Muammer Güler: '4 Kişinin Hayati Tehlikesi Bulunuyor'

 > -

İçişleri Bakanı Gezi Parkı Bilançosunu Açıkladı

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Gezi Parkı protestolarıyla ilgili olarak "Vandalizm karşısında sessiz kalmamız sözkonusu olamaz" dedi.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Taksim Gezi Parkı olayları sırasında şimdiye kadar 915 vatandaşın hastanelere kaldırıldığını, bugün itibariyle 79 kişinin hastanelerde yatmakta olduğunu bildirdi. Güler, bunların 4'ünün hayati tehlikesinin bulunduğunu, 8 kişinin yoğun bakımda olduğunu kaydetti. Muammer Güler, bu süreçte 516 güvenlik görevlisinin de yaralandığını söyledi.

İçişleri bkanı Muammer Güler'in açıklamalarından satırbaşları:

-Adana'da bir polis kardeşimiz şehit oldu. Hatay'da da Abdullah kardeşimiz hayatını kaybetti. Gösteriler meşru hak arayışını aşan boyutlara ulaştı. Olaylarda 915 kişi yaralandı. Olaylar sırasında bazı provokasyonlar yapıldı. Marjinal kesimler bu olaylar üzerinden zemin bulma arayışında. Şu ana kadar meydana gelen olaylar yüzünden toplam zarar 70 milyon TL'yi aştı.

-Hiç kimsenin işkal eylemi yapma yoldan geçenlere zarar verme gibi bir hakkı yok. Kameralara yansıyan orantısız güçle ilgili görüntülerden yararlanarak bu iddiaları bu tespitleri ayrıntılı bir şekilde incelemeye devam edeceğiz. Kameralara yansımayan onlarca olayın da polisler tarafından sağduyuyla kontrol altına alındığını belirtmek isterim.

-Taşlı sopalı molotoflu saldırıya rağmen güvenlik güçlerimiz yetkileri kapsamında görevini yapmaya devam edecektir.

-Tepkilerini demokratik şekilde koyan eylemcilere teşekkür ediyorum. Demokratik hak arama amacıyla başlayan eylemlerde provokatörlere fırsat verilmemesi gerekiyor. Provoke ettikleri kişilerle daha büyük eylemler yapmaya çalışıyorlar.

-Vandalizm karşısında sessiz kalmamız sözkonusu olamaz. Bizim can ve mal güvenliğini sağlamak gibi yasal bir görevimiz vardır.

Devlet vatandaşının da hukukunu korumak zorudadır. Sosyal medya bir iletişim aracıdır ama provokasyon amacıyla kullanılmamalı. Twitter'ı kitlesel bir şiddet aracı olarak kullanmak tehlikelidir. Son günlerde kullanılan yöntemlerle toplum üzerinde nasıl etki bıraktığı ortadadır. Halkı kışkırtmaya çalışanlarla ilgili kanuni gereği mutlaka ifa edilmiştir.

-Gösterilere iştirak eden ve demokratik özgürlüğünü kullanan, marjinal gruplara dahil olmayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.

-Olaylarla ilgili hassasiyeti STK'lardan da beklemekteyiz.

-Provakatörlerin iki amacı var:

1- Demokratik hak ve özgürlüklerini kullanrak eylem gerçekleştirenleri kışkırtarak yanına çekmek

Haberin Tamamı İçin:

Muammer Güler'den Gezi Parkı protestoları hakkında açıklama

Muammer Güler'den Gezi Parkı protestoları hakkında açıklama

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Taksim Gezi Parkı olayları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Güler, "Şimdiye kadar 915 vatandaş hastanelere kaldırıldı. Bugün itibariyle 79 kişinin hastanelerde tedavi görüyor. Bunların 4'ünün hayati tehlikesi bulunuyor ve 8 kişi yoğun bakımda. Bu süreçte 516 güvenlik görevlisi yaralandı" diye konuştu.

İşte Güler'in açıklamalarından satırbaşları

Komiser Mustafa Sarı arkadaşımızı kaldırıldığı hastanede bütün çabalara rağmen hayata veda ettiğini üzüntüyle öğrendik. Şehit komiserimize Allah’tan rahmet diliyorum. Elbette ki bu gösteriler sırasında, öncesinde de malumunuz bir vatandaşımız trafik kazasında, Mehmet Ayvalıtaş’ı yine bu gösteriler esnasında Hatay’da Abdullah Cömert’i kaybetmiştik. Onlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Hastanede yatan yurttaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.

