Dünyanın Başarıları Yerine Lenin'in Eşi Olduğu İçin Hatırlamayı Tercih Ettiği Kadın: Nadejda Krupskaya

-

Lenin'in kim olduğunu hepimiz biliyoruz, peki arkasındaki güçlü kadını ne kadar tanıyoruz?

Bir Twitter kullanıcısı, Vladimir Lenin ve Nadejda Krupskaya'nın fotoğrafını şu açıklamayla paylaştı:

@sovietphotos

Fakat açıklama, Lenin'e hiçbir sıfat gerekmezken,

@av_zehrasahin

Krupskaya için kullanılabilecek birçok unvan yerine "eş" denmesi nedeniyle tepkilere neden oldu...

@burcuas

Bunun üzerine bizler de, Nadejda Krupskaya'yı sizlere tanıtmayı boynumuzun borcu bilerek içeriğimizi hazırladık. İyi okumalar!

Krupskaya, 26 şubat 1869'da St. Petersburg'da aristokrat kökenli, eğitimli bir ailede dünyaya gelmişti, fakat artık pek de iyi geliri olmayan bu ailede alt sınıf koşullarında yetişti.

Babası Rus ordusunda teğmen olan Konstantin İgnatevich Krupski, annesi ise mürebbiye Elizabeth Vasilyevna Tistrova idi. Konstantin İgnatevich altı yıllık hizmetten sonra devrimci hareketlere katıldığı suçlamasıyla ordudan ihraç edilmiş, bundan sonra da fabrikalarda ve çeşitli yerlerde çalışmıştı. Yoksulların yaşam koşullarına aşina olması Krupskaya'nın devrimci hareketlerinde etkili oldu.

1894 yılında Lenin ile Marksist öğrenci çevresinde tanışana kadarsa, birçok şey başarmıştı.

1889 yılında Sankt-Peterburg Bestujev Yüksek Okulu’na kaydolan Krupskaya, 1897 yılında babasının ölümünden sonra annesi ile geçimlerini sağlayabilmek için özel dersler verdi. Genç yaştan itibaren eğitimle ilgilendiğini ifade eden Krupskaya, Tolstoy'un teorilerine oldukça önem veriyor, bir pedagog olarak öğretmen-öğrenci ilişkisinin önemini vurguluyordu. Tolstoy'da etkilenerek geliştirdiği teoriler, daha sonraları Sovyet eğitim sisteminin gelişmeisne büyük fayda sağladı.

Mezun olduktan sonra ise politika ve eğitim hakkındaki tartışma ortamlarında kendini bulan Krupskaya, burada Marksist ideolojiyle karşılaştı ve bu ideolojinin savunucusu oldu. Bu alandaki eserleri ise, Çar hükümeti tarafından yasaklı oldukları için herkes gibi devrimcilerden ve yeraltı kütüphanelerinden elde ediyordu.

Lenin ile tanışması da, bu çevrede işçileri eğitirken gerçekleşti.

Lenin bu sırada avukatlık bürosunda çalışıyordu. 1896'da Krupskaya "yasadışı ajitasyon" nedeniyle 2 yıl hapse mahkum edildi, Daha sonra bu ceza 6 ay hapis ve 3 yıl sürgüne dönüştürüldü. Krupskaya, Ufa'ya gönderildi. Bunun üzerine Lenin'in eşi olarak sürgününü Şusenskoye'de tamamlamak üzere başvuruda bulundu fakat sürgünden önce Lenin, genç kadının evlenme teklifini reddetmişti. Yine de, Krupskaya'nın başvurusu hemen evlenmesi ve sürgün biter bitmez Lenin'in Ufa'ya dönmesi şartı ile kabul edildi. Bunun üzerine iki isim 1898'de kilise töreniyle evlendi. Serbest kaldıktan sonra Münih'e gittiler. Krupskaya burada İskra gazetesinde sekreter olarak çalıştı. Bir süre sonra Londra'ya gittiler.

Krupskaya lüksten nefret eden, gereksiz harcamalardan kaçınan mütevazi bir kişiliğe sahipti.

Basedow hastalığına yakalanmıştı. Bu yüzden çocuğu olmamıştı. Krupskaya, Lenin’i anlattığı kitabında onun çok iyi bir eş olduğunu, hastalandığı dönemlerde kendisine her açıdan destek olduğunu, ev işlerinde kendisine yardımcı olmaktan hiç çekinmediğini söylemiştir.

Krupskaya siyasi hayatta aktif olarak yer aldı.

Londra'da RSDİP Kongresi'nin hazırlanması ve yürütülmesinde görev aldı. 1905 yılında RSDİP Merkez Komitesi sekreteri oldu. 1903 yılında Lenin ile birlikte Rusya’ya dönseler de 1905 yılındaki başarısız devrim girişiminden sonra Fransa’ya gittiler. Krupskaya, Paris’te Longjumeau Parti Okulu'nda öğretmen olarak çalıştı. Lenin’in sekreteri olarak Rusya’daki parti örgütleriyle bağlantı kurulmasında ona yardımcı oldu. Bolşevik basınında aktif rol aldı.

