Dünya Basınından Özetler | 30 Mayıs 2013

 > -

İngiltere Basın Özeti

Kültür Bakanı Ömer Çelik ile bir röportaj yapan Guardian bakanın "Cenevre Konferansı, Suriye'de müzakere yollu çözüm için son şans" dediğini aktarıyor.

Bakan Çelik'e göre, konferansın başarısız olması durumunda, Suriyeli isyancılara toptan silah sevkiyatı başlamalı.

Kültür bakanlığının yanı sıra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın dış politika danışmanlarından biri olarak tanıtılan Çelik röportajında, "Cenevre toplantısının Esad için bir başka zaman kazanma hamlesine dönmesi durumunda, bunun tüm diplomatik inisiyatiflerin tüketildiği anlamına geleceğini" de söylüyor.

Özgür Suriye Ordusu'na silah sağlamanın "ateşe benzinle gitmek" olacağı iddialarını da reddeden Çelik şöyle devam ediyor:

Tüm bu argümanları Bosna ile ilgili olarak da duyduk ve bu süre içinde 100 bin kişi öldü. Şimdi yine aynısını yapıyoruz ve Suriye'de de 100 bin kişi ölüyor."

Gazeteye göre, Cenevre Konferansı'nın yapılıp yapılmayacağı dahi belirsizlik taşıyor.

Bu belirsizliğin nedenleri ise, Batı'nın İran'ın toplantıya katılıp katılmaması konusundaki kararsızlığı ve Suriyeli muhalif grupların tutum belirleyememesi.

Batı için sorun teşkil eden İran'dan bir heyetin konferansa katılıp katılması konusu Rusya için kilit önemde.

Guardian, Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov'un "İran hiç şüphesiz en önemli ülkelerden biri" dediğini aktarıyor.

Birleşmiş Milletler'in New York'taki Genel Merkezi'ndeki yetkililer de İran'ın katılmasını önemli görüyor. Ancak Suudi Arabistan ve Fransa, İran'ın katılmasına karşı kampanya yürüten ülkelerin başını çekiyor Guardian'a göre.

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'nun İran'ın katılımına karşı çıkmak için ortaya sürdüğü gerekçenin, bu ülkeyle nükleer programı konusundaki müzakerelerin zedelenmesi ihtimali olduğunu belirten Guardian haberinde, şu satırlar da yer alıyor:

"Suriye hükümeti konferansa katılacağını dün gece kesin olarak açıkladı ancak katılacak heyetin düzeyi ile ilgili bilgi vermedi. Rusya ise, Suriye'den üst düzey katılım olacağını garanti edebileceğini söylüyor."

Guardian'a bilgi veren üst düzey bir Birleşmiş Milletler yetkilisi, konferansın hazırlık aşamasındaki en büyük zorluğunun, her iki taraftan da doğru isimleri karşı karşıya getirebilmekte, diyor.

Haberde Rus yetkililerin Avrupa Birliği'nin Suriyeli muhaliflere silah ambargosunu kaldırma kararının, müzakerelerin başarı ihtimalini zedelediğini söyledikleri de aktarılmış.

Times gazetesinin Beyrut'taki muhabiri ise, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad karşıtlarının birbirleriyle kıran kırana bir mücadele içinde olduklarını yazıyor.

Ulusal Koalisyonu eleştiren dört kilit önemdeki eylemci grup, Koalisyonu Suriye devrimini yeterince temsil etmemekle suçluyor.

Financial Times gazetesinde Türkiye'de alkol satışı ve reklamına getirilen sınırlamalarla ilgili bir haber yer alıyor.

Gazetenin Türkiye muhabiri Daniel Dombey, bir reklam ajansı yöneticisi olarak tanıttığı Boran adlı bir kişinin, İstanbul'da bir restoranda bira içtiği sırada kendisine, "Şeriattan bahsetmiyoruz fakat Türkiye her geçen yıl daha da muhafazakâr hale geliyor" dediğini aktarıyor.

"Boran'ın bu fikirleri, akademik sınırların ötesinde… Alkol ile ilgili yeni kuralların Türkiye siyaseti ve milyarlarca dolarlık yatırım üzerinde ciddi etkileri olabilir" diyen gazete, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün birkaç gün içinde onay vereceği yasa ile birlikte alkol reklamı yasaklanacağını ibadet ve eğitim yerlerine 100 metreden daha yakın yerlerdeki işletmelere alkol ruhsatı verilmeyeceğini aktarıyor.

Haberde hükümetin bu yasaları halk sağlığı için çıkardığını söylediğini ve alkol tüketimini azaltmaya yönelik çabalar nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Margaret Chan'den övgü aldığı da aktarılıyor.

Ancak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu yasadan söz ederken bunun "inancın gereği" olduğunu söyledi diyen gazete, Türkiye'de görünür bir alkol sorunu olmadığını; kamuoyu araştırmalarının Türkiye nüfusunun yüzde sekseninin alkol tüketmediğine işaret ettiğini ve alkol tüketiminin Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü üyesi 34 ülke arasında en düşük düzeyde olduğunu da belirtiyor.

Haberde ayrıca, Türkiye'de alkol tüketiminin 2010 yılına kadar olan 30 yıl içinde yüzde 17 azaldığı da ifade ediliyor.

Financial Times, alkol üretimine yatırım yapan firmaların, yasanın yeterli görüş alışverişi olmadan çıkarılmasına tepkili olduklarını da belirtip, hükümetin tutumu konusundaki sınavın gelecek yılın Ocak ve Mart aylarında, birçok firmanın lisans yenilemek için başvurduğu sırada yaşanacağını da ifade ediyor.

BBC Türkçe

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler

AB'nin Suriye'ye silah ambargosunu kaldırmasının yankıları ve AB Komisyonu üyesi Günther Oettinger'in Avrupa’ya veryansın ettiği konuşması, öne çıkan yorum konuları.

AB dışişleri bakanlarının Suriye'ye yönelik silah ambargosunu kaldırmalarının yankıları sürüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB silah ambargosunu kaldırsa da Almanya'nın Suriye'ye kesinlikle silah göndermeyeceğini açıkladı. Süddeutsche Zeitung, AB'nin ortak dış politika yürütmekten çok uzak olduğu yorumunda bulunuyor.

"Hezimet, hezimettir. En güzel sözlerle dahi kurtarılmaya çalışılsa da, Avrupa'nın dış politikası Suriye tartışmasında en karanlık saatlerini yaşadı. Ve hatta belki de en son saatlerinden birini. Zira AB'nin dışişleri bakanlarının, en azından ekonomik yaptırımları kurtarmak için Suriye'ye yönelik silah ambargosunun, Fransa ve İngiltere'nin baskısı sonucu geçerliliğini kaybetmesine izin vermeleri, Avrupa'nın gerçek bir ortak dış politika oluşturmak için temelinin ne kadar zayıf olduğunu ortaya koydu."

Mindener Tageblatt adlı gazetenin aynı konuya ilişkin yorumunda da şu satırları okuyoruz:

"Suriye’deki Gordion düğümü, anlaşılan o ki şu an, efsanedeki gibi kılıçla çözülmeyecek, ancak düğümün başka türlü çözümü de mümkün olmayacak. Büyük güçler bile kendisini tutma gayretinde. Bir dış politika ve güvenlik birliği olma iddiasındaki Avrupa Birliği ise bir kez daha bir birlik olmadığını utanç verici bir şekilde ortaya koydu. Dünya siyaset sahnesinde Avrupa Birliği’nin esamesi okunmuyor, belki de zaten üyelerin bir kısmının istediği de tam olarak bu."

Alman basınında öne çıkan bir diğer konu da; Avrupa Komisyonu'nun enerjiden sorumlu Alman üyesi Günther Oettinger'in bir konferansta yaptığı konuşmada AB Komisyonu’nu, Almanya hükümetini ve önemli bazı AB üyesi ülkeleri, adeta yerden yere vurması oldu. Oettinger, bazı AB ülkelerinin yönetilir olmaktan çıktığını söyledi. Nürnberger Zeitung , konuyu yorum sütunlarında şöyle ele alıyor:

"Oettinger’in sert eleştirisinin bütünüyle reddedilemiyor olması, Avrupa’daki sorunlu durumun devam ettiğini ortaya koyuyor. Zira Euro krizi henüz katiyen atlatılmış değil. Bu, Güney Avrupa ülkelerinin cari açıklarında da kendisini gösteriyor; özellikle de troykanın reform talimatlarını kısmen hayata geçirmiş olan Yunanistan’da. Bu ülkelerde hâlâ bütçe disiplininin sağlanmasına gereksinim duyuluyor. Bu konuda herkesin çuvaldızı kendisine batırması şart."

Basın turumuzu Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesinin aynı konuya ilişkin yorumu ile noktalıyoruz:

"Oettinger’in görüşlerini dile getirirken kullandığı manidar ifadeler eleştirilebilir, biraz çizgiyi aştığı da söylenebilir. Ancak saptamasının acilen ciddiye alınması gerekmektedir. İtalya’nın yönetilemez bir ülke haline geldiğini, kim inkâr edebilir? Ya da Fransa’nın bir an önce gerek duyduğu reformları, hayata geçirme konusunda ayak sürüdüğünü kim yadsıyabilir? Yunanistan, Portekiz, İspanya, Bulgaristan, Romanya ve bazı diğer Avrupa ülkelerinin malî durumunun güllük gülistanlık olmadığı ise zaten bir sır değil. Avrupa’nın altı bir yanardağ gibi kaynıyor ve bir sonraki lav püskürtmesinin nereden ortaya çıkacağını ise kimse kestiremiyor."

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Başak Özay

Haberin Tamamı İçin:

Dünya Basınından Özetler

International Herald Tribune | Barcelona’da çatışma

Barcelona’da dün Katalonya Parlamentosu önünde tasarruf önlemlerini protesto eden itfaiye görevlileriyle polis arasında çatışma çıktı. Aynı saatlerde üst düzey AB yetkilileri ise Fransa, İspanya ve beş diğer ülke üzerinde bütçe açığını kapatma baskılarını gevşetme kararı üzerinde tartışıyorlardı.
AB’nin karar mekanizması olan Avrupa Komisyonu milyonlarca Avrupalıyı işsiz bırakan bütçe kesintileri için yedi ülkeye daha fazla zaman tanıma kararı verdi. Karar krizdeki ülkelere derin bir nefes aldırdı. Fakat euro birliğinde yıllık yüzde 0,4 daralma beklentileri sürerken önlemlerin gevşetilmesi hükümetleri krizden kurtaracak yapısal değişikliklerin de ertelenmesi tehlikesini beraberinde getiriyor.
Komisyon bu yedi ülkeye bütçe kesintilerinden vazgeçip kamu ve ulaşım gibi sektörlerde rekabetin arttırılarak istihdam sağlanmasını öneriyor. Ancak tahmin edilemeyecek sonuçları olan bu öneriye uymak için bazı ülkelerin tanınan iki yıldan çok daha fazla süreye ihtiyacı olabilir.

Azzaman | Bağdat’taki Hizbullah ofisi, Suriye’ye giden milisleri denetliyor

Bağdat’ta bulunan Hizbullah ofisinin Suriye’de Esad’ın yanında çatışmalara girecek milis kuvvetlerin Beyrut üzerinden gönderilmesiyle ilgili koordinasyon sağladığı iddia ediliyor..
Bağdat hükümetinin yalanladığı ancak bağımsız kaynaklar tarafından da teyid edilen haberde, son zamanlarda en az bin İran Cumhuriyet Muhafızı ile Hizbullah militanının Şam’a gittiği ve çatışmalara katıldığı belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı adına yapılan açıklamada ise, Hizbullah’ın Suriye’nin içişlerine karışması veya Esad’ı desteklemek için ülkede bulunmalarının tehlikeli olduğu vurgulanarak Lübnan hükümetinin bunu engellemesi istendi.
Suriye’deki kaynaklar ise dışarıdan gelen militanların daha çok El Kusayr bölgesine yoğunlaştığını ve Esad kuvvetleriyle tam bir uyum içinde çalıştığını belirtiyor.
Kaynaklar ayrıca, büyük bir operasyon için hazırlık yapıldığını ve muhalefet karşı ağır silahların kullanıldığını da duyuruyor.

Le Figaro | Brüksel’den Hollande’a 10 emir

Avrupa Komisyonu, Fransa’nın bütçe açığını gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 3’üne indirme hedefini nihai olarak iki yıl daha erteledi. Ancak bunun için Paris’in büyük bir çaba göstermesini isteyen Komisyon, yüzde 3,9 olan bütçe açığının önümüzdeki sene yüzde 3,6’ya, 2015’te de yüzde 2,8’e çekilmesini istedi.
Komisyon’un Fransa’ya sunduğu bu esneklik, sadece bir iyi niyet göstergesi değil. Bir yanıyla, Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisinden ek çabalar isteyerek onu nefessiz bırakmama çabası, bir yanıyla da Paris’e güçlü tavsiyelerde bulunma isteği. Keza, Avrupa Ekonomik İlişkiler Komiseri de “Cesur reformlar yapma zamanı geldi” diye konuştu.
Avrupa Komisyonu, Paris’e altı başlık altında toplanan on maddelik öneriler sunarken, Fransa’nın yeni kararlar almasını istedi. Ancak Cumhurbaşkanı François Hollande’ın bu listeye yanıtı “Avrupa’nın önerilerine ihtiyacımız yok” şeklinde oldu. Listede yer alan önerilerin, daha önce kendisi tarafından dile getirildiğini savunan Hollande “Bizim zaten yapmakta olduğumuz şeyleri bize dikte etmesinler” diye konuştu.

Yomiuri Shimbun | Güreş olimpiyatlara dahil olabilir

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) dün Rusya’nın St. Petersburg kentinde, 2020 Olimpiyatlarına katılacak spor branşlarından sonuncusunu belirlemek için yüksek düzeyli bir toplantı yaptı.
Tokyo’nun da aday şehir olduğu 2020 yaz olimpiyatlarında yarışacak son spor dalının hangisi olacağı kesinlik kazanmadı... Aday spor dalları ise güreş, beyzbol, softball ve duvar tenisi… Son kararın eylül ayında gerçekleşecek toplantıda verileceği belirtiliyor…
Diğer taraftan, tekerlekli sporlar, tırmanma, su kayağı, Tai Chi, dövüş sanatları ve karate sporlarının elendiği açıklandı.

TaNea | 1,45 milyar euroyu donduruyorlar!

ESPA Kalkınma Programının Bölge Valiliklerindeki 360 farklı proje için onayladığı 1,45 milyar euroluk AB fonu donmuş durumda. Belediye, hastane gibi kurumların gecikmeleri, ataletleri ve farklı bürokratik zorluklar fonun kullanılmasını engelliyor.
Dün Attiki Bölge Valisi Yannis Zguros kırmızı alarm verdi… Ülke için son derece önemli olan kaynakların kaybedilmesi tehlikesi için uyarıda bulundu ve uzun zamandır beklemede olan çalışmaların bir an evvel başlatılmasını istedi.
Bölge Valilikleri AB tarafından finanse edilecek bir çok projeyi onaylıyor ancak projelerin hayata geçmesi bazen iki ya da üç yıl gecikebiliyor!

Corriere Della Sera | Kadın cinayetlerinde bir adım atıldı

Pazartesi günü sadece 100 kişinin olduğu salonda dün 545 kişi vardı.
Meclis, başkan Laura Boldrini’nin eleştirilerine duyarsız kalmadı ve Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da kabul edilen, kadına şiddete ve kadın cinayetlerine karşı çıkan Avrupa Konseyi Anlaşmasını onayladı. Başbakan Letta kararı Twitter’daki sayfasından “Güzel bir haber” cümlesiyle duyurdu.
Tam da, geçtiğimiz günlerde erkek arkadaşı tarafından canlı canlı yakılarak öldürülen 15 yaşındaki Fabiana’nın cenaze töreninin olduğu gün kabul edilen bu anlaşmayla devlet nihayet yeni bir sayfa açmış oldu. Ancak nihai sonuç Senato’nun onayından sonra alınacak.

La Repubblica | Kadınlara cesaret aşılayan tiyatronun dişi aslanı Franca Rame’ye son veda

Hayatını sahne ve üslendiği sorumluluklar arasında geçiren Franca Rame 84 yaşında hayatını kaybetti.
Rame’nin ölüm haberini ilk duyuran Senato Başkanı Pietro Grasso oldu. Aynı zamanda eski bir senatör de olan Rame için Senato’da bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Meclis Başkanı Laura Boldrini de “Rame büyük bir boşluk bırakarak gitti” dedi.
Nobel ödüllü oyuncu ve oyun yazarı Dario Fo’yla 59 yıldır evli olan Rame 1973 yılında uğradığı tecavüzü kamuoyuna anlatmaktan çekinmemişti. Maalesef Rame gerçek adaleti bulamamış çünkü tecavüzcüleri olaydan 25 yıl sonra cezalandırılmış ve cezaları da zaman aşımına uğramıştı.
Eşinin kolları arasında öldüğünü, suni teneffüs yaparak onu hayata döndürmeye çalıştığını açıklayan Dario Fo “aşkımızı anlatmak için üç ömür yetmez” dedi.

China Daily | Geleceğin patronları için yardım aranıyor

Çin’de yüksek eğitimle ilgili araştırmalar yapan MyCOS kuruluşu raporu genç girişimciler için eğitim olanaklarının arttırılması gerektiğine dikkat çekti. Üniversite mezunlarından oluşan genç girişimcilerin oranı 2008’deki yüzde 1’den yüzde 2’ye kadar yükseldi.
Genç girişimcilerin sayısındaki artış özel sektörün gelişimi için büyük önem taşıyor. Ancak üniversite öğrencilerinden deneyimsiz yöneticilere dönüşen genç patronların yüzde 70’i girişimlerinin ilk üç yılı içerisinde iflas ediyor. İş deneyimi kısıtlı olan gençler yeni girişimler için ayrılan destek fonlarının da gereksiz yere harcanmasına sebep oluyor.
2003 yılında kurulan Youth Business China (Çinli Genç İşadamları) gibi sivil toplum kuruluşları iş kurmaya istekli gençleri yönlendirme ve teşvik etme görevlerini üstleniyor. Uluslararası derneklerle de bağlantısı olan sivil toplum kuruluşları girişimcilik eğitimlerinin yanında iş kurmak isteyen gençlere 50 bin yuana kadar mali destek de sağlıyor.

TRT Türk

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelArda TuranAvrupa BirliğiBarcelonaBaşbakanBeşer EsadBirleşmiş MilletlerÇinFransaHizbullahİngiltereİranİspanyaİstanbulİtalyaLübnanNobelÖmer ÇelikPolisPortekizRecep Tayyip ErdoğanRomanyaRusyaSuriyeSuudi ArabistanTRTTwitterYunanistanoyun
Görüş Bildir