Avrupa Basınından Özetler | 05.11.2012

 > -

İngiliz Basınından Özetler | 05.11.2012

İngiliz Basınından Özetler | 05.11.2012

İngiltere'de gazeteler bugün kapaklarını Amerika Birleşik Devletleri'nde bu hafta yapılacak başkanlık seçimine adıyor.

Financial Times "Obama'nın danışmanları zaferden emin" başlığının altında, seçim kampanyalarının son gününe girilirken Başkan Barack Obama'nın kilit rol oynayan eyaletlerde ufak farkla önde olduğunun görüldüğünü; danışmanların da zaferden emin olduğunu yazıyor. Gazete, buna cevaben Mitt Romney'nin ekibinin, adaylarının seçimi "kesinlikle" kazanmaya emin adımlarla ilerlediğini söylediğini aktarıyor. Financial Times, Amerika Birleşik Devletleri'nde ülke genelinde yapılan kamuoyu araştırmalarının iki adaya olan desteğin aynı oranda olduğunu gösterdiğini, ama Ohio, Wisconsin ve Iowa gibi kilit önemi olan eyaletlerde Obama'nın önde gittiğini belirtiyor.

Guardian gazetesi ise "Biz kimin kazanmasını istiyoruz" başlığının altında dünyanın geri kalan bölgelerinin kimin ABD Başkanı olmasını isteyebileceğini yazıyor. Gazete, İsrail'de oturan ABD vatandaşlarının çoğunluğunun ve Başbakan Benyamin Netanyahu'nun, Cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney'i desteklediğini; Latin Amerika'daysa desteğin daha çok Obama'ya yönelik olduğunu aktarıyor. Guardian, Afrika ve Avrupa'da halkın Obama seçildiğinde kendisine büyük ümit bağladığını ama bunun kısa sürede yok olduğunu yazıyor. Guardian'a göre Arap dünyası başkanlık seçimini kazanacak kişinin Filistin ve Arap baharına yaklaşımını dikkate alacak. Gazete, Afganistan ve Pakistan'da insanların, ABD dış politikasının değişmeyeceğine inanmasından dolayı, etkisi büyük olacaksa bile seçimi geçmişteki kadar yakından takip etmediğini belirtiyor.

Daily Telegraph gazetesi kamuoyu araştırmalarının iki adaya olan desteğin neredeyse eşit olduğunu gözler önüne serdiğini; ve ABD seçim kanunlarının yapısından dolayı Cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney'nin Başkan; Demokratlardan Joe Biden'ın da Başkan Yardımcısı seçilebileceğini belirtiyor. Gazete haberine şöyle devam ediyor: "Obama ve Romney'e olan destek birbirlerine çok yakın. ABD Anayasasının 12. değişikliğine göre iki adayın da 269 delege kurulu oyu alması durumunda Temsilciler Meclisi Başkan'ı; Senato da Başkan Yardımcısı'nı seçiyor. Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğun Cumhuriyetçilerden; Senato'da da Demokratlardan oluşması beklendiğinden bu ilginç senaryo gerçekleşebilir."

Times, Amerika'da ekonomi çevrelerinin Obama'nın onlara karşı yaptığı eleştirilere cevaben Mitt Romney'e finansal desteği arttırdığını yazıyor. Gazete, Wall Street'in normalde her iki adaya da eşit oranda parasal destek sağladığını, ama bu sefer finans çevrelerinin Romney'e, Obama'ya verilenin üç katı ekonomik yardım yaptığını aktarıyor.

Aynı konuda başka bir haberde Financial Times, ekonomistlerin ve şirket sahiplerinin Sandy kasırgasının Amerika Birleşik Devletleri'nin 2012 yılının son çeyreğindeki ekonomik büyümesini olumsuz etkileyeceğine, ama 2013 yılının ilk yarısında ekonomik büyümeye yarayacağına inandığını aktarıyor. Gazete, Sandy kasırgasının ülkeyi 30 ila 50 milyar dolar zarara uğratacağının tahmin edildiğini; ama bu kaybın ardından gelecek ekonomik büyümenin ABD başkanlık seçimini kazanana yarayacağını yazıyor.

Daily Telegraph gazetesi, Beşar Esad rejiminden taraf değiştirenler arasında en yüksek konumda bulunan eski Başbakan Riyad Hijab'ın, defalarca siyasi uzlaşı yapmış olmasına rağmen Esad'ın bunu geri çevirdiğini söylediğini okuyucularıyla paylaşıyor. Gazete, Hijab'ın muhabirleri Ruth Sherlock'a Ürdün'de verdiği mülakatta, taraf değiştirmeden bir hafta önce kendisinin, Esad, cumhurbaşkanı yardımcısı, meclis başkanı ve Ba'ath Partisi'nin başkan yardımcısıyla kapalı kapılar ardında toplandığını söylediğini yazıyor. Gazete, Hijab'ın şöyle konuştuğunu aktarıyor: "Beşar'a krize siyasi bir çözüm bulması gerektiğini söyledik. Ona dedik ki: 'Öldürdüklerimiz bizim halkımız.' Suriye'nin Dostları grubuyla konuşmayı önerdik ama kendisi uzlaşmayı veya operasyonları durdurmayı reddetti."

Independent gazetesi İngiliz Başbakanı David Cameron'ın Birleşik Arap Emirlikleri'nde bugün başlayacak gezisinde, hastanelerden bombalara çeşitli İngiliz mallarını pazarlayacağını aktarıyor. Gazete haberine şöyle devam ediyor: "[Başbakan] üç gün boyunca Dubai, Abu Dabi ve Suudi Arabistan'da İran'ın yarattığı tehlikeyi konuşacak. Cameron bu gezi vesilesiyle savunma sanayine milyarlarca sterlin değerinde ihale almaya çalışacak. (…) Başbakan Körfez liderlerine özellikle Typhoon savaş uçaklarını pazarlayacak. Birleşik Arap Emirlikleri bu uçaktan 60 tane almayı düşünmüştü."

Financial Times, İran'da milletvekillerinin ekonominin durumuna dair soruları cevaplandırması için Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad'ı meclise çağırdığını yazıyor. Bunun çok nadir yapılan bir şey olduğuna dikkat çeken gazete, Cumhurbaşkanı'nın meclise çağrılmasının gelecek sene yapılacak seçimler öncesi güçler dengesinin gergin seyrini ortaya koyduğunu belirtiyor. Financial Times'ın haberi şöyle devam ediyor: "Milletvekilleri, Ahmedinejad'ın neden merkez bankası ve ekonomi bakanlığının kur dalgalanmalarını kontrol altına almasını ertelemelerini emrettiğini, lüks arabaların ithalatına neden izin verdiğini ve yerli buğday üretimini neden ihmal ettiğini bilmek istiyor."

Times gazetesi, 2014 yılında İskoçya'da yapılacak bağımsızlık referandumu öncesi Avrupa Birliği'nden kötü bir haber geldiğini aktarıyor. Gazete, Avrupa Komisyonu başkanı Jose Manuel Barroso'nun ardından Avrupa Birliği Konseyi başkanı Herman Van Rompuy da İskoçya Başbakanı Alex Salmond'un iddia ettiğinin aksine, bağımsızlığı seçmesi durumunda İskoçya'nın hemen AB üyesi olamayabileceğini söylediğini belirtiyor. Times, Van Rompuy'un İskoçya'nın AB üyesi olmak için yeniden başvurması gerekeceğini, ve Birleşik Krallık'tan ayrılmalarının "kimseye hiçbir yarar sağlamayacağını" söylediğini yazıyor.

Independent gazetesi, Kıbrıs'ın turistik kasabası Ayia Napa'daki bir gece kulübünde çıkan bir kavgada adadaki İngiliz üssünde görevli bir askerin öldürüldüğünü yazıyor. Gazete, olayın, öldürülen asker ve beraberindeki üç asker arkadaşının, üç İngiliz turistle kavga etmesinin ardından gerçekleştiğini belirtiyor.

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler | 05.11.2012

Alman Basınından Özetler | 05.11.2012

Bugünkü Alman basının ağırlıklı konuları, Almanya'da 8'i Türk 10 kişiyi öldürmekle suçlanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü'nün (NSU) ortaya çıkarılmasının birinci yıldönümü ile Sandy kasırgasının yol açtığı zarar.

