Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Arada Kalan Yine Mülteciler!

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Arada Kalan Yine Mülteciler!

Arada Kalan Yine Mülteciler!

Türkiye Suriye'den gelen mülteciler için zamanında yapılan yardım tekliflerini reddetmenin sıkıntısını çekiyor. Ankara'nın mülteciler için "çek yazın gerisini hallederiz" tavrı da uluslararası yardımı zora sokuyor...

Türkiye ’nin Suriyeli göçmenlerle ilgili ilk günlerden beri benimsediği tavır tabii ki takdire şayan. Hele de Arap uyanışının Libya ’da etkisini gösterdiği ilk günlerde, bu ülkeden gelmeye başlayan birkaç yüz mülteci karşısında yaptığı ilk şey, içişleri bakanlarını toplayıp vize rejimini daha nasıl sıkılaştırırız diye düşünmek olan Avrupa Birliği ’nin tavrı gözönüne alınınca.

Ancak Türkiye’ye gelen Suriyelilerin sayısının 100 bini aşmasıyla, Türkiye’nin cömertliğinin yol açtığı (siyasi ve sosyal sonuçların yanı sıra) mali külfetle ilgili yapılan sorgulama daha da arttı. Ankara da son üç aydır uluslararası toplumun yeterince yardım etmemesinden daha fazla şikayet etmeye başladı. Türkiye’de bulunan Suriyeli mültecilere yardımın yapılış şekli konusunda hükümetle, yabancı muhatapları arasında görüş ayrılıkları var. Ancak Türkiye’nin, Suriyeli göçmenlerin ilk kez gelmeye başladığı 2011 baharından itibaren, uluslararası toplumun yardım çağrılarına sırtını dönmesinin ceremesini çektiğini belirtmek gerek. Az bir süre değil, bir yıl boyunca yapılan yardım talepleri geri çevrildi.

Desteğe ihtiyacımız yok!

En başta külfet paylaşımına gitmek yerine “desteğe ihtiyacımız yok” mesajı vermek, dünyada kibir olarak algılandı. Ayrıca bu tavır, insani boyutunun yanı sıra Türkiye’nin Suriye’ye karşı izlediği politikada bir baskı unsuru olarak kullanılıp kullanılmadığının sorgulanmasına da yol açtı. Ayrıca Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ’nun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye toplantısında açıkça dile getirdiği gibi, uluslararası kamuoyunu eylemsizliğe itti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu 30 Ağustos’ta New York ’taki toplantıda Suriye’den gelen mültecilere kapıların açık kalmaya devam edeceğini ancak gidişatın getireceği yükün Türkiye’nin imkanlarını aşacağını belirtti. Öte yandan “Bu büyük sorunla tek başına uğraşarak yaptığımız fedakarlıklarla uluslararası toplumu bir rahatlık ve hareketsizliğe ittiğimiz düşüncesi Türkiye’de giderek artmakta” demesi de dikkat çekiciydi.

Türkiye’nin zamanında yardım talebinde bulunmamış olması, uluslararası toplumun zaten bu tür durumlarda çok yavaş hareket etmesinden kaynaklı zaman kaybına da neden oldu. Zira yardımın nasıl ve ne şekilde yapılacağı taraflar arasında zaman zaman uzun müzakerelere tabi olabiliyor.

Nitekim, yardımın niteliği ve ulaştırılma şekliyle ilgili, Türkiye ile yabancı muhatapları arasında yaşanan görüş ayrılığı nedeniyle bugün hâlâ zaman kaybediliyor.

Görüş ayrılığının temelinde Türkiye’nin acil olarak doğrudan para yardımında bulunması talebi yatıyor. İsminin açıklanmasını istemeyen ve “Türkiye bizden çek yazmamızı gerisine de karışmamamızı istiyor. Ama bizde işler böyle yürümüyor” diyen bir Avrupalı yetkili, hükümetin Birleşmiş Milletler’in ilgili kuruluşlarıyla daha fazla işbirliği içinde olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAnkaraAvrupa BirliğiBirleşmiş MilletlerSuriye
Görüş Bildir