Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Kahramana Göre Değil Hikâyeye Müzik Yaparım'

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Kahramana göre değil hikâyeye müzik yaparım

Kahramana göre değil hikâyeye müzik yaparım

Ramazan ayının ilk günü, tüm Ortadoğu ve Arap ülkelerinde Hz. Ömer dizisi yayına başlayacak. Hz. Ömer'in hayatını konu alan, çekimleri iki yıldan fazla süren dizinin yönetmenliğini Suriyeli Hatem Ali, senaryosunu Velid Saif üstleniyor. Türkiye'de atv televizyonunda yayınlanacak dizinin müziklerini ise Türk müzisyen Fahir Atakoğlu yaptı. Senaryonun kendisini çok etkilediğini söyleyen Atakoğlu, 19 saatlik dizinin müziklerini nasıl bestelediğini anlattı.

Bu proje için size nasıl ulaştılar?

Dubai'deki prodüksiyon şirketi Muhteşem Yüzyıl'ın müziklerini beğendiği için benimle irtibata geçti. Teklif geldiğinde çok heyecanlandım. Adalet simgesi Hz. Ömer'in hayatını biliyorum.

Nasıl başladınız çalışmalara?

Tüm dizinin, yani toplam 19 saatin tamamını bir DVD ile bana ilettiler. Geçtiğimiz yıl ağustos ayında başladım çalışmaya. Önce canlı enstrümanların kaydını aldım. Büyük bir keman grubu, renk sazları, gitar, düdük, ney, tambur; bunun gibi sazlar kullandım. Onların alışık olmadığı birçok seslilik vardı. İlk kayıtları gönderdikten sonra çok beğendiler. 19 saatin, 19'unu da müzikle bezedim.

Tüm kayıtları izlediğinizde sizi en çok etkileyen ne oldu?

Senaryo müthiş. Beni çok etkiledi. Diyaloglar çok güzeldi. Savaş sahneleri muhteşem çekilmiş, büyük bir emek ve para harcandığı çok belli. Çok gerçekçi çekilmiş. Savaşlarda kullanılan efektleri de Avrupa ülkelerinde yapmışlar. Oyuncuları, hikâyesi, senaryosu çok etkileyici.

Suriye'deki olaylar çalışmalarınızı engelledi mi?

Dizi için çalışırken Suriye'de olaylar patlak verdi. Bir ara filmler Suriye'den çıkamayacak diye çok korktuk. Hatta beni çok sıkıştırdılar çabuk olmam için. Sonra her şey halloldu.

Müziklerin temasını neye göre belirlediniz?

Bana ilk 19 saati ilettiklerinde savaş sahneleri yoktu. Onları daha sonra ekledim. Arap dünyasında müzik çok sesli değildir. Çok seslilik girmiştir, ancak tek seslilik yani monofoni hâlâ devam ediyor. Koma denilen sesler vardır ve o koma sesleri seslendirmek çok zordur. Ben o melodiyi ortada bırakıp çevresini seslendiriyorum. O melodilerin yanına yaklaşmadan yerleştiriyorum çok sesliliği. Zaman zaman da doğaçlamaların üzerine seslendirme yaptım. Konuşmaların üzerine müzik istemediler mesela, ama zaman zaman diyalogların da altına müzik yaptım. Ve çok beğendiler... Orkestrasyon büyük ama zaman zaman küçülüyor. İnsan sesi de kullandım, hem kadın hem de erkek vokale yer verdim. Kısacası ben genel hikâyeyi müzikledim. Şahıslara, dizinin kahramanlarına ve ilişkilerine müzik daha çok yazılıyor. Ve çok müzik kullanılıyor. Ben o yolu tercih etmedim. Hiç geleneksel bir melodiye yer vermediniz mi?

Bir keresinde Hz. Muhammed'in dönüş sahnesi için bir tema rica ettiler. Onların çok alışık olduğu bir temayı tekrar düzenledim. Hepsi benim bestem ama içlerinden sadece bu düzenleme...

Peki o dönemin müzikleri...

Ona hiç girmedim. Savaş sahnelerinde, bazı meydan savaşlarında, büyük davullar, metal aletlerin birbirine vurduğu sesler vardı ve o davulları da çekmişlerdi. Ben de sadece senkron olarak o görüntüler üzerine o davul seslerini yerleştirdim. Hiçbir zaman o dönemin müziği neymiş, girmedim.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AtvDubaiMuhteşem YüzyılSavaşSuriyeTercihdizimüzik
Görüş Bildir