Görüş Bildir

Linux Haberleri

Linux ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Linux ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

Popüler İçerikler

Android Versiyonları Ve Android Hakkında Bilmeniz Gerekenler Burada!
Android versiyonları hakkında bilgilendirmelerde bulunmadan önce hatırlatmada fayda var. Kesinlikle Android işletim sistemi ile Android robotları karıştırmayınız. Bu yazımızda anlatacaklarımız tamamen Android işletim sistemlerini ve android versiyonları ile ilgilidir. Genel olarak baktığımızda Android Inc. şirketinin ilk zamanlarda geliştirdiği daha sonraları 2005 yılında Google tarafından satın alındıktan sonra büyük ivme kazanmış dokunmatik ekranlı taşınabilir bilgisayar, telefon ve tablet pazarının büyük bir bölümünü ele geçiren Linux üzerinde geliştirilen bir işletim sistemidir. Yaklaşık 3 yıllık yoğun bir gelişimin sonrasında 2008 yılının kasım ayında ilk android telefon satışa sunulmuştur. Diğer rakiplerine nazaran en büyük silahı açık kaynak kodlu (open source) olmasıdır. Google bunları Apache lisansı altında yayınlamaktadır. Bu açık kaynak kodu sayesinde işletim sistemi de dahil olmak üzere tüm programlamaları yeniden yapılandırmaya, düzenlemeye ve hatta tamamen oluşturulmasına olanak sağlar.Bundan dolayıdır ki, android bazlı çalışan cihazlar için dünyanın her bir köşesinde android programlama (android program yazma) grupları hergün yüzlerce yeni programı (apps) bizlere kazandırmaktadırlar. Sadece 2012 kasım ayında 700.000 programa sahip olan Google Play market, 25 milyar indirmeyle daha uzun yıllar zirvede kalmayı sürdürecek gibi görünmektedir. Dünyanın en büyük taşınabilir ve dokunmatik cihaz işletim sistemi pazarını elinde tutan Google Android, birçok ucuza mal edilen cihazlarında işletim sistemi olmayı başarmıştır. Örneğin Samsung Galaxy SIV android işletim sistemi ile çalışırken, 50 dolara satın alınan Çin malı bir telefonda da Android sistemini görebilmeniz mümkün olabilmektedir. Hatta bu sistem günümüzün akıllı teknolojik ürünlerinin ve android versiyonları uyumlu hale getirilmesiyle birlikte televizyon, oyun konsolları ve hatta dijital kameralarda bile kullanılmaktadır. Android, Inc. Palo Alto, Andy Rubin, Rich Miner, Chris White tarafından 2003 yılında kurulmuştur. Symbian, windows mobile ve Apple iphone cihazlarının en revanşta olduğu dönemlerde, daha hızlı, daha akıllı ve daha düzenli bir işletim sistemi yapılmaya karar verilmişti. Ancak çıkış yolu bulunamadığı için şirket dar boğaza girmişti. En sonunda 17 ağustos 2005 yılında Google tarafından satın alınıp, Rubin, Miner ve White gibi kilit adamları yönetici konumuna getirmişlerdir. Rubin 'Linux Kernel' ile ilk mobil platformu çalıştırmayı başarmış, artık üretime geçilmesi için düğmeye basılmıştı. 2006 yılında BBC ve Wall Street Journal'ın verdikleri haberlerle artık yeni bir işletim sisteminin geleceği tüm dünyaya duyurulmuştu.2007 yılında ilk olarak HTC ve Samsung şirketleri hedef olarak Android telefonları kendilerine hedef alıp, ilk anlaşmaları yapmışlardı.Dünyanın ilk Android ile çalışan mobil telefonunu HTC Dream adı altında 22 kasım 2008 tarihinde kullanıcılarıyla buluşmuştur. Sizler için hazırladığımız dünya geneli en iyi mobil işletim sistemi sıralamasına da bu yazımızda yer veriyoruz. Alttaki grafikte kullanım ve kapladığı pazar alanına göre tüm dünya baz olarak sırala yapılmıştır. Veri son bir yılı kapsamaktadır. 2012-2013 Nisan ayları arası için geçerlidir. Grafiktende anlaşılacağı gibi Android, iOS ve 40 Serisi mobil cihazlar en iyi 3 mobil işletim sistemi konumundadırlar.Grafiği büyütmek için üzerine tıklamanız gerekmektedir. Kısa da olsa Android işletim sistemi tarihçesine ve android versiyonları ile ilgili bilgilere göz attık. Diğer yazılarımızda bu konuyu daha da özelleştirip, detaylı incelemelerde de bulunmaya çalışacağız. Terminolojik kavramları, örneğin: API nedir?, Android root ne demektir?, Android işletim sistemi nasıl yüklenir? gibi sorularada hep beraber değineceğiz. Yazımızı beğendiyseniz, hemen alt tarafta bulunan sosyal medya butonları yardımıyla yazıyı paylaşabilir, ücretsiz üye olduktan hemen sonrada konuya yorum yazabilirsiniz. Android versiyonları yazımızda olduğu gibi diğer teknoloji konularımızda da bizi takip etmeyi unutmayınız! Philodox.Net sitesinden ayrılmayın! Bu arada 2014 yılı içersinde artık Android Key Lime Pie 5.0 ile de bulaşabileceğimizin haberlerini de almaya başladık.
Elektronik Seçim Nasıl Bir Şey?
30 Mart yerel seçimleri sonrası beşinci güne girmemize rağmen seçim sonuçları henüz tamamen kesinleşmiş değil. Seçimler sonrasında il ve ilçe belediyeleri bazında çok sayıda itiraz yapılırken başkanlığın el değiştirdiği bölgeler dahi oldu.2014 yılında, artık tüm siyasilerin kampanyalarında sosyal medya ve dijital mecralara fazlasıyla önem verdiği -ABD’de yapılan başkanlık seçimine sosyal medyanın etkisi hakkındaki oldukça güzel bir analiz için, buyrun- bir dönemde, tüm bunlar yaşanırken insanın aklına elektronik oylamanın ne olduğu, hangi ülkelerde tercih edildiği ve nasıl bir geçiş sürecinin yaşanacağı gibi şeyler gelmiyor değil. Biz de bu yazıda sizlerle elektronik oylama (e-oylama/e-voting) hakkında bazı bilgiler paylaşmaya karar verdik.Elektronik oylama, insanların oylarını diledikleri lokasyondan ya da devletin belirlediği lokasyondan yapmasına göre ikiye ayrılıyor. Teknik olarak her elektronik oylama internet üzerinden gerçekleşmek zorunda değil, barkod ya da benzeri teknolojilerin bizim günümüzde kullandığımız mühür ve oy pusulasının yerini alması işlemi de elektronik oylamaya giriyor. Yani internetten yapılan elektronik oylama, (i-oylama diyebiliriz) elektronik oylamanın bir alt kümesi. Bu yazıda ise genel olarak i-oylama’dan bahsedeceğiz.Hangi ülkeler elektronik oylamayı denedi?Bugüne kadar elektronik oylama yolunu seçen ülkelerin sayısı tahmin edebileceğiniz gibi oldukça fazla. Örnek olarak Birleşik Krallık, Hollanda, İtalya, Brezilya, Kanada, Estonya, Avustralya, ABD ve Fransa‘yı verebiliriz. Tüm bu ülkeler haricinde Avrupa Birliği’nin de bu konuda ciddi çalışmaları olduğunu hatırlatalım.Tarih sahnesinde kabul edilen ilk elektronik seçim 2001 yılında, Avustralya’da yapılmış. İnternet üzerinden yapılan ilk elektronik seçimse (i-oylama) 2007 yılına dayanıyor. Günümüzdeyse örneğin Estonya’da halk, mobil cihazları üzerinden diledikleri lokasyonda oylamaya katılabiliyor.Peki internet üzerinden elektronik seçim Türkiye’de ne kadar mümkün?Ülkemiz yeni TTK (Türk Ticaret Kanunu) ile birlikte dünya üzerinde borsaya kote olan tüm şirketlerin yönetim kurulu toplantılarını elektronik ortamda yapabildiği -aynı zamanda oylamalar da dijital olarak gerçekleşiyor- ilk ülkelerden biri oldu. Diğer yandan e-Devlet ve e-Okul gibi hali hazırda işleyen sistemleri de hatırlatabiliriz. Ancak elektronik oylama altyapısı için tüm bunlardan farklı olarak konunun bir de halka dokunacak olan donanım boyutu var.Yukarıda da bahsettiğimiz gibi elektronik oylama aslında ikiye ayrılıyor. İnsanların evlerinden ya da diledikleri yerden katılabildikleri versiyonu bir kenara koyacak olursak; tüm ‘sandıklarda’ kioks ya da benzeri bir bilgisayarın yer alması gerekiyor. Belki sandık sayısı yani bilgisayar adeti azaltılabilir ama insanların ulaşım/yakınlık problemi yaşamaması adına ülkenin dört bir yanına bu bilgisayarın ulaşması ve seçimin sağlıklı şekilde tamamlanabilmesi için sorunsuzca hizmet vermesi gerekiyor.Tabii elektronik seçim ilk olarak belirli pilot bölgelerde uygulanıp sonrasında ülke geneline yayılabilir, bu durum da seçenekler arasında.Şu an seçimler nasıl düzenleniyor?Ülkemizde düzenlenen seçimlerde süreç, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan adrese dayalı nüfus sistemi çerçevesinde oluşturulan seçmen kütük listeleriyle başlıyor. Bu listeler gerek muhtarlıklara asılıyor gerekse online olarak kontrol edilebiliyor. Yapılan itirazlar ve düzenlemeler sonucu nihai seçmen listeleri ortaya çıkıyor. İnsanların seçim günü kullandıkları oylar ise YSK görevlileri tarafından -parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri eşliğinde- sandık başlarında elle sayılıyor.Sonrasında manual olarak sayılan bu oylar YSK’nin bir süredir kullandığı seçim yazılım SEÇSİS üzerine giriliyor. Bu arada ilk olarak bu seçimde sandık görevlileri tarafından oluşturulan sansık sonuç tutanağının da SEÇSİS’e yüklendiğini belirtelim. SEÇSİS’e girilen bu veriler eş zamanlı olarak hem YSK (Yüksek Seçim Kurulu) hem de siyasi parti yetkilileri tarafından görüntülenebiliyor.Bu arada SEÇSİS, Java programlama dili ile kodlanan, veritabanı olarak da Oracle kullanan bir yazılım. Yazılım her ne kadar kendi içinde Linux temelli olsa da görevlileri Windows bilgisayarlar üzerinden SEÇSİS’e ulaşıyor. Bir dönem Yunanistan’da da kullanılan yazılımın, muhalefetin itirazları sonucu kullanımına son verilmiş. Ayrıca SEÇSİS adı verilen yazılım, ABD’de de artık kullanılmıyor. Ülkemizde ise SEÇSİS 2007 seçimlerinden bu yana ülkemizde kullanılıyor.30 Mart’taki yerel seçiminden bazı rakamlar:52 milyon 695 bin seçmen (elektronik seçimin uygulandığı ABD’de