Maalesef olaylar sırasında hak arama ve özgürlük şeklinde protestolar yapılırken, gelişen günlerde yasa dışı gösterilere, polise mukavemet, meşru hak arayışını aşan boyutlara gelmeye başladı. 280 iş yeri, 103 polis otosu, 259 özel araç, bir konut, bir polis merkezi, birisi CHP 11’i Ak Parti’ye ait 12 binada hasar meydana geldiğini, kaldırımlarda, mobese kameralarında, sinyalizasyon sistemlerinde, aydınlatma direklerine, polis noktalarında da önemli zararlar geldiğini tespit ettik.

'ORANTISIZ GÜÇ İNCELENİYOR'

Bu eylemlerle içerden ve dışardan yoğun bir bilgi kirliliği toplumsal tabanda derin yaralar açabilecek provokasyonların hedeflenmektedir. Bazı marjinal kesmiler zemin tutma çabası içindediler. Toplumsal düzeyde çatışma ortamı oluşturarak şiddet yaratma içinde bulunanlar olmaktadır.

Demokrasilerde hak aramanın yüzlerce meşru yolu vardır. Hiçbir demokrasi hak arama özgürlüğü şiddete dönüşmüş bir öfkeyi meşru kılamaz. Bu ülkede herkesin hukuk çerçevesinde tepkisini ortaya koyma, kendisini ifade etme, oturma eylemi hakları vardır. Hiç kimsenin hukuk dışı eylem yapma, işgal eylemi yapma, çevrede oturanlara yoldan geçenlere zarar verme lüksü hakkı yoktur.

Orantısız güç kullanımı iddiasıyla ilgili bize ulaşan bütün görüntülerden yararlanarak müfettişlerce ayrıntılı biçimde incelemede.

Kameralara yansımayan yüzlerce olayda da polisimizin sağ duyusunu koruduğunu görevini hakkıyla yerine getirdiğini ifade etmek isterim.

'TOPLUMUMUZ HAKSIZLIĞA TEPKİ KOYMAYI BİLMEKTEDİR'

Müdahale ederken tabiki orantılılık ilkesi esastır. Bunlar açıkça ifade edilmiştir. Esnafa çevreye kamu malına verilen zarara, illegal örgütlerin zararlarına, taşlı molotoflu şiddete rağmen güvenlik görevlileri görevini yapmaya devam edecektir. Yanlış yapan varsa gerekli işlemin yapılacağını tekrar ifade etmek istiyorum.

Bu vesileyle eylemlere katılan ve amacı demokratik tepkisini ortaya koymak olan sağ duyulu vatandaşımıza teşekkürlerimi ifade ediyorum. Polisimize destek olan, marjinal örgütlerle kendilerini farklı yerde tutmaya çalışan insanlar var. Olaylara müdahale esnasında yetkisini aşan polislerle ilgili tespitler devam etmektedir.

Demokratik hak aramayla başlayan bir eylemi sabote etmek isteyen provokatörlere fırsat verilmemesi gerekiyor.

Bu olayları provoke etmek isteyenlerin iki amacı var. Birincisi daha büyük eylem yapmak isterler. Karşı şiddet olgusunu talep ederler. Her iki olayda da kaybeden ülkemizdir. Toplumun bütün kesimleridir ve toplumun huzurudur.

Bizim toplumumuz haksızlığa karşı tepki koymayı bilmektedir. İtiraz etme ve fikir beyan etme hepimizin hakkıdır. Hak arama için ortalığı yakıp yıkma teşebbüslerine izin vermemizi de kimse beklememektedir. Halkımızın can ırz güvenliğini sağlamak gibi anayasal görevimiz vardır.

'SOSYAL MEDYA PROVOKASYON ARACI OLARAK KULLANILIYOR'

Devlet gayri meşruluğa hukukun diliyle cevap vermek durumundadır. Bu arada bir şeyi daha ifade etmek istiyorum. Sosyal medya provokasyon amacı olarak kullanılmaktadır. Sosyal medyanın iletişimdeki yerini biliyoruz. Twitter gibi imkanları organize etmek için kullanmak açık toplum ilkesinin inkarıdır. Ne kadar manipülatif mesajın yazıldığını açıkça görüyoruz. Gerçekle alakası olmayan mesajlar atılmıştır.

Başta gençlerimiz olmak üzere sosyal medya kullanıcıların okuduklarına teyit etmeden inanmamalarını istiyoruz.

Biz toplantı ve gösteri yapma hakkını sonuna kadar savunuyoruz. Kaostan sokak eylemlerinden kimse bir şey bulamaz.

Özellikle Ankara’da yapılmak istenen eylemlerde biz normal protesto yapanlara karşı her türlü imkanı sağladık. Ancak bunların genellikle Kızılay gibi herhangi bir toplantı yapıldığında genel hayatı etkileyecek yerlerde yapılmak istendi.

Yaptığımız bu izinli ve basın açıklamasına izin verdiğimiz her durumda marjinal grupların alanı işgal ettiklerini, ayrılırken polisle çatışma içinde olduklarını ördük. Kızılay her gün eylem alanı olursa Ankara’da kamu düzeninin sağlanması mümkün değildir.

Saatin sabah dördüne beşine kadar bu gösteriler sürdürülmek isteniyor. Hepsinin üzerinden sağ duyuyla gelinebileceğini ifade etmek istiyorum.

SORU - CEVAP

İllegal örgütlerle ilgili tam rakam nedir?

Tam rakam diye bir şey yok. Türkiye’de hem legal görüntüde çalışanlar var, onların amaçları için illegal ve marjinal örgütler de var. Bunların sayısının 11-12 olması bir şey ifade etmez.

İstanbul’da 6 kişi, Ankara’da da 1 kişi olmak üzere toplam 6 kişi. 4’ü hakkında yurt dışına gönderilmeleri repor edildi. İkisi Fransız biri yunan biri ABD biri Alman, ikisi İran vatandaşı. Onlarla ilgili tespitlerimiz sürmektedir.

Bizim toplumdan beklentimiz budur. Normal haklarını kullanan insanlar marjinal grupların yanlarından ayrılmamak için bir arada tutuluyor. O insanlar duyarlı davransın diye bekliyorum kendilerinden. Sen dağıtılacaksın, senin üzerine su sıkılacak gibi bir şey söz konusu değil ama dağılmaları konusunda ikazlar yapılıyor. Tazyik yada bedeni kuvvetle götürülmek isteniyor. Buna uymayarak taş sopa çelik bilyelerle saldıranlar var. Vatandaşlarımızı bu tür provokatif eylemlerden uzak durmalarını rica ediyorum.

Son güne kadar 117 gözaltı vardı. Şu an itibariyle hiç kimsenin gözaltında olmadığını, İzmir’de bir iki gözaltında kaldığını söyleyebilirim.

Saat 04:00’de Tunalı’da ne oluyordu? Kuğulu Park’ta gösteri yapanlara müdahalede bulunulmadı. Kızılay’a Başbakanlığa yürünülmesi durumunda kendilerine zor kullanıldığını ifade edeyim.

Artık 11. Gün. Net olarak bu olayların ne kadar süreceği konusunda bir tahmininiz var mı?

Ben sağ duyulu hareket edilmesi kanuni ölçülerde kalmasının her şeyi çözeceğine inanıyorum. Hak arama özgürlüklerinin meşru biçimde kaldığı sürece herhangi bir müdahale söz konusu olmayacaktır.

Dün akşam Kuğulu Park’a bir müdahale oldu. Orada bir işgal yoktu. Tunalı Hilmi’de trafik akıyordu?

Hayır onları siz yanlış biliyorsunuz. Tunalı’da bir çok hak arama eylemi oldu. Ama dünkü olayda yolların işgal edilmesi gibi bir durum oldu. Ama sizin dediğiniz gibiyse baktırırım.

Kaskların kapatılması?

Bazı arkadaşlarımızın böyle yaptığı iddiaları var. Araştırılıyor.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAdanaAmerika Birleşik DevletleriAnkaraCumhuriyet Halk PartisiGezi ParkıHatayİranİstanbulİzmirMuammer GülerPolisŞehitSosyal MedyaTürk KızılayıTwitterYunanistan
Görüş Bildir