Dışişleri Bakanlığı Haberleri

Dışişleri Bakanlığı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Dışişleri Bakanlığı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Uğur Mumcu Cinayeti 21 Yıldır Aydınlatılamadı
Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin öncüsü Uğur Mumcu tam 21 yıl önce bugün bir bombalı suikast sonucu aramızdan ayrılmıştı. Mumcu için bugün birçok kentte anma etkinlikleri düzenlenecek. Mumcu için ilk olarak başkentte saat 10.30'da Batıkent Uğur Mumcu parkında anma töreni düzenlenecek. Bombalı saldırının gerçekleştiği sokağa karanfiller bırakılacak. Ardından da sevenleri saat 14.30'da Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret edecek. Uğur Mumcu için sadece başkentte değil, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere yurdun birçok merkezinde anma törenleri düzenlenecek. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucunda yaşamını yitirmişti. Mumcu suikastı, ölümünün 21'inci yılında hala aydınlatılabilmiş değil.CNN Türk
KDP ve KYP ABD'nin 'Terör Örgütleri' Listesinden Çıkarılıyor
Mesut Barzani'nin Washington ziyaretini iptal etmesinin ardından KDP ve KYB, ABD'nin terör örgütleri listesinden çıkarılıyorT24Çetin ÇekoIrak Kürdistanı Bölgesi Başkanı Mesut Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) Amerikan ”Terör Örgütleri” listesinden çıkarılıyor.Irak Kürdistanı Bölgesi Başkanı Mesut Barzani’ni 15 Ocak’tan itibaren Avrupa ve ABD’de bir dizi temaslarda bulunacağı açıklaması yapılmasına karşın Barzani’nin ABD ziyareti bölümü programdan kaldırılmıştı.BasNews, “Barzani Amerika’ya neden gitmedi?” başlıklı haberinde Mesut Barzani’nin Amerika ziyaretinin iptalini KDP ve KYB’nin hala Amerikan “Terör Örgütleri” listesinde bulunmasından kaynakladığını her iki örgütün bu listeden çıkarılmadığı için Mesut Barzani’nin ABD ziyaretini iptal ettiğini yazmıştı.Söz konusu sorun gerek Kürdistan Demokrat Partisi gerekse Kürdistan Yurtseverler Birliği tarafından daha önceleri de gündeme getirilmiş, ABD yetkilileri sorunun bürokratik olduğunu belirtmiş ve en kısa zamanda ortadan kaldırılacağı sözünü vermişlerdi. Verilen sözün ABD ziyareti öncesi yerine getirilmemesi Mesut Barzani’nin Başkan Barack Obama ’nın davetini geri çevirmesi ve ABD ziyaretini iptal etmesine yol açtı.Bu gelişmelerin ardından Amerika Dışişleri Bakanlığı Irak ve İran Danışmanı Brett McGurk yaptığı bir açıklama ile her iki Kürt partisinin en kısa zamanda Amerikan “terör örgütleri” listesinden çıkarılacağını açıkladı.‘Kürtler bizim Irak’taki en yakın müttefikimiz’BasNews’ın Washington kaynaklı haberine göre, ABD Kongresi Dış İlişkiler komisyonu tarafından konuya ilişkin bir soru önergesi sunuldu. Dışişleri Bakanlığı İran ve Irak Danışmanı McGurk, yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesine cevaben yaptığı açıklamada ‘Kürtler bizim Irak’taki en yakın müttefikimiz. Terörizme karşı savaşta bölgede barış ve huzuru sağlamak için çok ciddi katkıları oldu. Bu yüzden PDK ve YNK gibi önemli iki Kürt partisinin halen ABD’nin terör örgütleri listesinde olması kabul edilemez. En kısa zamanda iki parti de bu listeden çıkarılacaktır’ dedi.Bu arada Irak Kürdistan Bölgesel Başkanı Mesut Barzani, Avrupa ziyareti sırasında Avrupa Parlamentosu ve Davos Dünya Ekonomik Formuna katılarak birer konuşma yapmış ve birçok ülke başbakanı ve dışişleri bakanı ile temaslarda bulunmuştu. Mesut Barzani 15 Ocak’ta başlayan yirmi günlük Avrupa ziyareti ardından dün ülkesine döndü.
ABD'den Çok Sert 'İnsan Hakları' Eleştirisi
ABD İnsan Hakları Raporu'nda 17 Aralık'tan sonra yaşananları 'skandal' olarak nitelerken, Gezi Parkı eylemlerine geniş yer verdi ABD Yönetimi geleneksel insan hakları raporunu açıkladı. Söz konusu raporda 17 Aralık’tan sonra yaşanan gelişmeler “skandal” olarak nitelendirildi. Tolga Tanış'ın Hürriyet'te yer alan haberine göre, Ülkeler bazında ihlallerin sıralandığı raporda geçen sene 48 sayfa tutan Türkiye bölümü bu sene 51’e çıkarken, rapora Gezi Olayları ve 17 Aralık’ta başlayan ve yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla yürütülen soruşturma öne çıktı. Washington bu raporla birlikte ilk kez 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra yaşananları “skandal” olarak nitelendirdi. Yolsuzluk, ilk kez Türkiye’nin en belirgin insan hakları ihlallerinden biri olarak sıralandı. Bu konuda yeterince gözaltı ve soruşturma yapılmadığı belirtildi. Ve kolluk kuvvetleri ile yargının, binlerce polis ve savcının yerini değiştiren hükümetin etkisi altında olduğu açıkça vurgulandı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın geleneksel olarak her sene yayınladığı, ülkelerde yaşanan ihlâllerin incelendiği İnsan Yıllık Hakları Raporu’nun 2013 bulguları dün açıklandı. Dışişleri Bakanı John Kerry’nin bizzat sunduğu raporda Türkiye’ye ayrılan bölüm bir önceki yıla üç sayfa daha artıp 51 sayfaya ulaşırken, Gezi Parkı eylemleri sırasında hükümetin uyguladığı aşırı güç ve 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla yapılan operasyonun ardından yaşananlar rapora damga vurdu. ABD Yönetimi, raporda yolsuzluk konusunu ilk kez Türkiye’nin en belirgin insan hakları ihlallerinden biri olarak saydı ve 17 Aralık operasyonu sonrası ortaya çıkanları da ilk kez ‘skandal’ olarak nitelendirdi. ABD bu konuda duyarlı Raporun sunumu gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı John Kerry , kendi döneminde ikinci kez insan hakları raporu sunmaktan duyduğu memnuniyeti belirterek, insan hakları mücadelesinin ABD dahil herkes için bir yolculuk olduğunu belirtti. Köleliğin de bir zamanlar Amerikan Anayasası’nda yazılı bir madde olduğunu hatırlatan Kerry, bugün eşcinsellerin hak mücadelesinin de devam eden bir insan hakları mücadelesini olduğunu söyledi. Ancak ABD’nin bu konuya verdiği önemi belirtmek için de “Hiçbir ülke insan haklarının iyileştirilmesi meselesine bizim kadar bağlı değil” dedi. Konuşmasında Suriye’den Bangladeş’e dünyanın değişik ülkelerinde yaşanan insan haklarına değinen Kerry, özellikle eşcinsel hakları konusuna ağırlık vererek, dünya genelinde 80 ülkede eşcinsellerin ayrımcılığa uğradığını söyledi ve Uganda’da eşcinsellere karşı çıkarılan ve eşcinsellerin cezalandırılmasını öngören yasanın bunun en son örneği olduğunu ifade etti. Kerry, “Bu insan hakları kavgasında LGBT kardeşlerimizin yanındayız” diye konuştu. 73 gazeteci hapiste Kerry’den sonra söz alan ABD Dışişleri’nin Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma konularından sorumlu Bakan Yardımcısı Uzra Zeya ise aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde yaşanan basın özgürlüğü sorunlarına vurgu yaptı. Zeya, Türkiye’de çok sayıda gazetecinin hapiste olduğuna değindi. Raporda da, 2013 sonu itibarıyla Türkiye’de gazeteci, yazar, çevirmen 73 kişinin hapiste tutulduğu vurgulandı Hukukun üstünlüğü kaygısı Zeya, yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla yürütülen operasyon sonrası yaşananları ‘‘skandal’’ olarak tanımlanması örneğinde olduğu gibi, raporda, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcülerinin günlük basın toplantılarında söylemekten kaçındıkların ifadeler yer almasının ne anlama geldiği ve bu raporun Amerikan Yönetimi’nin diğer ülkelere yönelik politikalarında ne kadar belirleyici olduğu sorusuna ise şöyle yanıt verdi: “Bu rapor, bazı en yakın ortaklarımız dahil, dünyadaki tüm ülkelerdeki insan hakları koşullarının objektif bir değerlendirmesini içeriyor. Rapordaki kriterlerimiz Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Deklarasyonu ilkelerine dayanıyor. Bu seneki rapor, önceki yıllara göre yolsuzluk ve hesap verebilirlik gibi konularda daha detaylı bilgiler içeriyor. Türkiye’deki duruma ilişkin ise rapor yargılama süreleri, adalete etkin erişim, bağımsız yargı süreci ve hukukun üstünlüğü kapsamında soruşturmaların önemi konularındaki kaygılarımızı yansıtıyor. İnsan hakları, Türkiye ile stratejik ve karşılıklı menfaatlere dayalı çok geniş olan ilişkilerimizin bir parçası. Kaygılar ise ifade özgürlüğü, azınlıkların durumu, toplumun kırılgan kesimleri, yargılama süreci ve hukukun üstünlüğü.” Suistimallere bulaştılar ABD Dışişleri raporunun Türkiye’ye ilişkin kısımda ise “Sivil otoriteler, güvenlik güçlerinin etkin kontrolünü devam ettirdiler ama bazı güvenlik kuvvetleri unsurları insan hakları suiistimallerine bulaştı. Sene boyunca yaşanan en belirgin insan hakları problemleri şunlar oldu” denilerek, sorunlar şöyle sıralandı: Ceza yasası ve terörle mücadele kanunu, ifade özgürlüğü, basın ve internet kısıtlayan birçok madde içeriyor. Yetkililer, sene sonunda halen cezaevinde olan birçok gazeteciyi, çoğu terörle mücadele yasası ya da yasadışı bir örgütle ilişkili olma suçlamasıyla hapse attı. Devleti ya da hükümeti kamuoyu önünde eleştirmenin dava ya da soruşturma açılmasıyla sonuçlanacağı korkusu nedeniyle, otosansür yaygın bir hale geldi. Hükümet bazı dini, politik ve Kürt milliyetçilerine ya da kültürel ba kış açılarına sempati gösterenleri taciz etti, soruşturmaya tabi tuttu. Yetkililer, protestocuları dağıtmak için aşırı güç kullandı, gazeteciler, akademisyenler, avukatlar ve öğreciler dahil gösteriler sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve bu kişileri terörle mücadele yasası kapsamında suçladı. Özellikle de, yetkililer, yedi kişinin ölümü dahil kitlesel yaralanmalara, ifade ve basın özgürlüğünün aşınmasına neden olan, yazın yaşanan Gezi Parkı protestolarına cevap verirken aşırı güç kullandı. Terörizm ve devlete karşı tehdite dair geniş kapsamlı yasalar ve bu tür davalardaki soruşturmalarda yaşanan şeffaflık eksikliği adalete erişimi kısıtladı. Yargı sistemi politizeydi ve kaldırabileceğinden fazla yük üstlendi. Yetkililer, keyfi gözaltılar uygulamaya devam etti, tutuklular yargılama öncesi belirsiz dönemlerde uzun süre alıkonuldu ve uzun süren yargılamalar gerçekleştirdi. Soruşturmalardaki gizlilik kararları, savunmanın kanıtlara erişimini kısıtladı ve şüphelilerin yargılama haklarının korunup korunmadığı şüphelerini besledi. -Savcılar ve yargıçlar arasındaki yakın ilişki, usulsüzlük ve önyargı görüntüsü verdi. Savcı ve hâkimlere tanınan geniş yetkiler, özellikle devlet güvenliğine ilişkin kapsamlı soruşturmalar sırasında ceza yasalarının tutarsız ve belirsiz uygulamalarına katkı sağladı. 17 Aralık Yolsuzluk operasyonu ve sonrasındaki skandalda, hükümet binlerce polis ve yargıcın yerini değiştirirken kolluk kuvvetleri ve yargı, yürütmenin etkisi altındaydı. Hükümet, kadınlar, çocuklar, ve LGBT (lezbiyen, gay, biseksüel ve transeksüel) bireyleri gibi toplumun kırılgan kesimlerini sosyal suiistimaller, ayrımcılık ve şiddetten yeterince etkili bir şekilde korumadı. “Namus cinayeti” denilen kadına karşı şiddet belirgin bir sorun olarak devam etti, çocuk evlilikleri sürdü. Türkiye’deki diğer insan hakları problemleri ise güvenlik güçlerinin, yargısız infazlar, işkenceler ve aşırı güç kullanımına karıştığı iddiaları, fazla kalabalık olan ve eksiklikler içeren cezaevleri, dini azınlıklara karşı dini özgürlük kısıtlamaları ve suiistimaller, yolsuzluk ve özellikle Güneydoğu’da hükümetin insan hakları örgütlerine getirdikleri kısıtlamalardı. Dokunulmazlık, bir problem olarak kalmaya devam etti. Hükümet, güvenlik güçlerinin suiistimalleri ve hükümetin diğer bölümlerinin yolsuzlukları hakkındaki raporları soruşturdu ama gözaltı ve soruşturmalar azdı ve mahkumiyetler yine nadirdi. T24
Rusya'dan Ukrayna'ya '12 Saat Mühlet' Yalanlaması
Rusya'nın, Kırım'daki askeri güçlerini çekmesi için Ukrayna'ya 12 saat mühlet verdiği öne sürülmüştü. Rusya, Ukraynalı bir yetklilinin ortaya attığı bu iddiayı yalanladı.Interfax Haber Ajansı, Rusya'nın TSİ 05.00'a kadar Ukrayna güçlerinin Kırım'ı terk etmesini istediğini duyurmuştu. Ültimatomun, Rusya'nın Karadeniz filosu komutanı Aleksander Vitko tarafından verildiği belirtilmişti. Kırım'da başlayan olayların ardından Sivastopol Rus üssünde bulunan askerler kamu binaları ve stratejik noktalarda kontrolü ele geçirmiş, Rusya Federasyon Konseyi de önceki gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e Ukrayna'ya asker gönderme yetkisi vermişti. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Rusya'nın tutumunu saldırı olarak değerlendirmiş, Kremlin'e ekonomik izolasyon uygulanmasını talep etmişti. Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Rus askerlerinin Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'nde kilit noktaları işgal etmesi üzerine Rusya ile vize müzakerelerinin askıya alınmasına karar verdi. Bugün konuyla ilgili yapılan olağanüstü toplantının ardından çıkan taslak metinde, Rusya'yla vize diyalogunun durdurulacağı belirtildi. Rusya Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, Kırım'la Rusya arasında yer alan Kerç boğazı üzerine köprü inşasının planlandığını açıkladı. Reuters'ın geçtiği haberde Medvedev, projenin Ukrayna'nın devrik cumhurbaşkanı Yanukoviç döneminde imzalandığını hatırlattı. Zaman
Twitter'a IP Bazlı Engelleme Geldi
Twitter'ın yasaklanmasının ardından farklı DNS rakamları ile girilmesinin ardından girişimlerde bulunan yetkililer DNS'ler yoluyla girişi de engelledi Twitter'a erişimin mahkeme kararıyla yasaklanmasının ardından kullanıcıların farklı DNS adresleri ile giriş sağlayarak yasağı delmesi sonrası sabah saatlerinde Google'ın DNS'leri engellendi. Bu da çare olmayınca akşam saatlerinde IP bazlı engelleme yapıldı. Artık DNS ayarlarıyla ne yaparsanız yapın, Twitter'a giremeyeceksiniz. Ancak elbette Twitter'a girmek için hala yollar var. Hürriyet'ten Selim Öztürk 'ün haberine göre, Twitter'ın yasaklanmasıyla birlikte kullanıcılar çareyi DNS değiştirmekte veya VPN uygulamaları indirmekte buldu. Bu sayede yasaklı olmasına rağmen başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül olmak üzere pek çok siyasi ve elbette milyonlarca kullanıcı herhangi bir sorun yaşamadan tweet atmaya devam etti. Ancak sabah saatlerinde Google'ın 8.8.8.8 ve 8.8.4.4 DNS'lerine engelleme geldi. Böylece bu DNS'i kullanan pek çok kullanıcı Twitter'a girmeyi başaramadı. Ancak elbette Google DNS dışında pek çok DNS rakamı bulunduğu için bu da kullanıcıların siteye girmesini engellemeye yetmedi. Fakat son olarak Twitter'a IP bazlı engelleme geldi. Peki bu ne demek? İnternet servis sağlayıcıları IP bazlı engelleme yoluna giderek DNS değiştirerek Twitter'a girmeye çalışanların önünü tıkaması demek. Eğer şu dakikalarda DNS'i değiştirmenize rağmen giremiyorsanız, boşuna DNS değiştirmekle uğraşmayın; zira artık DNS yolu ile Twitter'a giriş kapanmış durumda. IP bazlı engelleme elbette aşılamayacak bir engel değil. Kullanıcılar bunun için VPN servislerini (Hotspot Shield VPN, Onavo, TOR veya Chrome'a eklenti olarak kurulan Zenmate'i) kullanarak Twitter'a girebiliyor.t24.com.tr
Ermeniler Kesab'dan Kaçıyor
Ermenilerin yoğunlukla yaşadığı ve Türkiye'nin Hatay sınırı yakınında bulunan Kesab'tan birçok Ermeni yoğun çatışmaların yaşandığı Lazkiye'ye kaçıyor. Ayaklarında terlik, üstlerinde pijamayla kaçan 600 aile bölgedeki kiliselere sığındı. Cihatçı grupların son günlerde yoğun saldırısına maruz kalan Kesab'tan kaçan Ermenilerin durumu, Türkçe yayınlanan bir Ermeni sitesinde haber oldu. Erivan merkezli 'news.AM' haber sitesinde yer alan bilgilere göre, göç eden Ermeniler çaresizlik içinde yardım bekliyor. Kesab Ermenilerinden Hasmik Berberyan'ın görüşlerine yer verilen haberde, 'Suriyeli fanatik İslamcılar Türklerin yardımıyla Kesab Ermeni kilisesini Ermenilerden arındırarak silah deposuna dönüştürdüler' iddiası yer alıyor. Kesab'taki evlerin yağmalandığını ve kundaklanmaya başladığını belirten Berberyan halkın Lazkiye'ye kaçtığını söylüyor. Berberyan, Kesab'ta Alevilerin kentin savunulması sırasında çok sayıda kayıp verdiğini, Ermenilerin ise kenti büyük oranda terkettiğini belirtiyor. Ancak bazı Ermenilerin ise evlerini bırakmak istemediğinden veya kaçacak imkanlara sahip olmadığından kentte kaldığını söylüyor. Yayınlanan haberde, Lazkiye'ye gelen Ermenilerden bir kısmının hastanelerde akrabaların yanında kaldığını 400 kadarının da kiliseye sığındığı belirtiliyor. Haberde, Hasmik Berberyan'ın Ermenistan yönetiminden yardım çağrısı da yer alıyor, Berberyan ciddi bir yiyecek sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Bir gün evlerine geri dönmeyi umut ettiklerini söyleyen Berberyan, geçici bir süre için Ermenistan'a yerleşebileceklerini belirtiyor. CNN Türk
Türkiye'de YouTube'un Beklenen Sonu
Twitter’ın ardından popüler video paylaşım sitesi Youtube’a erişim durduruldu. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yeni değişikliklerle yürürlüğe giren internet 5651 nolu yasaya dayanarak siteye 'idari tedbir' konduğunu belirtti. TİB’in açıklamasında geçen ay değiştirilen internet yasasına atfen “5651 sayılı kanun uyarınca yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirmeler sonucunda bu internet sitesi hakkındaki Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın 27.03.2014 tarih ve 490.05.01.2014,-48125 sayılı kararına istinaden Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından idari tedbir uygulanmaktadır” ifadesi yer aldı. Dışişleri Bakanlığı'ndan, TİB'e gönderilen yazıda, sosyal paylaşım sitesi Youtube'deki bazı içeriklerin ulusal güvenliğe birinci derece tehdit oluşturduğu, bu nedenle bu adreslere erişimin derhal engellenmesinin önem taşıdığı belirtildi. 2007'de de kapatılmıştı Youtube Türkiye'de en son Mart 2007 ile Temmuz 2010 arasında Atatürk'e hakaret içeren videolar nedeniyle kapalı kalmıştı. Kararın İngilizcesi de siteye kondu. 17 Aralık sonrası Youtube'a Başbakan'a, ailesine, bakanlara ve iş adamlarına ait olduğu iddia edilen ses kayıtları konuldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hafta içinde katıldığı bir televizyon programında Twitter’a erişim engelini savunurken, “Bu işin arkasında Youtube var” demişti. En son bugün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da bulunduğu çok gizli bir toplantıya ait olduğu iddia edilen ses kayıtları Youtube’a konuldu. Görüşmede devlet mahremiyeti içeren konuşmalar yer alıyor. Kaynak: Al Jazeera