Şike Savcısı Mehmet Berk Konuştu

 > -

Şike Savcısının Özel Yetkileri Alındı

Şike Savcısının Özel Yetkileri Alındı

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yaz kararnamesini açıkladı. 2 bin 335 hakim ve savcının yerleri değiştirildi. Şike davasının savcısı Mehmet Berk, Küçükçekmece Başsavcı Vekili olurken Ergenekon davasına bakan, Cihan Kansız Cumhuriyet Başsavcı vekili oldu.

Şike soruşturmasına bakan Savcı Mehmet Berk'in özel yetkisi alındı. Berk, Küçükçekmece Başsavcı Vekili olarak görevini yürütecek.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/sike-savc...

HSYK'dan 'Özellere' Ayar

HSYK'dan 'Özellere' Ayar

Mesut Hasan Benli - HSYK, yaz kararnamesini tamamlayarak dün yayınladı. Kararname kapsamında 2 bin 335 hakim ve savcının görev yeri değişti. Kararnameyle Şike, Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarını yürüten savcılar 'terfi' ettirilerek, özel yetkileri kaldırıldı. Hrant Dink davasının hakimi Rüstem Eryılmaz tenzili rütbeye uğrarken, Uludere soruşturmasını sürdüren Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekili Ahmet Karaca Adana’ya atandı. ‘Anadilde savunma’ya izin vermeyen KCK davasına bakan mahkemenin hakimi Menderes Yılmaz’ın yeni görev yeri ise İstanbul.

HSYK: Kendi istekleri
148 yerdeki küçük çaplı adliyenin en yakın adliyeyle birleştirilmesi kararlaştırıldığından, ataması yapılan hakim ve savcılardan 600’ünün görev yerleri değişti. Bundan sonra yalnızca yaz kararnamesiyle atama yapılacağından, sonbaharda atanacak 400 kişinin de ataması yapıldı. HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, Balyoz, Ergenekon ve Şike savcılarının kendi istekleri doğrultusunda görev yerlerinin değiştiğini söyledi.
Kararnameyle İstanbul’da sürdürülen kritik soruşturmalarda görevli özel yetkili savcıların görev yerleri değişti. Şike soruşturmasını yapan Mehmet Berk özel yetkileri kaldırılarak Küçükçeşme Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’ne atanırken, Ergenekon soruşturmasını sürdüren savcı Cihan Kansız da özel yetkileri kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’ne getirildi. Özel yetkileri kaldırılarak, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’ne atanan bir diğer isim ise Balyoz soruşturmasını yapan Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş oldu.

Zekeriya Öz formülü
HSYK daha önce de Ergenekon soruşturmasını başlatan ünlü Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün özel yetkilerini kaldırarak, başsavcıvekili olarak atamıştı. Kansız, aynı zamanda halen birçok tutuklu gazetecinin bulunduğu Odatv iddianamesini hazırlayan isim olarak biliniyordu.

Eminağaoğlu yine sürüldü
İstanbul hakimi olarak görev yapan eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ise Çankırı hakimi yapıldı. Eminağaoğlu, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı sırada tenzili rütbeye uğrayarak İstanbul’a atanmıştı. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye olarak görev yaptığı sırada Odatv davasının görülmesine üç gün kala İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na getirilen hakim Mehmet Ekinci ise bu görevini asaleten yürütecek.

Kuban İstanbul’a döndü
Ergenekon’daki tahliye kararları nedeniyle İstanbul’dan Eskişehir’e atanan hakim Oktay Kuban da isteği doğrultusunda Bakırköy’e döndü. Zamanaşımına giren Kemal Türkler davasına bakan Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali Asker Kazak artık Ümraniye Hakimi olarak görev yapacak. İstanbul Başsavcı Vekili Hasan Eker, Bakırköy’e düz savcı olurken, İstanbul Başsavcı Vekili Hikmet Gülay, Büyükçekmece Başsavcıvekilliği’ne getirildi. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Uysal da tenzili rütbeyle Edirne Hâkimliği’ne gönderildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

'FB'yi Ele Geçirme İddiasına Üç Gün Güldüm'

'FB'yi Ele Geçirme İddiasına Üç Gün Güldüm'

HSYK tarafından özel yetkisi kaldırılarak Küçükçekmece Başasavcı Vekilliği'ne atanan Şike Savcısı Mehmet Berk, Radikal'e konuştu. Savcı Berk, görev değişikliği için kendisinin başvurduğunu söyledi.

