2015 Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu Açıklandı: Analizler Güneş ve Rüzgar Diyor

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Her yıl yayımlanan Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu bu yıl da bugün itibariyle açıklandı. Paris’te uluslararası bağımsız enerji danışmanlığını icra eden Mycle Schneider’ın, ekibiyle birlikte 23 yıldır hazırlayıp dünya ile paylaştığı rapor 2015 yılında da nihayet yayımlandı. Raporun aslına buradan ulaşabilirsiniz.

Nükleer santral verilerine dair geniş bir değerlendirme sunmasıyla, gerek üretim, gerekse inşaat süreçleri hakkında önemli bir bilgi kaynağı niteliği taşıyan rapor, dünyada nükleer enerji trendindeki düşüş ve güneş-rüzgar enerjilerindeki artış eğilimini geçen yıldan daha da fazla gözler önüne seriyor. Bu nedenle biz de haberin fotoğrafı olarak yenilenebilir enerjiyi daha uygun bulduk.

Bu yılki rapor, güneş, rüzgar gibi yenilenebilir enerjilerle yatırım kapasitesi, teknoloji niteliği açısından karşılaştırmalar sunması, yenilenebilir enerjideki yükselen trendi büyük resim içinde değerlendirmesi açısından açısından da ufuk açıcı.

Kısa adı World Nuclear Status Industry Report (WNSIR) olan rapor, mevcut nükleer tesislerin ve yeni kurulması planlanan potansiyel santrallerin durumu ve proje gelişimleri hakkında bilgiler içeriyor . Yine bu yıl da 2011 yılında meydana gelen Fukuşima Nükleer Kazası sonrasında olduğu gibi Japonya’daki nükleer santrallerin durumları mercek altına alınmış.

Raporun ekinde ise halihazırda dünyadaki 31 ülkede bulunan nükleer santrallerin durumu ele alınıyor ve ayrıca nükleer endüstride başı çeken Çin, Fransa, Rusya ve ABD hakkında detaylı bir dosya hazırlanmış bulunuyor. 202 sayfalık raporda dünyada yeni yapılan nükleer anlaşmalar kısmında da Türkiye’deki nükleer santral proje ve anlaşmalarına 3 sayfa ayrılmış.

Reaktörlerin durumu ve nükleer programlar

2014 yılında 3’ü Çinde , 1’i Arjantin’de, 1’i de Rusya’da olmak üzere toplam 5 reaktörün devreye alındığını, ABD’deki Vermont Yankee santralinin ise kapatıldığını hatırlatan rapor 2015 ’e gelindiğinde 4 ü Çin’de, 1’i Kore’de olmak üzere toplam 5 reaktörün devreye alındığını, Belçika’daki Doel 1 reaktörü ile Almanya’daki Grafenrheinfeld reaktörlerinin de kapatıldığına değiniyor.

Rapor, nükleer endüstride düşüş trendinin 2014’ü izlediğini belirtiyor, zira ömrünü tamamlayan santrallerin haricinde, faaliyetteki 391 santral, 2002’de faaliyette olduğu tespit edilen toplam 438 nükleer santralden 47 adet daha az sayıda . Nükleer enerji üretiminin dünyadaki enerji üretimi içerisindeki payının %10,8 olduğunu söyleyen rapor, 1996’da %17,6 ile zirveye ulaşan paya göre gerilemeyi gösteriyor. Diğer taraftan geçmiş yıllarda olduğu gibi nükleer enerji üretimini gerçekleştiren başlıca ülkeler yine sırasıyla ABD, Fransa, Rusya, Güney Kore ve Çin olarak açıklanıyor, ki bu ülkeler 2014’te dünya nükleer enerji üretiminin üçte ikisinden fazlasını (%69) üretmişti.

Güneş ve rüzgar enerjisine vurgu

Rapor finansal analist ve yatırımcıların enerji üretimi pastasında gelecekte daha büyük pay alarak nükleer, kömür ve diğer fosil yakıtların yerini dolduracak olan yenilenebilir enerji alanındaki büyümeye dikkat çekiyor ve özellikle yenilenebilir enerjinin üretim maliyetleriyle bu enerjiden elde edilen elektriğin depolama maliyetlerindeki düşüşün çok etkili olduğunu söylüyor.

Grafik dünyada 2004-2014 arasında yenilenebilir enerji yatırımlarının nasıl değiştiğini gösteriyor.

Yıllara göre yenilenebilir enerji yatırımları

2000 yılından 2014’e kadar şebeke kapasite artışı rüzgarda 355 GW , güneşte 180GW olurken, nükleer santrallerde bu artış sadece 20 GW .

Nükleer, rüzgar ve güneşin üretim miktarını da analiz eden rapor, Fukuşima kazasından sonra nükleerin terkedilmeye ve yenilenebilir enerjiye yönelimin hızlandığını gösteriyor.

Yıllara göre güneş, rüzgar ve nükleerden elde edilen elektrik enerjisi
Rapor tek tek ülke bazında da bu değerlendirmeleri yapmış olmasıyla tam bir referans kaynak niteliği taşıyor.

Nükleer reaktörler yaşlandı

Raporda 2015 ortasında ortalama reaktör yaşının dünya genelindeki nükleer reaktörler için 28,8 olduğuna işaret ediliyor. Toplam 199 adet reaktörün 30 yaşın üstünde olduğu: bunlardan 54 ’ünün de 40 yıldır faaliyette olduğu, dolayısıyla ömrünü tamamladığı, üçte birinin ise 40 yaşını da aşmış olduğu belirtiliyor.

Ömrü (lisansı) uzatılan reaktörler

Nükleer santrallerin ömrünün uzatılması süreci ülkeden ülkeye değişiklik arz ediyor. Örneğin ABD ’de ömrünün dörtte üçünü tamamlayan santrallerin lisansları 60 yıla kadar uzatılabilirken, Fransa’da güvenlik otoritelerince lisans uzatmaya sadece 10 yıllık bir süreç tanınıyor. Ama daha önemlisi nükleer santrallerin ömrünü uzatmaya dönük başvuruların Fransa hükümetinin 2025’e kadar toplam nükleer santral sayısını üçte birine kadar azaltma hedefleriyle uyuşmaması. Belçika’da da 3 reaktör için 10 yıllık uzatma Parlamento’da oya sunulmuş, fakat güvenlik otoritelerinin onayını henüz almamış bulunuyor. Uzatma olsa da ülkenin 2025’e kadar nükleer santraldan çıkış hedefini saptırmayacağı öngörülüyor.

Yeni nükleer santral inşaatları

Geçmiş yıllarda olduğu gibi halihazırda 14 ülkede nükleer santral inşaatı bulunuyor. Temmuz 2015 itibariyle yaklaşık yarısı Çin’de yürütülen toplam 59 GW’lık 62 reaktörün inşaat halinde olacağı belirtiliyor. Raporda inşaat sürelerinin nasıl uzadığı konusu da ihmal edilmemiş.

Rapora göre dünyada 5 reaktör 30 yıldan uzun bir süredir inşaat halinde. ABD’nin Tennessee eyaletinde inşaatına 1972’de başlanmış Watts Bar 2 projesi ise bu alanda rekor kırmış bulunuyor. Yine Rusya’da 2, Slovakya’da 2 reaktörün inşaatına 30 yıldan uzun bir süredir devam edildiği belirtiliyor. Ukrayna’da da 29 yıl süren bir reaktör inşaatı var ki, projenin yürütücüsü olan Rusya ile anlaşmazlıklar neticesinde iptal olması olasılık dahilinde.

Yeni nükleer santral projeleri

Rapor 2014 yılında Arjantin, Belarus (Beyaz Rusya) ve Birleşik Arap Emirlikleri (UAE) ’nde olmak üzere 3 santral inşaatının başladığını söylüyor. Tarihsel olarak en fazla reaktör inşaatı 44 adetle 1976’da başlamış ve 2011-2015 arasında sadece 26 reaktör inşa edilmiş. İptal edilen reaktör inşaatlarının sayısı ise 1977’den 2015’e kadar 18 ülkede toplam 92 adet olarak tespit edilmiş. Bangladeş, Ürdün, Polonya, Türkiye, Suudi Arabistan ve Vietnam’da ise yıllardan beri başlamak istedikleri programlarda maliyete de bağlı olarak gecikmeler yaşıyor.

Raporda nükleer santrallerin kurulum aşamalarında yaşanan finansal ve ekonomik zorluklarla nükleer santrallerin kurulum maliyetlerinin projedeki maliyetten yüksek çıktığı da örnekleriyle veriliyor.

Akkuyu ve Sinop da raporda

Raporda Türkiye ile ilgili kısımda ise genel açıklamanın ardından Akkuyu ve Sinop ’ta 2 farklı ülkenin yürütmesinde kurulacak 2 farklı tipte 4’er reaktör inşa edileceğinden bahsediliyor. Hatta üçüncü bir nükleer santralin kurulması için de Çin Nükleer Teknoloji Şirketi (SNPTC) ile görüşmeler yapıldığına, ancak bir sistem içerisinde 3 farklı ülkeye farklı nitelikte nükleer santraller kurdurulmasının güvenli bulunmadığı değerlendirmesine de raporda yer verilmiş. Ayrıca nükleer santral kurulum aşamasında yasa ve yönetmeliklerin düzenlenmesi gereğine rağmen Türkiye’nin yasa ve yönetmeliklerdeki düzenlemelerden çok finansal darboğazın aşılmasına odaklandığından bahsediliyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAmerika Birleşik DevletleriArjantinBelçikaBirleşik Arap EmirlikleriÇinFransaJaponyaKoreNükleer SantralRusyaSuudi ArabistanUkrayna
Görüş Bildir