bu rakam ülkemize göre 3 katın üzerinde)Geçen seçimlere göre 2 milyon 505 bin yeni seçmen540 bin 669 engelli seçmen194 bin sandık (cezaevleri hariç)141 milyon 654 bin adet seçim pusulasıİnternet üzerinde çalışacak elektronik seçim yazılımı nasıl olmalı?Tüm bu bilgiler ışığında ya bizzat devletin üreteceği ya Türkiye’de bir yazılım şirketi tarafından geliştirilecek ya da yurtdışında hazırlanacak/hazırlanmış bir yazılımın şeffaflık ve teknoloji kullanımı ilkeleri doğrultusunda belirli özellikleri muhakkak taşıması ve hemen yukarıda bahsettiğimiz seçmem kütüğü yapısı ile uyumlu olması gerekiyor. Örneğin yazılım üzerinde oylama sonuçlarının YSK görevlileri ve partiler tarafından aynı anda kontrol edilebilmesi, hatta vatandaşların da erişebilmesi oldukça önemli.Açık kaynak ve hatta Linux üzerinde çalışan ve ayrıca kullanılan bir yazılımın şeffaflık konusunda güven vereceğini söyleyebiliriz. Tabii hangi vatandaşın hangi partiye ya da adaya oy verdiği sorusunun cevabı da ya veritabanında hiç tutulmamalı ya da güçlü bir şifreleme algoritması kullanılmalı.Diğer önemli konuysa kullanılacak olan yazılımın çalışacağı ve bizzat seçmenler tarafından kullanılacak olan donanım yani bilgisayar. Bugün herhangi bir fuar ya da organizasyon için bir kioks (özel bir kasaya sahip bilgisayar denebilir) kiralamak (1 gün için) istediğinizde ortalama olarak 600 TL gibi bir rakamı gözden çıkartmanız lazım. Bu rakamı 194 bin seçim sandığı üzerinden düşünecek olursak, kaba bir hesapla 120 milyon TL gibi bir bedele ulaşılıyor.Oy kullanılan her bir sandığın mutlaka bir kiosk ile aynı şekilde hazırlanması mı lazım yoksa sandık sayısı azaltılabilir mi bu noktada akıllara gelen ilk soru. Donanım konusunun diğer bir önemli noktasıysa bu kiosklarda görevli olarak olan personelin yetiştirilmesi ve tüm ülkeye dağıtılması olsa gerek.Türkiye için yaklaşık olarak 1 sene sonra gerçekleşek genel seçimlerde i-oylama’ya geçilmesi hayalci bir yaklaşım olabilir. Ancak belirlenecek pilot bölgeler ile bu çalışmalara başlanması ve kullanılan yazılımın daha şeffaf hale getirilmesi hemen bugünden üzerinde çalışılmaya başlanabilecek hedefler.ERMAN TAYLAN * http://www.webrazzi.com/2014/04/04/elektronik-secim-turkiye/
Dünyanın En İyi 5 Süper Bilgisayarı
Günümüzde evde kullandığımız bilgisayarlar ile ilgili birbirimize söylediğimiz klasik cümle şudur: 'Abi bir çuval para verdim, o kadar hızlı olsun artık' ya da 'Crysis'i full çözünürlükte oynuyorum, ne kasıyor ne ısınıyor'. en zirvesi de '...senin bilgisayar da bi'şey mi? benimkinde photoshop, corel, browser açıkken hem müzik dinliyorum aynı anda da tam çözünürlükte oyun oynuyorum. Bir kere bile kasmadı...'Ancak bizim evde kullandığımız 'üstdüzey' bilgisayalar aşağıda sıralanan bilgisayarların boş kasası kadar olamaz maalesef. İşte size paha biçilemez dünyanın en iyi süper bilgisayarları.Not: Bu bilgisayarları kasabilecek oyun üretilmedi henüz çünkü tamamı merkezi programlama ve araştırma işlemleri için kullanılıyor ve tamamı Linux işletim sistemi kullanıyor...
Dünya Lideri Red Hat Türkiye'de
Dünyanın lider Linux sağlayıcısı ve açık kaynak yazılım ürünleri şirketi Red Hat 8 Nisan 2014’te Grand Hyatt İstanbul’da düzenlediği basın toplantısıyla Türkiye pazarındaki varlığını güçlendirmek ve artan müşteri taleplerine yanıt vermek için İstanbul ofisini açtığını duyurdu. Düzenlenen basın topl
İlk Bakış - Civilization: Beyond Earth
Eğer sizden bugüne dek çıkmış en iyi strateji oyunlarını şöyle bir sıralamanızı istesem Civilization adı o listede mutlaka yer alır.Dile kolay, taaa 1991 yılından beri dünyanın tarihini baştan yazıyor, medeniyetlere yön veriyoruz bu isim altında. Ve eğer sıkı bir Civ hayranıysanız, her oyunun insanoğlunun uzaya ayak basmasıyla son bulduğunu da iyi bilirsiniz. Sid Baba, bu döngüyü şimdiye dek sadece bir kez, o da 1999 yapımı Alpha Centauri ile bozdu. Her ne kadar bu oyun Civ hayranları arasında bir fenomene dönüşse de satış rakamları açısından da serinin en başarısız yapımıydı aynı zamanda. Muhtemelen Alpha Centauri 2 ’nin bugüne dek hep bir rüya olarak kalmasının sebebi de buydu. Lâkin, görünüşe göre Fraxis ekibi bu fikri mülke ikinci bir şans tanımaya karar vermiş durumda. Çünkü Beyond Earth (BE) ile galaksiyi bir kez daha “medeniyete” kavuşturmak üzereyiz.Bildiğiniz gibi bugüne dek çıkmış tüm Civ oyunlarının konusu dünyamızın tarihi üzerine olmuştur. Bilindik bir devleti seçer, bilindik bir lideri yönetir ve bilindik şeyleri keşfederiz. Barutun neden önemli olduğunu ya da denize açılmanın gerekliliğini öğrenmemize gerek yoktur. Fakat BE’de işler değişiyor; çünkü bu kez insanlığın geçmişini değil, geleceğini belirleyeceğiz. BE günümüzden yüzlerce yıl sonrasını, “Büyük Hata” denen ve insanoğlunun dünyadaki günlerini sayılı kılan bir dizi olayların sonrasını konu alacak. Artık uzaya çıkmak bilimsel bir araştırma değil, neslimizi devam ettirebilmemiz için bir mecburiyet hâline gelmiştir. Bu zaruret, yeryüzünde (detayları henüz açıklanmayan) sekiz ayrı gruplaşmanın doğmasına yol açar. Oyuna her birinin politik görüşü, uzmanlık alanı ve nihai amacı farklı olan bu sekiz gruptan birini seçerek başlayacağız. Dahil olacağımız grubun yanı sıra uzaya açılırken kullanacağımız geminin, yanımızda götüreceğimiz kolonicilerin, taşıyacağımız kargonun çeşidini de belirleyebileceğiz. Böylece oyunu her başlatışımızda bizlere farklı deneyimler sunmayı hedefleyen bir sistem oluşturmaya çalışıyorlar. Zaten yapımcı ekibin şu ana kadar verdiği tüm demeçlere ve içeriğe bakılırsa BE’nin üzerinde en çok durduğu konu tekrar oynanabilirlik olacak.Tabii değişiklikler sadece bu gruplaşmalarla kalmıyor. BE için özel olarak hazırlanan harita motoru, uzay mekiğimizin indiği gezegeni her seferinde sıfırdan tasarlayacak şekilde yapılıyor. Üstelik bu sadece arazi koşulları ve kaynakların dağılımı gibi şeylerle de sınırlı olmayacak. Aksine gezgenin renk paleti, bitki örtüsü, kaynakların çeşidi ya da atmosferin durumu gibi özellikleri de değişecek. Kanyonlarla dolu bir gezegene inersek dev solucanlarla, kumluk bir yere inersek böceklerle, suyun bol olduğu bir yere indiğimiz takdirde de deniz yaratıklarıyla karşılaşacağız. Böylelikle her seferinde galaksinin farklı bir köşesindeki farklı bir gezegene inmiş gibi hissedeceğiz. Fraxis ekibi gezegen tasarımlarında Dune ve Ender’in Oyunu gibi pek çok kült eserin yanı sıra Arthur C. Clarke, Carl Sagan ve Hayao Miyazaki gibi ünlü kalemin fikirlerinden yola çıkmış. Oyun boyunca bu yazarlara ve eserlerine dair referanslara rastlayacağımız da çıtlatılanlar arasında.BE’nin amaçladığı bir diğer şeyse, oyunculara hem kendilerini evlerinde hissettirmeyi hem de yeni bir şeyler sunmayı sağlamak. Bu nedenle oyunda bir gezegene indikten sonra ilk 50-60 turn arası her şeyin alışılagelmiş Civ gibi başlamasını uygun görmüşler. Üssümüzü kuracağız, etrafımızı keşfetmeye başlayacağız ve izciler, savaş birimleri, koruma sistemleri gibi standart buluşlarla girişeceğiz. Tam bu sıralarda gezegene iniş yapmış diğer kolonicilerle iletişime geçeceğiz. Hepsi de farklı gruplaşmalara dahil olacak elbette, ki çekişme olsun. Derken işin içine eğilimler (affinities) denen yeni bir mekanik girecek ve oyun o noktadan itibaren bambaşka bir boyut alacak.Oyunda toplamda üç farklı eğilim bulunacak: Harmony (Uyumluluk), Supremacy (Egemenlik) ve Purity (Saflık). Harmony , insanoğlunun dünyada yaptığı hataları (kirlilik, aşırı kaynak tüketimi vs) tekrarlamak istemeyen kişilerin benimsediği eğilim olacak. Bu grup gezegen üzerinde hakimiyet kurmaktansa gezegenin bir parçası olmaya ve onun sunduğu avantajlardan sonuna kadar faydalanmaya çalışacak. Bunun sonucunda da oyunun başında bizler için birer tehdit olan doğal yaşam koşulları birer avantaja dönüşecek. Bu grubun birimleri çok çabuk genişleyip çok daha hızlı hareket edecek. Supremacy eğilimi teknoloji yanlısı olacak. “İnsanoğlunu dünyadan kurtaran şey bilimdi, uzay gemileri yapabilmemizdi, bu yoldan devam etmeliyiz,” görüşünü savunacaklar. O nedenle robotlar, androidler, gelişmiş yapay zekâ ve teknolojik aletler gibi şeyler bu gruptan sorulacak. Bir yerden sonra insanlıklarının bir kısmını geride bırakıp onlar da robotlaşmaya başlayacak. Purity ise kökenine bağlı kalan ve nereden geldiğimizi unutmamanın önemli olduğunu savunan taraf. Gezegeni dünyaya benzetmeye çalışıp uzaylılarla temas kurmaktan kaçınacaklar. Devasa kaleler, uçan savunma kuleleri gibi şeyler inşa edip kökenlerini korumaya çalışacaklar.Oyunun ilerleyen bölümlerinde bu üç farklı eğilimden birini seçmek zorunda kalacağız ve er ya da geç diğerleriyle çekişmeye başlayacağız. Oyunda diplomasi yine büyük önem taşıyor elbette, zaten aksini yapmaya çalışan bir Civ düşünemiyorum. Bununla birlikte Civ V’te tanık olduğumuz casusluk teknolojileri bu oyunda daha da fazla yer alacak. Artık casuslarımız bize sadece bilgi ve teknoloji kaçırmakla kalmayacak, aynı zamanda karşı tarafın üslerini sabote edebilmemizi de sağlayacak. Bir de uydu fırlatma teknolojisi var elbette. Gerekli teknolojileri ürettikten sonra gezegenin yörüngesine bize çeşitli avantajlar sağlayan uydular fırlatabileceğiz. Bunlardan bazıları savunma, bazıları saldırı, bazılarıysa havayı temizlemek ya da kaynak sağlamak gibi fayda bazlı olacak. İşi ilginç kılan kısmı her altıgende sadece