Dünya Basınından Özetler | 18 Nisan 2013

 > -

İngiliz Basınından Özetler

İngiliz Basınından Özetler

İngiltere gazeteleri eski başbakan Margaret Thatcher'ın dün yapılan cenaze törenine olağanüstü geniş yer ayırmış.

Daily Telegraph gazetesi sayfalarca fotoğrafla aktardığı cenazede alkışlayan kalabalıklar için, "sessiz çoğunluk kendisini duyurdu" başlığını atıyor.

Gazete, "yakınlardan ve uzaklardan veda etmeye geldiler" diye nitelediği kalabalıktan Thatcher yanlısı dövizler taşıyan kişilerin fotoğraflarını yayımlıyor.

Daily Telegraph ayrıca, Thatcher için yapılan tezahüratın, protesto çığlıklarını bastırdığını da savunuyor.

Gazetenin önde gelen yazarlarından Peter Oborne, cenazede, muhaliflerin protesto gösterilerinin yanı sıra, Thatcher'ın eski siyasi rakip ve düşmanlarının da bulunduğunu, bu kişilerin davet edilmesi ve gelmelerinin de oldukça medeni bir tutum olduğunu belirtiyor.

Dün St Paul’s katedralinde Margaret Thatcher'ın olağanüstü hayatı tarafından belirlenmemiş tek bir kişi dahi yoktu, diyen yazar, cenazenin devlet tarafından düzenlenmesindense, özel bir şekilde yapılmış olmasının daha uygun olacağı fikrini de işliyor.

Financial Times gazetesi ise 87 yaşında ölen Thatcher'ın mirasının bugünün muhafazakâr lideri David Cameron üzerindeki etkisine vurgu yapmış.

Gazeteye göre, başbakan Cameron, Thatcher'ın cenazesinde, eski lideri övmek ile ondan farklılaştıkları noktalar arasında denge kurmakta zorlandı.

Cameron'ın "şimdi hepimiz Thatchercıyız" dediğini aktaran gazete, başbakanın, Thatcher'ın bir zamanlar bölücü görülen fikirlerinin artık ana akım haline geldiğini söylediğini de belirtiyor.

Financial Times ayrıca, cenazeye İngiltere'nin hayattaki tüm eski başbakanlarıyla birlikte, 11 yabancı liderin katıldığını da belirtiyor.

Cenazeyi "Son selam" başlığıyla duyuran Times, Thatcher'ın ölümde de hayatta olduğu gibi istediğini aldığını; cenazenin eski başbakana yarışır olduğunu aktarıyor.

Gazete, Thatcher'ın cenazesini başyazısında ise "Bir dönemin sonu" başlığıyla ele almış.

Thatcher hükümetlerinin kendi dönemlerinde bölücü olduğunu belirten gazete, ancak muhafazakâr liderin geride önemli siyasi sorular konusunda bir uzlaşma bıraktığını belirtti.

1894 yılında başbakan Gladstone'un Maliye Bakanı'nın "şimdi hepimiz sosyalistiz" dediğini hatırlatan gazete, bunu David Cameron'ın "şimdi hepimiz Thatchercıyız" sözleriyle karşılaştırıyor.

Thatcher'ın ciddi karşıtları olduğunu yadsımayan gazeteye göre, ancak kendisine karşı tüm muhalefete rağmen İngiltere'de onun birçok politikasından geri dönüşün düşünülmediğini belirtiyor.

Times'a göre, bu durum İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından seçilen İşçi Partisi hükümetinin başı Clement Attlee için de geçerli.

Gazete, Thatcher'ın bitme sürecine girmesine yol açtığı madencilik sektörünün bir zamanlar güçlü olduğu Grimethorpe'da yapılan alternatif cenaze törenine de yer veriliyor.

Bu sembolik cenaze töreninde Thatcher'ın kuklası asılıyor, üzerine tükürülüyor, yumruklanıyor ve sonunda yakılıyor.

Bu alternatif protesto-cenazeden, gazetenin görüşlerine yer verdiği bir eski madenci ise "Thatcher Saddam ve Bin Ladin'in toplamından daha fazla insan öldürdü" diyor.

Guardian gazetesi ise "Burada yatıyor, o da bizden biri" başlığıyla aktardığı cenazenin, devam eden değil, sona eren bir dönemi anlattığını savunuyor.

Gazetenin yazarı Martin Kettle, cenaze töreni ile Thatcherizmin bir siyasi proje olarak yeniden doğuşunu hedefleyenler olabileceğini ancak bu projenin başarısızlığa mahkûm olduğu fikrini işliyor.

Thatcher'ın ölümünden cenazesine kadar olan günlerin İngiltere siyasetinde kalıcı bir etkisi olup olmadığını tartışan yazar, ülkede değişiklik yapmış olan Thatcher'ın hayatıydı, ölümü değil diyor.

Daily Telegraph gazetesi 3 Mart tarihinde ölen sanatçı Müslüm Gürses ile ilgili bir yazıya yer veriyor.

Gazete yazıya 59 yaşında ölen sanatçının, konserlerinde kendilerini jiletle kesen ve çoğunluğu genç ve kırsal bölgelerden olan hayranları tarafından Müslüm Baba olarak bilindiğini aktararak başlıyor.

Gürses'in, Atatürk sonrası ülkede, resmi yönelimin Batıya doğru olduğu bir ortamda Doğulu müzik geleneklerinden beslendiği ve bunun sonucunda 1981-82 yılları arasında radyolardan yasaklandığı da belirtiliyor.

Gazete, hayranlarının kendilerini jiletle kesmelerini ise caz piyanisti Ayşe Tütüncü'nün ağzından anlatıyor: "Eğer çok duygusalsanız, vücudunuza bir şey yapmak istersiniz. Şiiler de bunu yapıyor. Zincirlerle kendilerini döverek "Biz birlikteyiz. Ben Allah’la yekim" demek istiyorlar. Gürses'in hayranları ise, "Müslüm Baba benim acımı sahneden aktarıyor. Ben de kendimi keserek ona veriyorum."

Gazete, Gürses'in 1953 yılında Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde Müslüm Akbaş olarak doğduğunu, ilk singleının ise 1968 yılında yayınlandığını da hatırlatıyor.

BBC Türkçe

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler

Eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’in cenaze töreni, Avrupa borç krizi ve Alman emeklilik sigortasının durumu bugünkü Alman basınından derlediğimiz yorumların konuları.

Berlin'de yayımlanan Die Welt gazetesi, İngiltere'nin eski başbakanlarından Maragaret Thatcher'in cenaze törenini ele aldığı yorumda ‘Demir Leydi'nin hak ettiği bir şekilde ebedi istirahatgâhına uğurlandığını yazıyor:

“Dün İngiltere'de, büyük bir kadın liderin anısına bir anlığına da olsa hayat durdu. Cenazeyi izleyen kalabalık karşısında yüz kadar protestocu marjinalliğin önemsizliği tarafından yutuldu. İngilizlerin büyük çoğunluğu, yakın tarihin büyük bir ismiyle vedalaşma anı ile bu şahsın tarih sayfalarına nasıl geçeceği arasında ayırım yapmayı biliyor. ‘İngilizler, kolay kolay bir daha göremeyeceğimiz bu çaptaki bir kadını takdir gününde dar kafalı olmayalım' düşüncesindeydi.”

Süddeutsche Zeitung , Almanya'da Kıbrıs'a yardım programının oylanacağı bugünkü Meclis Genel Kurulunu konu alan yorumunda, Başbakan Merkel'in krizle mücadele politikasını eleştiren muhalefetin şimdiye kadar her yardım paketine yeşil ışık yaktığını hatırlatıyor. Yorum şöyle devam ediyor:

“Avrupa İstikrar Mekanizması'ndan derlenen yeni yardım programı bugün Meclis Kurulunda görüşülüp karara bağlanacak. Hükümetin ortak para bölgesinin kriz ülkelerine yapılan yardımlarda meclisi bypass etmesini Anayasa Mahkemesi önlemişti. Kıbrıs yardım paketi vesilesiyle, Avrupa Birliği'nin kurtarma mekanizmasını işletenlerin, Anayasa Mahkemesi'nin koyduğu sınırları ve antlaşmaları umursamadığı ortaya çıktı. Anayasa Mahkemesi parlamentonun haklarını genişletmek ve mecliste, ‘başka çaren yok, kerhen de olsa onaylayacaksın' durumuna düşülmesini önlemek istedi. Kısacası, Anayasa Mahkemesi, milyarlarca euroluk yardımlara parlamentoyu ortak etmeyi denedi.”

Almanya'nın önde gelen iktisat gazetelerinden Handelsblatt 20'ler Grubu'nun devlet maliyesini sağlamlaştırma girişimini değerlendirdiği yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Devletlerin mali disipline uyması için çaba harcanması gereklidir. Ancak bütün sanayi ve kalkınma halindeki aynı oranda borçlanabilmesi gerekmez. 20'ler Grubu maliye bakanları, maliyesi sağlıksız gelişme gösteren ortaklarını uyarabilmelidirler. Avrupa büyüme hızını kaybettiği, Japonya ise kamu borçlanması tehlikeli boyutlar aldığı için ihtarı hak etmiştir. Sınıfının en iyilerinden olan Almanya Maliye Bakanı Schaeuble de herkesin memnun olmayacağını bilse bile başkasının kulağını çekebilmeli, ancak fazla bir şey ifade etmeyen tek bir oranda ısrar etmemelidir.”

Neue Westfaelische gazetesi Almanya'daki emekli aylıklarını konu alan yorumunda, nüfusun yaşlanmasının emeklileri önemli bir seçmen grubu yaptığını belirtiyor:

“Emekliliğin genel seçimlerin en önemli kampanya konularından biri olacağı anlaşılıyor. Hrıstiyan birlik partilerinin sosyal güvenlik bütçesine ek yük getirmeye niyetli olduğu da. Annelere ve hayat boyu düşük maaşla çalışmış olanlara daha fazla emekli aylığı ödemek siyasi bir tercihtir. Ama bakalım Almanya'nın mali gücü buna yeter mi? Emeklilik garantisi, çalışanların ücreti düşse de emeklilik maaşının düşmemesini öngörüyor. Ancak ekonomik durumun son üç yıldaki kadar iyi olmadığı da ortada. Emeklilik sigortasının şimdilik parası çok. Ama bu çok çabuk değişebilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Hülya Schenk

Haberin Tamamı İçin:

Dünya Basınından Özetler

Maariv | Kerry : İki ülke çözümü için iki yıllık fırsat var

Amerikan Dışişleri Bakanı Kerry, Amerikan senatosuna net bir mesaj yolladı; "İsrail ile Filistinliler arasındaki barış sürecine kesinlikle bağlıyım ancak fırsat penceresi kapanmak üzere".
Ortadoğu gezisinden yeni dönen Kerry , Amerikan kongreside yaptığı konuşma, Mahmud Abbas ve Netanyahu'ya, Obama yönetiminin çözüme varılması için süre koyduğu yönünde mesaj olarak algılandı.

Kerry, iki taraf aralarında anlaşamazlarsa, Obama yönetiminin barış sureci konusunda sarfettiği enerjiyi azaltacağına dikkat çekti.

Kerry'nin İsrail ziyareti sırasında , Başbakan Netanyahu , Filistinlilerin müzakere masasına koşulsuz dönmeleri halinde , Filistin devletinin kurulması için şartlar üzerinde bir yıl içinde anlaşılabileceğini belirtmişti.

Die Welt | Obama ve senatörlere şüpheli mektup

Beyaz Saray’a, ABD Başkanı Barack Obama’ya gönderilen ve büyük ihtimalle içinde çok zehirli risin maddesi ihtiva eden bir mektup ulaştı.

Obama’nın güvenliğinden sorumlu servis, göndereni belli olmayan şüpheli mektubun güvenlik kontrolünde tespit edildiğini açıkladı.

Mektubun "risin" içerip içermediğine ilişkin kimyasal testler Cuma gününe kadar sonuçlanacak.
Bir gün önce de Cumhuriyetçi senatör Roger Wicker adına gönderilen bir mektupta şüpheli madde tespit edilmişti.

Güvenlik güçleri, iki olay arasında bağlantı olduğunu tahmin ediyor.

La Repubblica | Bersani Marini’yi aday gösterdi, PD bölündü

Demokrat Parti paramparça oldu. Yeni cumhurbaşkanını seçmek için bugün Meclis ve Senato’da oylama yapılacak.

Demokrat Parti lideri Bersani Berlusconi’nin de kabul ettiği isim olan Franco Marini’nin adını dün öğlen saatlerinde sundu. Ancak eski Senato Başkanı, Çalışma Bakanı ve sendika başkanı olan Marini hem partililer, hem Floransa Belediye Başkanı Renzi, hem de Sol-Ekoloji-Özgürlük Partisi SEL lideri Vendola tarafından reddedildi.

Demokrat Partili milletvekillerin dün akşam geç saatlere kadar süren toplantısı tartışmalı geçti. 222 milletvekili liderleri Bersani’yle beraber hareket ederken 90 milletvekilinin çoğu 5 Yıldız Hareketi lideri Grillo’nun adayı olan anayasa hukukçusu Rodota’ya oy vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Marini’nin aday gösterilmesi ile ilgili konuşan Grillo ise Demokrat Parti’yi eleştirerek “Marini ile intihar ediyorlar” dedi.

Kathimerini | Kasaların dolması için taksit

Daha önceden borçlarını taksitlendiren kişiler, Troyka ile varılan anlaşma kapsamındaki son ödeme tarihi geçmiş borçların taksitlendirilmesine ilişkin uygulamadan faydalanamayacaklar ve borçlarını önceden belirlenen şekilde ödemeye devam edecekler.

Yeni uygulamaya göre, borcu 5 bin euroyu aşmayan aylıklı çalışan ya da memurlar ayda 20/25 euro'luk taksitlerle dahi borçlarını ödeyebilecekler.

5 bin euronun üzerinde borcu olan serbest meslek sahipleri için ise 48 taksit öngörülüyor.
Kredi alanlara borçlarını dört yıl boyunca maaşlarının yüzde 30'unu geçmeyecek taksitler halinde ödeme imkanı getiriliyor. Bu uygulamadan yıllık geliri 25 bin euroya kadar olan ve 2010'dan beri biriken borcu 150 bin euroyu aşmayan maaşlı çalışanlar ve emekliler faydalanabilecek.

Corriere Della Sera | Cumhurbaşkanlığı için uzlaşılacak isimler

Cumhurbaşkanı Napolitano’nun yerini alacak ismi belirlemek için yapılacak oylama yarın başlıyor.
Eski başbakanlar Giuliano Amato ve Massimo D’Alema şu an favori gösterilen isimler arasında. Amato biraz daha ağır basıyor, zira hem merkez sağın, hem merkez solun takdir ettiği bir isim.

Cumhurbaşkanlığı yarışında aynı şekilde Romano Prodi’nin adı da geçiyor. Avrupa Komisyonu Başkanı olan Prodi özellikle bir grup Demokrat Partilinin favorisi. 5 Yıldız Hareketi lideri Beppe Grillo ise kendi adayını belirledi: gazeteci Milena Gabanelli veya anayasa hukukçusu Stefano Rodota.

Bu arada Demokrat Parti lideri Bersani ile Özgürlükçü Halk Partisi lideri Berlusconi’nin ortak bir isim bulma konusundaki pazarlığı kapandı. Berlusconi Bersani ile telefonda “el sıkıştıklarını” söyleyerek Amato konusunda anlaştıklarını belirtti. Ancak Berlusconi’nin doğru mu söylediği yoksa blöf mü yaptığı henüz anlaşılamadı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelAvrupa BirliğiBarack ObamaBaşbakanBerlusconiFilistinİngiltereİntiharİsrailJaponyaMüslüm GürsesŞanlıurfamemurlarmüzikolay
Görüş Bildir