article/comments
article/share
Haberler
İhlas Finans Mağdurları 25 Yıldır Bekliyor: 18 Bin 700 Kişinin 106 Milyon Doları Hâlâ Ödenmedi

İhlas Finans Mağdurları 25 Yıldır Bekliyor: 18 Bin 700 Kişinin 106 Milyon Doları Hâlâ Ödenmedi

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Türkiye’de son günlerin en sıcak konusu olan fon skandalında her gün yeni bir detay yeni bir mağdur ortaya çıkarken buna benzer bir durum Türkiye’de 25 yıl önce de yaşanmıştı. Çok sayıda insan 25 yıldır hala parasını geri alamadı.

Faizsiz bankacılık tarihindeki en büyük çöküşlerinden biri olarak kayıtlara geçen İhlas Finans skandalında, şirket 10 Şubat 2001'de kapatılmıştı. Aradan 25 yıl geçti ama tasfiye hâlâ bitmedi. Kurumun kendi açıkladığı 31 Aralık 2025 tarihli verilere göre 18 bin 700 kişi parasını hâlâ alamadı. Bu kişilere olan borç 106,5 milyon dolar ve 52,1 milyon euro.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İhlas Finans'ın kapısı 10 Şubat 2001'de BDDK kararıyla kilitlendi. Mudilere devlet güvencesi olmadığı söylendi.

İhlas Finans'ın kapısı 10 Şubat 2001'de BDDK kararıyla kilitlendi. Mudilere devlet güvencesi olmadığı söylendi.

İhlas Finans 28 Nisan 1995'te bir özel finans kurumu olarak açıldı. Bugün bu kurumlara katılım bankası deniyor. Ortaklarının başında Enver Ören'in İhlas Holding'i vardı ve kurumun yüzde 50,27'si holdinge aitti. Yüzde 10'luk pay İslam Kalkınma Bankası'nda, yüzde 34,69'luk pay da borsada halka açık olarak işlem görüyordu. Kurum 35 şubesiyle kendi sektöründe en büyük pazar payına ulaştı. Milliyet'in o günkü haberine göre topladığı mevduat 700 trilyon lirayı buluyordu.

2000'in son aylarında başlayan kriz, mevduatların hızla çekilmesine yol açtı. Kurumun kendi açıklamasına göre krizin başından kapanışa kadar müşterilere 270 milyon dolar geri ödendi, ama bu yetmedi. BDDK 10 Şubat 2001'de 171 sayılı kararla faaliyet iznini kaldırdı. Milliyet'in aktardığına göre kararın iki gerekçesi vardı: kurum borçlarını ödeyemiyordu ve ortaklar mudilerin parasını grup şirketleri için kullanmıştı. Türkiye'de ilk kez bir özel finans kurumu kapatılıyordu.

Ancak asıl darbe ertesi gün geldi: Paranın devlet güvencesinde olmadığı ortaya çıktı.

Ancak asıl darbe ertesi gün geldi: Paranın devlet güvencesinde olmadığı ortaya çıktı.

2001 krizinde batan klasik bankaların mudilerinin paraları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla ödendi. İhlas Finans'ın mudileri için öyle bir şey olmadı. O dönemki mevzuata göre özel finans kurumları TMSF'ye devredilmiyordu, sıradan bir anonim şirket gibi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tasfiye ediliyordu. Mudilere 'hakkınızı mahkemede arayın' denildi.

Kapanış anında kurumda 222 bin 298 kişinin alacağı vardı. Toplam borç yaklaşık 676 milyon dolar ve 245 milyon euroydu. Tasfiye genel kurulu 3 Ağustos 2001'de toplandı. 21 Şubat 2001'deki devalüasyonun tekrarlanmasından korkulduğu için TL hesapları o günün Merkez Bankası kuruyla, 1 dolar = 1.340.562 lira üzerinden dolara çevrildi. Ödeme sırası da o toplantıda belirlendi: önce devletin vergi ve SGK alacağı, sonra personel, sonra cari hesaplar, en son da kâr-zarar katılım hesapları.

Devlet ve personel alacağını tamamen aldı, cari hesap sahiplerinin ödemesi de 2007'de bitti.

Devlet ve personel alacağını tamamen aldı, cari hesap sahiplerinin ödemesi de 2007'de bitti.

Tasfiye kurulunun açıklamasına göre devlete 24,55 milyon dolar vergi ve SGK borcu, personele de 15 milyon dolar ödendi. Cari hesap sahiplerine ödemeler Şubat 2002'de başladı. 66 bin 344 hesap sahibine toplam 37,4 milyon dolar ve 9,2 milyon euro ödendi. Bu hesapların tamamı Temmuz 2007'de kapandı.

Mağduriyetin asıl yaşandığı yer katılım hesapları oldu. 2001'de 155 bin 954 kişinin bu hesaplarda 638,3 milyon dolar ve 235,1 milyon euro alacağı vardı. Ödemeler küçük hesaplardan başlandı ve her hesap tek seferde kapatıldı. Bu yöntemin sonucu olarak geriye en yüklü birikimler kaldı. 2025 sonu itibarıyla 137 bin 254 kişiye 531,7 milyon dolar ve 183 milyon euro ödenmiş durumda.

Son yıllarda ödemeler neredeyse durma noktasına geldi.

Son yıllarda ödemeler neredeyse durma noktasına geldi.

Anayasa Mahkemesi kararında yer alan tasfiye verilerine göre 31 Aralık 2022'de ödeme bekleyen 19 bin 415 hesap vardı. Bu hesaplara olan borç 110,2 milyon dolar ve 53,2 milyon euroydu. Kurumun 31 Aralık 2025 tarihli açıklamasında ise sayı 18 bin 700'e indi. Yani üç yılda kapanan hesap sayısı yalnızca 715. Aynı dönemde ödenen para da 3,6 milyon dolar ve 1,1 milyon euro civarında kaldı.

Tasfiye kurulu, 2024 sonu mali tablolarına göre kurumun alacaklarının bilançodaki borçları karşıladığını söylüyor. Kurum mudilere alacaklarının zamanaşımına uğramayacağını da hatırlatıyor. Açıklamaya göre zamanaşımı ancak tasfiye bittiğinde işlemeye başlayabilir. Tahsilatların, kurumdan borç alan firmalarla yapılan ödeme protokolleri üzerinden sürdüğü belirtiliyor.

1.055 yıl hapis istenen davada Enver Ören beraat etti.

1.055 yıl hapis istenen davada Enver Ören beraat etti.

Mudilerin şikâyetleriyle açılan dolandırıcılık davası Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanıklar için toplam 1.055 yıla kadar hapis isteniyordu. Kasım 2005'te verilen kararda İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören ve altı yönetici beraat etti. Mahkemeye göre ortada nitelikli dolandırıcılık yoktu. Savcılık da suçlamanın 'basiretli tacir gibi davranmamak', yani işini gereken özenle yürütmemek olduğunu ve bunun ceza değil hukuk davası konusu olduğunu savundu.

Enver Ören'in oğlu Mücahit Ören ile tasfiye kurulu üyesi Ayhan Apak'ın da aralarında bulunduğu üç yönetici 1'er yıl 4'er ay hapis cezası aldı. Kurumun o dönemki genel müdürü Ali Çolak batışın nedenini krize bağladı ve gecelik repo faizlerinin yüzde 2000'i bulduğunu, hiçbir bankanın bunu kaldıramayacağını söyledi. Dönemin Maliye Bakanı Abdüllatif Şener ise yönetimi suçladı. Ona göre kurumu yöneticiler iyi yönetemedikleri için batırmıştı.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Meclis'e defalarca taşınan mağduriyet için çıkan kanun teklifleri sonuçsuz kaldı.

Meclis'e defalarca taşınan mağduriyet için çıkan kanun teklifleri sonuçsuz kaldı.

Mağdurların alacaklarının devlet eliyle ödenmesi için ilk önerge 2005'te Bankacılık Kanunu görüşülürken verildi. AK Parti çoğunluğunun oylarıyla bu önerge kanun metninden çıkarıldı. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi 2019'da konuyu yeniden Meclis'e getirdi. Hamzaçebi 2001 krizinde bankacılık sektörüne 47 milyar dolar kamu kaynağı aktarıldığını hatırlattı ve iki örnek anlattı. Bunlardan biri kanser hastası 71 yaşındaki Halime Poslu'ydu: 18 yılda eline sadece 376 dolar geçmişti. İzmir'deki bir mudiye ise 500 bin liralık alacağına karşılık kullanamadığı 8 devre mülk verilmişti. Teklif yasalaşmadı.

Bu çöküş sistemi de değiştirdi. Kasım 2005'te yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile özel finans kurumlarının adı 'katılım bankası' oldu. Gerçek kişilerin katılım fonları da TMSF sigortası kapsamına alındı. Bugün bir katılım bankasına para yatıran kişi, İhlas Finans mudilerinin 2001'de sahip olmadığı güvenceye sahip.

Anayasa Mahkemesi 2023'te "yirmi yılı aşan bu bekleyiş katlanılabilir değil" dedi.

Anayasa Mahkemesi 2023'te "yirmi yılı aşan bu bekleyiş katlanılabilir değil" dedi.

Anayasa Mahkemesi 14 Eylül 2023'te Kenan Yıldırım'ın bireysel başvurusunu (B. No: 2017/28711) karara bağladı. Yıldırım 1999-2000 yıllarında kuruma 11 bin 773 dolar yatırmıştı. Alacağı için 2011'de dava açtı, ancak mahkemeler 'tasfiye bitmeden dava açılamaz' diyerek davayı reddetti. Anayasa Mahkemesi ise yirmi yılı aşan tasfiyenin başvurucu açısından 'katlanılabilir ve öngörülebilir' olmadığına hükmetti. Mülkiyet hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verdi, Yıldırım'a da 30 bin lira manevi tazminat ödenmesini istedi.

Bu karar diğer mağdurlar için emsal olarak gösteriliyor ve avukatlar benzer başvuruların önünü açtığını söylüyor. Yine de ne tasfiyenin ne zaman biteceği ne de kalan 18 bin 700 kişinin sırasının ne zaman geleceği belli. 2001'de parasını yatıran mudilerin önemli bir kısmı artık hayatta değil ve alacakları veraset ilamlarıyla çocuklarına ve torunlarına geçiyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2007 yılında başladı medya sektörü maceram, 2009 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı bölümünden mezun olunca daha da perçinlendi. Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarında stajyer, editör, haber müdürü ve danışmanlık gibi görevler aldıktan sonra 2022 yılından bu yana Onedio’dayım. ‘Eşik bekçiliğidir’ diye ustalarımızdan öğrendiğimiz gazeteciliğin ‘etik’ değerlerine inanarak ve sadık kalarak Türkiye ve dünya gündemini en sıcak haliyle size iletmeye çalışıyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın