Ömer Çelik Haberleri

Ömer Çelik ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Ömer Çelik ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Mozaikler Gidiyor, BİM Geliyor
Market zinciri BİM'in Kemalpaşa'da depo yapmak istediği arsada bulunan tarihi mozaiklerin taşınmasına karar verildiği ortaya çıktı. Ancak Batı'nın Zeugma'sı olarak da adlandırılan mozaiklerle ilgili yapılan görüşmeler, kamuoyuna 'Urla Villaları'yla ilgili olarak yansıdı. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, görevi devrettiği Bakan Ömer Çelik ve BİM'in ortaklarından işadamı Latif Topbaş'ın kamuoyuna da yansıyan konuşmalarındaki mozaiklerin aslında bu tarihi kalıntılarla ilgili olduğunu söyledi. 2012 yılında dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay mozaiklere hayran kalmıştı Günay, Hürriyet gazetesinden Banu Şen'e  şu bilgileri verdi: 'Ben Kemalpaşa'daki mozaiklerin bulunduğu alanı 2012'nin son aylarında gidip görmüştüm. Gerek mozaikler, gerekse çevresindeki duvar kalıntıları önemli bir yerleşim merkezi olduğunu açıkça gösteriyor. Gördüklerimiz bizi çok heyecanlandırdı ve Ege Bölgesi'nde önemli bir Zeugma keşfettiğimizi düşündük. Bu düşüncelerimizi de basınla paylaştım. Ancak bu buluntulardan yaklaşık üç ay sonra görevimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu alan o zamanki tespitlerime göre 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak işaretlenmesi gereken bir alandır. Şimdi burada yeni bir yapılaşma gerçekleştirmek için sürdürülen çalışmaları dikkatle takip ediyorum ve ayrıntıları öğrenmeye çalışıyorum. Daha ayrıntılı bilgi edindikten sonra bu konuda ve İzmir'de SİT alanlarında yapılmaya çalışılan başka alanlarla ilgili detaylı açıklama yapacağım. Yalnız bir şey var ki o da bun alana kesinlikle depo yapılamaz.' Önce taşınamaz sonra taşınsın kararı Süreç şöyle gelişti: 2012'de Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Ulucak mevkii 7 No'lu parselinde perakende zinciri BİM depo amaçlı inşaat yapmak üzere çalışmalara başladı. Sondaj çalışmaları sırasında arkeolojik buluntular ortaya çıktı. Alan, İzmir 2 No'lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından mozaikler ve duvarlara ulaşılmadan, ilk etapta 3. Derece SİT olarak tescillenip korumaya alındı. Alanda kurtarma kazıları başladı.Bu kazılarda Anadolu parsı ve aslanı gibi nesli tükenen hayvanlara ait mozaikler ve büyük bir yerleşim kompleksi ortaya çıktı. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay o günlerde, alanda bir basın toplantısı yaparak, buranın 'Batı'nın Zeugması' olacak değerde önemli bir arkeolojik bölge olduğunu söyledi. Bu arada BİM sanayi inşaatı yapmak istediğini, alanın ya üzerinin örtülmesini ya da mozaikler ile duvar kalıntıların kaldırılmasını talep etti. Ancak kurtarma kazıları tamamlandığında mozaikler ve duvarların olduğu alanın 1. Derece, diğer kısımların ise 3.Derece olarak tescillenmesi, bu nedenle de mozaik ve duvarların kaldırılmadan yerinde korunmasına karar verildi. BİM; kurulun 12.06.2013'te aldığı bu karara iki kez itiraz etti. Bu kez itirazlar Ankara'ya, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'na gitti. 12 Aralık 2013'te toplanan kurul, BİM'in itirazlarını değerlendirdi. Müze müdürlüğünün raporu ile BİM'in yaptığı itiraz başvurusuna ek olarak sunulan ve Ege Üniversitesi Rektörlüğünden Prof. DR. Ersin Doğaner ve Yrd.Doç. Emine Tok tarafından hazırlanan raporları dikkate alan Yüksek Kurul, mozaiklerin taşınmasına karar verdi. Plan veren duvarların bulunduğu alana ilişkin ise Koruma Yüksek Kurulu'nun 37 sayılı ilke kararları hükümleri göz önünde bulundurularak hazırlanacak projelerin, İzmir 2 Nolu Koruma Kurulu'nca değerlendirilmesi kararı çıktı. Koruma altında Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi içindeki alan, koruma altına alındığı günden bu yana sürekli polis gözetiminde tutulurken, 550 metrekarelik villanın 11 odasının altısında bulunan mozaiklerin ise toprakla kaplanarak koruma altına alındığı görüldü. Kalıntılar arasında duvarlar, sütunlar ve mezarlar da dikkat çekti. Takdir kurulun Kurtarma kazılarını gerçekleştiren İzmir Arkeoloji Müzesi'nin Müdürü Mehmet Tuna, özellikle mozaiklerin bulunduğu alanın 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olduğunu belirtirken Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Antik Smyrna Kazı Başkanı Yrd.Doç.Akın Ersoy buluntuları değerlendirdi: 'İpuçlarından MS.4.yy yüzyıl sonralarından 7.yy'a kadar kullanıldığı anlaşılıyor. O dönemde kırsalda olan merkezi mekanlı villalara benziyor. Ya zengin Nyphaion'li (Kemalpaşa) ya da Smrynalı (İzmir) bir aristokrata ait bir villa olabilir. 200 yıllık yaşam süren bir yapı. Kente Müslüman Arap saldırıları olduğu sırada burada yaşamın sona erdiğini söylemek mümkün. Şu an görünen malzemeler orijinal. Kamu yararı söz konusu olduğunda kimi zaman kurullar müzede sergilenmesi yönünde böyle kararlar alabilir. Ancak bu şekliyle baktığımızda 1. Derece Arkeolojik SİT alanı olmaya aday bir alan. Ama takdir yine de koruma kurulunundur.' Alanın en son durumu ile görüşlerine başvurulan İzmir 2 No'lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu, internet sitelerindeki arıza nedeniyle en son yüklemeyi 2 Eylül 2010'da yaptıklarını daha sonra başvurumuza yazılı olarak yanıt vereceklerini belirtti. Batı'nın Zeugması Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 20 Ekim 2012'de 'İzmir'e bayram öncesinde herkesi çok şaşırtacak ve görenlerin şaşkınlığını gizleyemeyeceği büyük bir arkeolojik müjde vereceğiz' şeklinde açıklamasıyla gündeme gelmişti. Milattan sonra 4'ncü yüzyıla ait antik bir Roma kenti olduğu düşünülen alanda yapılan kurtarma kazısı sonrasında geniş çaplı kazı çalışmaları başlamış ve yine o dönemin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Murat Süslü, 'Anadolu'da kayıp kentlerin olduğu biliniyor. Yapılacak bilimsel çalışmalar sonucu belki bu kentin de hangi kayıp kent olduğu ortaya çıkacak. Burada 'Batı'nın Zeugması' denebilecek bir yapılaşma var' demişti. Süslü, 'Alan sadece villadan oluşmuyor. Sondaj kazılarıyla arazi genelinde yapılara rastlamakla beraber zaman içinde zengin verilere de rastlayacağımız aşikar. Bir kent ya da yerleşim birimi olup olmadığı belirlendikten sonra buranın durumu netlik kazanacak' demişti. BİM: GERİ ALINMASI İÇİN BAŞVURACAĞIZ BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. ise konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: Sosyal medya üzerinden yayıldığı tespit edilen tapelerle, mülkiyeti şirketimize ait bu arazi arasında hiçbir ilişki yoktur. Şirketimize ait İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinde yaklaşık 40.000 m² büyüklüğünde bir arazi bulunmaktadır. Söz konusu araziye ilişkin son durum bilgileri kronolojik olarak şu şekildedir: 1- 26 Ocak 2012 tarihinde bu arazi üzerinde bir depo yapımı için proje hazırlanmış ve yerel yönetimin onayına sunulmuştur. 