22 Bin Taşıyıcı Var: Dünya AIDS Günü'nde Türkiye'de HIV Pozitif Olmak

 > 
47PAYLAŞIM

Bugün 1 Aralık Dünya AIDS Günü. Dünya AIDS Günü'nde virüse dair bilgi veren Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, Türkiye’de 21 bin 520 kişinin HIV taşıdığını söyledi. Birçok alanda ayrımcılığa maruz bırakılan ve kendini gizlemek zorunda kalan HIV pozitif bireylerin yüzde 80'i ise erkek.

DHA'nın haberine göre, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle virüse dair bilgi veren Prof. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu, virüsün vücuda girmesinden itibaren bağışıklık sistemini çökerttiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Çalıkoğlu, HIV’in tedavi edilmemesi halinde evrildiği AIDS’in ölümcül olduğunu anımsatarak HIV virüsünün dokunmak, sarılmak, tokalaşmak, gözyaşı, ter, tükürük, giysilerin ortak kullanımı, tabak, çatal, bardak paylaşımı, genel  tuvalet, havuz, banyo, hamam ve sauna paylaşımı gibi ortak kullanım alanlarından bulaşmadığını kaydetti.

"AIDS vakaları son altı yılda beş kat arttı"

Dernek başkanı, Türkiye ve dünyaya ilişkin istatistikleri ise şöyle aktardı: 

"AIDS vakaları son altı yılda beş kat arttı. Bugün için dünya üzerinde çoğunluğu Afrika’da olmak üzere 36.9 milyon kişinin HIV ile yaşadığı bilinmektedir. 2017 yılında 1 milyon 800 bin yeni vaka tanımlanmış, 940 bin kişi AIDS ile ilişkili hastalıklardan kaybedilmiştir. Virüs bulaşan insanların yüzde 75’i kendi hastalıklarının durumunun farkındayken 9.4 milyon kişi kendi hastalığının farkında bile değildir. Dünyada her hafta 15-24 yaş aralığındaki 7 bin genç kadın HIV’le enfekte hale gelmektedir. Türkiye, dünyada HIV-AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında değerlendirilmektedir. Ülkemizde 1985 yılında üç olan toplam vaka sayısı, 31 Aralık 2018 itibariyle toplam 21 bin 520’dir. Bu vakaların yüzde 79.9’u erkek, yüzde 20.1’i kadın olup yüzde 15.4’ü yabancı uyruklu kişilerden oluşmaktadır. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu 25-34 yaş grubudur."

"HIV ile yaşayanlar da hasta değildir"

Pozitif Dayanışma adlı platform ise Dünya AIDS Günü için yaptığı açıklamada "HIV ile yaşamak sürekli bir hastalık hali değildir, HIV ile yaşayanlar da hasta değildir" diyerek HIV’le yaşayan kişilerin yüzde 49’unun, virüs taşıyıcısı olmadığını bilmediklerinin tahmin edildiği dile getirildi.

Açıklamada, bu kişilerin HIV’e karşılık Antiretroviral (ART) tedaviye erişimlerinin olmadığı belirtilerek, tedavinin virüsün bulaşmasını engellediği belirtildi.

HIV pozitifler neler yaşıyor?

DW Türkçe'den Tuğba Baykal'ın haberine göre, Kocaeli’de yaşayan 28 yaşındaki Erhan (güvenlik nedeniyle ismi DW Türkçe tarafından değştirildi), Türkiye'deki tanı koyulan 21 bin 520 HIV pozitiften sadece biri. Erhan, 4 yıl önce HIV ile enfekte olduğunu tesadüfen öğrenmiş. İlk öğrendiğinde korktuğunu söyleyen Erhan "bir sene boyunca içime kapandım, evden çıkmadım, hem tedavi sürecine alıştım hem de HIV hakkında kendimi eğittim" dedi.

Tedaviye başladıktan üç ay sonra doktoru kanındaki viral yükün sıfıra indiğini yani virüsün başkalarına bulaşma ihtimalinin ortadan kalktığını söyledi. HIV tedavisinde yaşanan son gelişmelerle HIV pozitif bireyler artık gayet sağlıklı ve uzun bir hayat yaşayabiliyorlar. Fakat Erhan hâlâ çoğu ortamda HIV pozitif olduğunu gizliyor. Bu durum Türkiye'de HIV ile yaşayan bireyler arasında oldukça yaygın.

"Bizi HIV değil, toplumun bilgisizliği mağdur ediyor"

HIV ile yaşayan bireylerin diğer bireylerden faklı olmadığını vurgulayan Erhan şu bilgileri verdi.

"Günde tek doz ilaç kullanmak zorundayız, başkalarından tek farkımız bu, bizler de çalışabilir, gezebilir, cinsel ilişki yaşayabilir ve çocuk sahibi olabiliriz. Fakat toplum bunu bilmiyor, hâlâ 80'lerden kalma bilgilerle yaklaşıyorlar, bizi HIV değil, bunlar mağdur ediyor."

Erhan, kimi zaman sağlık personelleri tarafından da ayrımcılığa maruz kaldığını anlattı. Grip tedavisi için bile gittiğinde farklı muamele gördüğünü bazı özel hastanelerin HIV pozitif bireylerden daha fazla ücret talep ettiğini öne sürdü. "Bizi tedavi etmeyi reddeden hastaneler de oluyor” diyen Erhan,. iş yaşamında karşılaştıkları problemleri ise şu sözlerle anlattı.

“İş bulmada da sorunlar oluyor, mesela mühendis alacak bir kurum, HIV testi isteyebiliyor. Bazı arkadaşlarım HIV pozitif olduğu öğrenilince işten çıkarıldı. Tabii gerekçe olarak performans düşüklüğü, küçülmeye gidiyoruz gibi şeyler söylüyorlar ama asıl neden HIV pozitif olmamız.”

"Hâlâ HIV ile AIDS arasındaki fark bilinmiyor"

Türkiye'de birçok ayrımcılıkla karşılaşan HIV pozitif bireylere yönelik önyargılarla mücadele eden sivil toplum kuruluşları da bulunuyor. İstanbul’da bulunan Pozitif-İz Derneği onlardan biri. Dernek gönüllüsü Önder Bora, insanların hala HIV ile AIDS arasındaki farkı bilmediğini söyledi ve "HIV pozitif birine ‘Aaa, sen AIDS’li misin?’ diye sorabiliyorlar" şeklinde konuştu. 

Ancak HIV pozitif olmak ile AIDS çok farklı. AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome / Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu), HIV pozitif bir kişi tedavi edilmezse ortaya çıkan sendroma verilen isim; virüse bağlı olarak kişinin bağışıklık sisteminin çökmesi anlamına geliyor. HIV (Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) ise bu virüsün ismi ve HIV ile yaşayan bireyler uzun yıllar tedavi olmazlarsa, virüs sendroma yol açıyor.

HIV pozitif bireyler açısından bir diğer sorun ise medyada temsil edilme biçimleri

Pozitif-İz Derneği gönüllüsü Önder Bora basın organında HIV ve AIDS’e yönelik yapılan olumsuz haberlerin toplumdaki önyargıları pekiştirdiğini söyledi ve şöyle devam etti:

"Virüs özellikle cinsel yolla bulaştığı için konu toplumda rahatça konuşulamıyor, ‘AIDS Dehşeti’, ‘Baskın oldu, AIDS’li Çıktı’, ‘Hayat Kadını AIDS’li Çıktı’, ‘Eşcinsel Hastalığı AIDS’ gibi başlıklarla medya da toplumda var olan önyargıların beslenmesine hizmet ediyor."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir