Ev Arkadaşı Ömer Güney'i Anlattı

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Ömer Güney'i Ev Arkadaşı Anlattı

Ömer Güney'i Ev Arkadaşı Anlattı

Fransız polisi, Paris suikastlarında 1984 doğumlu Ömer Ziya Güney’i baş zanlı olarak tanıttı. Olay günü PKK’nın kurucularından Sakine Cansız’ı cinayetlerin işlendiği büroya götüren Ömer Güney’in, cinayet saatinde de orada olduğu tespit edildi ve çantasında barut izine rastlandı. Güney’le birlikte ev arkadaşı Y.A. da gözaltına alınmış, ancak serbest bırakılmıştı. Y.A. dün Fırat Haber Ajansı’na (ANF) konuştu. İşte ev arkadaşının dilinden suikastların baş zanlısı Ömer Güney...

‘Sakin, düzgün insandı’

“Gözlemlediğim kadarıyla sakin, düzgün bir insandı. Sürekli dernek çevresindeki arkadaşlarla temas halinde gördüğüm için güvendim. İkinci bir izlenim, hep kendisine hedef belirlerdi. Bu ortamda hep bir konuma gelmek istediğini söylerdi. Eve gelip gitmeye başladı. Ardından bana evini açar mısın deyince ben de dernek çevresinde gayret gösteren bir şahıs olarak gördüğüm için evimi açtım. Bir buçuk ay beraber kaldık aşağı yukarı. Evde 3 kişi kalıyorduk.”

‘Gerilla sempatizanıydı’

“Gerillacılığa sempatisi var gibi görünüyordu. Kendisini tamamen bu harekete adamak istiyordu. Tabii ben yanlış izlenim almamışsam. Daha önce Almanya’da bir plastik fabrikasında çalışırken Kürt yurtseverlerin kendisine hep yardımcı olmak istediklerini fark ettiğini söylüyordu. O esnada daha çok Türklerle iç içe olduğunu söylüyordu. Babasının bir Kürt olduğunu ancak Kürtlüğü sevmeyen bir tarzda olduğunu söyledi bana. Ve özellikle boşanıp Fransa’ya döndüğü esnada burada Kürt halkı içerisinde ilgi görmüş. Derneğimize gitmiş Villiers-le-Bel’e. Arkadaşların sıcak davrandığını söylemişti. Heyecanlıydı, ailesini de örgütleyeceğini söylüyordu.”

“Olay günü şüphe edecek bir şey görmedim. Dalgın ya da şüpheci davranışlarını görmedim. Olay günü gece 03.05 ya da 03.07 sıralarında bir arkadaşımız beni aradı. Arkadaşların şehadete ulaştığını söyledi bana.

Ben de bunun şokuyla nasıl giyindim bilmiyorum. Her ikisini de ben uyandırdım. Arkadaşlar böyle diyor dedim. ‘Ben inanmıyorum’ dedi. ‘Böyle bir şey olamaz. Sağ salim gördüm ve ayrıldım kendilerinden’ dedi.”

‘Çelik yelek giydirdiler’

Olaydan sonra derneğe gittik. Bir süre kaldık. Sonra yanıma geldi, benimle emniyete kadar gelir misin dedi. Yolda giderken kendimce sordum nedir diye. ‘Ben tercümanlık yapmışım, prefecturelüğe (valilik) gitmişiz. O yüzden ifade vereceğim’ dedi. Ben de öyle ise gelirim dedim. Gittik orada polisler üzerine çelik yelek giydirip götürdüler. Sen gidebilirsin dediler. Polis evi bastığında 4-5 telefon çıktı. Bir de şöyle bir şey var. 45 takım elbisesi vardı. Mağaza mıdır bu, nedir diye sorduğumda akrabalarım bana alıyor, ailenin tek çocuğuyum diyordu.

‘Eve tabanca getirdi’

Üzerinde tornavida, anahtar, bıçak, sprey bu tür şeyler taşıdığını biliyordum. Sorduğumda ‘Ben her zaman hazırlıklıyım. Bir şeyler yapmak istiyorum’ diyordu. Silah kullandığını görmedim. Silaha, bıçağa meraklı olduğunu anlatış tarzıyla tahmin edebiliyorduk. Ve bir tabanca bir ara bize gösterdi. Bana “kuru sıkıdır” dedi. Ben de kızdım. Sorardı hep ‘Hangi silah daha iyi menzilli olur, hedefi kaç noktada vurur’ diye.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaFransaPolisolay
Görüş Bildir