Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dışişleri: Ulusal İmkanlarımız Türkiye'nin Savunması İçin Yeterli

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bilgiç, NATO'nun 'görev gücü gönderebiliriz' açıklamasını ve Patriot misyonunun geleceğiyle ilgili soruları yanıtlarken, "En önemli husus ulusal yeteneklerimizin kullanılması. Ulusal imkanlarımız Türkiye'nin savunması için yeterli" dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konuları değerlendirdi. Suriye'deki Rus savaş uçaklarının Türk hava sahasını ihlali ardından NATO'dan yapılan açıklamalara ilişkin bir soru üzerine Bilgiç, örgütün Türkiye ile işbirliği içinde olduğunun altını en kuvvetli bir şekilde çizdiğini vurguladı.

Bilgiç, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in Türkiye'nin güvenliği için gerektiği takdirde müşterek görev gücünün yönlendirilebileceğini söylediğini hatırlatarak, "Fakat bunun için Konsey kararı gerekli. Ülkemizin de bu aşamada bu yönde bir talebi bulunmuyor.  Ama NATO kolektif savunmayı hedef alan önemli bir örgüt. Tabi NATO Genel Sekreterinin bu yöndeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladık" dedi.

Bilgiç, Türkiye'de bulunan Patriot bataryalarının son durumuna ilişkin bir soru üzerine, "Gaziantep'teki ABD Patriot bataryası 30 Eylül tarihinde geri intikalini tamamladı. Kahramanmaraş'taki Alman bataryası ise 15 Ekim'de faaliyetlerine son verecek. Halihazırda, İspanya bataryası Adana'da mevcut. Bunların görev süresi de 2016 ocak ayına kadar devam edecek" bilgisini verdi.

Patriot misyonun geleceği hakkında NATO'da henüz bir karar alınmadığına değinen Bilgiç, bunların, Rusya'nın özellikle son günlerde Suriye'deki askeri hareketleri çerçevesinde gözden geçirilebilecek hususlar olduğunu dile getirdi.

Bilgiç, "Türkiye'nin savunması için en önemli husus ulusal yeteneklerimizin kullanılması. Biz bu ulusal imkanları tabi kullanıyoruz. Ulusal imkanlarımız Türkiye'nin savunması için yeterli" diye konuştu.

Rus askeri yetkililerin yakın zamanda Ankara'yı ziyaret edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya Bilgiç, Rusya tarafından iki hava sahası ihlali olduğunu hatırlatarak, "Bizim talebimiz Rus yetkililerin buraya gelerek, bu ihlale ilişkin olarak bize bilgi vermesidir" dedi.

Bilgiç, "Bu konuya ilişkin olarak Türkiye'ye izahatta bulunacak bir Rusya heyetin Türkiye'ye beklendiğini biz Rus makamlarına ilettik. Şu aşamaya kadar her hangi bir heyet gelmedi" diyerek, "İlk ihlalde navigasyon hatası yüzünden yapıldığına ilişkin olarak Rus tarafı bize bir bildirimde bulunmuştu. İkinci ihlale ilişkin olarak herhangi bir bilginin şu aşamada benim bilgim dahilinde olmadığını söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.

'Rusya'ya angajman kuralları iletildi'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in ''Bundan sonra yapılacak ihlaller artık bir tehdit olarak algılanacaktır'' sözlerinin ardından Rusya'ya nasıl bir angajman uygulanacağı yönündeki bir soruya cevap veren Bilgiç, şunları söyledi:

''Bu konuya ilişkin olarak protestomuz Rus Büyükelçisine iletildi ve angajman kuralları hakkında kendisine bilgi verildi. Türkiye'nin sınırları dokunulmazdır. Buna yapılacak taciz ve tecavüz bu angajman kuralları çerçevesinde karşılık bulacaktır. Bu askeri bir konu, bunun teknik detayları var, bunu askeri makamlarımız çok daha detaylı olarak bilmektedir.''

Suriye'den gelebilecek yeni bir göç dalgasına ilişkin görüşü sorulan Bilgiç, "Özellikle Rusya'nın son haftalarda gerçekleştirdiği hava operasyonlarının büyük kısmının ılımlı muhalefete yöneldiğini anlıyoruz. Tabiatıyla bir göç dalgası oluşturma ihtimali de mevcut. Bu konuda tabii endişemiz var" şeklinde konuştu.

'Hedef AB'ye tam üyelik'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bilgiç, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ''Türkiye'nin AB üyeliğine karşıyım'' sözleri ve sınır kontrolleri konusunda Türkiye'yi suçlaması hakkındaki bir soru üzerine, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinin uzun soluklu bir süreç olduğunu ve Türkiye'nin AB ile ilişkilerindeki temel hedefinin tam üyelik olduğunu vurguladı.

Bilgiç, ''Merkel'in açıklamalarını biz de basından duyduk. Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci Ankara Anlaşmasında ve müzakere çerçeve belgesinde açıkça yer almış durumdadır. Bizim AB ile ilişkilerimizdeki temel hedefimiz tam üyeliktir, bunu herkes biliyor. Bu hedef stratejik bir tercihtir ve böyle olmaya da devam edecek. Biz AB'ye yönelik politikalarımızı uzun vadeli çıkarlarımız çerçevesinde şekillendirdik'' şeklinde konuştu.

Türkiye AB ilişkilerinde itici unsur olan müzakere sürecinde ilerleme sağlanmasının diğer alanlardaki Türkiye-AB ilişkilerine de ivme kazandıracağını belirten Bilgiç, göç krizinde de görüldüğü gibi ortak sorunlara çözüm getirmek için Türkiye ve AB'nin birbirine ihtiyaç duyduğunu belirtti.

"Göç krizi Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin bir seçenek değil bir gereklilik olduğunu göstermiştir" ifadelerini kullanan Bilgiç, "Üyelik hedefiyle devam ettiğimiz müzakere sürecinin siyasi saiklerle suni olarak engellenmeye devam etmesi kimsenin çıkarına değildir. Bu tür engellemeler kamuoyumuzda bir hayal kırıklığı yaşatmaktadır" şeklinde konuştu.

AB ile sığınmacı krizine ilişkin görüşmeler

Bilgiç, Suriye'deki iç savaşta bugüne kadar yüzbinlerce kişinin hayatını kaybettiğini, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon 300 bin sığınmacı bulunduğunu, bunların yaklaşık 260 bininin kamplarda yaşadığını ve toplam çocuk sayısını 960 bin olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülke konumuna geldiğini belirten Bilgiç, Suriye'deki istikrarsızlık devam ettiği sürece sığınmacı krizinin de süreceğine dikkati çekti.

Bir tarafta gayri safi milli hasılası (GSMH) 18,5 trilyon dolar olan 570 milyonluk Avrupa Birliği, diğer tarafta GSMH'si 800 milyar dolar olan 77 milyonluk Türkiye'nin bulunduğunu kaydeden Bilgiç, "Türkiye'nin istediği AB'nin bu yükü paylaşmasıdır, yük transferi değil. Biz adil sorumluluk çerçevesinde bir külfet paylaşımı istiyoruz'' dedi.

Bilgiç, Rusya'nın başlattığı hava operasyonları ile yeni göç dalgalarının oluşmasının muhtemel olduğunu ifade ederek, AB'nin Suriye'den batıya doğru yaşanan göç dalgasının kendi kapılarına dayanana kadar yeterli bir reaksiyon göstermediğine işaret etti. 

Bilgiç, göç sorununda teknik olarak üzerinde anlaşılmış bir metin olmadığını hatırlatarak, şu bilgileri paylaştı:

"Bu konuya ilişkin olarak taslak eylem planı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'e iletildi. Daha önce de 23 Eylül tarihinde Türkiye'de bu konuda kuvvetlendirilmiş bir diyalog mekanizmasının hayata geçirilmesi konusunda bir karar alındığını biliyoruz. Bize iletilen metin üzerinde ilgili kurumlarımızla çalışmalar devam ediyor. En son AB Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri Başkanlığı heyeti ile Ankara'da Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru'nun teknik çalışmaları olmuştur. Sayın Koru, Lüksemburg'daki konferansa da katılmıştır. Bizim için önemli olan göçün tamamen engellenmesinin temin edilmesi ve Suriye'de siyasi çözümün bulunması ve buna yönelik çabaların değerlendirilmesidir."

Libya'daki gelişmeler

Bilgiç, Libya'da Ulusal Birlik hükümetini kuracak isimlerin belirlenmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede de "Biz bu sürecin bu şekilde sonuçlanmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Ancak bunu söylerken de sürecin tam anlamıyla sonuçlanmadığını da bilmek lazım. Önemli olan nihai hale getirilmesi. Türkiye bundan sonra da daha önce olduğu gibi müzakere sürecini destekleyecek" diye konuştu.

AA

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Adalet ve Kalkınma PartisiAdanaAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelAnkaraAvrupa BirliğiİspanyaKahramanmaraşNATOÖmer ÇelikRusyaSavaşSuriyeTecavüz
Görüş Bildir