Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

“Eylem Düşümüzü Gerçekleştirdik”

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

“Eylem Düşümüzü Gerçekleştirdik”

“Eylem Düşümüzü  Gerçekleştirdik”

Bu cümle bana değil Gezi’de dağıtılan bir dergide görüşlerine başvurulan OT dergisinden alınan bir başlık.

Son bir haftada Türkiye karıştığı gibi duygularımız da kafa seslerimizde çok karıştı.

Bu karışımdan biraz bahsetmek istiyorum. Önce eylem düşünü gerçekleştirenlerden başlayalım.

Belli ki 70-80 kuşağında gençleri olan bugünün anne babaları için kendilerini içinde buldukları gündüzlerini eylemlerle, gecelerini duvarlara yazarak geçirdikleri, gecekondu yıkımlarına direndikleri günler özlemle hatırlanan bir düş haline gelmişti. Sosyalizm ideallerine veda etseler de o günlerin tadı damaklarındaydı.

Anıların kifayetsiz kaldığı yerde en çok şikayet ettikleri şey apolitik yetiştirdikleri Y kuşağı çocuklar oldu. Çocuklarına müzikten spora ne öğrettilerse de bir türlü tatmin olamadılar.

Gezi Parkı eylemleri bu nedenle aileleri de çocukları kadar çok mutlu etti. Televizyonda bir baba kızıyla parka gitmesini büyük bir gururla anlatıyordu. Torun bakıyorum gelinim oğlum eylemde diyenler çok mutluydu.

Değil anne babaları, kimse için canlarının istemediği hiç bir şeyi yapmayan bu çocukların bir toplumsal meseleyi sahiplenmesi hepimizi etkiledi.

Vay be bizim çocuklarımız neymiş biz de onları pasif diye aşağılıyorduk, yanılmışız. Meğersem onlar agresifmiş…Gezi Parkı’na akın akın gidenlerde bu duyguyu gördüm.

Çocukları onların eylem düşünü gerçekleştirmiş artık pelerinlerini çıkarıp Süpermen olmuştu..

İstanbul’da hiç bir bilgi tek taraflı kalamaz. Olaylar televizyonlarda görüldüğü gibi görülmez. Gezi eylemine başlangıçta fikren destek verdim. İnsanların şehirlerine sahip çıkma hakları vardı. Sivil toplumun kurumsallaşmış örgütlerle savunulamayacağını bağımsız inisiyatiflerin güçlenmesi gerektiğine inanan birisiyim. Polisin aşırı şiddet kullanmasına da karşı çıktım. Ancak olayların evirildiği yerde meydana gelenlere ilişkin fikirlerim artık değişti.

Bu değişimde memleketin romantik anlatıcı ve yazıcılarının katkısı büyük. Medya gazetecilik yapmayınca ortalık bu romantiklere kaldı. Dayanın yoldaşlar devrim yapıyoruz diyen…

Bu romantiklerden hep resmin güzel taraflarını duyduk. Onlara eyvallah diyerek, o güzel resimlerini içindeki samimi, cesur, idealist insanları bir tarafa ayırarak farklı resimler göstermek istiyorum.

…Taksim Gezi’deki kardeşlik havası Beşiktaş Dolmabahçe’ye inerken tamamen kayboldu, nefret ve kin kusmaya dönüştü.

…Meydanlar, binalar, kaldırımlar talan edildi. Saray muhallebicisi de, ressam Hülya Yazıcı ve 12 si yabancı 34 sanatçının trienal eserlerinden bazıları da tahrip edildi.

… Gezi eylemine ilişkin Güney Afrika dahil kutuplara bile İngilizce mektuplar yazıldı. İlk günden itibaren tüm dünya olaydan haberdardı. Onlara da eylem pek romantik geldi.

…Dış destek tepeden İngiliz holiganlarına tamdı. Kravat takım elbiseli bir İngiliz “İngiliz holiganları Türk çapulcuları destekliyor” yazılı pankartı dünya televizyonlarına anlatıyordu.

… Kandilleri bidat gören İhsan Eliaçık kandil gecesi alandaydı. Cumhuriyet gazetesi okuyanların karşısında namaz kılarak tebliğ ve telkin yaptılar. Hükümeti dini telkinleri nedeni ile eleştirenler ile onların durumu bana biraz tenakuz gibi geldi.

Alem dergisi tam kadro alandaydı. Sanatçılar ve sosyetenin “dünya yansa bir avuç samanı yanmayacak” türdeşlikteki insanları eyleme uygun kıyafetleri ile alandaydı.

Setlerde emekçiler umurlarında olmayanlar, oyuncularını kul olarak görüp adam yerine koymayan küçük tanrılar alandaydı. Noldu da Bebek Luca’dan yolları buraya düştü pek kolay anlaşılamadı.

Geçen haftalarda Emine hanım ile resim vermeye çalışanlar, Başbakan’ın masasında oturmak için lobi yapanlar hükümete aşırı methiyeler yaparken içerden ettikleri küfürlerini nihayet dışarı vurmuşlardı. Her uluslararası ortamda Türkiye’deki ortamı şikayet eden Boynerler de oradaydılar. Çapa ailesi ve diğer sosyete genç kızları delikanlıları da Gezi’deydi. Eylemden sonra kuaföre gittiklerini duydum.

Emine hanım ile görüşürken fondöten ile kapattıkları dövmelerini bu sefer kapatmadılar. Gezi’deydiler… Reklam şirketleri sahipleri çalışanları ile alandaydı. Üç kuruşluk ürünleri on kuruşa satmaya çalışan kapitalizmin tuzaklarına halkı düşürerek para kazanan reklam çalışanları da oradaydı. Kapitalizmin cilacıları olduklarını hiç gündeme getirmediler.

Film setlerinde kötü koşullarda çalıştırılan iş arkadaşlarını umursadıklarını hiç duymadığımız sanatçılar da oradaydı. Kibirleri ile nam salmış, kendi sınıfından olmayanları her ortamda aşağılayan büyük yazarlar da oradaydı.

Bu isimleri orada görünce; Koç gurubunu, Sabancı gurubunu, öğrencilerini özenle soymaktan imtina etmeyen özel üniversitelerin özel desteğini de görünce kafa sesimi susturamadım da ancak yazmaya vakit buldum.

Tabii bide zaman içinde yolda “abla 20 lira ver istediğini yazayım” diyen sokak çocuklarını görünce olaylara bakışım tamamen değişti.

Otuz yıldır ve daha fazlası devlete karşı mücadele veren Kürtlerin Gezi direnişçilerine güldüklerini duydum. Taksim Gezi Park’ı neredeyse müzeye döndü. Duvarlar 12 Eylül öncesi Türkiye'sini hatırlatıyor. Tüm illegal örgütlerin isimleri sloganları oradaydı. Deniz Gezmiş’in resmi sanki Atatürk’ten bile fazla asılmıştı. Şu yarım kalan sosyalist devrim travması üzerine tez yapmak lazım bence.

Kısaca kutuplaşmanın dik alası yaşandı. Masum olan ile olmayan iç içe geçti. Bu süreçte hükümet mesajı aldı mı bilmiyorum ancak biz bir sosyal laboratuara bir kez daha tanık olduk. En önemlisi de Y kuşağı çocuklarımız kendileri dışında bir konuyu sahiplendiklerini eylemci ve politik olmayı başardıklarını gördük ki pek bir mutluyuz.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanBeşiktaş Jimnastik KulübüGezi Parkıİngiltereİstanbul
Görüş Bildir