Gitmediğimiz İçin Ekmek Bandığımız Efsane Eurovision Performanslarımız
Ah Eurovision… Bir zamanlar mayıs ayı gelince evde çaylar demlenir, kısır yapılır, televizyon başına geçilir, “Bu sene kaç puan alacağız?” heyecanı başlardı. Ve sonra... sahne kararırdı. Işıklar açılırdı. Bizimkiler o sahneye bir çıkardı ki... Sanki bütün Türkiye oradaymış gibi olurdu. Yıllar geçti, sahneler değişti, biz gitmedik. Ama ne zaman bir Eurovision gecesi gelse, içimizden aynı şarkı çalar: “Every way that I can... I’ll try to make you love me again.”
1. Sertab Erener – Everyway That I Can
Türkiye'nin Eurovision zaferi deyince, başka hiçbir şey düşünmeyiz. Sertab sahneye çıktığında sadece şarkı söylemedi; adeta Türkiye'nin kültürel zenginliğini oryantal dansla, kemerli kıyafetle, batı vokal tekniğiyle harmanlayıp sahneye bam diye bıraktı. Yani biri “Doğu ile Batı sentezi” dese, bu performans gösterilir.
2. maNga – We Could Be The Same
Modern şehirli Türk genci temsili gibi bir sahneydi. Gümüş robotik kadın, Matrix evreninden fırlamış sahne tasarımı, maNga’nın kendine has sound’u… Avrupa 'ooo Türkiye bu muydu yaa?' dedi, biz de 'yetmez ama evet' dedik. İkinciliği kaptık ama birincilik o sahnede bizim kalbimize kazındı zaten. We could be the same değil, we could be the best bile diyebiliriz.
3. Mor ve Ötesi – Deli
Mor ve Ötesi Eurovision’a çıkarken biz “Abi bunlar İngilizce mi söyleseydi?” diye düşünüyorduk ama onlar “Biz buyuz” dedi ve Türkçe söylediler. Sahne sade ama etkiliydi, vokal sağlam, sözler dokunaklıydı. Avrupa belki tam anlamadı ama biz o “DEEEELİ” çığlığında gençliğimizin hüznünü bulduk.
4. Athena – For Real
Hangi Eurovision performansında trampetle, zıplayarak sahneye çıkan bir grup gördünüz? Athena o yıl sadece şarkı söylemedi, sahnede adeta enerji patlattı.
5. Kenan Doğulu – Shake It Up Şekerim
Kenan sahneye çıkarken biz ekran başında “bu gece finaldeyiz” diyorduk. Çünkü o karizma, o kıpır kıpır enerjiyle Kenan adeta sahnenin tozunu attı. Şarkı hem batıya uygun, hem bizim oryantal havamızı taşıyordu. “Şekerim” lafı bile tek başına kült oldu. Finalde 4. olduk ama gönüllerin kazananıydık. Yine olsa, yine gönderirdik.
6. Şebnem Paker – Dinle
Eurovision tarihinde ilk defa 'Türkiye iyi puan aldı” diye şaşırdığımız yıl. Şebnem Paker'in o büyüleyici sesi, udla bezenmiş oryantal tınılar, otantik kıyafetler…
7. Can Bonomo – Love Me Back
Sahne tasarımı, dansçılar, Can Bonomo'nun farklı vokaliyle birleşince ortaya enteresan ama sempatik bir karışım çıktı. Herkes 'Bu kim ya?' dedi, sonra 'Aa, güzelmiş'e döndü. Finale kaldık, ortalarda bitirdik ama şarkı hâlâ çalma listelerimizde.
8. Ajda Pekkan – Pet’r Oil
Yıl 1980, Türkiye Eurovision’a star gücüyle girdi. Şarkı biraz “Petrolümüz yok ama havasını yaparız” minvalindeydi. Danslar, kıyafetler, Ajda’nın zamansız güzelliğiyle birleşince ortaya Avrupa’yı biraz şaşırtan, biraz da mest eden bir performans çıktı.
9. Hadise - Düm Tek Tek
Kırmızı elbisesi, dansları ve o meşhur “You make me go... DÜM TEK TEK” nakaratıyla hepimizin içini kıpır kıpır etti. Dördüncü olduk ama ekran başında şunu biliyorduk: O yıl şampiyon Hadise’nin karizmasıydı.
10. Yüksek Sadakat – Live It Up
Yüksek Sadakat, 2011’de 'Live It Up' ile sahneye çıktığında aslında kalite vardı, sound yerindeydi ama... bir şeyler eksikti. Şarkı çok yavaş başladı, derken patladı ama o aradaki sabrı Avrupa gösteremedi. Grup çok klas duruyordu, ama biraz fazla klas duruyordu sanki. Eurovision sahnesi biraz daha “hoplamalı zıplamalı” seviyor çünkü. Finale kalamadık ama şarkı hâlâ “ underrated Eurovision parçaları” arasında zirvede.
Eurovision artık bizsiz.

Her yıl Eurovision geldiğinde aynı döngü başlıyor: “Bu yıl da yokuz”, “Yine mi katılmıyoruz ya?”, “Türkiye olsa şöyle olurdu...” Ama sonra YouTube’dan Sertab’ı açıyoruz, maNga’yı bir daha izliyoruz, Hadise’yle düm tek tek coşup Kenan’la sahnede zıplıyoruz.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın