Politikaları ve Çizgisiyle Dünyanın Belki de En Çok Konuşulan Devletlerinden İsrail'in Kuruluş Hikâyesi

75PAYLAŞIM

Aslında İsrail Devleti'nin temelleri 19. yüzyılın sonlarında çoktan atılmaya başlanmıştı...

Bu içerikte History ve Encyclopedia Britannica kaynak olarak kullanılmıştır.

19. yüzyılın sonlarında Rus İmparatorluğu tarafından zulme uğrayan Yahudiler, kendisine ait toprakları olan bir Yahudi Devleti kurmaya karar verdiler.

Bu durum da 'Siyonizm' hareketinin başlaması sağladı.1897'de İsviçre'de ilk 'Siyonist Kongresi'ni toplandı. Yahudilerin ana vatan olarak kabul ettikleri, o dönem Osmanlı topraklarına ait olan Filistin 'Yahudi Devleti' için seçilen yer oldu. Siyonist kurulu, Osmanlı'ya bu toprakların onlara verilmesi için talepte bulundu.

Dönem padişahı Abdülhamid'in yanıtı "Ben bir karış dahi toprak satamam, zira o bana değil, halkıma aittir. Onlar, bu İmparatorluğu kurup kanlarıyla mahsuldar kıldılar. Onu, bizden koparılmadan önce üzerini kanımızla bir kere daha kaplamayı biliriz." şeklindeydi.

Siyonistlerin lideri Theodor Herzl de anı kitabında Abdülhamid'in "Dindaşlarımızın ölüm fermanını bu göçlerin önünü açarak imzalamam asla mümkün değildir" dediğini ifade etmişti.

1905'teki başarısız Rus Devrimi'nden sonra Doğu Avrupa ve Rus Yahudileri, Filistin'e göç etmeye başladılar.

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı'nın çöküşüyle İngiltere Filistin'i ele geçirdi. 1917'de İngiltere, Filistin'de Yahudi Devleti kurulmasını kabul ettiğine dair 'Balfour Deklarasyonu'nu yayınladı. Arap devletleri bu durumu protesto etse de Milletler Cemiyeti İngiltere'nin kararına destek çıktı.

1929'den itibaren Araplar ve Yahudiler Filistin'de sürekli çatışma halindeydiler.

İngiltere, bu çatışmayı engellemek için Filistin'e olan Yahudi göçüne sınırlama getirdi. II. Dünya Savaşı'nda birçok Yahudi yasa dışı yollarla Filistin'e girdi. Radikal Yahudiler, Siyonizmi engelledikleri için Filistin'deki İngiliz kuvvetlerine karşı ayaklanma çıkardılar. 

II. Dünya Savaşı'nın sonunda, 1945'te Amerika Birleşik Devletleri Siyonistlerin davasına destek çıktı. Çözümsüz kalan İngiltere, çareyi Kasım 1947'de Filistin'i bölmeye yönelik oy kullanan Birleşmiş Milletler'e başvurmakta buldu.Tüm bunlar olurken Filistinli Araplar ve Siyonist güçler çatışmayı sürdürmekteydi.

14 Mayıs 1948'de, İsrail Devleti'nin kurulması için David Ben Gurion Tel Aviv'de harekete geçti.

Aynı gün içerisinde Araplar taarruza geçti ve Arap-İsrail Savaşı'ı patlak verdi. Gerilla Mücâdelesi adıyla başlayan savaş Mısır, Suriye, Ürdün, Lübnan, Irak ve Suudi Arabistan'ın da dahil olmasıyla daha da büyümüş oldu. İsrail Devleti'nin bu dönemdeki Cumhurbaşkanı Haim Weizmann, başbakanı da David Ben Gurion'du.

18 Temmuz-15 Ekim tarihleri arasında ateşkes ilan edilmesi gerektiğine karar verilse de savaş, 7 Ocak 1949'a kadar devam etti.

10 Mart 1949'da savaş tam manasıyla sona erdi. Mısır Başkanı olan Cemal Abdünnâsır, 26 Temmuz 1956'da Süveyş Kanalı'nı kamulaştırdı. Bu hamlesinin üzerinden çok geçmeden İngiltere, Fransa ve tabii ki İsrail Devleti Mısır'a savaş açtılar.

7 Kasım 1956'da ateşkes imzalanmasıyla İngiltere ve Fransa mısırdan çekilirken İsrail, Mart 1957'ye kadar işgali sürdürdü.

Takvimler 1967'yi gösterirken İsrail, Araplar tarafından denizlere itildiğini ve sınırlarını küçültüldüğü iddiasını ortaya attı. Sonrasında Mısır, Ürdün ve Suriye'yle savaşa girdi. Bu 5-10 Haziran arasında süren ve büyük kayıplar yaşanan 6 Gün Savaşı'ydı.

İsrail'in Golan Tepeleri'nde elde ettiği zaferin sonrasında anlaşma imzalandı.

Bu anlaşmaya göre İsrail, Doğu Kudüs, Golan Tepeleri, Gazze Şeridi ve Sina Gölü'nü topraklarına kattı. Bu durumda İsrail, sadece 6 günde topraklarını iki buçuk kat genişletmiş oldu. Birleşmiş Milletler bu anlaşmayı geçersiz saysa da İsrail bugün dahi bu toprakları terk etmedi.

Üstelik işgal altında tuttuğu Kudüs'ü hiçbir devletin tanımamasına rağmen başkenti olarak göstermekte.

Günümüzde de bu topraklarda varlığını koruyan İsrail, işgalci tutumları ve insanlara verdiği zararlarla da tepki çekmeye devam etmekte...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kartalicekaras1

başlığı okuyup sirf bize ne yazmak icin gekdim buraya 🤣🤣🤣🤣 bize neeee beee

cilgin_serseri

dipnot: filistin bayrağındaki kırmızı renk arapların şerif hüseyin önderliğinde osmanlıya karşı başlattığı isyanda dökülen Türk kanını temsil etmektedir

safemod

Filistin bayrağı siyah ortada beyaz altta yeşil bayraktir. Osmanlı'ya karşı ingilterenin bulduğu muhalif isyan bayrağı açan Şerif Hüseyinin bayrağı siyah ortada yeşil, altta beyaz renk vardır.1964 yılında Filistin kurtuluş örgütü Filistin bayrağı olarak kabul etmiş kırmızı rengi kendi şehitlerinin kanını sembol ettiğini belirtirler. 1964' te Osmanlı'ya değil israile karşı savasiyorlardi. Bugün arap ulkelerinde başta filistinde ve diger arap ulkerinde dukkanlarda dahi Türk bayrağının asılı olduğunu görebilirsiniz. Ancak ülkemizde dukkanlarda israil bayrağı asılı olmasa da israilin topraklarimizda kanlarimizda gözlerinin olduğu bilinse ve YPG PKK resmi destekçisi olduğu bilinse dahi kimilerinin gönüllerinde yer ettigine eminim.

fransiz

Araplar tarafindna yazilmis sixdays sarkisi, israilsavasini anlatir. tokyo drift ve mahmut orhanda remixini yapmisti. konumuza donunce kaninla bedel odedigin topraklari parayla sattigin zaman boyle durumlarla karsi karsiya kalirsin. Ayrica abdulhamit ile ilgili de algi operasyonu yapmis editor. Biz o topraklara yuzyillarda baris ve huzur getirdik. Ama araplara hicbir zaman yaranamadik. cunku bu kadar nankor bir toplum olamaz. arkani dondugun an bicaklarlar. Fransizlar yillarca cezayiri isgal etti. hemde cezayir haklini parayla satin alip kendi halkiyla savastirdilar. simdi fransayla almanya mac yapip kazandigi zaman araplar disarda konvoy yapiyor. gerisini siz dusunun iste

doc.dr.sinansagiroglu

El kadar devlet hepsinin hakkından gelebiliyor yazık...

zeemon

İsraili hiç sevmedim ama geçenlerde 6 gün savaşlarını araştırdım. Çevresini tamamen saran ve kendisinden daha güçlü 3 ülkeye karşı destek almadan savaşıp kazanmış ve toprak ele geçirmiş bir ülke. Ayrıca çevresindeki ülkelerden daha gelişmiş hale geldiler. Bizde şeytan gibi görülüyorlar ama başarılı oldukları pek çok alan da var.

safemod

5 10 yıllık bir devletin başka devletlerin ucak filolarini yoketmesini yardimsiz kendisinin yapacağını gerçekten kabul ediyor musunuz? Bugün dahi Amerika hiçbir karşılığı olmadan her yıl 3 milyar $ yardımı israile taahhüt eder. Ilk devlet olduğu zamanı siz düşünün. Araplara savaş açılacağı zaman amerika her tür desteği vermiş ancak kendisi savaşa girmemisti destekten yoksun olduğu konu budur. Askeri egitimi ingilizler vermistir.Silahlar konusunda amerika neyse israilde oydu. Buna karşılık araplara roket geliştiren alman biliminsanlarinin suikastle tek tek öldürüldüğünü biliyor musunuz? Silahsız kadın, kız,çocukların israilli askerlerin korkusuyla öylesine oldurebildigi korkak terörist bir orduya methiyeler duzmekte düşündürücü. Israilli yönetmen Ari Folman'a ait 2008 yapimi Besirle Vals filmini izlemenizi tavsiye edebilirim. Kendilerini temize çıkarırken dahi neler yaptıklarını kimlerden yardim aldiklarini kendilerinden izleyebilirsiniz.

zeemon

Aslında İsrail ve Arap Devletleri arasındaki konulara çok hakim değilim. Amacım da methiyeler düzmek değil. Bu ülkenin politikası işgal üzerine dayanıyor ve masum insanları öldürüyor. Ancak bunları yapıyor diye her alanda gaddar, beceriksiz olarak damgalamak onun kullanabileceğimiz başarılırını da görmemizi engeller. 6 gün savaşını açanlar Arap Devletleriydi ve daha güçlü olduklarını bildikleri için bunu yaptılar. Savaşı daha başarılı strateji yürüten israil kazandı ve bir kaç defa barış teklifinde de bulundular. Çünkü teknolojik olarak o kadar da üstün değillerdi. Daha sonra bize de abd den alıp kendilerine göre geliştirdikleri pek çok askeri araç sattılar bu güne kadar. Bütün bunların dışında israil evet terör devletidir. Dünyanın düşmanıdır.

Görüş Bildir