Bir Garip Oyun

Gamer-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bir Garip Oyun

Bir Garip Oyun

Yazarın kendisinin bile mekaniklerine tam hâkim olamadığı bir oyunu anlatması, çözemediği ve büyük ihtimalle asla çözemeyeceği bir konuda açıklayıcı bir yazı üretmeye çabalaması takdir edersiniz ki zor bir durum… Ben yine de elimden geleni yapıp, birçok boyutu karanlıkta benden saklı olan bir dünyayı sizler için aydınlatmaya çalışacağım.

Sadece level-35 bir maceracıyım bu oyunda, çözebildiğim gizler ise hayli sınırlı. Bu yüzden anlatımımı yaparken bu oyunu benden iyi bildiğine inandığım çok daha deneyimli oyuncuların görüşlerinden sık sık alıntı yapacağım, ve oyundaki milyonlarca server arasında en fazla zamanı geçirdiğim sunucu olan İstanbul’daki deneyimlerimi aktaracağım sizlere. Oyunun ilk safhası için bir tam çözümle başlıyorum inceleme yazıma…

Oyunun başlangıç safhası ile ilgili Da Vinci'nin yazmış olduğu bir tutorial sayfası.

Kurulması yaklaşık 9 aylık meşakkatli bir süreç gerektiren oyunumuz usta işi bir sinematik ile açılıyor. Sadece bekliyor, karanlığın içindeki kalp atışlarını dinliyorsunuz. Buraya nasıl geldiğinizi hatırlamıyorsunuz ama kendinizi garip bir şekilde güvende hissediyorsunuz. Bu anların tadını çıkarmaya çalışın çünkü büyük ihtimalle huzur-metreniz ve aidiyet barınız bir daha hiçbir zaman şimdiki gibi yemyeşil dolu olmayacak.

Sonra bir anda kendinizi ışıkta bulacak ve tepetaklak bir dünyayla karşılaşacaksınız! Müsterih olun, birkaç saniye içinde ekrandaki görüntü düzelecek. Poponuzdaki şaplaklar sakın sizi korkutmasın; bunlar sizin iyiliğiniz için…

Kontrol size geçer geçmez avazınız çıktığı kadar bağırın, böylece ciğerlerinize oksijen hücum edecek. Bu biraz canınızı yakarsa ağlamaktan çekinmeyin; ilk 20 level bitmeden kimse yadırgamaya başlamıyor gözyaşlarınızı…

Karanlıktaki kalp atışlarının sahibiyle tanışacaksınız; ismi Anne. Daha önce hiçbir oyunda böyle bir muhafızınız olmadı, hiçbir yapım böyle bir oyun-içi rehber sunmadı size. Ben uzak durun desem bile kokusuna karşı koyamayacaksınız. Zaten şu an will, fortitude gibi özellikleriniz sıfır olduğu için, bağlanmaya karşı sonsuza dek zar atsanız dahi saving throw tutmayacak. O yüzden fazla diretmeden teslim olmanızda fayda var.

Oyunun ilk bölümleri size şaşkınlıktan küçük dilinizi yutturacak sürprizlerle dolu!

İlk besin kaynağınıza merhaba deyin. Bu lezzetli sıvıya süt adı veriliyor. Süt stokunuz yüzde 20’nin altına düştüğünde ağlamanız yeterli; Anne hemen yetişip gereken ikmali yapacaktır. Aşka gelip fazla süt depolamanız ise küçük bünyenizde gaz sıkışması yaratacaktır, bu yüzden emerken coşmanızı tavsiye etmiyorum. Özellikle geceleri gaz sancısı çektiğinizde hafif bir masaj terapisine ve “pışpışlama” isimli tedaviye ihtiyaç duyacaksınız. Dil yeteneği 2. level’da açılacağı için henüz “MEDIIIIC!” diye bağıramıyorsunuz, neyse ki ıkınıp yanaklarınızı şişirmeniz yeterli oluyor.

Buradaki püf noktası, Anne pışpışladığında hemen mayışmamak... Israrla ağlarsanız horul horul uyuyan ikinci titanı da uyandırmayı başarabilirsiniz. Onun adı Baba ve ileriki seviyelerde açılacak özelliklerle banka vazifesi de göreceği için kendisiyle şimdiden güçlü bir bağ kurmanızda fayda var. Yalnızca ve yalnızca o pışpışladığında susarsanız bu bağın ilk düğümlerini atmış olursunuz…

Size karşılıksız perk sağlayan tek lonca: Aileniz.

İşte böyle başlıyor oyun. Öğrenme süreci ilk adımınızdan yolun sonuna dek hiç bitmiyor, ama tutorial modunda geçen ilk 15 aşamadaki yoğun yükleme altın değerinde… Genlerinizden gelen yapısal özellikleriniz ve tüm karakteriniz işte bu 15 level’da öğrendiklerinizle yoğruluyor, oyunun size sundukları arasından yaptığınız seçimlerle biçimleniyor. Kullanıcı adınızı kendiniz seçemiyorsunuz, size verileni kabullenmek durumundasınız, ama ilk 15 level’da öğrendiklerinizle kendinize bir parola oluşturabilir ve dilerseniz bir de takma isim belirleyebilirsiniz. Tutorial bölümünde ince noktaları iyi takip edip temelleri sağlam oturtmadan “ben oldum” diyerek lütfen balıklama atlamayın ana oyuna… Çünkü usta oyuncu Dostoyevski’nin de işaret ettiği üzere, oyunun ikinci yarısı, ilk yarısında kazandığınız alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Altınİstanbuloyun
Görüş Bildir