Devlet Su İşleri Haberleri

Devlet Su İşleri ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Devlet Su İşleri ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Sapanca Gölü'nde Kırmızı Alarm
SAPANCA Gölü'nde her geçen gün suyun azalması nedeniyle yüzeyi yosun ve su bitkileri ile kaplandı. Su seviyesinde yaklaşık 3 metreyi bulan dikey düşüş nedeniyle gölde yüzmek de tehlikeli hale geldi. Sakarya ve Kocaeli'ye ortak sınırları bulunan ve her iki ilin de içme suyu havzası olarak yararlandığı,Sapanca Gölü'nde, iki yıldır süren çekilme devam ediyor. Gölü besleyen en önemli kaynak olan Kartepe'ye yeterince kar yağmaması, yağmurların da mevsim normallerinin çok altında olması nedeniyle göl yeterince su tutamadı. Bununla birlikte Sakarya ve Kocaeli'de artan nüfusun ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla çekilen su miktarının sürekli artması, göle giden kaynaklar olan derelerin ve kaynak sularının sayıları 30'u bulan su şirketlerine uzun vadeli olarak kiralanması sonucu Sapanca Gölü'nde su seviyesi bu yıl ilk kez geçtiğimiz ay en az 29.90 olması gereken işletme kodunun altına düştü. Şu anda 29.00'lara inen su kodundaki düşüş sürüyor. Yine geçen ay dikey düşüşün normalin 2 metre 54 santim altında olduğu tesbit edilen gölde, bu dikey düşüş 3 metreye kadar yaklaştı. ZEMİN BATAK VE YOSUNLA KAPLI Sapanca Gölü kenarında çay bahçesi bulunan ve göl suyunun sahilden her gün biraz daha uzaklaştığını söyleyen Nihat Alemdar, 'Sular çekilince su yüzeyi sürekli yosun ve bitkilerle kaplanıyor. Daha önceden böyle bitkiler çıkmazdı. Sahilden yaklaşık 100 metre su çekildi. Suya girdiğinizde de ayağınızın batak bir zemine bastığını hissediyorsunuz. 15 gün önce Eskişehir'den Devlet Su İşleri'nden bir ekip buraya inceleme yapmaya geldi. Derelere ve buralara bakıp gittiler. Göle boşalan dereler kurudu. Buradaki Kurtköy Deresi'yle de dağdan göle çok miktarda su gelirdi. Derelerin geldiği yer su fabrikalarının bulunduğu bölge. Simdi seviyesi çok düştü çok az su geliyor' diye konuştu: YÜZMEK TEHLİKELİ HALE GELDİ Yine göl kenarından tesisi bulunan Serdal Kabasakal da durumun endişe verici olduğunu söyledi. Kabasakal, 'Çocukluğumuzdan beri Sapanca gölü çevresindeyiz. Daha önceden iskeleden yüzmek için atlardık. Su şimdi iskelenin ayaklarından en az 25-30 metre ilerde ve yosunla kaplı. Suların çekilmesi nedeniyle göle girişler de yasaklandı. Çünkü şimdi suya girmek daha tehlikeli. Su uçuruma kadar dayandı. Birden derinleşiyor. Çok fazla çekilme oldu' dedi.  Kabasakal şöyle devam etti: 'Kuraklık önümüzdeki yıl da devam ederse önemli derecede sıkıntı olacaktır. İçme suyu kalitesi değişecektir. Dağdan gelen kaynaklar da su fabrikaları nedeniyle eskisi gibi akar durumda değil. Derelerden göle su gelmiyor. Gölün kendi kaynakları yeraltı kaynakları da kurumuş durumda. Üzerinde yürüdüğümüz yerlerde eskiden yüzerdik. Geçen yıl bulunduğumuz nokta yaklaşık 3 metre derinlikteydi. Su çekildiği için uçuruma kadar dayandı. Bir iki metre sonra su insanların boyunu geçiyor. Çocukları suya sokmamaya çalışıyoruz. Bu yıl iki kişi boğuldu.' Mustafa BAĞDİKEN- Ergün AYAZ/ SAPANCA (Sakarya), (DHA)
