Son Yılların Gözdesi Estetik Operasyonlarla İlgili Doğru Fikir Sahibi Olmanıza Yardımcı Olacak 12 Bilgi

-

Estetik operasyonlar artık daha sıradan, günlük hayatın bir parçası. Eskiden Koreliler için kullanılan "Kore'de estetik operasyonu olamayan insan yokmuş" söylentisi, belli bir yaş ve gelire sahip herkesi kapsamaya başladı. Bu operasyonlarla ilgili yalan yanlış da pek çok bilgi dolaşıyor. İşte estetik dünyasıyla ilgili ilginç ve yararlı bilgiler.

1. Göğüs implantlarının 10-15 yılda bir değiştirilmesi gerekir.

Yeni nesil silikon implantlarda ömür boyu başarı sağlandığı söyleniyor, yine de bu tür implantlarda bile 10-15 yılda bir kapsamlı kontrol şart. Vücut yaşlandıkça implantlar da sarkma gibi sorunlara eşlik edebiliyor. İmplantların patlaması, akıtması gibi ihtimaller ölümcül bir kaza geçirmediğiniz sürece yok denecek kadar az, yine de yıllar içinde eskiyorlar ve vücut etrafında kapsül oluşturabiliyor. Bu sebeplerden ötürü değiştirilmeleri öneriliyor.

2. Silikonlar meme kanserine yol açmaz.

Düşünülenin aksine 1960'lardan beri milyonlarca kadına takılan silikon implantlarla kanser arasında bir bağ ispatlanamadı. Son dönemdeki gibi kas altına takılan, yani meme dokusuyla hiçbir ilişkisi olmayan implantların zaten buna yol açması beklenemez. Aksine vücuttan yağ enjeksiyonu yönteminin istenmeyen hücre çoğalmasını tetikleyebileceği, bunun da tümörlere yol açabileceği düşünülüyor. Kısaca implant bu anlamda en güvenli yöntem.

3. Silikonların emzirmeye bir etkisi yoktur.

Az önce dediğimiz gibi, silikonlar meme arkası veya kas arkasına yerleştirilir. Bu nedenle meme dokusunda veya süt kanallarında herhangi bir değişiklik olmaz. Sadece meme başı kesilerinde (ki bu çok tercih edilen bir yöntem değil) göğüs ucunda his kaybı gibi durumlar yaşanabilir. Yine de bu bile genellikle memeye zarar veren bir yöntem değildir.

4. Estetik ameliyat sonrası burun düşmez.

Bir halk efsanesi olarak dilden dile yayılan bu durum aslında burun ucundaki düşüklük kast edilmekte. Pek çok insanın doğal burnu da "düşük" yapıdadır, çünkü burun ucu yumuşak kıkırdaktan oluşur. Estetik operasyon sırasında bu düşüklük giderilse bile kişinin kendi kıkırdağı kullanıldığı için ameliyat sonrası yeniden küçük bir düşme yaşanabilir. Elbette kötü geçen operasyonlarda bu risk daha fazla.

5. Kepçe kulak operasyonu sonrası kulak eski haline gelmez.

Bu da yaygın bir inanış. Bu algıya iple kulağın arkasına dikiş atma yöntemi geliştiren doktorlar sebep oldu. Cerrahi bir müdahale sonrası eğer başarısız bir operasyon olmadıysa eski haline dönme ihtimali yoktur. Tıpkı burun ucu gibi kulak da kıkırdaklardan oluşur ve kıkırdak hafızası denen durum kulaklarda az miktarda açılmaya sebep olabilir, hepsi bu.

6. Botox, aslında bir marka adı.

Nasıl ki kağıt peçete veya hijyenik ped yerine marka adı kullanıyorsak, botoksta da aynı durum geçerli. Asıl adı "botulinum toxin" olan bu madde Botox markasıyla şöhrete kavuştuğu için kırışık açan proteine botoks dedik. Piyasada bu maddenin satışını yapan pek çok firma var ve Botox bunlardan yalnızca biri.

7. Botulinum toksin maddesi yılan zehrinden üretilmiyor.

Halk inanışında botoks bir fare zehri. Muhtemelen ilk ortaya çıktığında ne olduğunu anlatmak için uydurulmuş bir şey. Oysa botulinum toksin bir protein ve "clostridium botulinum" adlı bakteri tarafından üretiliyor. Tıpkı aşılardaki gibi kullanıma hazır hale getirilirken laboratuvar ortamında toksinlerinden arındırılıyor, yani tamamen zararsız bir madde.

8. Dudaklara botoks yapılmaz.

Çok yaygın bir yanlış inanış dudakların botoksla dolgunlaştırıldığı. Botoks, kasları kısmi felce uğratan ve böylelikle kırışıklıkları açan bir madde. Herhangi bir büyütücü, dolgunlaştırıcı etkisi yok. Dudaklar dolgu ile dolgunlaştırılıyor. Botoks oluşan kırışıklıklar için veya gülüşte diş eti görüntüsünü azaltmak için dudak çevresinde kullanılabilir, dudağın kendisine uygulanmaz.

9. Dudaklarınızdan memnun değilseniz, sorun dişlerinizde olabilir.

Dudaklarından memnun olmayan herkesin ilk düşüncesi dudak dolgusu oluyor, oysa dudakların yeterince dolgun görünmemesinin pek çok etkeni var. Tel taktırmış olanlar bunu daha iyi anlayacaktır, dişler dudakları destekler. Eğer dişlerinizin yapısı geride ise veya oval yerine kare bir dizilime sahipseniz dudaklarınız daha düz görünür.

10. Tüm yüzünüzde memnun olmadığınızı düşündüğünüz bölgenin sebebi bir başka bölge olabilir.

Pek çok insanın yakındığı göz altı morluklarının, ağız kenarındaki gülme çizgilerinin sebebi yanak çökmesi olabilir. Çene problemleri dudakları ve burnu farklı gösterebilir. Asıl sorunu görmeden yaptırılan müdahaleler genellikle memnuniyetsizlikle sonuçlanır.

11. Dolgu ve botoks gibi uygulamaların etkisi geçince eskisinden daha kötü olmaz.

İnsan yaşlanması ömür boyu devam eder ve botoks ve dolgu uygulamaları geçicidir. İnsan gözü güzel olana daha kolay alıştığı için eski hale dönmeyi  "eskisinden bile kötü" olarak algılar. Oysa çoğu dolgu uygulamasının %10'u kalıcıdır, yani eskisinden bir miktar daha iyi bir sonuç bırakır.

12. Medikal estetik işlemlere genç yaşta başlamanın bir zararı yoktur.

Botoks ve dolgu gibi medikal estetiğin yaşla değil, ihtiyaçla ilgisi vardır. Çok mimik yapan biri 20'li yaşlarında botoks yaptırabilir. Bu işlemlerin genç yaşlarda zararlı görülmesinin temelinde insanın güzel sonuçlara bağımlılığı yatıyor. Eğer yıllar boyu aynı sıklıkla ve oranlarla işlem yaptıracaksanız sorun yok ama sürekli daha fazlasını isteyenler için yıllar içinde sürekli kilo alıp verme gibi bir etki yapabilir, cilt esnekliği bozulabilir, ortaya abartılı bir görüntü çıkabilir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sebastian-balthazar

Ufak kusurları kapatmak için yaptırsalar sıkıntı olmaz. Ördek dudaklı maymuni bir varlığa dönüşmeyin yeter. bknz: Fatih Ürek, Bülent Ersoy

oguzhan-uyar

Keşke biraz tıbbi makale-kaynak.. araştırması yapsaymış MİSAFİR editör.

Başlıklar

KanserKoreTercih
Görüş Bildir