Kılıçdaroğlu Wall Street Journal'a Makale Yazdı

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Kemal Kılıçdaroğlu Wall Street Journal'a Makale Yazdı

Kemal Kılıçdaroğlu Wall Street Journal'a Makale Yazdı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD’nin en çok okunan ve en etkili gazetelerinden Wall Street Journal’a bir makale yazdı. Kılıçdaroğlu makalede, “Sığınmacılar konusu Suriye’nin iç işlerine nefs-i müdafaanın ötesinde karışmak amacıyla kullanılacak bir bahane olmamalı. Bu Türklerin istemediği bir savaş” dedi.

Kılıçdaroğlu, “ Turkey Can’t Afford Its Saber-Rattling ” ( Türkiye Savaş Tehditlerinin Altından Kalkamaz ” başlıklı makalede 4 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen operasyon tezkeresini değerlendirdi.

Bu tezkerenin iki gergin komşu arasındaki tansiyonu yeni bir sınıra ittiğini ifade eden CHP lideri, “Birçok Türk Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri olmadığı konusunda hemfikir. İstedikleri şey Suriyelilerin özgür iradesine dayanacak, uluslararası diyalog ve siyasi destekle elde edilecek barışçıl bir dönüşüm” dedi.

Ancak “Türk hükümetinin benimsediği yolun şiddetin felaket düzeyinde artışına neden olabileceğini” belirten Kılıçdaroğlu, “Suriye şu an topyekun bir iç savaş yaşıyor. Ölü sayısı 30 bini aştı, her gün on binlerce sığınmacı ülkeyi terk ediyor. Türkiye yardıma ihtiyacı olanlara bir güvenli sığınak sağlıyor ve benim partim de hükümetin insani önlemlerini destekliyor. Ancak sığınmacı meselesinin Suriye’nin iç işlerine karışmak için bir bahane olmasına karşıyız” ifadelerini kullandı.

Suriye’ye barış getirmek için uluslararası kamuoyunun ülkedeki tüm meşru grupların sesinin duyulur hale gelmesini sağlaması gerektiğini de belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye kendini savunmak için vatandaşlarının ölümlerine cevap verdi ve bunu da yeni angajman kuralları çerçevesinde sınırda ateşle karşılık vererek yaptı. Ancak TBMM’nin savaş yetkisi vermesi riskli ve kanuni dayanağı olmayan bir hareket. Oylama Adalet ve Kalkınma Partisi’nin çözümde bir taraf olmak yerine çatışmada bir aktör olmayı tercih ettiğini gösteriyor” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Kemal Kılıçdaroğlu Wall Street Journal'a Makale Yazdı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD’nin çok satan gazetesi the Wall Street Journal’a Türkiye'nin Suriye'ye yaklaşımını eleştiren bir makale yazdı.

Kılıçdaroğlu makalesinde, "Meclisin savaş tezkeresi riskli ve yersizdir. Kanlı bir şekilde devam eden bu duruma daha fazla askeri güçle müdahalede bulunmak, zaten diktatörünün zalimliğiyle mağdur olmuş olan ülkenin daha da parçalanmasından başka bir işe yaramayacaktır. Bölgemizde ihtiyacımız olan yeni bir savaş değil, barıştır" diye yazdı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun bugün Wall Street Journal’da yayımlanan yazısı şu şekilde:

"TBMM’nin Suriye’ye karşı ordunun kullanılmasına izin veren 4 Ekim tarihli tezkeresi iki gergin komşu arasındaki tansiyonu yeni bir eşiğe taşıdı. Türklerin çoğu, Esad’ın Suriye’nin geleceğinde yeri olmadığını düşünüyor. Türklerin çoğunluğu, uluslararası diyalog ve siyasi destek yoluyla Suriyelilerin hür iradesine dayanan barışçıl bir geçişi istiyor.

Fakat, Türkiye’nin tercih ettiği sert güç yolu, şiddetin korkunç bir şekilde tırmanmasına neden olmaktadır.

Suriye, bugün, 30 binden fazla ölü ve her gün ülkeden kaçan onbinlerce mülteciyle birlikte tam bir iç savaşın içindedir. Türkiye, umutsuzca yardım ihtiyacı içinde olanlara güvenli bir sığınak sunmakta ve başkanı olduğum CHP, hükümetin insani önlemlerini desteklemektedir, fakat mülteci meselesinin Suriye’nin içişlerine karışmak için istismar edilmesine karşıdır.

Suriye’ye barış getirmek için, uluslararası camianın bütün meşru gruplara ülkenin geleceğine karar vermede söz hakkı sağlamak zorundadır. Fakat, bunun yerine, farklı uluslararası aktörlerin kendilerine yakın gördüklerini silahlandırdıkları kanlı bir çıkmazın içindeyiz.

Türkiye, kendi savunması için, vatandaşlarının ölümüne karşılık vermek zorundaydı ve bunu yeni askeri angajman kuralları kapsamında sınırın öteki tarafına ateş açarak yapmıştır. Fakat, meclisin savaş tezkeresi riskli ve yersizdir. Karar, German Marshall Vakfının en son anketi ve diğer anketler, Türklerin çoğunluğunun, AKP’nin Suriye’ye karşı agresif tutumuna karşı olduğunu göstermesine rağmen, iktidardaki AKP’nin çatışmanın çözümüne taraf olmaktansa, çatışmanın bir aktörü olma niyetini göstermektedir.

CHP AKP’nin bu yanlış planına dört nedenden dolayı karşı çıkmıştır:

· İhtilafın karmaşık dini ve etnik ayrımları göz önünde bulundurulduğunda, Suriye’de gerçek bir barışa varılması için diplomasinin tek yol olduğuna inanmaktayız. Esad’ın indirilmesi son hedef olmamalıdır; bunun yerine nihai hedef, O’nun yerine gelecek meşru, demokratik ve laik bir rejimin kurulması olmalıdır. Bütün tarafları içeren müzakereler olmadan bu mümkün olmayacaktır. Zaten kaotik olan savaş alanının içine asker sokmak sadece dökülen kanı artıracaktır.

· Türkiye’nin askeri müdahalesine karşı çıkmak, Esad’ın zulmünü desteklemek anlamına gelmemektedir, bu, Suriye’nin içişlerine daha fazla müdahaleyi reddeden meşruiyet, gerekçe ve aklın karşı çıkışıdır. Savaş lehine tek taraflı bir karar, krizin, iki ülke arasında bir çatışmaya dönüşmesine yol açar. Türkiye bu yükü tek başına üstlenmek durumunda değildir ve üstlenemez.

· Asker yerleştirme tehdidi etkili bir caydırma yöntemi olamaz. Yetkililer şimdiden Türkiye’nin Suriye’yle tam anlamda bir savaşa girmeye niyetli olmadığını açıkladı. Bu açıdan, böylesi bir hareket ciddi değildir ve Esad rejimini cesaretlendirmiş olur. Bir diğer yandan, Türkiye müdahale ederse, bu, diğer komşu ve bölgesel güçleri çatışmanın içerisine sürükleyebilir. Bu, sınırın her iki tarafında da yaşayan Kürtlerle gerilimi alevlendirebilir.

· Sonuç olarak, Türkler bu savaşı istememektedirler- Suriyelilerle geçmişe dayanan bağlar güçlü olmaya devam etmektedir ve sınır çatışmaları geniş çaplı bir savaş için yeterli bir sebep değildir.

Türkiye’nin ana muhalefet partisinin lideri olarak, Ağustos’ta, Suriye meselesinin çözümüne ilişkin, çatışmanın bütün taraflarının, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri, Arap Ligi, AB ve İran’ın katılımıyla müzakerelerini öngören kapsamlı bir plan sundum. AKP bunu anında reddetmiş ve bunun yerine, muhalif savaşçıları desteklemeye devam ederek sorunu derinleştirmiştir.

Türkiye’nin, yıllardır süregelen laik ve açık yönetim geleneği ve Suriye halkıyla olan ilişkisi, Türkiye’yi, Suriye için diplomatik bir çözümü şekillendirecek en önde gelen aktör yapmaktadır. Diğer taraftan, kanlı bir şekilde devam eden bu duruma daha fazla askeri güçle müdahalede bulunmak, zaten diktatörünün zalimliğiyle mağdur olmuş olan ülkenin daha da parçalanmasından başka bir işe yaramayacaktır. Bölgemizde ihtiyacımız olan yeni bir savaş değil, barıştır."

DHA

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBeşer EsadBirleşmiş MilletlerCumhuriyet Halk PartisiİranKemal KılıçdaroğluSavaşSuriyeTercihTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir