Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Havacılık ve Uçak Yolculuğu Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 10 Şey

-

Çoğumuz uçak yolculuğu yapmışızdır ve pek çok şeyden şikayet eder dururuz. Peki şikayet ettiğimiz şeylerin aslı nedir düşünür müyüz? Ya da bazı bilmediğimiz şeyleri merak eder miyiz? İşte bunlara cevap içeriğimizde...

1. Hava kötü. Hayır, hava gerçekten kötü.

Eğer hava koşullarından dolayı uçuşunuz gecikiyorsa, pilotlara inanın. Kabin ekibine inanın. İlahi bir mesaj gibi alın onların söylediklerini. Her yerde kar varken sormayın neden gecikiyoruz diye. Yapmayın bunu, acıyın. Arkadaşlarınızın söylediklerine ya da güneşli bir gökyüzüne aldanmayın. Gideceğiniz yerde ya da yol üstünde ciddi bir fırtına ya da türbülans tehlikesi olabilir.

2. Pilotunuz (genelde) uyuyor...

Pilotların çoğu genelde yolun yarısında uyuduğunu kabul eder. Uyandıkları zaman dilimi ise 2. pilotu uyurken yakaladıkları zaman olur. Bu yüzden hava yollarında pilotlar uyumasın diye belirli aralıklarla kokpit aranır. Çay verilir, kahve verilir, kavrulmuş fındıklar, meyve tepsileri, latteler, americanolar, ballı ekmekler verilir. Uyutulmaz! Su uyur pilot uyumaz.

3. Oksijen maskeleri size sadece bir süre yardım eder

Eğer kabin basıncında bir yükselme olursa oksijen maskeleri düşer ve siz maskeyi çekip aktif ettiğinizde ortalama 15 dakika size hizmet eder. Ancak, bu süre pilotunuzun gerekli irtifaya inmesi için yeterli bir süredir. Ek olarak ilk önce kendi maskenizi takmanız sonra çocuğunuza yardım etmeniz istenir. Ne saçmalık di mi? Değil. Yetişkinler basınç boşalmasında daha dayanıksızdır. Aklınızın bir köşesinde kalsın.

4. Bazı hava limanları fiilen sert iniş gerektirir

Bazı hava limanları gerçekten kısa pistlere sahiplerdir, bu sebepten ki yumuşak bir inişi genelde hayalinizde görürsünüz. İnerken "pilot yeni mi?" diye laf sokmak yok..

5. Kabin ekipleri fazlasıyla yorgun

Gerçek şu ki, kabin ekipleri yorgun. İşleri gereği neredeyse molasız 16 saat mesai yaptıkları olur. Bu bir kamyon şoföründen bile fazla olduğu gibi yorulduklarında kenara çekemezler. Mola veremezler, sigara içemezler ki bu çoğu zaman 39000 feetde cinayetin eşiğine getirir insanı.

6. Kabin ekipleri sizi tuvalete kilitlerlerse şaşırmayın

Genelde uçak yolcularının büyük bir kısmı tuvalete girdiklerinde içeride kilidi bulamazlar ki bu aynı zamanda ışığı da yakmaya yarayan şeydir. Karanlıkta, bir çare, önünü görmeden nasıl yapıyorlarsa işlerini görmeye çalışırlar. Ama isterseniz siz de uçak tuvaletinin kapısını dışarıdan kilitleyebilirsiniz. Lavatory yazısı aslında hem tabela işlevini görür -ki yazmasına rağmen uçağın kapısını tuvalet diye açmaya çalışanlar görülmüştür- hem de o küçücük kapağı yukarı kaldırdığınızda kapının kilidine ulaşmanızı sağlar. Hal budur ki karanlıkta işemenize izin vermezler, acımazlar kilitlerler sizi.

7. Sigara içmek yasak utanmadan küllük koymuşlar

Genelde sorarlar; ''Sigara içmek yasaksa neden burada küllük var?'' 

Bu soru cepte dursun konuya değinelim biz. Uçaklarda sigara içmek yasak. Seneler önce serbestmiş oysa. Ama havacılıkta her kural hep bir olay sonrasında getirilmiştir. Evet orada küllük var. Neden var? Bilen varsa söylesin.

Var çünkü; sigara içerseniz uçağı yakmamanız için konmuş. Yakalanacaksınız zaten kaçışı yok. Bari izmariti nereye atacağınızı tespit edelim. Atmadıysanız orada söndürelim. Yoksa koca uçak bir dakikada alev topuna döner. İçmeyin, sigara öldürür. Hele havada uçağı yakarsanız kesin öldürür.

8. Yüksek ihtimal uçakta ceset var

Çoğunlukla iç hat uçuşlarında kargo depatmanında cenaze ya da organ olur. Bu konuda söyleyeceklerim bu kadar... Ben de korktum yazarken.

9. Siz pirzola yemiştiniz di mi?

Besin zehirlenmesini önlemek için pilotlara farklı yemekler servis edilir. Kuzu çevirme bile olsa uçakta ikisi aynı anda kuzuyu çevirip yiyemezler. Birine pirzola diğerine kaşarlı sandviç kalabilir. Pirzolayı kimin yiyeceği belli, zavallı ikinci pilotlar.

10. Çoğu kişi uçtuktan sonra hasta olur

Sebebi soluğunuz hava değil, dokunduğunuz şeylerdir. Yemek masaları, kabin ekibi çağırma butonları, koltuğunuzu geri yatırmak için bastığınız o minik şirin ve dünyadan habersiz küçücük düğme, tuvaletler... Ah o tuvaletler... Dikkat edin azıcık. Ben olsam doktor eldiveni takardım ama ben değilim yani...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
serdar-cihan-cesur

birde yapılmaması gereken şeyler var

paco-hernandez

aman uçuş benden uzak olsun! defalarca uçtum ama hala sevmiyorum ve korkuyorum...

pyhimys

Keşke biraz daha teknik bilgiler paylaşşsaydınız. Yinede güzel yazı olmuş, tşk edriz

suedika

tebrikler! yazının üslubu çok güzel ve akıcı!

Gizli Kullanıcı

edit: uçağın içerisi yüksek basınçlıdır. alçak basınç yüksek irtifalarda dış ortamdadır. bu yüzden kabin içi basıncı 4-14 bin irtifalar seviyesinde tutulur. yani yüksek irtifada kabin basıncı yükseldiğinde değil 'düştüğünde' maskeler düşer.

Görüş Bildir