Tarihin En Sıradışı Liderlerinden Olan Napolyon Hakkında Muhtemelen Duymadığınız 14 Bilgi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Yakın zamanın Büyük İskender'i, Jül Sezar'ı sayılabilecek yegane kişiliğin Napolyon olduğunu söylemek şaşırtıcı değil. İhtilal sonrası Fransa'da ipleri eline alıp kısa sürede Avrupa'yı birbirine katan Korsikalı komutan üzerine belki de hiç duymadığınız 15 bilgiyi derledik.

1. 10 yaşındayken askeri okula gönderildi.

Korsika'da dünyaya gelen Napolyon, ailesi tarafından yalnızca 10 yaşındayken Fransa'ya askeri akademiye gönderildi. 

Buradaki eğitimini tamamlayıp mezun olunca Fransız ordusunda subay olmuştur. 16 yaşındayken...

2. Aslında sıkı bir Korsika milliyetçisiydi.

Fransız İmparatoru olmasına rağmen Napolyon, hiçbir zaman kökenini unutmamış ve Korsikalı kimliğini korumuştur. Genç yaşındayken Korsika'nın Fransa boyunduruğu altında olmasına daima karşı çıkmış ve ondan kurtulmayı dahi ummuştur. Yine genç yaşta Fransa'ya yerleşmesine karşın Korsika aksanından hiçbir zaman vazgeçmemiştir.

3. Az daha Osmanlı subayı oluyordu.

Devrim patlak vermeden önce Osmanlı ordusunun modernleşme çabaları dahilindeki ekibe dahil olup İstanbul'a gitmeyi planlamıştı. İşler umduğu gibi gitmedi ve bu talebi reddedildi. İhtilal başlayınca da ülkesinde kaldı.

4. O kadar da kısa değildi.

Napolyon'u kısa boylu, komik görünümlü bir pigme gibi resmedilmesi bütünüyle İngiliz propagandasının bir ürünüydü. Esasında boyu 170 cm civarındaydı.

5. Kaleme aldığı bir aşk romanı vardır.

Edebiyata sıkı bir ilgi duyuyordu. Karısı Josephine ile tanışıp evlenmeden önce Clisson et Eugénie (Clisson ve Eugénie) adlı, genç bir askerin aşk hikayesini anlatan bir roman kaleme almıştı.

6. Rosetta Taşı onun sayesinde keşfedilmiştir.

Askeri bir kariyere sahip olsa da, kendini aynı zamanda bir bilim insanı olarak görüyor ve bilime oldukça önem veriyordu. İşgal ettiği dönemde uzun süredir Osmanlı topraklarında bulunan Mısır'a beraberinde 150 kadar mühendis, araştırmacı ve antropolog götürmüş ve Mısır'ın arkaplanını anlamayı hedeflemişti. Bu çalışmalar bugün pek çok tarihi yazıtın çözülmesini sağlayan Rosetta Taşı'nın bulunmasını da kapsıyordu.

7. Beethoven 3. Senfonisini ona adamak istemişti.

Beethoven, bir general olarak büyük saygı ve hayranlık beslediği Napolyon'a 3. Senfoni'yi resmi olarak ithaf etmek istemişti. Fakat Napolyon kendini Fransız İmparatoru ilan edince Beethoven'ın bütün sempatisini kaybetti ve bu düşünce ortadan kalktı.

8. Osmanlı topraklarını tuhaf biçimde işgal etmişti.

İngilizlerin en önemli ticaret yolunu bloke etmek için Mısır'ı işgal ettiğinde, halka kendini padişah tarafından görevlendirilmiş biri olarak tanıtmış ve III. Selim adına para bastırmaya devam etmiştir.

9. Din özgürlüğüne inanıyordu.

Katolik olarak yetiştirilmesine karşın genç yaşta Katolik kilisenini, hatta Tanrının varlığını sorgulamıştır. Buna rağmen devrim esnasında ortadan kaldırılan dini kurumları devletin boyunduruğu altında olmak üzere yeniden tesis etmiştir.

10. İslam'dan son derece etkilenmiştir.

Bazı araştırmacılar Napolyon'un Mısır'da bulunduğu süre boyunca İslam ve Hz. Muhammed'in hayatından ciddi anlamda etkilendiğini ve İslam'ın kıyısında gezdiğini ifade eder. "Ben hiçkimseyim. Mısır'da Müslüman, burada ise Katoliğim." sözünü de söylemiştir.

11. Sürgün edilmeden önce intiharı denemişti...

1814'de yakalanıp Elba adasına sürgüne gönderilmesine karar verilen Napolyon, bu sürgüne gitmektense yanında taşıdığı zehirli hapı yutarak intihar etmek istemişti. Fakat uzun süredir yanında taşıdığı hap ölümcül etkisini kaybetmiş, amiyane tabirle onu öldürmeyip süründürmüştü.

12. O kadar etkili bir liderdi ki, İngiliz halkının dahi ondan yana taraf olmasından korkulmuştu.

Waterloo'daki kalıcı mağlubiyetinin ve tutsaklığının ardından geleceğin İngiliz hükümdarı IV. George'a bir mektup yazıp Londra'nın taşrasında bir evde gözetimde tutulmayı talep etmiştir. Bu mektup elbette hiçbir zaman George'a ulaştırılmamıştır. Sebebi de İngiliz halkıyla bir şekilde münasebet içinde olabilecek olan Napolyon'un onları etkisi altına alabilmesi korkusuydu. Sonuç olarak Atlantik okyanusunun ortasındaki St. Helena adasına gönderilmiştir.

13. Çok gizli bir planla St. Helena'dan kurtarılması düşünülüyordu.

St. Helena küçük bir ada olsa da, Napolyon'un tutsaklığında 2800 asker, 500 top ve 11 savaş gemisiyle çevrili biçimde korunuyordu. 

Buna rağmen İngiliz kaçakçı Tom Johnson, 1820'de Napolyon'u kaçırma görevi için 40 bin İngiliz sterlinlik bir teklif aldığını itiraf etmiştir. Tabii bu plan hiçbir zaman hayata geçmedi.

14. Muhtemelen mide kanserinden öldü, arsenikten değil.

Napolyon'un arsenikten zehirlenmesi yaygın bir şehir efsanesinden başka bir şey değil gibi görünüyor. 1821'de öldükten sonra yapılan doktor raporu ve bulgular mide kanserine işaret ediyor. Ölümünden sonra saçından analiz edilen arsenik miktarı ise, büyük ihtimalle duvar kağıtlarının sıcak ve nemli havada etrafa saçtığı arsenikle bağlantılı olduğunu düşünülüyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
napoleonfd

Hayatımı yazsam roman olurdu sözü benim için geçerli galiba. Hey gidi! Sen git İtalya'yı, Mısır'ı, Avrupa'yı fethet; austerlitzde, liepzigde tarihi zaferler kazan; millet seni para, para diyen bu adam mıydı ya diye hatırlasın. Vefasızlar :(

motorcu-muhasip

HBAHAHAHAHAHAHAHASĞAÜSOAĞDSFONSD

nickname

yok ben mısır da yafaya girerek dedelerimizi katleden sonra da akkanın önünde ahmet cezar paşaya yenildiğini hatırlıyorum

vertenyan

Müridi Enver Paşadır.

gere_deli

pragmatizmin dibi

nickname

Devrimi korumak için İmparatoru devirip yerine geçti.

corpse-bride

"Ben hiçkimseyim. Mısır'da Müslüman, burada ise Katoliğim." nabza göre şerbetçiliğin başlangıcı bu adam sanırım mısırda selım adına para bastırmaya devam etmesıde bunun gostergesı :) ama mısırdakı kesfı ıcın saygı duydum acıkcası

Gizli Kullanıcı

O söylediği söz aslında ilk okunduğu zaman yerine göre taraf tutarım demiş gibi geliyor insana ama aslında tam tersi orada anlatmak istediği taraf tutmam,herkes olurum herkes gibi düşünürüm demeye çalışmış yani aslında agnostik bir söz agnostiklerde müslümanlığı daha iyi anlamak için denemek için müslümanmış gibi davranır veya ateizmi merak ederse ateizmi daha iyi anlamak için ateistmiş gibi davranır

Başlıklar

BilimFransaİngiltereİntiharİstanbulMısırSavaşaşket
Görüş Bildir