Ergenekon'da Karar 5 Ağustos'ta

 > -

Ergenekon Davası'nda Duruşma Ertelendi

Ergenekon Davası'nda Duruşma Ertelendi

Ergenekon Davası'nda Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, sanıkların esasa ilişkin son savunmalarının alınmasının tamamlandığını belirterek, duruşmada hazır bulunan tutuklu sanıkların son sözlerini aldı.

İSTANBUL - İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon Davası'na bakan mahkeme heyeti, yaklaşık 3 saatlik aranın ardından aldıkları ara kararları açıkladı. Mahkeme Heyeti, dava sanıklarından tutuklu sanık Ergün Poyraz ve Serdar Öztürk'ün reddi hakim talebini, davayı uzatmaya yönelik olduğu gerekçesiyle reddetti. Davanın geldiği aşamayı da dikkate alarak mazeretlerin kabul edilmediğini açıklayan Mahkeme Başkanı Özese, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya ilişkin son savunmalarının tamamlandığını belirtti. Duruşmada hazır bulunan tutuklu sanıkların son sözlerinin alınacağını söyleyen Mahkeme Başkanı Özese, duruşmada bulunan tutuklu sanıklara son sözlerini sordu. Duruşmada hazır bulunan 52 tutuklu sanığın savunması alındı.

"MÜVEKKİLİM İLKER BAŞBUĞ'UN CEZAEVİNDEN BURAYA GETİRTİLMESİNİ İSTİYORUM"

Son sözler alındığı sırada eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer söz istedi. Mahkeme Başkanı Özese'nin söz vermemesi üzerine Avukat Sezer, "Söylediklerimi tutanaklara geçirin. Müvekkilim İlker Başbuğ'un cezaevinden buraya getirtilmesini istiyorum" dedi. Özese de Avukat Sezer'in sözlerini tutanaklara geçirdi.

HABERAL: ZAMANIM KATLEDİLDİ, HAYATIM GASP EDİLDİ

Tutuklu sanık CHP Zonguldak milletvekili Prof. Dr Mehmet Haberal, hekimlik ve hakimlik mesleklerinin doğrudan insan hayatıyla ilgili olduğunu söyledi ve ekledi: " Türkiye Cumhuriyeti yargıçları olarak sizlerin görevi karşınıza gelenlerin yerine kendinizi koymak, arkanızda 'Adalet mülkün temelidir ' yazıyor. Adalet Allah'ın emridir. Bunları uygulamazsanız , zaman ve insan hayatının geriye dönüşü yoktur.Ben cerrahım benim görevim ameliyat yapmaktır .Tutukluluğumda 5. senesine girildi. Zamanım katledildi,hayatım gasp edildi.Suçum varsa bana söyleyin" dedi.

TOLON: EN ADİL KARARI SİZLERİN VİCDANI VERECEKTİR

Emekli Orgeneral Hasan Iğsız da, adil olarak yargılandığına inanmadığını belirterek, “Bu nedenle size bir şey söylemek ihtiyacı hissetmiyorum" dedi. Muzaffer Tekin de, 4,5 yıldır yaşanan süreçte hukuk devleti ve yargının yaralandığını ifade ederek, "Beraat talep etmedim, etmeyeceğim de. Kazara şahsıma çıkacak beraat onursuzluktur" diye konuştu. Emekli Korgeneral Mehmet Otuzbiroğlu ise, olmayan suçtan ve olmayan delillerden yargılandığını ifade ederek, yargılanmasının adli bir hata olduğunu, bunun düzeltilmesini istedi.

Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu ise, “Yaşama hakkının sonuna kadar göz ardı edildiği mahkemeden adil bir yargılama beklemiyorum" dedi.

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ve asılsız suçlamalarla 5 yıldır tutuklu olduğunu söyledi. Tolon, "En adil kararı sizlerin vicdanı verecektir. Sizleri vicdanınızla başbaşa bırakıyorum. Canım bu kutsal vatana feda olsun" dedi.

PERİNÇEK: "SON SÖZÜ CUMHURİYET YARGISI SÖYLEYECEKTİR"

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de "Bu dava Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine, Türkiye vatanının bütünlüğüne ve Türkiye devrimine bir tertiptir. Son sözü Cumhuriyet yargısı söyleyecektir" ifadesini kullandı. İşçi Partili tutuklu sanık Erkan Önsel ise mahkeme heyetine hitaben "Tarih önünde size son kez uyarıyoruz. Başımız dik, alnımız açık. Burada yargılama yapmadınız. Yaşasın tam bağımsız Türkiye" şeklinde konuştu.

BALBAY, TÜRKİYE'NİN HUKUKTA 63 YIL GERİ GİTTİĞİNİ SÖYLEDİ

CHP İzmir Milletvekili Gazeteci Mustafa Balbay, "Bu iddianamenin ve mütalaanın Türk hukuk sistemi ve Türkiye Cumhuriyeti kuruluş ilkelerine bir saldırı olduğunu düşünüyorum. Heyetinizin de bu saldırının neresinde olduğuna karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Hukuku halktan kaçırmak üzere belirlediğiniz tarihte bir anda son sözleri almaya başladınız. Kurbanlık hayvanın bile bir ayağını bağlamazlar ki çırpınmasını sağlayabilmesi için" dedi. Balbay, Türkiye'nin hukukta 63 yıl geri gittiğini söyledi. Tuncay Özkan ise son sözü sorulduğunda "Bu son sözüm olmaz herhalde. Ben daha çok konuşurum. Ulusların zenginliği, birlikte özgürlük savaşı vermesidir. Bu savaşın içinde olduğum için gurur duyuyorum" diye konuştu. Diğer tutuklu sanıklardan beraatlerini ve tahliyelerini istedi.

SANIKLAR TAHLİYELERİNİ VE BERAATLERİNİ İSTEDİ

Bazı sanıklar da son sözlerini şöyle dile getirdi:

Hıfzı Çubuklu: Tahliyemi ve beraatimi istiyorum.

Mustafa Dönmez: Savunmaları kısa tutunuz. Adil olmak durumundasınız. Bu tezgahı kuran polisler hakkında işlem yapın. Sizi göreve davet ediyorum. Son sözüm, lütfen işlem yapın.

Yalçın Küçük: Bütün duruşmalarda suç işlemeyen biri olarak kendimi tanıttım.

Fatma Cengiz:Tahliyemi ve beraatimi istiyorum.

Kemal Aydın: 5 yıldır zulüm altındayız.

Sevgi Erenerol: Türkiye Cumhuriyeti'ne layık hakimler olmanızı bekliyorum.

Selçuk Özkan: İddia edilen örgüte silah temin etmedim.

Kenan Özay:İddia edilen örgüte silah temin etmedim. Tahliyemi talep ediyorum.

Aykut Metin Şükre:Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.

Bülent Sarıkahya: Hiçbir örgüte üye değilim.

Sedat Özüer: Tahliyemi ve beraatimi istiyorum.

Ziya İlker Göktaş: 2 yıldır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum.

Erhan Timuroğlu: Tahliyemi ve beraatimi ediyorum.

Hüseyin Yanç: 2 yıldır tutukluyum. Suçsuzum. Mağdur oldum. Adaletin yerini bulması için beraatimi istiyorum.

Levent Göktaş: Tahliyemi ve beraatimi istiyorum

Mehmet Bedri Gültekin: Bu dava Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletine açılmış bir davadır. Kanunu ve hukuku çiğneyerek bugüne kadar geldiniz. Tutuksuz 70 sanık henüz son savunmasını yapmadı. Sizden davadan çekilmenizi talep ettik çekilmediniz. Vereceğiniz karar kendi hakkınızda vereceğiniz karardır.

Fuat Selvi: Sizden bir talebim yok

İsmail Sağır: Adil karar vermenizi istiyorum

Alparslan Arslan: Söyleyecek birşeyim yok.

Bedirhan Şinal: Allahın adaletine sığınıyorum.

Haberin Tamamı İçin:

Ergenekon'da Karar 5 Ağustos'ta

"Ergenekon" davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, hükmün açıklanması için duruşmanın 5 Ağustos'a ertelendiğini bildirdi.

"Ergenekon" davasında tutuksuz yargılanan emekli Orgeneral Şener Eruygur'un avukatı Filiz Esen, kafa travması ve beyin kanaması geçiren müvekkili hakkındaki davanın düşürülmesini istedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuksuz yargılanan Ulusal Kanal Haber Müdürü Ufuk Akkaya'nın esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunması alındı.

Akkaya'nın avukatı olarak savunma yapan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün kızı Zeynep Küçük, Danıştay saldırısı ve Ümraniye'de el bombalarının bulunmasıyla ilgili süreci anlattı.

Küçük, Danıştay dosyası sanıkları Osman Yıldırım ve Süleyman Esen ile tanık olarak dinlenilen Salih Yaşar arasında, Cumhuriyet gazetesinin bombalanması ve Danıştay saldırısı arasında geçen 13 günlük sürede 464 görüşme olduğunu söyledi.

Bu kişilerle dava sanıkları arasında telefon görüşmesi bulunmadığını ifade eden Küçük, baz istasyonu raporlarına göre eylem bölgesinde olan kişilere beraat, hiçbir bağlantısı olmayan kişilere ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendiğini belirtti. Küçük, Danıştay dosyasının "Ergenekon" davasından ayrılmasını talep etti.

Küçük'ün ardından söz isteyen tutuklu sanık Osman Yıldırım'a Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese izin vermedi.

Özese, ısrar eden Yıldırım'ın salondan çıkarılmasını istedi. Bunun üzerine jandarmalar eşliğinde salondan çıkarılan Yıldırım, "Hepiniz sahtekarsınız. Hepinizin kanını içeceğim" diye bağırdı.

Şener Eruygur'un avukatının talebi

Tutuksuz yargılanan emekli Orgeneral Şener Eruygur'un avukatı Filiz Esen de kafa travması ve beyin kanaması nedeniyle müvekkilinin iyileşme şansının tıbbi olarak mümkün olmadığını belirterek, "Müvekkilimin hiçbir zaman duruşma ehliyeti olmayacaktır. Duruşma ehliyeti sizlerin çok daha iyi bildiği gibi muhakeme şartıdır. İsnat yeteneği olmayan müvekkilim hakkında davanın düşürülmesine kararı verilmelidir" diye konuştu.

Esen, beyin harabiyetinin bir sonucu olarak Eruygur'un duruşma yeteneğinin kalıcı olarak ortadan kalktığını kaydetti.

Tutuksuz yargılanan 5 sanığın esas hakkındaki savunmaları alınan duruşmaya ara verildi.

Son sözleri alındı

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Özese, verilen aranın ardından aldıkları ara kararları açıkladı.

Özese, davanın geldiği aşama dikkate alınarak mazeretlerin kabul edilmediğini ifade ederek, sanıkların son savunmalarının alındığını, esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunmalarının da tamamlandığını kaydetti.

Mahkeme Heyeti Başkanı Özese, duruşmada bulunan tutuklu sanıkların son sözlerinin alınacağını belirterek, son sözün de çok kısa bir beyan olduğunu kaydetti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, salonda bulunan tutulu sanıkların son sözleri alındı.

Tutuklu sanık Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, tahliye ve beraatine karar verilmesini istedi.

Eski Yarbay Mustafa Dönmez, "Bize bu tezgahı kuran savcılar ve polisler hakkında işlem yapın lütfen" dedi.

Odatv davasından tutuklu olan Yalçın Küçük, "Burada kendimi suç işlemeyen biri olarak tanıttım" diye konuştu.

Kemal Aydın, "5 yıldır tutuklu bulunmam bir zulümdür. Bu zulümü bitirin" ifadesini kullandı.

Sevgi Erenerol, "Türkiye Cumhuriyeti'ne layık hakimler olmanızı bekliyorum" derken, Selçuk Özkan ve Kenan Özay ise iddia edilen örgüte silah temin etmediklerini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, iddianame ve mütalaanın, Türk hukuk sistemi ve Türkiye Cumhuriyeti kuruluş ilkelerine bir saldırı olduğunu düşündüğünü belirterek şöyle devam etti: "Heyetinizin de bu saldırının neresinde olduğuna karar vermesi gerektiğini düşünüyorum. Hukuku halktan kaçırmak üzere belirlediğiniz tarihte, bir anda son sözleri almaya başladınız. Kurbanlık hayvanın bile bir ayağını bağlamazlar ki çırpınmasını sağlayabilmesi için."

Tuncay Özkan, "Bu son sözüm olmaz herhalde. Ben daha çok konuşurum. Ulusların zenginliği, birlikte özgürlük savaşı vermesidir. Bu savaşın içinde olduğum için gurur duyuyorum" diye konuştu.

İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, davanın Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine, vatanının bütünlüğüne ve Türkiye devrimine karşı bir tertip olduğunu öne sürerek, "Son sözü cumhuriyet yargısı söyleyecektir" dedi.

İşçi Partili Erkan Önsel, mahkeme heyetine yönelik, "Tarih önünde sizi son kez uyarıyoruz. Başımız dik, alnımız açık. Burada yargılama yapmadınız. Yaşasın tam bağımsız Türkiye" ifadelerini kullandı.

CHP milletvekili Mehmet Haberal, mahkemenin millet adına karar verdiğini, kendisinin de milleti temsilen salonda bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye Cumhuriyeti yargıçları olarak sizlerin görevi, karşınıza gelenlerin yerine kendinizi koymak. Zaman ve insan hayatının geriye dönüşü yoktur. Ben cerrahım, benim görevim ameliyat yapmak. Tutukluluğumun dördüncü yılı bitti, beşinci senesine girildi. Zamanım katledildi, hayatım gasp edildi. Suçum varsa bana söyleyin."

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, "5 yıldır hukuk katliamının mağduru ve tutsağı olarak haksız ve mesnetsiz şekilde suçlanmaktayım. Üzerine atılı suçlamaların hiçbirini işlemedim. Bu zulme son verecek yegane merci sizlerin vicdanıdır. Sizleri vicdanınızla baş başa bırakıyorum. Canımı da vatana feda ediyorum" diye konuştu.

Emekli Orgeneral Hasan Iğsız, adil olarak yargılandığına inanmadığını dile getirerek, "Bu nedenle size bir şey söylemek ihtiyacı hissetmiyorum" dedi.

Muzaffer Tekin, 4,5 yıldır yaşanan süreçte hukuk devleti ve yargının yaralandığını belirterek, "Beraat talep etmedim, etmeyeceğim de. Kazara şahsıma çıkacak beraat onursuzluktur" ifadesini kullandı.

Emekli Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, olmayan suçtan ve olmayan delillerden yargılandığını savunarak, yargılanmasının adli bir hata olduğunu, bunun düzeltilmesini istedi.

Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, "Yaşama hakkının sonuna kadar göz ardı edildiği mahkemeden adil bir yargılama beklemiyorum" dedi.

Alparslan Arslan, söyleyecek bir şeyi olmadığını ifade ederken, Osman Yıldırım ise tek suçunun Cumhuriyet gazetesinin bombalanması olduğunu belirtti.

"Yattığım günleri milletime helal edeceğim"

Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, 6 yıldır tutuklu olduğunu dile getirerek, "Eğer heyet olarak bu mütalaayı kabul ettiyseniz size söyleyecek hiçbir şeyim yok. Danıştay saldırısından ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Şehit hakimin yerde kalan kanıyla sizleri baş başa bırakıyorum. Yattığım günleri milletime helal edeceğim.Yerinizde olmak istemem" diye konuştu.

Son sözlerin alındığı sırada eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer de söz istedi. Avukat Sezer, duruşmaya katılmayan müvekkilinin cezaevinden getirilmesini talep etti.

Ara kararlar

Mahkeme Heyeti Başkanı Özese, son sözlerinin alınmasının ardından yargılamaya son verildiğini kaydetti.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AydınCumhuriyet Halk PartisiDanıştayErgenekonGenelkurmay Başkanıİlker BaşbuğİstanbulİzmirŞehitYalçın Küçüktahliye
Görüş Bildir