Eğirdir Gölü'nde Kanser Alarmı

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Eğirdir Gölü İçin Tehlike Çanları

Eğirdir Gölü İçin Tehlike Çanları

Uzmanlar uyarıyor; Zirai mücadele ilaçlarının tehdidi altındaki Eğirdir Gölü'nde kısa zamanda çözüm üretilmezse göl suyunun içme suyu olarak kullanımı imkansız olacak...

Isparta İl Genel Meclisi'nin akademisyen ve uzmanlara hazırlattığı raporda, ''Zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübrelerin tehdidi altındaki Eğirdir Gölü'nde kısa zamanda radikal kararlar alınmazsa göl suyunun içme suyu olarak kullanımı imkansız hale gelecektir'' denildi.

İl Genel Meclisi Üyesi Fevzi Özdemir'in Isparta'daki kanser vakalarının nedenleri ve mücadele konulu önergesi üzerine İmar ve Bayındırlık, Plan ve Bütçe, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Gençlik, Spor ve Turizm, Eğitim, Kültür ve Sosyal Hizmetler, Çevre ve Sağlık ile Sanayi Ticaret ve Doğal Kaynaklar komisyonları çalışma başlattı.

Uzmanların yaptığı çalışmaların ardından bir rapor hazırladı. İl Genel Meclisi'ne sunulan raporda, Eğirdir Gölü'nün ötrofikasyon, toksik ve siltasyon tehdidi altında olduğu kaydedildi. Söz konusu oluşumda göl çevresindeki tarımsal alanlarda kullanılan zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübrelerin etkili olduğuna dikkat çekilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

''Zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübrelerin tehdidi altındaki Eğirdir Gölü'nde kısa zamanda radikal kararlar alınmazsa göl suyunun içme suyu olarak kullanımı imkansız hale gelecektir. Pestisitlerin (zirai mücadele ilaçları) kanserojen, mutojen, alerjen ve teratojen etkilerinin olduğu bilinmektedir. Pestisitler ayrıca kadın ve erkek üreme sisteminde sorunlar yaratmakta, büyüme ve gelişmeye olumsuz etkiler yapmaktadır. Arseniğin ise kanser riskinin yanı sıra mide sorunları, kadınlarda kısırlık ve düşük ile sinir sistemine olumsuz etkileri bilinmektedir. Eğirdir Gölü'ndeki kirlilik, tarımdan gelen yayılı kirlilik yükü ve havzada yer alan 81 beldenin noktasal kirlilik yükü olarak iki kısımda yer almaktadır. Kirliliğin durdurulması için alınacak tedbirler bu iki alanda ayrı ayrı ele alınmalıdır. Yayılı kirlilik yükünün önlenmesi için havzada organik tarıma geçilmelidir. Isparta bu alanda pilot il yapılmalıdır. Eğirdir Gölü sadece Isparta'ya değil gelecekte Türkiye'ye lazım olan bir göldür. O yüzden göl, ülkesel bir proje ile tedbirler paketi hazırlanarak korunmalıdır.''

Raporun, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü, Halk Sağlığı İl Müdürlüğü, SDÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği, ilçe belediye başkanlıkları, kaymakamlıklar ve devlet hastanelerine gönderileceği bildirildi.

Haberin Tamamı İçin:

Eğirdir Gölü'nde Kanser Alarmı

Isparta İl Genel Meclisi tarafından hazırlanan rapor Eğridir Gölü’ndeki kirliliği ortaya koydu. Raporda bölgedeki kanser vakalarının artışına göldeki kimyasal maddelerin yol açtığı ifade edildi.

Isparta İl Genel Meclisi, artan kanser vakalarının ardından bir araştırma yaptırdı. Araştırma sonucunda hazırlanan raporda, kentin içme suyu kaynağı Eğirdir Gölü’nün çevresinde, yoğun zirai ilaç ve gübre kullanımı nedeniyle ’toksin’ biriktiği, bunun da kansere neden olduğunu kaydedildi. Raporda hava kirliliği, sentetik çim sahalar ve asfalt gibi faktörlerin de kansere davetiye çıkardığı ifade edildi. İl Genel Meclisi, kentte artan kanser vakalarının ardından ’kanser raporu’ hazırladı.

İl Genel Meclisi’nde geçen ay görüşmeye açılan konuda, son yıllarda kentte kanser vakalarının çok sık görülmeye başlamasının endişe uyandırdığına dikkat çekildi. Ağır sanayi olmayan Isparta’da ’kanser’ vakalarındaki artışın nedenlerinin araştırılması, belirlenmesi ve önlem alınması konusunda uzmanların görüşleri dinlendi.

Gölde toksin birikti

Uzmanların verdiği bilgiler doğrultusunda kanser raporu hazırlandı. İl Genel Meclisi üyesi Fevzi Özdemir, Meclis’in kasım ayı oturumunda raporu açıkladı. Raporda, Isparta’yı kanser açısından tehdit eden en önemli unsur olarak, Eğirdir Gölü’nde tarıma bağlı olarak biriken ağır metaller gösterildi. 2011’de SDÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Şehnaz Şener’in yaptığı araştırmaya dikkat çekilen raporda, göldeki ve çevresindeki bazı ağır metallerin ölçüldüğü, bu maddelerdeki arsenik değerinin göl ortalamasının 12 mikrogram/litre olduğu, göl havzasındaki yeraltı sularında bu değerin 24.1 mikrogram/litre’ye ulaştığına yer verildi.

Arseniğin havzada kullanılan “suni gübre” ve “tarım ilaçları”ndan kaynaklandığının vurgulandığı raporda, “Toksin madde birikimi Eğirdir Gölü’nü tehdit etmektedir. Gölün su kalitesinin bozulmasında herkesin payı var. Çözüm üretmek, hatta bir an önce sorunu çözmek gerekli. Çünkü bir şeyi bilmek değil yapabilmek önemlidir” ifadelerine yer verildi.

Organik tarım desteklenmeli

Zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübrelerin tehdidi altındaki Eğirdir Gölü’nde kısa zamanda radikal kararlar alınmazsa göl suyunun içme suyu olarak kullanımının imkansız hale geleceği belirtilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

“Tarımsal üretimde kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasının ivedilikle uygulanmasını talep ediyoruz. Eğirdir Gölü çevresinde tarımsal faaliyetlerin kısıtlandığı alanlarda, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım uygulamasına geçen çiftçilere destek sağlanmasını önemli buluyoruz.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Kanser
Görüş Bildir