bir uydu bulunabilecek olması. Dilersek karşı tarafın uydularını vurabileceğiz ve oraya kendimizinkini yerleştirebileceğiz. Yani savaşların sadece gezegen yüzeyinde değil, yörüngede de süreceğini şimdiden söyleyebiliriz. Bir diğer ilginç noktaysa uyduların gerçeğe uygun bir şekilde yıpranıp bir noktadan sonra işe yaramaz hâle gelmesi. O nedenle bazı noktalardaki hâkimiyetimizi korumak için rakiplerimizden önce uydu üretme konusunda da sürekli yarış hâlinde olacağız gibi görünüyor.Uydulardan laf açılmışken yeni teknoloji ağacı değinmemek olmaz tabii. Bildiğiniz üzere daha önceki Civ oyunlarındaki teknolojik gelişmeler oldukça bilindikti: önce kâğıt, ardından kitap, sonra kütüphane. Ya da önce barut, ardından tüfek, sonra da askerler vs. Lâkin BE de durum oldukça farklı olacak çünkü keşfedilmiş olanı değil, keşfedilmesi mümkün şeyleri araştıracağız. Bu da bilimkurgu filmlerinden fırlamış pek çok hayali teknoloji emrimize amade olacak demek oluyor elbette. Teknoloji ağacımız artık tek bir sıra hâlinde değil de bir ağ gibi açılacak ve önümüze genetik teknoloji, yapay zekâ araştırmaları, uzaylılaşma, robotlaşma gibi farklı farklı seçenekler çıkacak. Bunlardan birini seçtikten sonra sadece o yönde ilerleyebileceğiz ve böylelikle rakiplerimizden giderek farklılaşacağız. Bu farklılaşma üslerimizin biçiminden tutun da birimlerimizin dış görünüşlerine kadar grafiksel olarak da sergilenecek üstelik.Civilization: Beyond Earth , ilk mekiklerini önümüzdeki sonbahar PC, Mac ve Linux gezegenleri için fırlatmış olacak. Bizlerde vaat ettiklerinin ne kadarını gerçekleştirebildiklerini görmek için Tardis’imizle hemen peşlerinde olacağız. O zamana dek gelişmeler için bizi izlemeye devam edin efendim.Işınla beni Skati…
Unreal Tournament Geri Dönüyor, Hem De Ücretsiz!
Gerçi ne zaman bir yerlere gitti ki?YAZANBerkan CesurHalf Life neyse, Age of Empires neyse, Unreal Tournament de odur. Tanımlayamıyorum ama nasıl kıvamda bir kültlüğü betimlemeye çalıştığımı tüm Unreal Tournament severler anlamıştır bile. Bugün Epic Games ’ten güzel haberler var, ÇOK GÜZEL HABERLER VAR!Epic Games’in şaşırtan açıklaması eski anılarımızı yeniden canlandıracak gibi duruyor. Ama bir taraftan güzel bir taraftan da düşündürten bir detayla birlikte; oyun açık kaynak şeklinde halka açık bir şekilde üretilecek, lisanslı Unreal Engine 4 kullanıcıları yapıma katkıda bulunabilecek. Bu kulağa hoş geldiği kadar, oyunun net çıkış tarihi olmaması (hiçbir zaman da olamayacak olması) ve projenin güvenilirliği tarafından da kötü. (gibi?)İçinizi karartacak gibi oldum ama son hamlemle düzelteyim; oyun ücretsiz olacak. Hayır free-to-play şeklinde değil, tamamen ücretsiz!Gün itibariyle yapım sürecine başlayan ekip, tüm kodları GitHub aracılığıyla forumlarında paylaşacak. Unreal Engine 4 kullanıcıları ise bu kodları istedikleri gibi eğip, büküp kendi içeriklerini oluşturma imkanıyla birlikte, gerçekten projenin bir parçasını üretebilme şansına sahip olacaklar.Oyun Windows, Mac ve Linux platformları için ortak olarak çıkacağının sözünü veriyor.Berkan Cesur, internet kafe günlerini özlediği diyarlardan bildirdi.
