Uyku Hakkında Kulaktan Kulağa Dolaşan Efsanelerin Ne Kadarı Gerçek?

-

Uyku hakkında ortaya atılan bazı efsaneler o kadar mantıklı ve makul ki ister istemez bir çoğuna inanıyoruz...

Kaynak: https://www.europeanbedding.sg/blogs/art...

1. Gündüz uykusu gece iyi uyuyamadığımızı gösterir.

Bu her zaman böyle değildir. Gündüz uykusuzluğunun gece uyuyamamaktan kaynaklanabileceği doğru olsa da, bunun birçok farklı nedeni de vardır. Örneğin uyku apnesi ve narkolepsi, gündüz uykusuzluğuna neden olabilir. Altta yatan diğer pek çok tıbbi durum, gece saatlerce uyumuş olsanız bile, gün boyunca yorgunluk veya halsizlik hissine neden olabilir. Uykusuzluğunuzu gece iyi uyuyamamanıza bağlayıp tıbbi nedenleri çok çabuk gözardı etmeyin.

2. Uyurken horlamak normaldir.

Horlama gerçekten yaygındır, ancak bu normal olduğu anlamına gelmez. Horlama aynı zamanda tedavi gerektiren daha ciddi bir durum olan uyku apnesi belirtisi olabilir. Bu sebeple horlama probleminiz varsa altta yatan bir tıbbi nedenin olup olmadığı araştırılmalıdır.

3. İnsanlar yaşlandıkça daha az uykuya ihtiyaç duyarlar.

İnsanların yaşlandıkça daha az uyudukları doğrudur ancak daha az uykuya ihtiyaçları olduğu yanlış bir bilgidir. Yaşlı insanlar genellikle uzun süre derin uyuyamaz, uykuları hafiftir. Bu sebeple sık sık şekerleme yaparlar.

4. Siz uyurken beyniniz dinlenmek için kendini kapatıyor.

Gerçek şu ki, bazı beyin yolakları uyku sırasında, özellikle öğrenme ve hafıza için ihtiyaç duyulan aktiviteyi arttırıyor. Melatonin gibi spesifik hormonların salgılanması da artar. Uyku, günlük yaşamımızın gerekli ve önemli bir parçasıdır, ancak dinlenmenin ötesinde önemli fonksiyonlara da hizmet eder.

5. Gece yeterli uyuyamayan çocuk ertesi gün uykusuzluk belirtileri gösterecektir.

Çocuklar yetişkinlerden farklıdır. Bir yetişkin, yetersiz uykudan sonraki gün yorgun gözükecektir. Buna karşılık, bir çocuk ertesi gün daha aktif olacak, davranışsal bozukluklar gösterecek ve dikkat süresi zayıf olacaktır. Böyle durumlarda dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu testleri (DEHB) de yanlış sonuç verebilir.

6. Gece bir saat daha az uyumak vücut fonksiyonlarınızı etkilemez.

Ne yazık ki, gece başına sadece bir saat daha az uyumak, düşünme ve hızlı tepki verme yeteneğinizi zedeleyecektir. Gün içinde gerçekten yorgun hissetmeseniz bile bu durum geçerlidir. Ayrıca, bir saat daha az uyumak, sizin için hemen etkisini göstermeyen düşük bağışıklık sistemi ve kalp-damar problemleri gibi başka sorunlara da neden olabilir.

7. Şekerlemeden kaçınmalı ve uykunuzu sadece gece vaktinde almalısınız.

Aslında, şekerlemeler vücudunuzu ve beyninizi yenileyebilir. Vaktiniz varsa, şekerleme yapmak sağlık açısından yararlı olabilir. Ancak gece uyumanızı zorlaştıracağından şekerleme süresini çok uzatmamalısınız.

8. Endişe uykusuzluğun temel nedenidir.

Belirli endişelerin veya streslerin kısa süreli uykusuzluğa yol açabileceği doğrudur. Ancak, uzun vadeli uykusuzluk genellikle başka nedenlerden kaynaklanmaktadır. Kronik ağrı, bazı ilaçların yan etkileri, depresyon veya anksiyetenin uykusuzluğa neden olduğu bilinmektedir. Stres sadece kısa vadede uyku sorunlarına yol açabilir.