Berk, giderayak, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmaması gerektiğini savunurken; Şike, Hanefi Avcı, Balyoz ve Emin Arslan operasyonlarındaki uygulamalarının arkasında durdu. Berk, Gülen Cemaati’nin Şike Davası ile FB’ye ele geçirmek istediği iddiasına ilişkin, “Bunu duyunca üç gün boyunca güldüm” dedi. Berk, kendisine yönelik cemaatçi iddiasına ilişkin de, “Eşim geliyor eve, diyor ki ‘Mehmet ne zaman cemaatçi oldun, benim niye haberim yok?’ Bu kadar kolay mı insanlara yafta atmak? Ben torbacı adam alıyorum, adam diyor ki, bu cemaat operasyonu. Fuhuştan adam alıyorum, afedersin kadın satıyor, diyor ki cemaat operasyonu. Bunu dediği zaman iş bitiyor” dedi.

Bu kararı bekliyor muydunuz?

Bekliyordum.

Tenzili rütbe midir?

Tenzili rütbe niye olsun, başsavcı vekili olduk. Özel yetkili olup olmamak bakımından mı bakıyorsunuz?

Evet

Oradakiler savcı, diğerleri değil diyemeyiz, görevlerimiz farklı. Kamuoyunda ses getiren bazı dosyalara bakınca bunun yanısıması oluyor belki ama öyle dememek lazım. Bayrak yarışı. Dört yıl oldu zaten. Yorucu, yıpratıcı bir süre.

Acaba Şike Davası ile ilgisi var mı?

Bilemiyorum. Bu hususlarda pek bizim bilgimiz olmaz. Sadece dört yıllık süremiz doldu. Artık yorulduk da gerçekten. Hırpalandık. İtibarlı bir görev. Neyle alakası var yok, bilemem. İnsanlar yorum yapabilir.

Bir hüzün söz konusu değil anladığım kadarıyla.

Canım, niye hayal kırıklığı olsun. Buradan doğuya gitmiyoruz. Onurumuzla çalıştık, onurumuzla gidiyoruz.

Şike Davası ihtimali sadece benim aklıma gelmemiştir herhalde...

O halde şunu da söyleyeyim: Bir yıl oldu Şike süreci. Allah aşkına, basında, kamuoyunda, kahve ortamında geyik dediğimiz o kadar çok şey yazıldı çizildi, bunlar doğru kabul edilip üzerinde yorumlar yapıldı ki, artık bir şey diyemiyorum. Bu süreçte yüzlerce haber çıktı. Haberlerin yüzde 90’ı yalan haberlerdi. O yüzden bir şey diyemiyorum

Varlığı iddia edilen bir çatışmanın unsuru olarak kabul edildi bu dava.

Ben ilk duyduğumda güldüm bak, gülmekten bir tuhaf oldum. Afedersin, adi bir suç. Onunla ilgili verilere nasıl ulaştığımızı anlatmışız. Çeteyi takip ederken bulduğumuz şeyler. Onu bile getirdiler, nereye bağladılar? Ele geçiriyormuşuz da... Ya üç gün güldüm ben.

Cemaatin FB’yi ele geçirmek istediği...

Biz de bunları yapıyormuşuz da... Ne bileyim İsmail bey, yorum yapmak istemiyorum. Kahvede söylediğin laf iki dakika sonra haber oluyor.

Talebinizin sebebi neydi? Sıkıldığınız için mi, Şike’den ötürü mü?

Şike’den ötürü hiç yıprandığımızı düşünmedim. Benim için de zor bir süreçti. Kendim Fenerbahçeliyim. Çayını içtiğim, yemeklerini yediğim insanlar hakkımda işlem yapmak zorunda kaldım. Bunun üzüntüsü ayrı ama elinize bir iş geldiğinde gereğini yapmak ayrı. Yıprandığımı düşünmedim ama dört yıllık süre itibariyle artık yeterli. Biliyorsunuz adliyelerin kapatılması gündemde...

Sizce özel yetkililere ihtiyaç var mı?

Şimdi mesela İstanbul Emniyeti’nde Organize Şube’yi üç ay kapatsınlar, polisleri tatile göndersinler. Polisleri karakollara eşit dağıtsınlar, yine işlemlerini takip etsinler. Organize Şube çalışmadan bu işler yürüyorsa üç ay sonra da CMK’ları kapatsınlar. Çoğu şeyi yaşayarak görme şansına sahip oluyoruz. Belki kapatılması daha iyi alacak, bilemiyoruz.

Siz ihtiyaç olarak görüyorsunuz değil mi?

Biz Avrupalı heyetlerle toplantı yaptık. Uyuşturucu ve terör dosyalarında ülkeler olarak birlikte çalışalım, diyorlardı. Niye? Bu tür suçlar, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, uyuşturucu ve terör suçları lokal değil. Şimdi bu noktadan dönüp diyoruz ki, bunları iller yapsın. İller yapsa Hakkari’den hiçbir eroninin Hakkari dışına çıkmaması lazım.

Hiç hata yapılmadı mı?

İnsanlar eleştiriyor, yorumluyor. Ama istenerek, bilinerek, kasıtlı yapılan bir hata yok.

Mesela kitap toplatılması vakası...

Bakın, yorum farkı olur. İnsanların anlamadığı bir şey var. Bu yasa 2005’te yürürlüğe girdi. Biz “Herşeyi biz biliyoruz” demiyoruz. Ancak şu var: Bu hususta uygulamalar yapılmış, Yargıtay’ın uygulamaları kökleşmiş, içtihat halini almış da özel yetkili savcılar inadına bir uygulama mı yapıyor? Çoğu alanda emsal bir uygulama yok. Yerine göre o şekilde yorum yapılıyor. Yorumsal şeyler bunlar. Yüksek yargının önüne gittiğinde düzeltilir, içtihad yolu açılır. Ben 20 yıldır şu işin içindeyim. Hiçbir hakim savcı bir uygulama yaparken, Yargıtay uygulamaları, doktrin ve kanunun lafzının hilafına işlem yapamaz.

OdaTV Davası’nda bilgisayarlardan kitap taslakları alındı örneğin. Hiç hata yapılmadı mı gerçekten?

Gerçekten nereden baktığınıza bağlı. Ben Balyoz’da görev aldım. Bize getirilen evraklar içerisinde fişlemeler vardı. Karşısındakinin ahlaki durumunu, kişisel tercihlerini irdeleyen şeyler. Arkadaşlarla dedik ki, yarın öbür gün davayı açtığımızda bunlar ortaya çıkar, bunu önleyelim. Çünkü Ergenekon’un ilk iddianamelerinde eleştiri konusu olmuştu. Biz bunları emanete alalım, mahkeme istediğide ulaşsın ama taraflara da açık olmasın. Son derece iyi niyetli, yeni bir uygulama yapıyorsun. Dava açıldıktan sonra hakkımızda yüzlerce yazı yazıldı. Savcılar leyhte olanları koymuyor dediler. İnsanda zerre kadar Allah korkusu olsa... Bir bak bakalım, bunlar niye alınmış. Bunların içinde ne var? Yaşadığımız en büyük sıkıntı o. Ne yapsanız eleştiriliyorsunuz. Gece 4’te gözaltı oldu, eleştirildiler. Sabah 8 oldu, medya önünde oluyor diye eleştirildiler. Sadece arama yapıldı; arama yapıldı diye eleştirildi. Tutuklanmadı; gözaltına alındı diye eleştirildiler.

Tutuklamalarda hoyratlık olmadı mı?

Diyelim ki oldu, eleştiriyorsun. Ama tutuklanmayıp gözaltına alıanları da eleştirdin. Evde arama yapanları eleştirdiler. Neredeyse CMK’ların tüm usul işlemleri eleştiri konusu oldu. Geç saatte alıyorsun, eleştiriliyor, niye gece eve baskın yaptın, diye. Gündüz yaptın, bu kez diyor ki, basına teşhir ettin. Üçüncü bir yolu var mı? Üçüncü bir yolu yok. Biz dosyaya koymadık. Sırf o şahısların mahremiyetini koruyalım, dedik. Savcı leyhte delilleri sakladı oldu. Bundan dolayı hakkımızda işlem yapıldı.

Hanefi Avcı’yla mahkemelik olmuştunuz...

O kitapta benim adım sekiz kere geçiyor. Bu adam hakkında tazminat dava açtım, mahkum edildi. Ceza davası açtım, Ankara’da, iftiradan, ceza aldım. İçişleri Bakanlığı’na müracaat ettim, meslekten ihraç edildi.

Bu cemaatçi algısı sizde tahribat yarattı mı?

Allah aşkına, ben adamın dedikleri yalan diyorum, bunu üç ayrı kuruma onaylatıyorum. Hala algı, ne yapacağım? Şimdi siz diyorsunuz, şunlar şucu, bunlar şucu. Bir şeyin olduğunu ispat etmek gerekir, olmadığını bir insan ispat edebilir mi?

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AdanaAnkaraBalyoz DavasıDiyarbakırErgenekonEskişehirHakkariHanefi AvcıİstanbulKitapSavaşTerörUyuşturucuYargıtaytahliye
Görüş Bildir