2- Bunu takiben 13 Mart 2012 tarihinde kuralına uygun olarak başlatılan hafriyat çalışmaları esnasında bazı kalıntıların varlığı tarafımızca tespit edilmiş ve gecikmeksizin İzmir Müze Müdürlüğü bilgilendirilmiştir. 3- 23 Mart tarihinde müze arkeologları yerinde yaptıkları inceleme sonucunda söz konusu kalıntılar ile ilgili bir tespit tutanağı düzenlemişlerdir. Bunun akabinde 23 Mayıs 2012 tarihinde İzmir 2 No'lu Koruma Kurulu tarafından mülkiyetimizde olan bu arazi 3. derece sit alanı ilanı edilmiştir. 4- 3 Eylül 2012 tarihinde ise Müze Müdürlüğü tarafından öncelikle sondaj kazıları başlatılmış ve devamında 26 Eylül tarihinde kurtarma kazıları başlatılmıştır. Keza 29 Ekim 2012 tarihinde kazı alanı dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından ziyaret edilmiş; bulunan tarihi eserler basında haber olarak yer almıştır. 5 – 5 Nisan 2013 tarihinde kurtarma kazısı tamamlanmış, müze uzmanları tarafından hazırlanan rapor temelinde İzmir 2 No'lu Koruma Kurulu, 12 Haziran 2013 tarihinde eserlerin bulunduğu bölüm için 1. derece sit diğer kalan kısım için 3. derece sit alanı kararı almıştır. 6- 20 Ağustos 2013 tarihinde şirketimiz, bulunan tarihi eserlerin müzeye taşınması hususunda ilgili Üst Kurula bir başvuruda bulunmuştur. Üst Kurul Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan raporu dikkate alarak 12 Aralık 2013 tarihinde bulunan mozaiklerin müzeye taşınması ve diğer kalan duvar kalıntılarının yerinde korunması şartıyla araziyi 3- derece sit alanı ilanı olarak karara bağlamıştır. Bugün bulunulan noktada, şirketimiz tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'na söz konusu arazinin maliyet fiyatı üzerinden kamu tarafından geri alınması için yazılı müracaatta bulunma kararı alınmış bulunmaktadır. Hürriyet - Gerçek Gündem
İşte BİM'in Mozaikleri
'Batının Zeugması' denilen mozaiklerle ilgili karar, arkeoloji dünyasını şaşkına çevirdi. BİM'in İzmir Kemalpaşa'da depo yapmak istediği arsada bulunan ve taşınmasına neden olan tarihi mozaikler Zeugma'dakiler kadar önemli. İzmir Kemalpaşa'da geçen yıllardaki kurtarma kazılarında çok değerli taban mozaikleri, Anadolu parsı ve aslanı gibi nesli tükenen hayvanlara ait panolar ve büyük bir yerleşim kompleksi ortaya çıkmıştı. 'Batının Zeugması' olarak nitelendirilen mozaikler, MS 4 yüzyıl ile 7 yüzyıl arasına tarihleniyor. Radikal'den Ömer Erbil'in haberine göre, kaynaklardan henüz antik kentin ismi bile tespit edilememişken dünya şaheseri sayılabilecek mozaiklerin taşınmasına karar verilmesi arkeologları da şaşırttı. İzmir Müzesi ya da üniversite tarafından kazı çalışmaları genişletilmesi beklenirken kurulun mozaikleri kaldırma kararı vermemesi gerekiyor. 'Bir aristokratın villası' değerlendirilmesi de yapılan mozaikler için bilinmedik bir antik kent olabileceği vurgusu da yapılıyor. 'KORUMA ALANI GENİŞLETİLMELİ' Arkeoloji Sanat Dergisi Editörü Nezih Başgelen, mozaiklerin kaldırılmasına karar verenlerin bir yanlışın içinde olduklarına değinerek bilimsel kazı çalışmalarının alanda devam etmesi gerektiğini ve eserlerin en azından bilimsel verileri tamamlanıncaya kadar yerinde kalması gerektiğini, sit derecesinin kesinlikle değiştirilmeyerek koruma alanının genişletilmesi gerektiğine değindi. Başgelen, ''Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu bugüne kadar aldığı kararlarla adeta bir Kültür Varlıklarını Koruma (ma) ve (Yoketme) Yüksek Kurulu gibi hareket ediyor'' dedi. 'YERİNDE KORUNMALI' Kurtarma kazıları sırasında da dönemin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Murat Süslü de 'Hiç bilmediğimiz bir antik kentle karşı karşıyayız, Anadolu'da keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda antik kent bulunuyor'' demişti. Yine Dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da mozaiklerin yerinde korunması gerektiğine dikkat çekerek, mozaikler için 'Batının Zeugması' benzetmesi yapmıştı. TEKLİF GERİ ÇEVRİLDİ 17 Aralık operasyonun ardından internete ve basına yansıyan fezlekelerde, Kemalpaşa'daki araziyle ilgili BİM'in yönetim kurulu başkanı Latif Topbaş ile Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in telefon konuşmaları da yer almıştı. Topbaş'ın, burasının koruma kararının 3'üncü derece SİT'e düşürülmesi için Bakan Çelik'ten yardım istediği iddia edilmişti. Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Ömer Çelik, iddia konusu olan telefon görüşmesinde, duvarın taşınmasının mümkün olmadığını söyleyerek olumsuz bir tavır ortaya koydu. Yetkililer, 'Daha önce de mozaik taşınması gibi konular söz konusu olduğu halde buradaki örnekte duvarın taşınmasının imkânsız olduğu tespiti yapıldı. Dolayısıyla da ilgili firmanın talebi geri çevrildi. Bu detaylar telefon görüşmesinin basına verilmeyen son bölümünde yer alıyordu' dediler. BİM DEVREDİYOR BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.'den konuyla ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi: '20 Ağustos 2013 tarihinde şirketimiz, bulunan tarihi eserlerin müzeye taşınması hususunda ilgili Üst Kurul'a bir başvuruda bulunmuştur. Üst Kurul, Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan raporu dikkate alarak 12 Aralık 2013 tarihinde bulunan mozaiklerin müzeye taşınması ve diğer kalan duvar kalıntılarının yerinde korunması şartıyla araziyi 3'üncü derece sit alanı ilanı olarak karara bağlamıştır. Bugün bulunulan noktada, şirketimiz tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'na söz konusu arazinin maliyet fiyatı üzerinden kamu tarafından geri alınması için yazılı müracaatta bulunma kararı alınmış bulunmaktadır.' MOZAİKLER KÜLTÜR BAKANLIĞI'NIN SİTESİNDE SERGİLENİYOR Kemalpaşa'da 2012 yılında keşfedilen antik şehir büyük heyecan, yaratmış, konuyla ilgili detaylı bilgi ve fotoğraflar Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sitesinde de yer almıştı. BİM'in depo çalışmaları sırasında keşfedildiği sitedeki açıklamada da yer alıyor. İşte o paragraf: 'İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde yapılan kazılarda milattan sonra 4. yüzyıla ait olduğu düşünülen 'Anadolu Pars'ı mozaiklerinin de bulunduğu antik bir şehir bulundu. Kemalpaşa Organize Sanayi bölgesinde yapılan kurtarma kazısı sonrasında 'Batı'nın Zeugması' denebilecek mozaikler ortaya çıktı. Bir firmanın sondaj kazıları sırasında fark ettiklerini, alanın daha önce de definecilerin kazı yaptığını vurgulayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Osman Murat Süslü, 'Yapılacak bilimsel çalışmalar sonucu belki bu kentin de hangi kayıp kent olduğu ortaya çıkacak.' dedi. Kemalpaşa ilçesinde bir perakendeşirketinin depo olarak kullanacağı alanda yasa gereği sondaj kazısıyapılmasıyla adeta bir tarih hazinesi çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da 'Bayram müjdesi olacağını' iletmesinin ardından Kemalpaşa'daki bir antik kent herkese heyecan yaşattı.' Söz konusu fotoğraflar ve açıklamalar halen Bakanlığın sitesinde yer almaya devam ediyor.
Latif Topbaş: 'Urla'daki Villaların Arazisini 35 Yıl Önce Aldım'
25 Aralık soruşturmasında adı geçen iş adamı Mustafa Latif Topbaş kamuoyunda yer alan iddialara ilişkin açıklama yaptı İzmir Kemalpaşa’da tarihi mozaiklerin bulunduğu alana, ortağı olduğu marketler zinciri için yapılması planlanan depo haberleriyle gündeme gelen, daha sonra 25 Aralık operasyonunda ismi geçen iş adamı Latif Topbaş kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Topbaş açıklamasında Urla’daki villaların arazisini 35 yıl önce aldığını ve aynı yıl inşaata başladıklarını ifade etti. Latif Topbaş Kemalpaşa’daki araziyi de devlete devretme kararı aldıklarını belirtti. İşte Latif Topbaş’ın açıklaması Bazı görsel ve yazılı medya organlarında yer alan 'Zeytineli köyündeki yazlık evlerimiz ve İzmir Kemalpaşa ilçesinde 1.600 yıllık mozaikler' konulu haberler özel hayatın gizliliğini ihlal ederek, yasalara aykırı olarak dinlenmiş, çoğu istismar edilen ve bazılarından emin olamadığım konuşmalara dayanmaktadır. Bu yaşımda değerli kamuoyunun karşısına bu şekilde çıkmış olmam dolayısıyla, söz konusu haberler ile ilgili olarak öncelikle belirtmem gereken husus, içeriğinde kısmen gerçeği barındırsa da, bunların veriliş tarzının incitici ve farklı algılara yol açacak nitelikte olduğudur. Siyasetle uzak yakın hiçbir ilişkisi olmayan, şahsen yarım asrı aşan sanayici vasıflı, geçmişinde devletle iş yapmaktan kaçınan ve onunla bugüne kadar hiçbir iş yapmamış olan bir kimse olarak, hiçbir şekilde ilgili bulunmadığımız gelişmelerde adımın geçmesinden derin üzüntü duyduğumu belirtmek isterim. Özellikle, aslında sosyal kimliğimle ilgili bilgi sahibi olduğunu düşündüğüm Zaman Gurubu’nun şahsımla ilgili bir buçuk aydır devam eden yaklaşımını anlamakta güçlük çektiğimi de ayrıca belirtmek isterim. Haberlere konu hadiseler ile ilgili gerçekler şunlardır Medyada ve özellikle bazı siyasetçiler tarafından muhtemelen eksik ve hatalı bilgilenmelerine müstenit, Zeytineli köyündeki yazlık konutlarımızla ilgili yanıltıcı iddia ve beyanlar dile getirilmektedir. Gerçekte bu yerde hiçbir zaman tarihi esere rastlanılmamıştır. Latif Topbaş, Urla'daki evlerin villa olmadığını, her biri 80 metrekareyi geçmeyen yazlık evler olduğunu açıkladı. Söz konusu arazi 34 yıl önce 7 arkadaşımla birlikte satın alınmıştır. Aynı yıl başladığımız inşaatlar zaman içinde gelişen biçimde bugün bölgedeki köy yapılaşması çerçevesinde kendimiz, çocuklarımız ve çalışanlarımız için yaptırdığımız her biri 80 metrekareyi geçmeyen 20-22 yazlık ev, cami ve hayvan barınaklarından oluşmaktadır. Bundan yaklaşık 15 yıl sonra evlerimizin bulunduğu alan tıpkı komşu köy arazileri gibi 1. derecede tabii sit alanı olarak ilan edilince, buna itiraz şeklinde verdiğimiz tepkiler, bölgedeki köylü komşularımızın tepkilerinden farksızdır. Nitekim bölgenin sit derecelendirmesine köyden komşularımız bizden önce itiraz etmiş ve sonuç da almışlardır. Sayın Başbakan ile 35 yıl öncesine kadar giden dostluğum vardır. Kendileri ile siyasi yaşamından önce de ailece dosttuk. Ancak, kendileri Başbakan olduktan sonra, yoğun çalışma temposu nedeniyle Zeytineli’nde sadece 3 kez misafirim oldular. Bazı medya organlarında Zeytineli köyündeki arazimizde Sayın Başbakanın da villaları olduğuna ilişkin haberler açık bir yanılgı ve üzülerek ifade etmeliyim ki bazen bir yalanı da ifade etmektedir. Benim, akraba ve dostlarımı zaman zaman misafir ettiğim 30 yıl evvel yapılan bir evin restorasyonu sırasında misafirlerimin isteklerini öğrenme inceliğimin farklı yorumlanmasından duyduğum üzüntüyü de ayrıca belirtmek isterim. Bu anlamda bu haberlere kaynaklık eden konuşmalar, herhangi bir kimsenin sosyal ilişkileri çerçevesinde haklılığına inandığı bir konuda yaptığı samimi konuşma ve aslında yakınmalardır. İzmir'in Zeugması olarak adlandırılan Kemalpaşa'da bulunan mozaikler... Bir diğer konu da hissedarlarından olduğum BİM Birleşik Mağazalar A.Ş. İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi ilan edilmiş bölgede, lojistik merkez inşası için satın aldığı 40 dönüm araziye ilişkindir. Öncelikle belirtmek isterim ki organize sanayi bölgeleri devletin sanayi ve ticari yatırımlar için özel olarak ayırdığı bölgelerdir. Bu arazide inşaat için yasal prosedüründe proje hazırlatarak belediyeye başvurulmuş, hafriyat işini yüklenen firmanın çalışması sırasında tarihi kalıntılara rastlanınca, durum derhal İzmir Müze Müdürlüğü ve ayrıca Jandarma’ya bildirilmiştir. Devamında yetkililerce gerekli tespitler yapılmış, herhalde eserlerin korunması temelinde, taşınabilmeleri imkânı dâhil, gerekli yasal müracaatlarda bulunulmuştur. Son durumda arazi 1.ve 3.derece sit alanı ilan edilmiş bulunmaktadır. Gelinen noktada, Bim A.Ş., 3 yıl önce satın aldığı araziyi, bu konuda herhangi bir ihtilaf ve kuşkuya bile mahal vermeme adına, maliyet değeriyle Kamu İdaresine devretme kararı almıştır. Bu haberlerle ilgili 'açık gerçek”ler bunlardır. Topbaş'la ilgili iddialar Kemalpaşa'da 1600 yıllık mozaiklerin çıktığı sit alanına BİM'in deposunu yapmak istedi Market zinciri BİM’in İzmir Kemalpaşa’da depo yapmak istediği arsada 1600 yıllık mozaikler bulunmuştu. 'Batı'nın Zeugması' olarak da adlandırılan mozaiklerle ilgili yapılan görüşmeler bir telefon kaydının internette yayınlanmasıyla ortaya çıktı. İddialara göre BİM'in ortaklarından Topbaş, Kültür Bakanı Ömer Çelik'i arayarak mozaiklerin taşınmasını, duvar kalıntılarının da kaldırılmasını istemiş. 12 Aralık 2013'te Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, BİM’in yaptığı itiraz başvurusuna ek olarak sunulan ve Ege Üniversitesi Rektörlüğünden Prof. DR. Ersin Doğaner ve Yrd.Doç. Emine Tok tarafından hazırlanan raporları dikkate alarak mozaiklerin taşınmasına karar verdi. Urla'daki villalar Başbakan Tayyip Erdoğan ve ailesi için İzmir Urla’ya bağlı Zeytineli köyü, Hacılar Koyu’nda yapıldığı iddia edilen villaların, 1’inci derece sit alanı üzerinde inşa edildiği ileri sürüldü. Urla villalarının bulunduğu alanın 1995 sonrasında doğal SİT alanı olarak işaretlendiğini, birinci derece korunması ve yapılaşmadan uzak tutulması gereken yer olarak Koruma Kurulu tarafından korunduğunu anlatan eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, 2010 yılında Kurul'un bölgenin en özellikli yeri olan Zeytineli koy bölgesinde kaçak villa yapımını tespit ederek yıkım kararı verdiğini ve uygulanması için Valilik ve alt birimlere tebliğ ettiğini söyledi. 'Basında okuduğunuz o zamanki İzmir Valisi'nin yıkım girişimi, bu karara dayanıyor' diyen Günay, tebliğ edilmesine rağmen yıkımın gerçekleşmediğini belirtti.T24
Şırnak, Nuh'un Gemisini Cudi Dağı'na İstiyor
ŞIRNAK Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Cihan Birlik, Rusell Crowe'in başrolünü oynadığı 'Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan Nuh'un gemisini ABD'den getirip Cudi Dağı'na koymak için girişim başlattıklarını söyledi. Şırnak'ta Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği Başkanı Cihan Birlik, filmdeki Nuh'un gemisinin getirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile görüştüğünü ve bakanlık tarafından da girişimlerin başlayacağını söyledi. Birlik, geminin gelmesi halinde Cudi Dağı eteklerini Milli Park kuracaklarını ve gemiyi de buraya koyacaklarını söyledi. Dernek Başkanı Cihan Birlik, 'Çözüm süreci' ile birlikte bölgede güzel bir ortamın ortaya çıktığını belirterek, şöyle dedi: 'Çanakkale'ye Truva Atı nasıl Yunanistan'dan getirilmişse Amerika, Panama'da çekimleri yapılan Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan gemiyi de Şırnak'a getireceğiz. Gemiyi yıllarca çatışmalar ile anılan Cudi Dağı eteklerinde olan boş araziye yerleştirip, burayı Milli Park ilan edip ardından bölge şartlarına uygun hayvanları buraya getirip bir hayvanat bahçesi yapmayı planlıyoruz.' Şırnak Valisi Hasan İpek'in projelerini desteklediğini ifade eden Birlik, filmdeki gemiyi almaları halinde getirilmesini de belgesel film haline getireceklerini kaydetti. Birlik, Nuh'un gemisinin getirilmesi halinde kente turist akını görüleceğini bildirirken şöyle dedi: 'Şırnak, Cudi'mize binlerce turist akın edecek. Memleketimizde turizm patlaması olacak. Kalkınma patlaması olacak. İstihdam olacak. Yani aklımıza gelebilecek her türlü katkıyı biz memleketimize bu proje ile beraber sağlamayı düşünüyoruz. Biz proje kapsamında sayın Kültür Bakanımıza gitmeyi düşünüyoruz. Kültür bakanımızdan önemli destek almayı düşünüyoruz. Kendilerine de buradan seslenmek istiyoruz. Bu milli birlik ve beraberlik kardeşlik projesine, destek vermelerini arzu ediyoruz. Geçmiş zamanda yaşanan terör olayları nedeniyle buralara her hangi bir yatırım yapılmadı. Biz bunları güzel projelerle aşmak istiyoruz.' Ebubekir KARATOPRAK/ŞIRNAK, (DHA)
En İyi 100 Türk Filmi Seçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik , geride bıraktığı yüzyılda birçok başarılı ve gurur verici yapımı armağan eden Türk sinemasının en iyi 100 filminin halkın oyları ile belirleneceğini bildirdi. Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Türk sinemasının 100. yılının kutlandığını ve bakanlık olarak halkın sinemaya olan ilgisini arttırmayı hedeflediklerini belirtti. Türk sinemasının Fuat Uzkınay tarafından 1914'te çekilen 'Ayestefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı' adlı belgesel ile tarihi yolculuğa başladığını kaydeden Bakan Çelik, 'Geride bıraktığı yüzyılda birçok başarılı ve gurur verici yapımı bizlere armağan eden Türk sinemasının en iyi 100 filmini halkımızın oyu ile belirleyeceğiz' ifadesini kullandı. Son yıllarda Türk sinemasının uluslararası alanda elde ettiği prestijli ödüllerin, katıldığı uluslararası festivallerin geleceğe yönelik umut ve beklentileri daha da yükselttiğini bildiren Çelik, açıklamasında şunları belirtti: 'Akademisyenler, meslek birlikleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından belirlenen 500 film arasından seçilen 300 film halkımızın oyuna sunulacak. 1 Eylül'e kadar sürecek oylamanın sonuçlarını düzenleyeceğimiz özel bir gece ile kamuoyuna duyuracağız. Düzenlenecek gecede seçilen 'En İyi 100 Türk Filmi'ne ait afiş ve görüntüler de bir sergi ile sinemaseverlerle buluşturulacak. Ayrıca her filmden bir kostüm tekrar dikilerek kamuoyunun beğenisine sunulacak ve ardından bu kıyafetler, açılacak 'Ulusal Film Arşivi ve Sinema Müzesi'nde sergilenecek. En iyi 100 filmi belirlemek için 'http://100yil100film.gov.tr/' veya 'http://www.yuzyilyuzfilm.gov.tr/' adresleri ziyaret edilebilecek.'T24
