve Ortadoğu politikalarında 'haddini aşma' öğüdü verilmiştir. Görevleriyle ilgili yeni kodlar yüklenmiştir. Yani Başbakan kırışıklıkları ütülenmiş şekilde Türkiye'ye dönecek şimdi. Suriye konusunda, senin kafandan geçen, yeni Osmanlıcılık hayallerinin ABD'yi rahatsız ettiği münasip bir şekilde söylendi. Bunu anlıyoruz, ABD ve Rusya'nın ortak planı olan proje, yani Suriye'deki Baas rejimiyle muhalefet adı verilen karmaşık yapının bir müzakere sürecine alınmaları, Başbakan'a tebliğ edildi. 'Esad gidecek ama Baas kalacak' deniliyor. Cenevre'de planlanan görüşmelerin özünde bu var. 'Askeri müdahale, uçuşa kapalı bölge yok' diyor. Kimyasal silahla ilgili kanıt yok. Başbakan'ın çantası doluydu, kolay tabii çuvallar dolusu belge üretip, Balyoz'da sahte delil, gizli tanık. Ergenekon'daki gibi üreteceksin koyacaksın. Kanıt? Kanıt yok."

"Söğütözü'ne gelselerdi"

Başbakanın 'Gazze'ye gideceğim' dediğini anımsatan Koç, "Nereye gidiyorsun, 'orada sadece Gazze yok, Batı Şeria da var. Gittiğin zaman sadece Gazze olmaz, Batı Şeria da işin içine girecek' dediler. Sayın Başbakan'ın Gazze şarkısı da 'Batı Şeria'ya da gideceğim' eklemesiyle şimdi dile getirilmeye

başlandı. Bütün bu sonuçları almak için bütün bu gerçeklerle yüzleşmek için uçağa dolup, saltanat seferi gibi ABD'ye gitmeye hiç gerek yoktu. Bir otobüse binip, CHP genel merkezine, Söğütözü'ne gelselerdi. Biz başından beri söylüyoruz" ifadelerini kullandı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriBalyoz DavasıBaşbakanBaşbakan YardımcısıBekir BozdağBeşer EsadCumhuriyet Halk PartisiErgenekonGazzeKemal KılıçdaroğluRecep Tayyip ErdoğanRusyaSuriye
Görüş Bildir