Bugünkü Alman basının ağırlıklı konuları, Almanya'da 8'i Türk 10 kişiyi öldürmekle suçlanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü'nün (NSU) ortaya çıkarılmasının birinci yıldönümü ile Sandy kasırgasının yol açtığı zarar.

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi, 2000-2007 yılları arasında 8'i Türk, biri Yunan, biri Alman toplam 10 kişi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü'nün ortaya çıkışının birinci yıldönümünü ele alıyor. 'Kâbus devam ediyor' başlıklı yorum şöyle:

"Aşırı sağcı terörist katil grubunun ortaya çıkmasının üzerinden bir yıl geçtikten sonra, güvenlik güçlerinin kendi aralarındaki işbirliğinin nasıl uzun vadede iyileştirilebileceği konusunun hâlâ açıklığa kavuşmaması, utanç verici. Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Hans-Georg Maaßen'in, muhbirlerle ilgili merkezî bir listenin hazırlanması yönündeki talebi, elbette sadece memnuniyetle karşılanabilir. Ancak diğer önerilerde olduğu gibi şu soru da soruluyor: Neden şimdi? Savunma Bakanı Thomas de Maiziere'nin gizli dosyalara muamele konusunda önerilerde bulunulmasını rica etmesi de çok anlamlı. Ancak bu aynı zamanda kulağa çok çaresizce geliyor."

Flensburger Tageblatt da konuyla ilgili yorumunda benzer görüşte:

"Thüringen Başbakanı Christine Lieberknecht'in NSU'nun ortaya çıkışının birinci yıldönümü vesilesi ile bir kez daha bu acımasız olayların yeniden değerlendirilmesini talep etmesi, insanı sadece şaşırtıyor. Aslında politikacılar ve güvenlik birimlerinin çok daha ileri bir noktada olması gerekiyor. Ancak görülüyor ki değiller. Bu büyük bir hayâl kırıklığı."

Die Welt gazetesi de yorumunda cinayetlerin güvenlik birimleri ve siyasete duyulan güveni sarstığı görüşünde.

"Olayın soruşturulup, açıklığa kavuşturulması çabaları sergilendiğinden beri ortaya çıkan, kabul edilemeyecek hatalar, üstünkörü ya da baştan savma yapılmış soruşturmalar... Bu sadece polisin, yetkili birimlerin değil, siyasetin ve kamuoyunun da dâhil olduğu bir bütünün beceriksiz davrandığı izlenimini güçlendiriyor. Sürekli olarak ortaya çıkan yeni yanılgılar, şu sonuca götürüyor: Bu devlet, onun resmi daireleri, yetkili birimleri Neonazilere muamele konusunda tembel ya da gevşek mi davranıyor? Aşırı sağ gerçekten de göz ardı mı ediliyor? Göçmenlerin hayatına daha az değer mi veriliyor?"

Bugünkü gazeteler ABD ve Haiti'yi kasıp kavuran Sandy kasırgasının yolaçtığı ağır sonuçlara da geniş yer veriyor. Frankfurter Rundschau gazetesi, Haiti'deki durumu mercek altına alıyor:

"Kasırga bu Karayip ülkesini harabeye çevirdi. 60'tan fazla insan öldü, binlerce kişi evsiz kaldı, mahsul hasarının 100 milyon doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Hükümet olağanüstü hâl ilan etti. 2010 yılında ağır depremden bu yana Haiti ikinci bir afet yaşıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü'nün verilerine göre kolera hastalarının sayısı, kasırganın yol açtığı seller nedeniyle yeniden arttı. Depremin ardından Haiti'ye ilgi birkaç hafta boyunca büyüktü. Bu kez sadece kasırga Haiti'yi değil, aynı zamanda kamuoyunun ülkeye ilgisini de kısa sürede silip süpürdü."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör B aşak Özay

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AhmedinejadAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBarack ObamaBaşbakanBeşer EsadBirleşik Arap EmirlikleriDubaiFilistinİngiltereİranİsrailKatilMerkez BankasıMitt RomneySandySavaşSherlockSuriyeSuudi ArabistanVanYunanistan
Görüş Bildir