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
İsrail bir kez daha ‘rıza’ nın olmadığı yerde ‘zor’ un işleyeceğini sanarak Hamas’ı ezip sorunu çözmeyi umuyor. Bu uğurda, bir kez daha insanlık suçu işlemeyi göze alıyor… Oysa, izledikleri siyaset ne kadar tartışmalı olursa olsun, toplumların benimsediği, kurtuluş olarak gördüğü, direniş hareketi olarak benimsediği hiçbir güç zor kullanılarak yok edilemez. Filistin direnişi ve şimdilerde onu temsil eden Hamas, tam da böylesi bir olgu. Uluslararası toplumun ‘her ülkenin güvenliğini savunma hakkı’ diye, Gazze harekatını meşru görmesi bu gerçeği değiştirmiyor. ‘Filistin meselesi’ bu nedenle çözülmek bir yana gittikçe sarpa sarıyor. Bu körlük nihayetinde İsrail’in varlığını pekiştirmek yerine, meşruiyetini giderek zaafa uğratıyor. Bu haliyle İsrail, geleceği olmayan bir savaş ve kavga ülkesi.
Murat Göğebakan Toprağa Verildi
İstanbul'da tedavi gördüğü lösemi hastalığına yenilerek yaşamını yitiren Murat Göğebakan'ın cenazesi memleketi Adana'da son yolculuğuna uğurlandı.İstanbul'da dün düzenlenen tören ardından Murat Göğebakan'ın cenazesi memleketi Adana'ya getirilerek Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi morguna kondu. Göğebakan'ın cenazesi, bu sabah morgdan alınarak babası Hasan Göğebakan'ın Beyazevler Mahallesi'ndeki evinin önünde kurulan taziye çadırı yanındaki parka getirildi. Burada okunan duaların ardından Göğebakan'ın cenazesi kalabalık bir araç konvoyu ile Buruk Mezarlığı'na getirildi. Göğebakan için burada öğleleyin kılınan cenaze namazına Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Adana Valisi Mustafa Büyük, Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Hüseyin Sözlü, ailesi, sanatçı arkadaşları ve çok sayıda seveni katıldı. Cenaze törenine Göğebakan'ın babası Hasan Göğebakan tekerlekli sandalyede doktor kontrolünde katıldı. Annesi Hatice Göğebakan'ın ise metaneti dikkat çekti. Tören boyunca Adanalı sanatçı Murat Kekilli, Murat Göğebakan'ın tabutunun yanından bir an olsun ayrılmadı. Törende ayrıca sanatçı Ahmet Selçuk İlkan, ses sanatçısı Latif Doğan hazır bulundu. Bakan cenaze aracına bindi Kılınan cenaze namazının ardından sanatçının naaşı cenaze aracına konuldu. Bakan Ömer Çelik'in de bindiği cenaze aracı, sanatçıyı toprağa verileceği alana götürdü. Göğebakan'ın cenazesi dualar ve gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı. Tören ardından açıklama yapan Bakan Ömer Çelik, Murat Göğebakan'ın yaşamı boyunca çok çile çektiğini söyledi. Çelik, şöyle konuştu: 'Adanalılar ve Türkiye'nin birçok yerinden gelenler ona büyük ilgi gösterdi. Kendisi daha yüksek değerlerin peşinde bir insandı. Kişisel hayatında çok mücadele etti ve yüreğini çok temiz tutmayı başardı. CNNTürk
Kış Uykusu Oscar Yolcusu!
Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes Film Festivali'nde Altın Palimiye ödülünü kazanan 'Kış Uykusu' filmi Oscar'da ülkemizi temsil edecek. 87. Oscar Akademi Ödülleri’nde Türkiye’yi, 67. Cannes Film Festivali’nde “Altın Palmiye” ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi temsil edecek.