1917 Ekim Devrimi'nden sonra, Eğitim Halk Komiserliği’nde çalışmaya başladı.

Eğitim, Krupskaya'nın gençliğinden beri süre gelen bir tutkuydu. 1920’de Eğitim Komitesi başkanı oldu. 1929 yılından ölümüne kadar ise Eğitim Halk Komiserliği yardımcısı olarak görev yaptı.

Krupskaya, özellikle proleter gençlik hareketinin örgütlenmesiyle ilgilendi. Genç neslin hem temel ve teorik, hem de pratik eğitim almalarında ve sağlıklı gelişimlerinde etkili olacak Komsomol ve Pioner örgütlerinin kurulmasına öncülük etti. Pionerskaya Pravda adlı Sovyet çocuk gazetesinin de kurucuları arasında yer aldı ve bu gazetede çocuklara yönelik pek çok makale yazdı. Sovyet eğitim sisteminin gelişimi ve kütüphaneciliğin yaygınlaşmasında da birincil öneme sahip kişi oldu.

1920 yılında Eğitim Halk Komiserliği Merkez Siyasi Eğitim Komitesi Başkanı seçildi.

Bu görevi sırasında “Çocukların dostu olan bir toplum” oluşturulması kampanyası başlattı. Öncü çocuk birliği olan Pioner’i kurarak izciliğin görev ve sorumluluklarını, çocukların gelişimindeki önemini belirledi. Çocukların komünist felsefenin ilkeleriyle gelişimi konusunda çalışmalar yaptı. Lenin'in ölümünden sonra XIV. Parti Kongresi'nde Stalin'e karşı muhalefeti destekledi. Ancak daha sonra Merkez Komitesi plenumunda konuşarak muhalif cepheden ayrıldığını belirtti.

1924 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi, 1927 yılında Merkez Komite Denetim Komisyonu üyesi, 1931 yılında da Yüksek Sovyet meclisi üyesi olarak siyasi faaliyetlerde bulundu.

Krupskaya çarlık döneminde 5 yıl eğitimci olarak çalışmıştı. İşçiler için akşam dersleri veren bir fabrikanın sınıfında çalıştı. Yasal olarak okuma-yazma ve aritmetik dersleri veriyordu, fakat işçiler arasında devrimci fikirlerin yayılmasında da etkili oldu. Bulunduğu bölgede 30 bin fabrika işçisi daha iyi ücret için greve gidince Krupskaya ve diğer eğitimciler görevden alındı.

Krupskaya, Sovyet kamu eğitim sisteminin en önemli kurucusu oldu ve yeni eğitim sisteminin temel görevlerinin belirlenmesine katkıda bulundu.

Gençlik örgütü ve eğitim sorunları ile ilgili pek çok kitap ve makale yazan Krupskaya, Sovyetler Birliği’nde kütüphaneciliğin de yaygınlaştırılması çalışmalarını başlattı, eğitim ve kültür seviyesini hızla yükseltebilmek için halkın kitaplara ücretsiz ve kolay ulaşabilmesi gerektiğini belirtti. Bu amaçla kitap ve kütüphane için daha fazla fon ayrılması için çaba gösterdi.

Krupskaya, Lenin hakkında da çok sayıda eser yazdı. Komünist eğitim, pedagoji ve tarih konusunda çalışmalar yaptı. Penza’da Lermontov ve Belinski müzelerini açtı. SSCB’nin daha pek çok yerinde müze açılmasını sağladı. 1930 yılında Merkez Komitede yaptığı konuşmada sınıf mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. İdari-komuta sisteminin kurulmasına karşı direniş gösterdi. Parti ve işletmelerde daha demokratik bir idari sistemin uygulanması gerektiğini savundu. Çarlık döneminden kalma çocuk işçiliği ve çocukların sömürülmesine karşı şiddetle mücadele etti.

Ölene kadar SBKP Merkez Yürütme Kurulu ve Merkez Komitesi üyesi olarak görev aldı.

Basın çalışmalarını sürdürdü. 1937'de SSCB Yüksek Sovyeti başkan yardımcısı seçildi. Pedagojik Bilimler doktora unvanını aldı . Yosif Stalin’in sert politikasına destek vermemekle birlikte Sovyetler Birliği’nin kalkınmasındaki rolünü kabul etti.

Nadejda Konstantinovna 27 Şubat 1939'da Moskova'da öldü.  Sovyet yönetimi Krupskaya'nın onuruna bir astroide adını verdi. Dünya ise Lenin'e "benim küçük ringa balığım" demeyi sevdiğini hatırlamayı tercih etti...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
rizasyr

Yine yeniden gereksiz duyar kasılmış. :) Ya bırakın artık şu işleri olay kadın olunca bazıları fazlaca atraksiyona geçiyor. Yukarıda ki hanımefendi lenin olsun, lenin de hanımefendi olsun. Sonuç twit genede aynı şekilde atılırdı. Birisini dünya tanıyor birisini ise belki 100b kişi.

Görüş Bildir