Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Soma Duruşmasında Madencilere 'Arkadaşlarım' Diyen Üretim Müdürü Yüzde 100 Kusurlu Bulundu

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

SGK müfettişlerinin Soma'da yaşanan maden faciası ile ilgili hazırladığı raporda, iş kazasının oluşumunda işverenin kusur oranının yüzde 100 olarak kabul edilmesinin yerinde olacağı ancak işverenin kastının varlığına dayanak teşkil edecek bir tespitin yapılamadığı ifade edildi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davayla ilgili müşteki avukatlarının, SGK Rehberlik ve Teftiş İzmir Grup Başkanlığı müfettişlerinin Soma'daki maden faciasıyla ilgili hazırladığı raporun dava dosyasına girmesi için talepte bulunacağı öğrenildi. Madene ilişkin çok sayıda eksikliğin tespit edildiği raporda, iş kazasının oluşumunda işverenin kusur oranının yüzde 100 olarak kabul edilmesinin yerinde olacağı ancak işverenin kastının varlığına dayanak teşkil edecek bir tespitin yapılamadığı ifade edildi.

Rapora dair detaylar şöyle:

Raporda kazanın, bilimsel ve teknik kurallar gereği alınması gerekli tedbirlerin alınmamış olmasından dolayı meydana geldiği, kazanın oluşumunda kaçınılmazlık ilkesinin söz edilmesinin mümkün olmadığı görüşüne de yer verildi.

İhmal ve eksiklikler

Konveyör bant sisteminin "alev yürütmez" özellikte olmadığı, ana nakliyat yollarında oluşabilecek yangınlara karşı yeterli mücadele ekipmanı, alev ve duman algılayıcı, otomatik yangın söndürme sistemleri bulundurulmadığının belirtildiği raporda, eski imalat boşlukları ve kapatılan bölümlerin kontrol altında tutulmadığı kaydedildi.

Ayak arkasında kalan boşlukların göçertilmesi gibi tehlike ve risklerin analiz edilmediği, önleyici tedbirlerin alınmadığı ve kontrol çalışmalarının yapılmadığının ileri sürüldüğü raporda, herhangi acil durumda yeraltı işletmesinde görev yapan tüm çalışanların yer üstüne tahliyesini sağlayan tatbikatın düzenlenmediği aktarıldı.

Acil durum eylem planında yeraltı işletmesinin herhangi noktasında çıkabilecek yangının öngörülmediği, yeterli hava ölçüm istasyonu bulundurulmadığı, ocaktaki hava yönünün havalandırma planıyla uyumlu olmadığının iddia edildiği raporda kullanım ömrünü tamamlamış ferdi kurtarma maskelerinin akreditasyon belgesi olmadığı halde iş yeri tarafından kullanım sürelerinin uzatıldığı öne sürüldü.

"Cihazlar gaz değerlerini farklı ölçüyor"

Merkezi izleme sistemine bağlı sensörlerin ölçtüğü gaz değerleriyle taşınabilir cihazlarının ölçtüğü değerler arasında farklılıklar bulunduğuna değinilen raporda acil durumlarda ocağın havalandırmasını yönlendirebilecek ve zehirli havanın diğer panolara ulaşmasını engelleyecek şekilde tesis edilmiş hava kapılarının yaptırılmadığı kaydedildi.

Hava sıcaklığı ölçümlerinin sadece bir sensörle yapıldığının belirtildiği raporda, ayrıca şu eksikliklere yer verildi:

"Eski imalat panoları üzerinde farklı boyutlarda çok fazla tasman oluştuğu halde bunların ve eski imalatların izlenmemesi, bazı bölgelerde karatumba yöntemiyle üretim yaptırılması, çalışanlara yeterli eğitim verilmemesi, karbonmonoksitteki yükselme nedenine ilişkin olasılıkların değerlendirilmemiş olması."

Hareketli Geçen Davada, Hakim Davacı Yakınlarını Zorlukla Sakinleştirdi

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Soma maden kazası ceza davasının 3’üncü duruşmasının 3’üncü celsesinde çapraz sorguya tabi tutulan ocağın üretim müdürü İsmail Adalı’nın şehit madenciler için ‘Onların hepsi benim arkadaşımdı’ demesi maden şehidi ailelerinin tepkisine neden oldu. Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı sakinleşmeleri için iki madenci yakınını salon dışına çıkartırken, madenci ailelerini de ‘Eğer sükuneti sağlamazsanız bu duruşma burada yapılamaz. Sakin olun. Duruşmanın yapılamaması kime ne fayda sağlar düşünün’ diyerek sakinleştirdi.

Soma maden kazasına ilişkin davada, maden faciasının meydana geldiği Eynez Ocağı’nın üretim müdürü İsmail Adalı’nın çapraz sorgulaması tamamlandı. Maden şehidi ailelerin yoğun tepkisi altında tamamlanan sorgulamada müşteki avukatlarından Serhan Özbek’in, “Kriz yönetiminde en önemli adımın ocağın hemen boşaltılması olduğu biliniyor. Bu faciada kayıpların çok olması ocağın boşaltılmasının gecikmesinden mi yaşandı? Neden temel yönlendirmeyi siz yapmadınız da başkalarına yaptırdınız” sorusuna cevap veren İsmail Adalı şunları söyledi:

“Bu faciada 301 arkadaşımızı kaybettik. Benim yaşadığımı, neler hissettiğimi kimseye anlatmak ve paylaşmak zorunda değilim. Bana haber geldiğinde ocağın boşaltılması için izleme merkezine hemen talimat verdim ve kendim de madene indim. Bu durumlarda izleme merkezi hızlı ve anında haberleşmeyi sağlar. Bu sırada ocağa girmek olan 100 kadar işçinin de içeri girmesini engelledim. Aksi takdirde 100 kişiyi daha kaybedebilirdik. Ocakta A ve H panoları dışında bütün panolara haber verildi. A ve H panolarında telefonları kimsenin açmadığı bilgisi bana ulaştı. Yoğun duman içinde oraya giderken S panosundaki işçilerin ocağı terk etmedikleri bilgisi ulaştı. Bu sırada ocak içinde haberleşmeyi sağlıyorduk. Olayın nasıl hızlı geliştiğini hepimiz gördük. Ondan sonra da havanın ters çevrilmesi kararını verdik.”

'Arkadaşlarım' sözüne tepki

İsmail Adalı’nın konuşması sırasında maden şehitlerinden ‘Arkadaşlarım’ diye bahsetmesi üzerine şehit madenci yakınlarından tepkiler yükselmeye başladı. “Arkadaş arkadaşına tokat atar mı. Benim kardeşim için arkadaşım diyemezsin”, “Yalan söylüyor”, “Verin şunu bize de boyunun ölçüsünü alalım” şeklinde tepkiler üzerine mahkeme başkanı iki madenci yakınını sakinleşmeleri için mahkeme salonu dışına çıkarttı. Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, sanık avukatlarına yönelik de sözlü sataşmalar olması üzerine, “Eğer sükuneti sağlamazsanız, sözlü sataşmalarınız devam ederse bu duruşma burada yapılamaz. Sakin olun. Buradaki sanığın yalan söyleme, doğru söylememe hakkı vardır. Bizler hepinizi dinleyeceğiz. Sanık avukatları da görevlerini yapıyor. Eğer onlar olmasa sanıklar yargılanamaz. Hepinize söz vereceğim. Duruşmanın yapılamaması kime ne fayda sağlar düşünün” diyerek aileleri sakinleştirdi.

'Havanın ters çevrilmesi kritik bir karardı'

Salonda bulunanların sakinleşmesinin ardından İsmail Adalı, Avukat Serhan Özbek’in “Havanın ters çevrilmesi doğru bir karar mıydı? Biliyoruz ki madende işçilerin çalıştığı sırada havanın ters çevrilmesi büyük kayıplara neden olabilir. Biliyoruz ki A ve H panosundan kurtulan işçilerin ifadelerine göre havanın ters çevrilmesinin ardından birçok işçi hayatını kaybetmiş. Yangına da su ile müdahale edilmiş doğru mu?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Bu kritik bir karardı. Biz her türlü önlemi aldıktan sonra son çare olarak havanın ters çevrilmesi kararını aldık. Bu sayede de birçok işçinin hayatı kurtuldu. Yangına su ile müdahale etmemiz ise kesinlikle doğru değil. Çünkü biz bir yangın göremedik. Sadece yoğun bir duman vardı. Su sıkıldı ama yangına ulaşabilmek için sıkılan bir su vardı. Kesinlikle alevli bir yangın görmedik.”

İsmail Adalı’nın çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından tutuklu sanıklardan ocağın teknik nezaretçisi maden mühendisi Ertan Ersoy’un çapraz sorgusuna geçildi.

İHA & T24

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İzmirSGKŞehitSoma
Görüş Bildir