Milli Şehit İlan Edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey Hakkında Merak Ettikleriniz!

-

Mehmed Kemal Bey bundan 99 yıl önce, mütareke döneminde savaş suçlusu olarak yargılandı ve 10 Nisan 1919'da idam edildi. İtilaf Devletleri ve azınlık kesimin yargı sürecine tesiri, hızla verilen ölüm cezası bütün vatanseverleri içten yaraladı. Kemal Bey'in ölümü, İstiklal Harbinin uyanışında büyük bir adım olacaktı...

Babasının memuriyeti sebebiyle 1884'te Beyrut'da doğan Kemal Bey, temel eğitimini burada tamamladı.

Babasının mesleğine devam etmeyi düşünmüş olacak ki eğitimini mülkiye üzerine yoğunlaştırdı. 1908'de Mülkiye Mektebi'nden mezun oldu. Gençliği padişah-muhalefet çatışması ve azınlık hareketlerinin oluşturduğu karışıklıklar içerisinde geçen Kemal Bey, tam da II. Meşrutiyet'in ilan edildiği günlerde mezun olup hayata atılmıştı. Anayasanın ve meclisin yeniden yürürlüğe girdiği bu günler umut vaat etse de krizler ve buhranlar hiç de uzak değildi.

Kemal Bey'in Boğazlıyan Kaymakamlığına tayin belgesi:

Beyrut ve Cezayir'deki kısa süreli görevlerden sonra 1910'da Rodos 'a tayin olunan Kemal Bey, Trablusgarp Savaşı sırasında Selanik, Balkan Savaşları başlayınca Gebze ve 1913'te Karamürsel Kaymakamlıklarında görev yaptı. Nihayetinde 12 Haziran 1915'te Boğazlıyan Kaymakamlığına getirildi.

Bu sıralarda uygulamaya başlanılan Sevk ve İskan Kanunu kapsamında Yozgat ve çevresinde de ahali göç ettirirdi.

Kemal Bey bir kaymakam olarak hükumetin kendisine tebliğ ettiği emirleri uygulamaktaydı. Fakat Anadolu'nun dört bir yanında tehcir uygulanıyordu. 'Neden Kemal Bey günah keçisi ilan edildi?' sorusu ise bugün dahi tam manasıyla cevaplanamamıştır.

Esasında Kemal Bey idam kararı verilen mahkemesinden evvel bir başka suçla daha yargılanmıştı.

1918 yazında, Boğazlıyan'daki görevi sırasında tehcire tabi tutulan ahalinin mallarının yağmalanıp gayrimenkullerinin talan edilmesine müsaade verdiği ve olaylar sırasında tedbirsiz davrandığı gerekçesiyle yargılandı. Fakat Yozgat'ta görülen dava Kemal Bey'e beraat kararı verdi. Bundan sonra da Konya'ya tayin edilip 1918 sonunda tutuklanana kadar bu görevini sürdürdü.

Yüksek ihtimalle Kemal Bey'in bu ilk mahkemesi kendisini hedef haline getirmiş olmalıdır. Böylece Yozgat ve çevresindeki olumsuz hadiselerin sorumlusu olarak görülecektir.

Kemal Bey Aralık 1918'de Mondros Ateşkesi sonrasında tutuklandığı zaman, birkaç ay evvele kadar devletin en kritik makamlarındaki bürokratları ve ordunun en yüksek mevkilerindeki paşaları yanında gördü. İttihat ve Terakki hükumeti dağılmıştı. İtilaf Devletleri ise savaş suçlusu adı altında, adı duyulmuş birçok ismi tutukluyorlardı.

Urfa Mutasarrıfı Nusret Bey de aynı suçla yargılanıyordu. Mahkemeye gelen bazı şahitler sanıkları bile tanımıyordu. Doyurucu kanıtlar ve detaylı araştırmalar yapılmadan hızlıca kararlar veriliyordu.

Nusret Bey ile aynı koğuşta kalan Falih Rıfkı Atay hatıralarında şöyle anlatıyor:

Mutasarrıf Nusret'in ölümü eşsiz bir faciadır. Terbiyeli, özü sözü birbirinden temiz bir Türk milliyetçisi idi... Karısına ve çocuklarına bile gösterilmemişti. Göğsüne asılan yaftada ''para çalmak için kıtal yaptığı'' söylenen Nusret'in, yamalı pantolonu cebindeki cüzdanında yalnız bir kağıt lira bulmuşlardı. Sabahın ilk saatlerinde tevkifhane avlusundan, zavallı karısının çığlıkları geliyordu.

Kemal Bey'in hikayesi de farklı değildi. O da idam cezasına çarptırıldı ve 10 Nisan 1919 günü Beyazıt meydanında infaz edildi.

Kaymakam Kemal Bey'in son sözleri ''Sizlere yemin ederim ki, ben masumum, son sözüm bugün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa kahrolsun böyle adalet! Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum'' olmuştu.

Fakat Kemal Bey'in ölümü milletin uyanışında büyük bir adım olmuştu. Cenazesine katılan binlerce kişi İtilaf Devletleri ile antlaşmanın mümkün olmayacağına ve tek çarenin bir İstiklal Harbi olduğuna inanmışlardı. Bundan bir ay sonra İzmir'in işgal edilmesi, böyle düşünen insanların sayısını gittikçe arttıracaktı.

Bonus: Kemal Bey'in Karamürsel'den Boğazlıyan'a tayin belgesinin çeviri yazısı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nebusimdi

İşgal Altında İstanbul, Ali Karayaka, İnkılap Yayınları. Okuyunuz, okutturunuz.

dandanakan

sağ olasın bu paylaşım için hala tarihinden haberdar insanları görmek çok güzel, bakalım ne zaman kadar yaşadığımız havanın toprağın geçmişimizin aşığı olarak kalabileceğiz ?

pis-soverim

Memleketimde hala heykeli ile heybetini ve bu gururu taşımaktadır her gittiğimde çocuklarıma şuan ayak bastıkları toprakların kaymakam kemal beyin emaneti olduğu canını bu halk ve vatan için hiçe saydığını onu unutmama ve unutturmamalarını istiyorum. mekanın cennet olsun güzel insan...

Başlıklar

İdamİzmirSavaşŞehitYozgat
Görüş Bildir