Google Haritalar 1 Milyar Kez İndirildi
Google’ın 8 Şubat 2005 tarihinde kullanıma sunduğu ücretsiz çevrimiçi haritalama servisi Haritalar, bu zamana kadar 1 milyar kez indirildi. Android platformunun en başarılı uygulamaları arasında yer alan Google Haritalar, büyük bir başarıya imza attı. Geçtiğimiz günlerde Temple Run, Facebook gibi platformların 1 milyar indirilme sayısına ulaşmasının ardından, Google’ın Haritalar servisi de aynı başarıya ulaştı. Haritalar, bu zamana kadar 1 milyar kez indirildi ve kuruldu. Kullanımı son derece kolay olan Google Haritalar, kullanıcıların gitmek istedikleri yere kolay yoldan ulaşmalarını sağlıyor. Bilgisayarın yanında Android ve iOS platformlarında da hizmet veren Haritalar, kişilerin belirledikleri bir noktadan diğer noktaya araç,bisiklet gibi ulaşım araçlarının yanında yürüyerek de kaç dakikada ulaşabileceklerine dair tahmini hesaplamalar yapabiliyor. Servisin sesli destek hizmeti ve üç boyutlu bina modelleme özelliği de bulunuyor. Google Haritalar’ın yazılım sürümü Google Earth ise Windows veya Linux tabanlı sistemler üzerinde çalışabiliyor.Stuff
Opera Yeniden Linux'ta
Bir süre önce Linux desteğini bırakan Opera, bir yıldan uzun bir sürenin sonunda yeniden Linux’ta. Norveçli şirket, Opera’nın son versiyonu Opera 24′ü bu bir yıl önce Windows ve OS X için açmıştı. Son sürüm Opera şimdi ise Linux kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Linux kullanıcıları Opera 24′ü buradan indirebilir.Merve Kara | Webrazzi
Whatsapp'a da Sansür Geliyor!
Türk Telekom’un Whatsapp mesajları, Skype görüşmeleri gibi birçok haberleşme servisini takip etme yetkisi alması bilişim derneklerinin tepkisine yol açtı. Türk Telekom’un anayasal suç işlediğini belirten kuruluşlar, gerekirse AİHM’e kadar süreci taşıyacaklarını ifade etti. Türk Telekom’un ABD’li bir şirketten satın aldığı donanım sayesinde, Whatsapp mesajları, Skype görüşmeleri ve birçok hizmeti analiz edip sansürleme yetkisi alması büyük tepki çekti. Alternatif Bilişim Derneği, Ankara Barosu Bilişim Kurulu, Demokrat Bilgisayar Mühendisleri, Elektrik Mühendisleri Odası, İnternet Teknolojileri Derneği, İnternet Yayıncıları Derneği, Korsan Parti Türkiye Hareketi, Linux Kullanıcıları Derneği, Pardus Kullanıcıları Derneği, Türk Kütüphaneciler Derneği ortak yaptığı açıklamada “Yurttaşların anayasal hakları, temel hak ve özgürlükleri, hukukun evrensel ilkeleri çiğneniyor” dedi. 'Kabul edilemez' Açıklamada, “İletişim, haber alma, bilgiye erişme, örgütlenme gibi temel özgürlüklerimizi kullandığımız servisler izlenebilecek, dilediği gibi manipüle edebilecek ve engelleyebilecek yeteneğe sahip olacaktır. Böyle bir sistemin temel hak ve özgürlüklerimiz üzerinde bir tehdit olarak durması kabul edilemez. İnternet'i denetlemek, kontrol altında tutmak, korkunç bir gözetim mekanizması kurmak, “bizim istemedigimiz kuş uçmasın” felsefesiyle problemleri çözmeye uğraşmak, son derece çelişkilidir. Yöneticilerin ve toplum önderlerinin bu durumu görememesi içler acısıdır” denildi. BTK ve Türk Telekom’un açıklama yapması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Suç duyurusunda bulunmaktan, AİHM'ye gitmeye kadar her türlü mücadele yöntemini uygulayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.
Android’li Telefonları Root Yapma
Android akıllı telefonunuza root yapmak gereklimi ya da root yapmak gereksizmi? Cevabını ve nasıl yapıldığını yazımızda göreceksiniz.Android işletim sistemine sahip tablet ve telefonları root’layarak daha özgürce kişiselleştirip kullanabiliyorsunuz.Linux ve Unix’den gelen “root” terimi, Android işletim sisteminde tüm komut ve dosyalara erişimi açıklıyor. Android telefonları, kısıtlı kullanıcı izinleriyle geliyorlar. Onlara uygulama yüklemek ve ayarları değiştirmek mümkün olsa da, sistem dosyalarını değiştirmeniz mümkün olmuyor.Kullanıcılar, genellikle ceplerini “telefonlarının kontrolünü kendi ellerine almak” için root’luyorlar.Root’lama işleminin telefonun garantisini ortadan kaldırdığını unutmamanız gerekiyor.DEVAMI
  • 1