1966 Dünya Kupası'nın Sürprizi Kuzey Kore, Nasıl Middlesbrough Taraftarını Arkasına Aldı?
1966 Dünya Kupası'nda bir ülke vardı. Batıllar için haritada yeri belirsiz, adı bile tartışmalıydı. İngiliz hükümeti onu tanımak istemedi, Dışişleri Bakanlığı vize vermemeyi bile masaya yatırdı. 60 sene önce yine de böyle bir rezalet yaşanmadı. Neredeyse bir asır sonra Trump benzer bir şeyi denedi ve başardı
O tartışmalı ülke Kuzey Kore, kimsenin beklemediği bir yerden çıkıp geldi ve Middlesbrough'da bir efsane doğurdu. Bu, bir mazlumun hikâyesi değil sadece. Bu, bir kasabanın bir milleti bağrına bastığı, İtalya gibi bir devi diz çöktürdüğü ve Soğuk Savaş'ın ortasında futbolun barış dili konuştuğu bir anın hikâyesi.
Kuzey Kore'nin geliş yolu hayli tartışmalıydı.
FIFA o dönem 1966 Dünya kupası Asya ve Afrika'ya sadece 1 kontenjan verince, tüm Afrika ülkeleri bu adaletsizliği protesto edip turnuvadan çekildi. Güney Kore de protestoya katılınca, kıtada elemeler için sadece Kuzey Kore ve Avustralya kaldı. İki maçta da Avustralya'yı ezip geçen Kuzey Kore, 1966 Dünya Kupası'na bu şekilde bilet kaptı.
Rezalete FIFA engeli geldi.
Kore Savaşı'nın bitişinin üzerinden henüz on yıl geçmişti. Kuzey Kore Sovyetler'in, Güney Kore Batı'nın gölgesindeydi ve bu gerilim hâlâ diriydi. Kuzey Kore millî takımı 1966 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandığında İngiliz hükümeti bir anda kendini diplomatik bir çıkmazın içinde buldu. Meşru bile saymadıkları bir ülkenin oyuncularına ülke kapılarını açmak zorunda kalma ihtimali karşısında Dışişleri Bakanlığı, vize reddini bile gündeme getirdi. Ancak FIFA'nın duruşu netti ve bir iç yazışmada bu net biçimde ifade edilmişti: 'Eğer bunu yaparsak sonuçları çok ciddi olabilir. FIFA, İngiltere Futbol Federasyonu'na (FA), finallere katılmaya hak kazanan herhangi bir takıma vize reddedilmesi durumunda finallerin başka bir yerde yapılacağını çok açık bir dille ifade etti.'
İngiliz yetkililer, güzel oyunu siyasetle kirletmekle suçlanmaktan çekindiler ve Kuzey Kore'nin girişine boyun eğdiler. Yine de bir teselli vardı içlerinde. Koreliler nasılsa uzun süre dayanamayacaktı. Bir gazete köşesi bu küçümsemeyi açıkça yazmıştı: 'Koreliler, topu boyunlarının çukurunda taşıyarak koşmak gibi beklenmedik bir hileye başvuran hokkabazlar olmadıkları sürece, İtalya ve Sovyetlerin meydanı boş bulacağı görünüyor.'
Kuzey Kore, Middlesbrough ile aynı renk forma giyiyor ve bu bir bağ kurulmasına yol açıyor.
Kuzey Koreli oyuncuların Londra'dan trenle Middlesbrough'ya yolculuğu bile kendi başına küçük bir sahneydi. Vagonlardaki yolcuları vatansever şarkılarla şaşırtıp eğlendirdiler, ama yorgunluk ve dil bariyeri devreye girdikçe coşku yerini sessizliğe bıraktı. Buzların erimesi ise bir jestle oldu. Yerel belediye başkanı takımın hediye ettiği işlemeli kuş resmini kabul ettiğinde kapılar aralandı ve oyuncular bir kimya fabrikasının yakınında antrenmanlarına yerleşti.
Kuzey Korelilerin nazik tavırları, Middlesbrough'nunkiyle aynı renkte kırmızı forma giymeleriyle birleşince kısa sürede yerel halkın gönlünü fethettiler. İlk sınav ise acımasızdı. Sovyetler Birliği'ne karşı oynadıkları grup açılış maçında Ayresome Park'ta 3-0 mağlup oldular ve kimse buna şaşırmadı.
İtalya'yı turnuvanın dışına attılar.
Birkaç gün sonra sahneye çıkan Kuzey Kore, Şili ile 1-1 berabere kalarak gelecekteki parlaklığının ilk ipucunu verdi. Bunun olmaması gerekiyordu, ama oldu. Ve yerel halkın bu pes etmeyen mazlumlara duyduğu sevgi bir anda büyüdü. Bir Times gazetecisi dönemin tipik üslubuyla bu bağı şöyle anlatmıştı: 'Nadir durumlarda taraftarlar bir takımı, Middlesbrough futbolseverlerinin bu tuhaf Doğuluları bağırlarına bastıkları kadar benimsemişlerdir.'
Sonra İtalya maçı geldi. Middlesbrough'lu bir taraftarın hafızasında kalan sahne şuydu: 'Herkes klas bir İtalya takımını izlemeye gitmişti. Ancak maç tersine döndü.'
Önemli İtalyan oyunculardan Giacomo Bulgarelli, o kadar sert bir müdahalede bulundu ki kendisi sakatlanıp sahayı terk etmek zorunda kaldı. O dönemde oyuncu değişikliğine izin verilmiyordu, İtalya bir kişi eksik kaldı. Ve sonra o an geldi. Pak Doo-Ik'in ayağından çıkan gol, İtalya için bir yıkıma dönüşmüştü.
Rüyayı Portekiz bitirdi ama o takım halen adından söz ettiriyor.
İtalya'yı utanç içinde evine gönderen Kuzey Koreliler, artık Middlesbrough'nun gerçek şampiyonlarıydı. Binlerce yerel taraftar onları Goodison Park'ta Portekiz'e karşı oynarken izlemek için peşlerinden gitti ve şoklar bir süre daha devam etti. Kuzey Kore, maça arka arkaya üç golle başladı. Ama masal orada bitti. Portekiz geri dönüp maçı 5-3 kazandı ve Kuzey Kore'nin rüyası son buldu.
Yine de geriye kalan, bir skordan çok daha fazlasıydı. Pak Doo-Ik yıllar sonra o golün asıl anlamının İtalya'yı yenmekten ibaret olmadığını söyleyecekti: 'O golü attığımda, Middlesbrough halkı bizi bağrına bastı. Futbol oynamanın diplomatik ilişkileri geliştirebileceğini ve barışı teşvik edebileceğini öğrendim.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!








Yorum Yazın