9. Vücudunuz yeni uyku programlarına hızlıca uyum sağlar.

Biyolojik saatimizin, geceleri uykulu hissetmenizi sağlamak için senkronize bir şekilde birlikte çalışan bir takım mekanizmaları vardır. Sonuç olarak, yeni bir uyku programına geçmek düşündüğünüzden daha zordur. Evet, sirkadiyen ritminizi değiştirebilirsiniz, ancak günde yaklaşık 1 veya 2 saat. Bu nedenle, tüm vücudunuzun yeni bir uyku programına gerçekten adapte olması bir hafta kadar sürebilir.

10. Hafta içi yeteri kadar uyuyamazsanız, hafta sonları daha fazla uyuyarak telafi edebilirsiniz.

Bu yaklaşım uyku borcunuzu biraz azaltmanıza yardımcı olsa da, uykunuzu tamamen geri getirmez. Ayrıca, hafta sonları ne kadar uyursanız uyuyun  yeterince uyumuyorsanız, muhtemelen hafta boyunca iyi çalışmayacaksınız. Ayrıca, biyolojik saatinizin uyku değişikliklerine uyum sağlamasının zaman aldığını da unutmayın, bu nedenle bu gibi tutarsız bir uyku programına sahip olmak kötü bir fikirdir.

11. Her gün vücut fonksiyonlarınızın en iyi şekilde çalışması için sekiz saat uyku gerekir.

Sekiz saat sadece bir ortalama. İhtiyacınız olan uyku miktarı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu nedenle kilit nokta, ihtiyacınız olan uyku seviyesine ulaşmada tutarlı olmanızı sağlamaktır. Örneğin, bir gecede sadece 7 saat uyumak, çok fazla uyuması gerekmeyen biri için sorun değildir. Ancak 7 saat uyumak, 8 saat uyuması gereken bir kişi için kötü etkilerini hemen gösterecektir.

12. Geceleri uykunuzdan uyanıyorsanız ve tekrar uyanamıyorsanız bu kötüye işarettir.

Bazı insanlar gece uyanıp tekrar uykuya dalarlar bazıları yapmaz. Birçok hayvan bu şekilde uyuyor ve bazı araştırmalar atalarımızın da böyle yapabildiğini ileri sürdü. Eğer yorgun değilseniz ve gündüz uykusuzluğun etkilerini görmüyorsanız endişelenmenize gerek yok. Bununla birlikte, devam eden uyku güçlüğü çekiyorsanız veya gece sık sık uyanıyorsanız, tıbbi bir durum olma ihtimali yüksek.

13. Sürekli uykusuzluktan muzdaripseniz uyku haplarına ihtiyacınız var demektir.

Gerçek şu ki uyku hapları sadece kısa süreli uykusuzluk için tasarlanmıştır. Uzun süreli kullanım için uygun değildir. Uyku hapları uzun süreli kullanıldığında sağlık için önemli riskler oluşturur ve tehlikeli yan etkileri olabilir. Ayrıca, uyku hapları uykusuzluğunuzun temel nedenini, (depresyon veya endişe gibi) çözmez. Uykusuzluk yerine, bunun temel nedeni tedavi edilmelidir.

14. Eğer gece uyanırsanız, tekrar uyumak için koyunları saymalısınız.

Koyunların sayılması aslında beyinde gevşemeden çok, rahatsızlık hissi yaratabilir, bu nedenle koyunları kovun. Bunun yerine, progresif kas gevşetme veya sakin bir ortam hayal etme gibi gevşeme teknikleri uygulayın.

15. Hipertansiyon ve depresyon gibi sağlık problemleri ile uyku problemi arasında bir ilişki yoktur.

Tam tersine, araştırmalar uyku problemleri ile sağlık problemleri arasında önceden düşünülenden çok daha güçlü bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Örneğin, birisi uykudayken kan basıncı tipik olarak düşer, ancak uyku kesildiğinde, kan basıncı bu normal düşüşü takip etmeyecektir. Sonuç olarak, kişi daha sonra kardiyovasküler problemler ve hipertansiyon riski altında olacaktır.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir