Sağlık Bakanlığı'ndan 'Eşiniz Hamile mi?' Telefonu

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Sağlık Bakanlığı'ndan 'Eşiniz Hamile mi?' Telefonu

Hürriyet yazarı Ayşe Arman'ın bugünkü köşe yazısı, kadın hakları ve fişleme tartışmalarını yeniden alevlendirecek gibi duruyor. Ceren T. isimli bir vatandaşın Arman'a gönderdiği e-posta sayesinde gün yüzüne çıkan olay, yanında eşi olmadan gebelik testi yaptırmaya giden bir kadının yaşadıklarının oldukça şaşırtıcı bir hikayesi aslında.

Sözü fazla uzatmadan Ceren T.'nin Ayşe Arman'a gönerdiği e-postanın detaylarına alalım sizi;

"Sağlık Bakanlığı'nın insanları fişlediğini ilk kez sizde okumuştum. Benim başıma gelmez zannediyordum ama ben de fişlendim. 1 buçuk yıllık evliyim. 1.5 ay önce hamilelik şüphesiyle, Ankara Kazan Hamdi Eriş Devlet Hastanesi'ne gebelik testi için kan vermeye gittim. Hamile değilmişim, sonuç negatif!" İşte her şey bundan sonra başlıyor. Dün eşimi Sağlık Bakanlığı'ndan aramışlar. Aralarında geçen konuşma şu:

-Eşiniz Ceren T. ile ilgili rahatsız ediyoruz. Eşiniz 1.5 ay önce devlet hastanelerimizden birinde gebelik testi yaptırmış. Bilginiz var mı?

-Evet, eşim gebelik testi yaptırdı, biliyorum. Ama bu sizi neden ilgilendiriyor?

-Gebelik gibi bir durum var mı?

-Hayır, eşim hamile değil.

-Eğer gebelik gibi bir durumu varsa, kayıt yaptırılmamış. Bilginiz olsun, şu an suç işlemiş oluyorsunuz.

Ceren T. Ayşe Arman'a gönderdiği e-postaya şöyle devam ediyor;

1- Farz edin, hamileyim ve ben bu çocuğu istemiyorum. Kocam psikopat. Ondan kurtulamıyorum. Bir de çocukla, iyice bağ kurmak istemiyorum. Sizi temin ederim, onunla yaptıkları bir görüşme yüzünden, Ankara'nın bir köşesinde şu an cesedim toplanıyor olabilirdi. Suçlusu kim olacaktı?

2- Farz edin, kocamdan ayrı yaşıyorum. Boşanamıyorum ve hayatımda birisi var. Ondan hamilelik şüphem var. Kocamla yapılan bu konuşma yüzünden cesedim başka bir sokaktan toplanacaktı!

3- Hastaneye giden benim. Hamilelik riski taşıyan benim. Sorumluluğunu bilip, kaydettirecek olan da benim. Neden acaba, ben değil de kocam aranıyor? Nasıl iğrenç bir maksat var bunun altında?

4- Kocamın bilgilerine ulaşan bir birim, acaba bizim beraber ya da ayrı yaşadığımızı da kesinleştirmiş mi? Bakıp, sorup soruşturmuşlar mı? Allah aşkına bu nasıl bir sistem? Kadınlara uygulanan şiddet deyip sadece kocaları, sadece toplumu mu suçluyorlar? Devletin hiç mi suçu yok? Bu nasıl bir devlet? Kadın koruması gerekmiyor mu? Sizce bu devlet bizi gerçekten koruyor mu? Fişleyerek mi koruyor!

Hem hastaneyi, hem Sağlık Bakanlığı'nı arayacağım ve hakkımı arayacağım. Lütfen siz de bana yardımcı olun. (Ceren T.)

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraAyşe Armanhamilehamilelikolay
Görüş Bildir