Limak 2011'den Bu Yana Önlem Almamış
Altı vatandaşın can verdiği Limak Holding’e ait Alkumru Barajı’nda, 2011′de üç kişinin ölümüne yol açan benzer faciadan sonra önlem alınmadığı ortaya çıktı.Siirt Alkumru Barajı’nda arama çalışmaları süren 6 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşti. Limak Holding'in yönetim kurulu üyesi ve işletme müdürünün 2011'de üç baraj kapağının aynı anda açılması sonucu 3 kişinin ölümüne sebep olma suçundan 5 yıl hapis cezası almış olmasına rağmen, geçen zaman içinde herhangi bir önlem almadığı ortaya çıktı. 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Siirt Botan Nehri üzerine 2011 yılında Limak Holding tarafından kurulan Alkumru Barajı’nda suların aniden yükselmesiyle 6 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşirken, yaralılar da dün itibariyle taburcu edildi. Olay kapsamında 6 kişi gözaltına alındı ve dün sabah denetimli serbestlikle serbest bırakıldılar. Bu durum gözleri barajda daha önce yaşanan ölümlere çevirdi. 2011: SULAR ANİDEN YÜKSELDİ Eylül 2011'de Özyer ailesi Botan Nehri Aydınlar mevkiinde piknik yaptıkları sırada 3 baraj kapağının da aynı anda açılmasıyla sular aniden yükselmiş, Serdar (17), İbrahim(9) ve Fehmi(35) Özyer sulara kapılarak hayatını kaybetmişti. O zaman 13 yaşında olan Kader olaydan ağır yaralı kurtuldu, fizik tedavi süreci ise henüz tamamlanmadı. 5 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ Siirt Barosu ve Tabipler Odası'nın şirkete açtığı dava Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü, Limak Holding'in yönetim Kurulu üyesi Sezai Bacaksız ve İşletme Müdürü Kasım Eren yargılandı. Mahkeme alandaki can ve mal güvenliğinin şirket tarafından sağlanmadığı, yeterli ve gerekli önlemlerin alınmadığı gerekçesiyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan 5'er yıl hapis cezası verdi. Karar şimdi Yargıtay'da. Davada barajların denetiminden sorumlu olan Devlet Su İşleri (DSİ) ise yargılanmadı. DSİ’den bir kaynak pazar günü yaşanan olayda barajda DSİ Denetim Görevlisi’nin olmadığını söyledi. GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMAMIŞTI Birgün gazetesinden Seçil Türkkan’ın haberine göre, 2012 yılında açılan davada bilirkişi heyeti raporunda barajdaki 5 maddede can ve mal güvenliği eksikliğine vurgu yaptı. Raporda 3 kapağın yarım saat arayla açılması gerekirken kapakların aynı anda açıldığı, bunun da suların aniden yükselmesine sebep olduğu belirtildi. Ayrıca sular salınmadan önce uyarı yapmayı sağlayacak siren sisteminin olmadığı, güvenlik istasyonunun yapılmadığı, halkın baraj sularının ulaşacağı yer dışında kalmasını sağlayacak güvenlik yolunun olmadığı, alanda gerekirse uyarı için helikopter bulunması gerektiği kararları yer aldı. Bilirkişi raporuna göre sorumluların yalnızca uyarı levhaları ile sorumluluktan kurtulamayacağı, tedbirlerden en az birkaçının alınmış olması gerektiğine de vurgu yapıldı. Holding tedbirlerden hiçbirini almamıştı. ŞİRKETE GÖRE SORUMLU DEĞİLLER Limak Holding Yönetim Kurulu üyesi 'sadece ortak' olduğunu savunurken işletme müdürü şirketin belirlenen can ve mal güvenliği eksiklerini kabul etmedi. Şirket istenen 'çalışma talimatını' da mahkemeye sunamadı. GÜVENLİKTEN LİMAK SORUMLU Limak Holding savunmasında uyarı levhalarının belirlenen yerlere konduğunu savunurken, bilirkişi heyeti levha sayısının yetersiz olduğu, ayrıca 286 km'lik bir alanı kaplayan barajda bulunan 50 güvenlik görevlisi sayısının da yetersiz olduğunu belirtti. Şirket yalnızca 32 metrelik bir alana 22 adet uyarı levhası yerleştirmişti. Lisans anlaşması hükümlerine göre bölgedeki tüm can ve mal güvenliğinden Limak Holding sorumlu. SUÇLULARIN TÜMÜ YARGILANMALIAğır Ceza Mahkemesi'nde alınan dikkat çekici kararlardan bir diğeri de, Limak Holding'in suç tarihi içindeki ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile şirket işlerini doğrudan yürüten görevli genel müdür, Alkumru Barajı'nda görevli olan sorumlu mühendis ve diğer işletmecileri dahil sorumlu olan tüm kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması oldu.Kapaklar yarım saat arayla açılmalı2012 yılında açılan davada bilirkişi raporunda şirketin nehirde bırakması gereken can suyu miktarını da eksik verdiği belirlendi. Bu olaydan sonra çayda baraja su verilmediği zamanlarda yaklaşık 10 -15 cm’lik bir su kalıyordu. Tanıklar bu yüzden karşı kıyıya normalde yürüyerek geçtiklerini de eklerken 2011’de baraj kapaklarını tümünün aynı anda açılmasıyla sular 21 katına çıktı, 2 metre yüksekliğe ulaştı.SEÇİL TÜRKKAN | BirGün
DSİ, Yalova’daki Susuzlukla İlgili Vatandaşı Suçladı: '2 Kat Su Tüketiyorlar'
Devlet Su İşleri, Yalova’nın normalde tüketilmesi gereken içmesuyu miktarının yaklaşık 2 katından fazlasını tükettiğini açıkladı.KURTKÖY’ÜN SUYU GÖKÇELER BARAJI’NA ULAŞTIOrman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Yalova’da yaşanan içme suyu sıkıntılarının önüne geçmek için çalışma başlattı. Yalova’da içmesuyu problemine son vermek için inşa edilen Kurtköy derivasyonu isale hattı bugün itibariyle devreye alındığı ifade edildi.Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklama şöyle:“DSİ tarafından tamamlanarak devreye alınan Kurtköy derivasyonu isale hattı ile saniyede 150-200 litre suyun Gökçe Barajına aktarılması planlanıyor. Bugün itibariyle Gökçe barajına verilen su miktarı saniyede 187 litre, Yalova’ya verilen su ise saniyede 518 litredir.”YENİ KUYULAR DEVREDE“Yakın gelecekte Yalova ve ilçelerinde içme ve kullanma suyu sıkıntısı yaşanmaması için DSİ Genel Müdürlüğü çalışmalarını sürdürüyor. Yalova Acil İçmesuyu Temini adı altında, ilave su temini maksadıyla 25 adet derin su kuyusu açan DSİ, verimli olan 15 adet kuyuya pompa koyarak saniyede toplam 226 litre suyu Yalovalıların kullanması için temin edecek. 9 Eylül 2014 itibariyle bu kuyuların 7 âdeti devreye alındı ve saniyede 87 litre su temin edildi. Kalan kuyular ise 15 Eylül’de devreye alınacak.”GÖKÇE BARAJI’NIN 2050 VE SONRASI YILLARA KADAR İÇME SUYU İHTİYACINI KARŞILAMASI GEREKİYOR“Yalova ve ilçelerinin içme ve kullanma suyunu karşılamak maksadıyla inşa edilen Gökçe Barajı yıllık 36 milyon 600 bin metreküp kapasiteye sahip bulunuyor ve bugüne kadar Yalova ve ilçelerinin içme suyunu karşıladı. Yalova ve ilçelerinin mevcut nüfusu ve gelecekteki nüfus artışı göz önünde bulundurulduğunda Gökçe Barajı’nın 2050 ve sonrası yıllara kadar içme suyu ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Kişi başına yılda 62,05 metreküp su tüketilen Yalova’nın nüfusunun 211.799 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yıllık yaklaşık 13 milyon 140 bin metreküp su temin edilmesi gerekiyor. Ancak bu hesaplamalara rağmen Gökçe Barajı’ndan Yalova ve ilçelerine; 2008 yılında 25 milyon 860 bin metreküp, 2009 yılında 26 milyon 990 bin metreküp, 2010 yılında 27 milyon 650 bin metreküp, 2011 yılında 29 milyon 370 bin metreküp ve 2012 yılında 29 milyon 510 bin metreküp su verildi.”KAYIP KAÇAK ORANI NORMALİN ÇOK ÜSTÜNDE“Kişi başına fiili tüketimin 2012 yılı için yıllık 139,33 metreküp olduğu Yalova’daki bu değer normal tüketim ihtiyacının 2,25 katına denk geliyor. Yalova’ya komşu iller olan Bursa ve Kocaeli’de kişi başına tüketimin 2012 yılı için yıllık sırasıyla 54,77 metreküp ve 77,91 metreküp olduğu da düşünülürse Yalova’da kişi başına yıllık tüketilen su komşu illerin 2 katını geçiyor. Bu ise Yalova’daki içme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçak oranlarının normalin çok üstünde olduğunu gösteriyor. Öte yandan başka muhtemel kaynaklardan ilave su temini çalışmaları; Yeşil Körfez Su Birliği ve Yalova İl Özel İdaresi ile koordineli bir şekilde devam ediyor.” DHA
Tunca ve Meriç Birleşti
Bulgaristan ve Edirne'deki şiddetli yağışların ardından taşan Meriç Nehri’ndeki su seviyesi yükselmeye devam ediyor. Taşkın nedeniyle yataklarından çıkan Tunca ve Meriç nehirlerinin suları birleşti. Yunanistan sınırındaki Karaağaç Mahallesi'ne ulaşımı sağlayan Tunca ve Meriç köprülerinin trafiğe kapatılmasından sonra bölgede yaşayanlar, askeri araç ve iş makineleriyle kent merkezine getirildi.Bulgaristan ve Edirne’deki şiddetli yağışların ardından Meriç Nehri'nin taşması sonucu yatağın kenarında bulunan İzzet Arseven Kent Ormanı, kamu kurumlarına ait sosyal tesisler ve hafta sonları halkın kahvaltı için geldiği bir çok tesis, sular altında kaldı. Meriç Nehri'nin taşması sonucu sular Karaağaç Mahallesi’ne giden Lozan Caddesi’nin büyük bir bölümünü kapladı. Bölgedeki ekili araziler de sular altında kaldı.Devlet Su İşleri 11’nci Bölge Müdürlüğü verilerine göre, mevsim normallerinde 600 olan Meriç Nehri'ndeki debi dün gece 1433 bu sabah da 1457 metreküpe yükseldi.Tunca Nehri’nde mevsim normallerinde 60 olan debi dün 352 metreküp seviyesine yükseldi, bugün ise aynı durumu muhafaza etti.ASKERİ ARAÇLAR TAŞIDIEdirne Valiliği kriz merkezi tarafından güvenlik gerekçesiyle Meriç ve Tunca köprülerinin trafiğe kapatılması kent merkezi ile Karaağaç Mahallesi arasında ulaşımı da durdurdu. Meriç ve Tunca köprülerinin olduğu bölümde iki nehrin suları yatağından çıkarak birleşti.Dün gece başlayan kapatma kararıyla birlikte ulaşım askeri kamyon ve iş makineleriyle sağlanmaya başladı.Sabah işlerine gidecek olanları askeri araçlar ve kepçelerle kent merkezine taşıdı. Mahalle sakinleri taşkınların önlenmesi için nehirlerin temizlenmesini istedi.Tarihi köprülerin trafiğe kapatılmasıyla birlikte Yunanistan’a açılan Pazarkule Sınır Kapısı da ulaşıma kapandı. Çıkış yapacak olanlar İpsala Sınır Kapısı’na ve diğer gümrüklere yönlendiriliyor. DHA
Edirne'de Son 7 Yılın En Yüksek Su Seviyesi
Edirne'deki nehirlerin debisi son 7 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bu duruma yağışlar kadar Bulgaristan’ın barajlarından su bırakması da etkili oldu.Meriç Nehri ile birleşen nehirlerdeki su seviyesi, Bulgaristan'ın Kırcaali Barajı'ndan kontrollü olarak su bırakılması ve komşu ülkedeki yağışlar nedeniyle yükselme devam ediyor. Tunca ve Meriç köprüleri girişinde biriken su da debi yükselmesine bağlı olarak artıyor.Devlet Su İşleri (DSİ), 11. Bölge Müdürü Adil Sabancı ve DSİ ekipleri, kent merkezini taşkından koruyan yazlık ve kışlık setlerde inceleme yaptı. Sabancı, son ölçümlere göre üç nehrin birleştiği noktadan saniyede 1510 metreküp su geçtiğini söyledi.Debinin 1600 metreküp/saniyeye yükseleceğini ve ardından düşeceğini tahmin ettiklerini ifade eden Sabancı, 'Svilengrad'da su seviyesi düşmeye başladı. Hava da yarından itibaren açılıyor. Seddelerimizdeki (taşkın setleri) aşınan yerlere tahkimat yapıyoruz. Yerleşim yerlerinde herhangi bir sıkıntımız yok. Şu anki debiler 2007 yılından beri en yüksek' dedi.DSİ ekipleri ayrıca geçmiş taşkınlarda köstebeklerin aşındırması sonucu patlayan taşkın setlerinde de kontrollerini artırdı.Kaynak: AA
Doğa Harikasını Kaçak Sondajlar Kuruttu
ANTALYA'nın dünyaca ünlü doğa harikalarından Kurşunlu Şelalesi, kaçak sondaj yapılarak besleyen su kaynaklarının tarımsal sulamada kullanılıyor olması nedeniyle kurumaya yüz tuttu.Geçen Temmuz ayında kapasitesi yüzde 10'a kadar düşen Kurşunlu Şelalesi'nde Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında su seviyesi ciddi oranda azaldı. Bölgede Doğa Koruma ve Milli Parklar 6'ncı Bölge Müdürlüğü, şelalenin su seviyesinde yüzde 90'a varan kaybın nedenlerine yönelik yaptığı incelemede, şelaleyi besleyen su kaynakları üzerinde kurulmuş çok sayıda kaçak sondaj belirlendi. Özellikle yaz döneminde kaçak sondajla elde edilen suyun tarımsal sulamada kullanılıyor olmasının, şelalenin kurumasına yol açtığı saptandı.GÜNDE EN AZ 1500 ZİYARETÇİBu büyük sorunun, şelaledeki doğal hayat başta olmak üzere turizmi de olumsuz etkilediği belirtildi. 2 kilometrelik kanyonda 18 metrelik büyük şelalenin yanı sıra, küçük şelalecikler, birbirine bağlı 7 küçük göletten oluşan Kurşunlu Şelalesi, toplam büyüklüğü 394 hektarlık alanı kapsayan Milli Park konumunda. Yaz dönemi günde en az bin 500 kişinin ziyaret ettiği şelale, hem yaz hem de yılın diğer aylarında Antalya'nın en çok ilgi gören doğal turizm alanlarının başında geliyor.ZENGİN DOĞAL YAŞAMZengin bitki topluluğu, su ve kaya formları, 200 yıllık su değirmeni ve orman dokusuyla eşsiz bir doğal alana sahip Kurşunlu Şelalesi'nde ağırlıklı kızılçam olmak üzere doğu çınarı, defne, harnup, yabani zeytin, sakız, söğüt ve incir ağaçları bulunuyor. Mersin, alıç, zakkum, böğürtlen, yabani gül, sütleğen, ılgın, ladin, kermes meşesi, kekik, yabani nane, kayıt, eğrelti ve sarmaşıkların alt florayı meydana getirdiği şelalede topalak, su nanesi, kamış, su avizeleri, nilüfer gibi su bitkilerini görmek mümkün. Milli park içinde yabandomuzu, tilki, tavşan, sincap, yarasa, ibibik, ağaçkakan, üveyik, sazan, su kaplumbağası gibi yaban hayvanlarıyla köpek, yılan ve kertenkele yaşıyor.KÜÇÜK AKSU BARAJI KURTARACAKDevlet Su İşleri ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen Küçük Aksu Barajı'nın inşaatına ise başlanıldı. Yaklaşık 12 kilometrelik bir hatla barajdan şelaleye özellikle yaz döneminde su aktarılacak. Toplam 10 milyon TL bedelli projenin 2016 yılında tamamlanması hedefleniyor. Baraj ve şelaleyi besleyecek hat projesi tamamlandıktan sonra su sorunu yaşanmayacağı öngörülüyor.Mehmet ÇINAR / ANTALYA, (DHA)
Edirne'de 5 Bin Kişi Mahsur Kaldı
Bulgaristan ve Yunanistan’daki aşırı yağışların ardından Tunca ve Meriç Nehri taşması sonucu sular altında kalan Edirne'de endişeli bekleyiş sürüyor. Ulaşımın dün tamamen durduğu Karaağaç Mahallesi’nde oturan yaklaşık 5 bin kişi, nehir ablukasında mahsur kaldı. Meriç Nehri'nin debisi saat 02.00 sıralarında 2 bin 149 metreküpe ulaşarak rekor kırdı. Karaağaç Mahallesi’ne sadece askeriyenin Sikorsky helikopterleri ile ulaşılabiliyor.
Urla Villalarının Bulunduğu Alan İmara Açıldı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a da armağan edildiği iddia edilen ve 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarındaki yasal dinlemelere takılan Urla Hacılar Koyu’ndaki villaların bulunduğu alanı imara açtı. Yapılan değişiklikle, 122 dönümlük alanın villaların bulunduğu 40 dönümü konut alanı olarak ayrıldı.Emre Döker’in Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, İzmir ve Manisa’yı kapsayan 1/100 binlik çevre düzeni planı geçen aylarda askıya çıkarılmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu plana dayanak oluşturacağı gerekçesiyle 1/5 bin ve 1/binlik planları da hazırlayarak askıya çıkardı. Buna göre, Hacılar Koyu’ndaki toplam 122.470 metrekarelik alanı “Tarım ve Doğal SİT Alanı” özelliğinden çıkartan bakanlık, 1000’lik ve 5000’lik nazım imar planlarıyla bölgede yapılaşmaya izin verdi. Bu sayede, işadamları Mustafa Latif Topbaş ve Oğuzhan Boyacı tarafından Erdoğan ailesine armağan edildiği iddia edilen villalar da yasal statüye kavuşmuş oldu.Yeni planlamaya göre villaların bulunduğu yaklaşık 40 dönümlük yer, konut alanı olarak belirlendi. Böylece geçmişte alınan yıkım kararları geçersiz kılındı.Planlama sürecinde Defterdarlık Milli Emlak Dairesi, Orman Genel Müdürlüğü, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Devlet Su İşleri 2. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü gibi kurumların tamamı değişikliğe olumu görüş verirken, yerel yönetimlerden ise görüş alınmaması dikkat çekti. Planlamada, hangi parselin kime ait olduğu bilgisinin de verildi.Villalara ilişkin daha önce dava açan Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Konseyi avukatlarından Şehrazat Mercan, son planlara da itiraz edileceğini belirterek, “Parsel bazında plan yapılamaz. Burada parseli geçtim kişiye özel plan hazırlanmış. Erdoğan’a armağan edildiği söyleyen kaçak villalar özel planla kurtarılmak isteniyor. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.Villalar gündemden hiç düşmedi. Erdoğan, kendisine armağan edildiği iddia edilen villaların 35 yıldır orada olduğunu öne sürmüş, ancak Google Earth görüntüleri kendisini yalanlamıştı. Cumhuriyet 
Dicle Nehri Dere Oldu
Dicle Vadisi’nden geçen Dicle Nehri’nin çıkış noktasından Bismil ilçe sınırlarına kadar olan kısmı, üzerine kurulan barajların su debisini düşürmesi nedeniyle “nehir” statüsünden “dere” statüsüne alındı. Bu değişiklik ile nehrin kıyı kenar çizgisine 50 metre mesafeye kadar betonlaşmasının önü açılıyor.Dicle Nehri’nin çıkış noktasına kurulu bulunan Kralkızı ve Dicle hidroelektrik barajlarının nehrin debisinin düşürmesinden kaynaklı, Diyarbakır kent merkezinden geçen bölümünü de kapsayan yaklaşık 60 kilometrelik kısmı, nehir statüsünden çıkarılarak dere sayıldı.Bu statü değişikliği de Dicle’nin şehir içinde kalan bölgesi olan Dicle Vadisi’nin “kıyı hakkı”ndan mahrum bırakılmasına yol açıyor. Yani nehrin dereye dönüştürülerek, “kıyı hakkı”ndan mahrum bırakılmasıyla nehrin 60 kilometrelik bu bölümünün kıyı şeridinde 50 metreye kadar yapı inşa edilebilecek. Böylelikle de nehrin çevresi yasal olarak da betonlaşmaya açılmış oldu.Nehrin “dere” statüsünde olduğu Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğü’nün konuya dair Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı’na yazdığı yazıya verilen yanıtla ortaya çıktı. DSİ 10. Bölge Müdürlüğü, 12 Aralık 2014 tarihinde Bakanlığı yazılan yazı ile Dicle Nehri’nin Diyarbakır-Bismil ilçesi ile nehrin çıkış noktasında kalan yaklaşık 60 kilometrelik bölümünün resmi statüsü ve isminin ne olduğunu sordu. Bakanlığa bağlı Müdürlükçe 3 Şubat 2015 tarihinde verilen yanıtta, konu ile ilgili yapılan incelemeler sonucunda nehrin söz konusu bölümün “Kıyı Kanunu Uygulanmasına Dair Yönetmelik” ekindeki akarsuların “nehir” tanımına girmediği dolayısıyla “dere” statüsünde sayıldığı kaydedildi.Vadinin su kaynakları, üzerinde 3 HES projesinin hayata geçirilmesiyle azaltılırken, HES’leri 2013 yılında, bölgenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayıyla “Yapı Rezerv Alanı” ilan edilerek, yapılaşmanın önünün açılmak istenmesi izlemişti. Bu iki karara kamuoyundaki tepkiler devam ettiği sırada ise İl Toprak Koruma Kurulu’nun vadideki 7.000 dönümlük alanı “tarımsal” nitelikten çıkardığı yönündeki karar eklenmişti. Ancak HES projeleri durdurulup, mahkeme tarafından da “Yapı Rezerv Alanı” kararına ilişkin de iptal kararı verilirken, İl Toprak Koruma Kurulu’nun alanın tarım arazisi niteliğinden çıkarılması yönündeki kararı hala bakanlıkta beklemekte. DİHA ve Zete