Gazeteci Deniz Teztel'i Kaybettik

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Gazeteci Deniz Teztel Vefat Etti

Gazeteci Deniz Teztel Vefat Etti

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC), Sürekli Basın Kartı sahibi Teztel'in ölümü nedeniyle yayımladığı başsağlığı mesajında, "Değerli üyemiz, Sürekli Basın Kartı sahibi Deniz Teztel'i saygıyla anarken ailesine ve topluluğumuza başsağlığı diliyoruz" denildi.

Teztel'in cenazesi, Üsküdar'daki Şakirin Camisi'nde ikindi vakti kılınacak namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

İstanbul'da 1959 yılında doğan Deniz Teztel, İktisadi Ticari İlimler Yüksek Okulu'nu bitirdi. 1980 yılında Türk Haberler Ajansı'nda muhabir olarak mesleğe başlayan Teztel, daha sonra Cumhuriyet Gazetesi'ne geçti ve mesleğini sürdürdü.

DHA

Haberin Tamamı İçin:

Gazeteci Deniz Teztel'i Kaybettik

Gazeteci Deniz Teztel bu sabah hayatını kaybetti. 54 yaşındaydı.

Mesleğe 1980 yılında Türk Haberler Ajansı'nda muhabir olarak başlayan ve Cumhuriyet ile Güneş gazetelerinde uzun yıllar çalışan Teztel, 12 Eylül darbesinin duruşmalarını izlemiş, hatta gazeteci olarak takip ettiği duruşmalarda “örgüt üyesi olmakla” suçlanıp tutuklanmıştı. Teztel Nokta ve Güncel Hukuk dergilerinde de çalıştı.

Cenazesi, bugün Üsküdar Şakirin Camii'nde kılınacak ikindi namazını müteakip cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

Davaları izlemeye Selimiye Kışlası’ndaki duruşmalarla başlayan Deniz Teztel, SKYTürk’teki Öteki Tanık programında, üç yıl boyunca 12 Eylül cezaevlerindeki işkenceyi haber yapamadıklarını anlatmıştı:

“Herkes ‘suçluydu’, bu nedenle bir sürü davamız oldu. DİSK, TSİP, TİP, Barış Derneği, MLSPB, TKP/ML TİKKO davaları…”

“Duruşmalarda işkenceyle ilgili anlatımları çok dinledim. Yargıç bunları dikkate bile almıyordu.”

“1243 sanıklı Devrimci Sol (Dev-Sol) davası, 24 Temmuz 1981’de başladı. İlk duruşmada altı sanık vardı. Sonra bu sayı arttı.”

Bu davayı gazeteci olarak izleyen ve haber yapan Teztel, örgütle ilişkisi bulunduğu suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Direktörü Peter Galliner , Başbakan Süleyman Demirel ’e yazdığı 18 Aralık 1991 tarihli mektupta, altı aydır tutuklu bulunan Teztel’in serbest bırakılmasını istemişti:

“Güneş Gazetesi İnsan Hakları Servisi Yönetmeni gazeteci Deniz Teztel'in durumundan kaygılıyız. Teztel, 28 Haziran’da gözaltına alındı ve o günden bu yana mahkemeye çıkarılmadı. Avukatları Teztel hakkında hiçbir yazılı suçlama bulunmadığını bildirdiler. Öğrendiğimize göre polis, Teztel’in insan hakları ve işkence konusunda yazılar yazmaktan vazgeçmesi durumunda koşullu olarak serbest bırakılacağını bildirdi.”

“Teztel Dev-Sol örgütü üyeleri arasında bağlantı kurmakla suçlanıyor. Teztel, 1980'den bu yana çeşitli haber ajansları ve gazetelerde yazmıştır. O dönemdeki bütün siyasi davaları izlemiş ve bu konuda uzmanlaşmıştır. Gazetecilik mesleği çerçevesinde, cezaevlerindeki durumlarını öğrenmek için tutuklu ve hükümlülere mektuplar yazmış, ancak hiçbir şekilde yasadışı bir örgütün üyeleri arasında bağlantı görevi yapmamıştır.”

“Deniz Teztel'in tutuklanışı ifade ve kamunun bilgilenme özgürlüğüne doğrudan bir saldırıdır.”

Teztel, Fatih Polat’ın Evrensel gazetesinde hazırladığı 12 Eylül yazı dizisinde de 17 Ocak 1984 tarihinde THKP/C Üçüncü Yol davasının ilk duruşmasında çekilen ve yayın yasağı konulan fotoğrafını anlatmıştı:

“O dönemde gözaltında kalma süreleri çok uzundu. İnsanlar 90 gün gözaltında kalıyordu. Tutuklanmalarının ardından da ancak 2 yıl sonra duruşmaya çıkabiliyorlardı. O fotoğraf da 1984’te çekilmişti. Demek ki dört yıl sonra duruşmaya gidebilmişler. O günlerde yanlış hatırlamıyorsam Metris’te tek tip giydirilmesi gündeme gelmişti ve bazı gruplar tek tipe karşı çıktılar.”

“O zamanlar, ne bu kadar gazete ve televizyon vardı, ne de bu kadar gazeteci vardı. Biz belli bir grup, Cumhuriyet’in, TRT’nin, Tercüman’ın, Hürriyet’in ve arada sırada Anadolu Ajansı’nın muhabirleri olarak 12 Eylül davalarını izlerdik ve 5-6 kişiydik.”

“Onlar (hakimler, savcılar) açısından bu fotoğrafın çekilişini engellemek gibi bir şeye gerek de yoktu. Çünkü ‘Çekersen çek, nasıl olsa yayınlayamayacaksın’ diye düşünüyorlardı.”

Ayça Söylemez | Bianet

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanİstanbulPolisSüleyman DemirelTRTÜsküdar
Görüş Bildir