Avrupa Basınından Özetler | 09.01.2013

 > -

9 Ocak 2013 Basın Özeti

9 Ocak 2013 Basın Özeti

Independent gazetesinin manşetinde, Suriye'nin kimyasal silahlarının ülkede çarpışan İslamcıların eline geçmesi olasılığının yeni korkulara yol açtığı bildiriliyor.

Gazete, İngiltere Genelkurmay Başkanı General David Richards'ın bu yöndeki kaygılarını Londra'da hükümete ilettiğini, ayrıca Amerikalı ve Avrupalı yetkililerin de konuyu bölge ülkeleriyle görüştüğünü aktarıyor.

Independent, Beşar Esad yönetiminin son kertede kitle imha silahlarına başvurması olasılığına karşı Nato'nun Türkiye'ye Patriot füze savunma sistemini yerleştirdirdiğini anımsatıyor.

Ama gazete, Suriye hükükmetinden duyulan kaygıların yanısıra, bu tehlikeli silahların muhalefet saflarında çarpışan İslamcı militanların eline geçmesi olasılığının da Londra ve Washington'da korkulara yol açtığını bildiriyor.

Financial Times, kimyasal silahlara ilaveten Suriye'nin kayda değer miktarda sahip olduğu düşünülen uranyum rezervinin akıbetinin de endişelerin odağına oturduğunu yazıyor.

Gazetenin görüşlerini aktardığı nükleer enerji uzmanlarına göre, Suriye'nin elinde 50 tona varan zenginleştirilmemiş uranyum olabilir.

Financial Times , Suriye'nin nükleer programına ilişkin çok az bilgiye sahip olunduğuna dikkat çekiyor.

Fakat gazete, Suriye'nin doğusunda Kuzey Kore'nin yardımıyla inşa edildiği sanılan bir reaktörün Eylül 2007 tarihinde İsrail savaş uçakları tarafından imha edildiğini hatırlatıyor.

Financial Times'a görüş bildiren Amerikalı ve Orta Doğulu uzmanlar, reaktör inşa eden Suriye'nin elinde uranyum da olması gerektiğini ileri sürüyor.

Gazete, Suriye'deki saf uranyumun müttefik İran'a nakledilmesi olasılığından kaygılarını dile getirenler olduğunu aktarıyor.

Daily Telegraph, İngiltere ordusunun 2013'te Afganistan'da verdiği ilk can kaybının ülkenin güneyinde Afgan ordusuna bağlı bir askerin açtığı ateş sonucu gerçekleştiğini bildiriyor.

Helmand bölgesinde konuşlanan askerlere ateş açan Afgan, gazetenin bildirdiğine göre altı İngiliz askerin de yaralanmasına neden oldu.

Daily Telegraph , Nato önderliğindeki uluslararası koalisyona bağlı askerin ölüm haberi ardından Taliban'ın sorumluluğu üstlenen bir açıklama yayınladığını, fakat olayın nasıl meydana geldiği konusunda çelişkili bilgilerin geldiğini aktarıyor.

Gazete, yerel bir yetkilinin İngilizlerle birlikte görev yapan bir grup Afgan askerin kendi içlerinde öfkeli bir tartışmaya girdiğini ve bu esnada aralarından birinin etrafa ateş açmaya başladığını, İngiliz askerin de kaza kurşununa kurban gittiğini söylediğini bildiriyor.

Ateş açan askerin kendisinin de vurularak öldürüldüğünü yazan Daily Telegraph, bu olayın nasıl gerçekleştiği konusunda görüşler farklı olsa da, son bir bir yıl içerisinde uluslararası güçte görevli 60'ı aşkın askerin, Afgan güvenlik birimlerinin üniformasını giymiş kişiler tarafından öldürüldüğüne vurgu yapıyor.

Telegraph, bu tip saldırıların 2014'e kadar Afganistan'da güvenliği yerel kuvvetlere teslim etme planlarının sorgulanmasına yol açtığını yazıyor. Gazete, Ekim 2001 tarihinde başlayan Afganistan operasyonunda bugüne değin ölen İngiliz askerlerin sayısını ise 439 olarak veriyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde 425 bin dolarlık ikramiyeyi kazanan piyango talihlisini, çek daha yeni eline geçtikten sonra bulan talihsiz son, gazetelerin yer verdiği ortak haberler arasında.

Independent , 46 yaşındaki Urooj Khan'ın ikramiyesini aldıktan sonra ölümünün siyanür zehirlenmesine bağlandığını ve polisin cinayet soruşturması başlattığını bildiriyor.

Gazete, Chicago kentinde yaşayan ve dinine bağlı bir Müslüman olan Urooj Khan'ın, 2010 yılında Hacca gittikten sonra kumar oynamama sözü verdiğini, ama nadiren bu sözü piyango oynarak bozduğunu ve bu nadir anlardan birinde büyük ikramiyeyi vurduğunu yazıyor.

Ölümü ilk başta doğal nedenlerden sanılsa da bir yakınının başvurusu üzerine yapılan otopside, doktorlar öldürücü miktarda siyanür aldığını tespit ediyorlar.

Independent'ın aktardığına göre çeşitli kuru temizleme dükkanlarının sahibi olan Urooj Khan, çekini aldığında kazandığı parayı kısmen işine yatıracağını, kısmen de bir çocuk hastanesine bağışta bulunacağını söylemişti.

Illinois eyaleti piyango idaresi sözcüsü, bir talihlinin ölümü halinde kazandığı ikramiyenin mirasçılarına kaldığını belirtiyor.

Gazetelerin ortaklaşa yer verdiği, hatta Guardian ve Times 'ın manşete taşıdığı bir gelişme, İngiltere'nin yetiştirdiği büyük müzisyenlerden David Bowie'nin 10 yıl aradan sonra yeni bir şarkı çıkartarak sessizliğini nihayet bozmuş olması.

Guardian , meşhur şarkıcının 66'sına bastığı gün neredeyse herkesi şaşırtan büyük bir sürpriz yaptığını bildiriyor.

Müzik muhabirlerinden ve hayranlarından gizlice hazırladığı Where Are We Now? (Şimdi Neredeyiz?) adlı single'ı doğum gününde piyasalara sokan David Bowie, Guardian'a göre yıllarca sessiz kalmış olsa da, tek bir şarkıyla hala büyük bir yıldız olduğunu kanıtlayıverdi.

Gazete, Bowie'nin bu yıl içinde yeni bir albüm de çıkaracağının açıklandığını bildiriyor.

Guardian, henüz kesinleşmemiş olsa da sırada David Bowie'nin yeniden sahneye çıkarak konser bile verebileceği söylentisinin müzik dünyasında hararetle tartışıldığını aktarıyor.

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler

Alman Basınından Özetler

AB'nin kuzey ile güney ülkeleri arasındaki sosyal uçurum, öne çıkan yorum konusu.
Neues Deutschland gazetesinin konuyla ilgili yorumu şöyle:

"Avrupa Birliği Komisyonu'nun Avrupa'nın sosyal durumuna ilişkin son raporu bir acizlik tablosu ortaya koyuyor: Bir coğrafyada tüm bir nesil tamamen perspektiften yoksunken, başka bir yerde işgücü aranıyor. Avrupa'nın sadece ihracatta öncü büyük şirket ve devletlerin, rekabet güçleri sayesinde diğer ülkeleri kenara ittiği bir iç pazardan ibaret olmadığı düşünülüyorsa, o zaman siyasetin acilen bu endişe verici gelişmeye bir son vermesi gerek. Belirmeye başlayan bu bölünme tehlikesine karşı AB'nin bölgeler arasında malî kalemlerin makul dağılımını sağlayacak bir sisteme ihtiyacı var. Oysa tam aksine tasarruf programlarıyla güney ülkelerinin durumu daha da ağırlaştırılıyor. Kriz yöneticileri, 'halk yoksullaşır ve işveren için yeterince ucuz hale gelirse, ekonomik canlanma o zaman gelir' hesabı yapıyor. Ancak bu hesap sadece alaycı olmakla kalmıyor, aynı zamanda bu hesabın ne siyasî ne sosyal ne de ekonomik açıdan tutma şansı bulunuyor."

Bielefeld kentinde yayımlanan Neue Westfälische gazetesinin yorumunda ise Almanya'nın tutumuna ilişkin şu satırları okuyoruz.

“Almanya şimdiye dek türbülanslardan iyi ya da kötü geçmeyi başardı. O nedenle bu tecrübesini krizin pençesindeki Avrupalı ortaklarına aktarmalı. Ancak göğsünü şişirerek değil, aksine gayet mütevazı bir tutumla. Ayrıca Almanya’daki durumun krizle cebelleşen Yunanistan ve İspanya’dan farklı olduğunun bilincinde olarak… Krizin sonuçlarını Avrupa’da hepimiz daha uzun yıllar hissedeceğiz. Ancak bu durum, en fazla, başarısız bir biçimde iş arayan milyonlarca insanı etkiliyor. O nedenle politikacıların, işletmeciler ve uzmanların, ekonominin nasıl yeniden canlandırılabileceğine yönelik tartışmalara hız vermesi gerekiyor. Ancak bunu para ile değil yeni fikir ve reformlarla yapmalılar.”

CoburgerTageblatt gazetesi de konuya ilişkin şu satırlara yer veriyor:

"Brüksel raporunun gösterdiği korkunç rakamlar, katı tasarruf politikasının artık sınıra dayandığını açıkça ortaya koyuyor. Uluslararası Para Fonu bile artık Almanya ve ortaklarının dikte ettiği sert tasarruf programlarının, krizdeki ülkelerin kamu borçlarını düşürmekten çok arttırdığı görüşünü taşıyor."
Basın turumuzu Regensburg’da yayımlanan Mittelbayerische Zeitung'un konuya ilişkin yorumu ile tamamlıyoruz.

"Aralık ayındaki son AB liderler zirvesinde, krize çözüm için gerçekten yol gösterici nitelik taşıyan önerilerin sürüncemede bırakılmasının acısı çıkıyor şimdi. Kriz durumlarında Euro Bölgesi ülkeleri arasında otomatik olarak malî dengeyi sağlayacak ortak bir bütçe şimdilik olmayacak. Halbuki bu tür bir araç, kuzey ve güney ülkeleri arasında şu an gözlemlenen makası gelecekte önleyebilirdi."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Haberin Tamamı İçin:

Avrupa Basınından Özetler

Avrupa Basınından Özetler

Fransa, Almanya ve ABD'deki gelişmelerin yanı sıra futbol sahalarındaki ırkçılık yorum konuları arasında öne çıkıyor.

Fransız Le Monde , Fransız hükümetinin zenginlerden almayı planladığı yüzde 75 oranındaki varlık vergisine ilişkin yorumunda şunları yazıyor:

“Seçim kampanyaları sırasında vadedilen varlık vergisinin bir facia olduğu ortaya çıkıyor. Ülke ekonomisi açısından bir getirisi olmadığı gibi, yüksek düzeyde kazancı olmayan firmaları da ayağa kaldırdı. Siyasi bakımdan varlık vergisi Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın beş yıllık görev süresi boyunca sürekli başını ağrıtacak bir konuya dönüşmeye şimdiden aday gibi görünüyor. Hollande’ın vadedettiği büyük vergi reformu hâlâ uygulanmayı bekliyor. Fransa’nın, vergi mükelleflerinin homurdanmadan kabul edecekleri şeffaf ve dengeli bir vergi sistemine acilen ihtiyacı bulunuyor. Hükümet ek gelir bulmak için giriştiği bu yamalı bohça uygulamalarını uzun vadede halka siyaset diye satamaz.”

Avusturya’nın liberal gazetesi Der Standard 'dan seçtiğimiz yorum ise ABD Başkanı Barack Obama’nın oluşturduğu yeni yönetim konusunda:

“Barack Obama’nın dış ve güvenlik ekibi giderek somut bir görünüm alıyor. John Kerry’nin Dışişleri Bakanlığı için seçilmesinin ardından Chuck Hagel (Pentagon) ve John Brennan da (CIA) üst düzey pozisyonlara getirilmiş oldu. Tam anlamıyla akılcı bir seçim bu. İçinde bulunulan bu güvensiz dönemde Başkan sırtını ‘kurt politikacılara’ dayıyor. Her üç politikacı da uluslararası konularda Obama benzeri pozisyonları savunuyor. Ilımlı, sağduyulu ve pragmatik olarak tanınan bu politikacılar gerektiğinde kan akıtmaktan da çekinmeyecek kadar sert, reel politikalar izleyebilecek nitelikteler. Başkan Obama bu takımla temkinli dış politika çizgisini devam ettirme şansına sahip olacak.”

Hollanda gazetesi NRC Handelsblad yorumunda, Almanya’da iktidardaki koalisyon hükümetinin küçük ortağı olan liberal Hür Demokrat Parti’nin (FDP) içinde bulunduğu durumu analiz ediyor:

“Almanya’da dokuz ay sonra genel seçime gidiliyor ve Hür Demokrat Parti bir ayağı çukurda görünüyor. Almanya'da yapılan kamuoyu yoklamalarında, partinin 20 aydan bu yana yüzde 5’lik seçim barajını aşamadığı ortaya çıkıyor. Hür Demokrat Parti, Hrıstiyan Birlik partileri ile koalisyon hükümeti oluşturduğundan bu yana eyaletlerde yapılan 10 seçimden sekizini de kaybetti. Küçük ortağın acınası bu durumu, (Angela Merkel’in lideri olduğu) Hrıstiyan Demokrat Birlik'in de bu partiye gittikçe mesafeli durmasına yol açıyor. Liberallerin sonbahardaki genel seçimde Federal Meclis’e seçilememesi durumunda Hrıstiyan Demokrat Birlik’in bu parti ile işbirliği mümkün olmayacak. Bu nedenle Hrıstiyan Demokrat Birlik şu sıralarda başka koalisyon ortaklarına gözünü dikti. Hrıstiyan Demokratların, son dönemde kendini liberal temelde modern bir halk partisi olarak lanse eden Yeşiller ile hayli flört ettiği gözlerden kaçmıyor.”

Bir başka Avusturya gazetesi, muhafazakar Die Presse 'nin yorumu ise Avrupa futbol sahalarında yaşanan ırkçılık sorunu ve Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Sepp Blatter’in tepkisi ile ilgili:

“Geçen hafta sonu yine siyahî bir oyuncu sözlü saldırıya uğradı. Ancak Cagliari’de oynayan Victor İbarbo, Milan oyuncusu Kevin-Prince Boateng’in daha önce yaptığı gibi sahayı terk etmedi. FIFA Başkanı Blatter bu tavrı alkışladı, Boateng’i ise eleştirdi. Blatter, oyuncunun sahayı terk etmesinin çözüm olmadığı görüşünde. Blatter, tek çözümün ırkçı söylemler kullanan taraftarların bağlı olduğu futbol kulübüne sert yaptırım uygulanması olduğunu vurguluyor. Boateng'in sahadan kaçtığına işaret eden Blatter, bazılarının yenilgiye uğrayacağını anladığı zaman da kaçtığını anımsatıyor. Ancak Blatter'in eleştirisi pek de yerinde değil. Nitekim Blatter'in başkanlığını yaptığı FIFA bugüne kadar stadyumlardaki radikalizmi, öfke ve nefret gibi duyguları sadece İtalya'da değil, hiçbir yerde ortadan kaldırmayı başaramadı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Hülya Köylü Schenk

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelAvrupa BirliğiAvusturyaBarack ObamaBeşer EsadFIFAFransaGenelkurmay BaşkanıİngiltereİranİspanyaİsrailİtalyaKonserKoreNATOSavaşSuriyeYunanistanfutbolmüzikvergi
Görüş Bildir